ÇOCUKLAR GÜL AYDINLIĞI
Naci GÜMÜŞ
Kirlenmiş dünyanın, kıyılmış doğanın, bozulmuş havanın
kurtarıcısı; sevinç ve mutluluk umudu çocuklardır.Sevgiyi körükleyen,
ümitleri alevliyen onlardır.Dünyanın kirli yüzünün temiz gönülleri,Eskimolardan
yeni dünyalara kadar çiçek yüzlüler onlardır.Acıları da, feryatları da,
sevinçleri de en yürekten duyan onlardır.Çocuk gülümsemesi gül açılımıdır.Onlar
olmazsa belki de duyarlıklar yok olacak, duygular körleşecek, gayeler
belirsizleşecekti.
Geleceğin
ışık gülleri, yüceliş unsurları, gül aydınlığının sevgi kahramanları çocuklardır.Çocuklarına değer vermeyen,onları
iyiliğe, güzelliğe yöneltmeyen
milletlerin geleceği huzurlu ve mutlu olamaz.O saf, temiz ve duru yürekleri sevgi ile beslemeyen, manen doyurmayan insanlık
aydınlık yarınları hakkedemez.”Dünya Çocuk Günü, Çocuk Bayramı, Çocuk
Vakfı, Çocuk Hakları Beyannamesi, Sokak Çocukları Derneği”; çocuk gönlü kadar
temiz bir dünya, gül medeniyeti kuracak
kadar nezih bir sayfa açabilecek
midir?Bu istikamette ciddi, samimi gayretler devam edecek midir?Edecektir,
diyorum.Anneler gülü öğretecekse, masal geri gelecekse,
uçurtmalar yeniden gelincik, papatya
tarlalarının , berrak derelerin üzerinden
uçacaksa;çocuklar dünyayı kurtarmıştır demektir.Bu basit bir
söylem, sıradan bir temenni değildir.
Çocuklar
için dünya zirvesi de geç kalınmış bir
olaydır.Zira dünyada her gün 35 Bin çocuk, yılda 12 Milyon çocuk
ölmektedir.Türkiye’de de 500Bin2in üzerinde sahipsiz, kimsesiz /70 Binin
üstünde sokak çocuğu vardır.İşyerlerinde çalıştırılan 3,5 Milyon çocuğun da 2 Milyondan fazlası
sosyal güvenlik hakkına sahip değildir.Ve dünyada
200 Milyon çocuk çalışmak mecburiyetiyle karşı karşıyadır.Bunlara savaş
çocuklarının acılarını çığlıklarını
ekleyin;” Zambak Çocukları Şiiri”ni tekrar tekrar okuyun.
Bu gök
sancısı, ağaçların ağlaması, yerin daralması gibi bir şey; ninnilerin susması,
masalların unutulması, Yüce Yaradanın anılmamasıyla başlamıştır sanki.Helal
haram kavramlarının değer kaybına uğradığı, , kan ve süt terkibinin
bozulduğu,bir sürecin doğurgan mecra ve macerasıdır belki.
Çocuklarla ilgilenen kurum ve kuruluşların,geleceğin
aydınlık ve huzurlu yarınlarını kurmayı ilke edinen ideal insanların ve bütün
dünya öğretmenlerinin “çocukları hakkıyla sevmeyi,onlarla ilgilenmeyi ve onları
tehlikeler karşısında korumayı,cehennemden kurtuluşa vesile”sayan iki cihan
sultanı,medeni-
Yet güneşi Hz.Muhammed (s.v.a)’in mesajını düstur
edinmelerini,çocuğun dünyasına,çocuğun gönlünden girmeleri gerektiği;çeyrek
asır ömrümü verdiğim mesleğimin tecrübe ve müşahedeleriyle vurguluyorum.
Çocuk
ruhunu, çocuk bakışını, çocuk duyumlarını yüreğimde hissediyor, acılarını,sevinçlerini
her an duymanın yorgunu, çocuk düşlerin kaybolmuş hatıraların, unutulmuş kasabaların
ağlayan çocuğuyum sanki. Ninnisini kaybeden, şiiri saklanan,betonlarda
oynamaktan yorulan, yalanlarla avutulan, bayramlarda unutulan,dünyanın
neresinde olursa olsun;Afrika gerçeği kadar çıplak,Güneydoğu kadar sıcak çocuk
benim işte...Destanları unutan,hamasete bigane çocuklarla da çocuğum işte. Günahsız,
masum...
ümit ve
sevgi çocuk varoldukça sürecektir yeryüzünde.Her gün yeni ve taze bir
başlangıç,her çocuk bir gelecektir.Toprak,hava ve su varoldukça tohum
yeşerecek,çiçekler açacak;gül aydınlığını,gül medeniyetini kuracaklar yine
çocukluktan gelenler olacaktır.Yeter ki gönlümüzde çocuk olsun,yüreğimizin
gözlerinde çocuk gülsün.Bir zamanlar hepimiz çocuktuk ve her mevsim bahara
koştuk. “Diriliş”i kutlamak için. Çocuk demek,bahar demektir.Gül aydınlığı
çocuğun kendisi demektir. Gönül sitesini ihya etmek, gül medeniyetini de kurmak
onlara yaraşır.