FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
Kanun Numarası : 5846
Kabul Tarihi : 5/12/1951
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih:
13/12/1951
BİRİNCİ BÖLÜM
Fikir ve Sanat Eserleri
A) Tarif:
Madde 1 - Bu
Kanuna göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca
ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi
fikir ve sanat mahsulüdür.
B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri:
I - İlim ve edebiyat eserleri:
Madde 2 -
İlim ve edebiyat eserleri şunlardır:
1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir
şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen
bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması
koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,
2. (Değişik: 1/11/1983-2936/1 md.) Her nevi rakıslar,
yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri
3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı
bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi
haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait
maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri,
mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 -
4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere,
bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve
ilkeler eser sayılmazlar.
II - Musiki eserleri:
Madde 3 -
Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.
III - Güzel sanat eserleri:
Madde 4 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/2 md.) Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip
olan;
1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler,
desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma
veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya
tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi,
2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar,
3. Mimarlık eserleri,
4. El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve
süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları,
5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar,
6. Grafik eserler,
7. Karikatür eserleri,
8. Her türlü tiplemelerdir. Krokiler, resimler, maketler,
tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması,
düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez.
IV - Sinema eserleri:
Madde 5 -
Sinema eserleri şunlardır:
1. Sinema filimleri;
2. Öğretici ve teknik mahiyette olan veya günlük
olayları tesbit eden filimler;
3. Her nevi ilmi, teknik veya bedii mahiyette
projeksiyon diyapozitifleri. Yukarda zikredilen eserler filim ve camdan başka
bir madde üzerine tesbit edilmiş olsa da projeksiyonla gösterildiği takdirde sinema
eserleri gurubuna girer. Sırf beste, nutuk, konferans ve saireyi nakle yarayan
filimler sinema eseri sayılmaz.
C) İşlenmeler:
Madde 6 -
Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle
müstakil olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri
işlenmedir:
1. Tercümeler;
2. Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi
eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi;
3. Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat
eserlerinin filim haline sokul- ması veya filime alınmaya ve radyo ve
televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması;
4. Musiki aranjman ve tertipleri;
5. Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer
şekillere sokulması;
6. Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan
eserlerinin külliyat haline konulması;
7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde
seçme ve toplama eserler tertibi;
8. Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma
ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir
araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler
bundan müstesnadır.);
9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut
kısaltılması.
10. (Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Bir bilgisayar
programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması;
11. (EK: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Belli bir maksada göre
ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi
sonucu ortaya çıkan veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı
içinde bulunan verilere materyalin korunması için genişletilemez). İşliyenin
hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır.
Ç) Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler:
Madde 7 -
Hak sahibinin rızasiyle umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır. Bir
eserin aslından çoğaltma ile elde nüshaları hak sahibinin rızasiyle satışa
çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma
suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır. 5680 sayılı Basın
Kanununun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuz- dur.
İKİNCİ BÖLÜM
Eser Sahibi
A) Tarif:
I - Genel olarak:
Madde 8 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/4 md.) Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça,
memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin
mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Tüzel kişilerin uzuvları
hakkında da bu kural uygulanır. Bir işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin
hakları mahfuz kalmak şartıyla, onu işleyendir. Bir eserin yapımcısı veya
yayımlayıcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları
kullanabilir. Sinematografik eserlerde; yönetmen özgün müzik bestecisi ve
senaryo yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri, mali
hakları, yapacak- ları bir sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında
yapımcıya devredebilirler. Sinematografik eserin birlikte sahipleri mali
haklarını devrettikten sonra, aksine ya da özel bir hüküm bulunmadığı taktirde
yapımcı tarafından eserin çoğaltımına, dağıtımına, kamuya arzına, kablolu
iletimine, televizyon ya da başka araçlarla yayımına, alt yazı yazılmasına ya
da dublajına itiraz edemezler.
II - Eser sahiplerinin birden fazla oluşu:
Madde 9 -
Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısım- lara
ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri
bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin iştirakini
istiyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece
müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır.
III - Eser sahipleri arasındaki birlik:
Madde 10 -
Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün
teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi
şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte
yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade
mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine
tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir. Bir eserin vücuda
getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake
esas teşkil etmez.
B) Eser sahipliği hakkında karineler:
I - Sahibinin adı belirtilen eserlerde:
Madde 11 -
Yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin
sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse,
aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/5
md.) Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve
temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi
sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi
sayılsın.
II - Sahibinin adı belirtilmiyen eserlerde:
Madde 12 -
Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça,
yayımlıyan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve
salahiyetleri kendi namına kullanabilir. Bu salahiyetler, 11 inci maddenin 2
nci fıkrasındaki karine ile eser sahi- binin belli olmadığı hallerde konferansı
verene veya temsili icra ettirene ait- tir. Bu maddeye göre salahiyetli
kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi
kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Fikri Haklar
A) Eser sahibinin hakları:
I - Genel olarak:
Madde 13 -
Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu
kanun dairesinde himaye görür. Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin
bütününe ve parçalarına şamildir.
II - Manevi haklar:
1. Umuma arz salahiyeti:
Madde 14 -
Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını
munhasıran eser sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş
olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmıyan bir
eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malümat verebilir. Eserin umuma
arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını düşürecek
mahiyette ise eser sahibi, başkasına salahiyet vermiş olsa bile eserin gerek
aslının ve gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını
menedebilir. Bu haktan sözleşme ile vazgeçme hükümsüzdür. Diğer tarafın
tazminat hakkı mahfuzdur.
2. Adın belirtilmesi salahiyeti:
Madde 15 - Eseri,
sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya
yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir.
Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin
aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya
alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda
getirilen eserin bir kopya veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.
Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise, yahut her hangi
bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının
tesbitini mahkemeden istiyebilir. (Ek: 7/6/1995 - 4110/6 md.) Eser
niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine
eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin
adı yazılır.
3. Eserde değişiklik yapılmasını menetmek:
Madde 16 -
Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar,
ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Kanunun veya eser sahibinin
müsaadesiyle bir eseri işliyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlıyan, temsil
eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım
tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni
olmaksızın da yapabilir. Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak izin vermiş
olsa bile şeref veya itibarını yahut eserinin mahiyet ve hususiyetlerini bozan
her türlü değiştir- melere muhalefet hakkını muhafaza eder. Bu haktan sözleşme
ile vazgeçmek hükümsüzdür.
4. Eser sahibinin zilyed ve malike karşı hakları:
Madde 17 -
Çoğaltma veya işleme hakkının sahibi bu hakların kullanılması için gerekli olan
nispette eserden faydalanmayı, aslın zilyedinden talep edebilir. Şu kadar ki,
hak sahibi eserin kendisine tevdiini istiyemez. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/7
md.) Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser
üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin
haklarına zarar veremez. (Ek: 7/6/1995 - 4110/7 md.) Eserin tek ve özgün olması
durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve
sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek
üzere eseri isteyebilir.
5. Hakların kullanılması:
a) Genel olarak:
Madde 18 -
Mali hakların devamı süresi bitmiş olsa da, eser sahibi gerçek kişi ise
yaşadığı ve tüzelkişi ise devam ettiği müddetçe 14, 15 ve 16 ncı madde- ler
gereğince haiz olduğu hakları kullanabilir. Mümeyyiz bulunan küçükler ve
kısıtlılar bu hakları kullanmada kanuni temsilcilerinin rızasına muhtaç değil-
dirler.
b) Hakları kullanabilecek kimseler:
Madde 19 -
Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralariyle kendisine tanınan
salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu her hangi
bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması,
vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasiyle sağ kalan eşi ile
çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana - babasına, kardeşlerine aittir. Eser
sahibinin ölümünden sonra yukarıki fıkrada sayılan kimseler eser sahi- bine 14,
15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları, mali hakların
devamı süresince ve her halde eser sahibinin ölümünden itibaren 50 yıl içinde
kendi namlarına kullanabilirler. Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara
göre salahiyetli olanlar, salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya
halefinden mali bir hak iktisap eden kimse meşru bir menfaati bulunduğunu ispat
şartiyle, eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan
hakları kendi namına kullanabilir. Salahiyetli kimseler birden fazla olup
müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser sahibinin muhtemel arzusuna
en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı halleder. (Değişik:
1/11/1983 - 2936/2 md.) 18 inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan
salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini
kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser
memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm
Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan
hakları kendi namına kullanabilir.
III - Mali haklar:
1. Genel olarak:
Madde 20 -
(Değişik: 1/11/1983 - 2936/3 md.) Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil
ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasiran tanınan faydalanma hakkı, bu
Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı
değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.
Eser sahibinin meslek birliğine üye olması halinde, yazılı yetki belgesinde
belirttiği eseri ve ona ilişkin mali haklarının takibi, teklif ücretlerinin
tahsili, bu ücretlerin ve eserin dağıtımı meslek birliği tarafından yapılır.
Yetki belgesiyle ilgili esas ve usuller Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu
sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında,
asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir.
2. Çeşitleri:
a) İşleme hakkı:
Madde 21 -
Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine
aittir.
b) Çoğaltma hakkı:
Madde 22 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/8 md.) Bir eserin aslını veya işlen- melerini kısmen
ya da tamamen çoğaltma hakkı, münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin
aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü
nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü
araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine
ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural,
kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar
programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi,
görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.
c) Yayma hakkı:
Madde 23 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/9 md.) Bir eseri, onun aslından veya işlenmesinden
çoğaltma ile elde edilmiş nüshalarını dağıtmak, kiralamak veya satışa çıkarmak
ya da herhangi bir biçim- de ticaret konusu yapmak ve bu yoldan faydalanma
hakkı yalnızca eser sahibinindir. Yurt dışında çoğaltılmış kopyaların yurt içine
getirilmesi durumunda, eseri yayma ve faydalanma hakkı eser sahibinindir. Kendi
izni olmadan yapılan nüshaların ithalini yasaklama hakkı münhasıran eser
sahibine aittir. Belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması
sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı ya da dağıtımı
yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı ya da kiralanması biçiminde yayımı,
kiralama ve kamuya ödünç verme hakkı saklı kalmak şartıyla, eser sahibine
tanınan yayma hakkını ihlal etmez.
ç) Temsil hakkı:
Madde 24 -
Bir eserden, onun asıl veya işlenmelerini doğrudan doğruya yahut işaret, ses
veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak
ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine
aittir. Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere her
hangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. (Ek:
1/11/1983-2936/4 md.) Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliği- ne üye
olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek
birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz.
Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.
d) Radyo ile yayım hakkı:
Madde 25 - Bir
eserden, onun asıl veya işlenmelerini radyo veya buna benziyen ve işaret, ses
yahut resim nakline yarıyan diğer teknik tesislerle yaymak; böylece yayılan
eserleri diğer bir radyo teşekkülünden naklen alarak ister telli, ister telsiz
olsun tekrar yaymak veya oparlör yahut buna benziyen ve işaret, ses yahut resim
nakline yarıyan diğer teknik tesislerle umumi mahaller- de temsil etmek
suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
3. Süreler:
a) Genel olarak:
Madde 26 -
Eser sahibine tanınan mali haklar zamanla mukayyettir. 46 ve 47 nci
maddelerdeki haller dışında koruma süresinin bitiminden sonra herkes, eser
sahibine tanınan mali haklardan faydalanabilir. Bir eserin aslı veya
işlenmeleri için tanınan koruma süreleri birbirine tabi değildir. Bu hüküm 9
uncu maddenin birinci fıkrasındaki eserler hakkında da uygulanır. Koruma
süresi, eserin alenileşmesinden önce cereyana başlamaz. Forma veya fasikül
halinde yayımlanan eserlerde son forma veya fasikülün yayımlandığı tarih,
eserin aleniyeti tarihi sayılır. Fasıla ile yayımlanan mütaaddit ciltlerden
müteşkkil eserlerin her bir cildi ile bülten, risale, mevkute ve yıllıklar gibi
eserlerde aleniyet tarihi bunlardan her birinin yayımlanma tarihidir. Aleniyet
tarihinden başlıyan süreler eserin ilk defa alenileştiği veya dör- düncü
fıkraya göre alenileşmiş sayıldığı yıldan sonraki senenin ilk gününden itibaren
hesap olunur. Eser sahibinin ölümünden itibaren başlıyan sürelerin hesabında,
eser sahi- binin öldüğü seneyi takip eden yılın ilk günü başlangıç tarihi
sayılır. 10 uncu maddenin birinci fıkrasında zikredilen hallerde süre, eser
sahiplerinden son sağ kalanının ölüm tarihinden sonra başlar.
b) Sürelerin devamı:
Madde 27 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/10 md.) Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe
ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen
eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. 12 nci maddenin
birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra
70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış
bulunsun, İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden
itibaren 70 yıldır.
c) Türkçeye tercüme hususunda koruma süresi:
Madde 28 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/11 md.) İlk defa Türkçe'den başka bir dilde
yayımlanmış olan bir ilim ve edebiyat eseri, yayımlandığı tarihten itibaren 70
yıl içinde eser sahibi veya onun izniyle bir başka kişi tarafından Türkçe
çevirisi yapılarak yayımlanmamış ise, 70 yılın geçmesi ile Türkçe'ye çevrilebilir.
ç) El işleri, küçük sanat eserleri, fotoğraf ve sinema
eserlerinde süre:
Madde 29 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/12 md.) El işleri, küçük sanat eserleri, fotoğraf ve
sinema eserleri için koruma süresi, aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.
B) Tahditler: I -
Amme intizamı mülahazasiyle:
Madde 30 -
Eser sahibine tanınan haklar, eserin ispatı maksadiyle mahkeme ve diğer resmi
makamlar huzurunda ve alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu
teşkil etmek üzere kullanılmasına mani değildir. Fotoğraflar, umumi emniyet
mülahazasiyle veya adli maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın, resmi
makamlar veya bunların emriyle başkaları tarafından her şekilde çoğaltılabilir
ve yayılabilir. Eserin her hangi bir suretle ticaret mevkiine konmasını, temsilini
veya diğer şekillerde kullanılmasını meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı
tutan kamu hukuku hükümleri mahfuzdur.
II - Genel menfaat mülahazasiyle:
1. Mevzuat ve içtihatlar
Madde 31 -
Resmen yayımlanan veya ilan olunan kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve
kazai kararların çoğaltılması, yayılması, işlenmesi veya her hangi bir suretle
bunlardan faydalanma serbesttir.
2. Nutuklar:
Madde 32 -
Büyük Millet Meclisinde ve diğer resmi meclis ve kongrelerde, mahkemelerde,
umumi toplantılarda söylenen söz ve nutukların, haber ve malümat verme
maksadiyle çoğaltılması, umumi mahallerde okunması veya radyo vasıtasiyle ve
başka suretle yayımı serbesttir. Hadisenin mahiyeti ve vaziyetin icabı
gerektirmediği hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı zikredilmiyebilir. Bu söz
ve nutukları birinci fıkrada zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak veya
diğer bir suretle yaymak eser sahibine aittir.
3. Temsil serbestisi:
Madde 33 -
Yayımlanmış bir eserin; umumi mahallerde, munhasıran eğitim ve öğretim
maksadiyle veya intifa kasdı olmaksızın meccanen temsili serbesttir. Aynı kaide
safi gelirleri tamamen hayır gayelerine tahsis edilen müsamereler hakkında da
uygulanır. Bununla beraber eser sahibinin ve eserin adını mütat şekilde
zikretmek icap eder.
4. Eğitim ve öğretim için seçme ve toplama eserler:
Madde 34 -
(Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/13 md.) Yayımlanmış musiki, ilim ve
edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, maksadın haklı
göstereceği bir nispet dahilinde iktisablar yapılmak suretiyle, hal ve
vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme ve
toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2 nci maddenin üçüncü bendinde
ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci ve beşinci bentlerinde gösterilen
neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin münderecatını aydınlatmak üzere
iktibas edilebilir. Ancak bu serbestlik,hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı
bir sebep olmadan zarar verir veya eserden normal yararlanma ile çelişir şekil-
de kullanılamaz. Münhasıran okullara mahsus olarak hazırlanan ve Milli Eğitim
Bakanlığı tarafından onanan (okul-radyo) yayımları için de birinci fıkra
hükümleri uygulanır. Bütün bu hallerde eser ve eser sahibinin adı mütat şekilde
zikredilmek icap eder.
5. İktibas serbestisi:
Madde 35 -
Bir eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir:
1. Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının
müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması;
2 - Yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj
ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması;
3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış
diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve
münderacatını aydınlatmak maksadiyle bir ilim eserine konulması;
4. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi
konferans veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer
vasıtalarla gösterilmesi. İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır.
İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından
başka bu kısmın alındığı yer belirtilir.
6. Gazete münderecatı:
Madde 36 -
Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo
tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe
iktibas olunabilir. Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya iktisadi
günlük meselelere mütaallik makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz
tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından
alınması ve radyo va- sıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir.
İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak
basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle
yayılması caizdir. Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın
ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve
sayısından başka maka- le sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti
zikredilmek icabeder.
7. Röportaj:
Madde 37 -
Röportaj mahiyetinde olmak üzere günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat
eserlerinden bazı parçaların işaret, ses veya resim nakline yarıyan vasıtalara
alınması caizdir. Bu şekilde alınmış paraların çoğaltılması, yayılması, temsil
edilmesi veya radyo ile yayınlanması serbesttir. Alenileşmiş ilim ve edebiyat
eserlerinden bazı parçaların röportaj çerçeve- sini aşmamak şartiyle radyo
vasıtasiyle yayınlanması caizdir.
III - Hususi menfaat mülahazasiyle:
1. Şahsan kullanma:
Madde 38 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/14 md.) Bütün fikir ve sanat eserlerinin, yayımlanma
veya kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür.
Ancak, bu çoğaltma hak sahi- binin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan
zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Herkes birinci
fıkra hükmü çerçevesinde musiki, ilim ve edebiyat eserlerini işleyebileceği
gibi başkasına da işletebilir. Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu
durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca
uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki
yollardan edinen kişi tara- fından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir.
Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi,
çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar prog-
ramının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma
hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önle-
nemez. Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak
kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması,
iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar
programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek
amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması
serbesttir. Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların
araişlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek
için,bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kod'un
çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu
fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir: 1. Bu
fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma
hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapma- ya
yetkili kişi tarafından ifa edilmesi,
2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin,
(1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması,
3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için
gereken program parçaları ile sınırlı olması. Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun
uygulanması ile elde edilen bilgilerin;
1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının
araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına,
2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının
araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine,
3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir
bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri
hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına, İzin vermez.
Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal yararlanma ile çelişir
veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde
kullanılmasına izin verecek tarzda yorumlanamaz.
2. Bestekarlara tanınan haklar:
Madde 39 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/15 md.) Bir edebiyat eseri, ancak eser sahibinin
yazılı izniyle müzik eserinde kullanılabilir. Herhangi bir müzik eserinde
kullanılan her türden güfte, libretto ve benzeri eserler bestelendiğinde, ortak
eser kayıt, tescil ve ticari dolaşıma konulmadan önce bu izin her aşamada
belgelendirilir ve hak sahipleri ile diğer ilgililer tarafından denetlenir.
Güftelerin, konser ve radyo-televizyon programlarına konularak parasız
dağıtılması ve ses taşıyıcılarının üstünde veya bunlarla birlikte verilmek
üzere bastırılması mümkündür. Bu imkanlardan yararlanan kimse, edebiyat
eserinin ve eser sahibinin adını belirtmek zorundadır.
3. Kopye ve teşhir:
Madde 40 - Umumi
yollar, caddeler ve meydanlara, temelli kalmak üzere konulan güzel sanat
eserlerini; resim, grafik, fotoğraf ve saire ile çoğaltma, yayma, umumi
mahallerde projeksiyonla gösterme, radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama
caizdir. Bu salahiyet mimarlık eserlerinde yalnız dış şekle munhasırdır.
Üzerlerine, sahibi tarafından sarahaten menedici bir kayıt konulmuş olmadıkça
güzel sanat eserleri, malikleri veya bunların muvafakatiyle başkaları
tarafından umumi mahallerde teşhir edilebilir. Açık artırma ile satılacak
eserler umuma teşhir olunabilir. Umumi mahallerde teşhir edilen veya açık
artırmaya konulan bir eseri sergi veya artırmayı tertip eden kimseler
tarafından bu maksatlarla çıkarılacak kataloğ, kılavuz veya bunlara benzer
matbualar vasıtasiyle çoğaltma ve yayma caizdir. Bu hallerde, aksine yerleşmiş
adet yoksa, eser sahibinin adının zikrinden vazgeçilebilir.
4. Plak, video kasetleri ve ses kasetlerinin umumi
mahallerde kullanılması:
Madde 41 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/6 md.) Eser sahibinin izniyle, ses, görüntü veya ses
ve görüntü tekrarına yarayan vasıtalara alınmış bu umumi mahallerde temsil
edilmek üzere özel işaretlenmiş olan musiki, ilim ve edebiyat eserlerinin umumi
mahallerde çalınması veya gösterilmesi suretiyle temsili mümkündür. Ancak, özel
olarak işaretlenmemiş plak, video kaset ve ses kasetlerinden eser sahibinin
veya yetkili kıldığı hallerde meslek birliğinin uygun bir bedeli tazminat
olarak isteme hakları saklıdır. Bu tazminat miktarının tespiti, takibi, eser
sahibi ile meslek birliği arasında paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar;
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu ile meslek birliğinin görüşü alındıktan
sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
IV - Hükümete tanınan yetkiler:
1. Meslek birliklerinin kurulması:
Madde 42 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/7 md.) (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/16 md.)
Eser sahipleri ve komşu hak sahipleri, üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve
mevzuatın öngördüğü esas ve usuller içinde bu Kanun ile tanınmış haklarının
takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak
üzere, Kültür Bakanlığnca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük ve
tip statülere uygun olarak meslek birlikleri kurabilirler. Alan tespiti tüzük
ile belirlenir. Aynı alanda birden fazla meslek birliği kurulabilir. Her birlik
ihtiyaçlar doğrultusunda şubeler açarak çalışabilir.
Değişik: (7/6/1995 - 4110/16 md.) Meslek birlikleri,
Kültür Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca onaylanan tip statüye uygun
olarak, bir üst kuruluş kurabilirler. Meslek birlikleri ve federasyon özel
hukuka tabi tüzelkişilerdir. Üyeleri sermaye koymak, kar ve zarara, hukuki
mesuliyete iştirak etmekle yükümlü tutulamazlar. Meslek birliklerinin ve
federasyonun tip statülerinde genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu,
teknik - bilim kurulu ve haysiyet kurulu mecburi organ olarak düzenlenir. Bu
birliklerin ve federasyonun kurulması, kontrolü; denetlenmesi ile ilk genel
kurullarını toplayabilmeleri için gerekli en az üye sayısı, diğer ihtiyari
organları, kurullarının teşekkül tarzı, üye sayısı ve görevleri üyeliğe girme,
çıkma ve çıkarılma şartları, şubelerini kurabilecekleri bölgelerin tespiti,
yurt içi ve yurt dışındaki kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve özel hukuk
tüzelkişileri ile olan ilişkileri, bu ilişkilerdeki hak ve yetkileri,
üyeleriyle olan mali ilişkileri, elde edilen telif ücreti ve tazminatların
dağıtımı ve diğer usul ve esaslara ilişkin hususlar; ilgili kuruluşların
görüşleri alındıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle
belirlenir. 4/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun 21 inci
maddesinin ikinci fıkrası, 30, 37, 40, 42, 43, 44, 45, 48, 65, 66, 67, 68, 69,
70 ve 90 ıncı maddeleri, bu maddeye göre kurulacak meslek birlikleri ve federasyon
için de ceza hükümleriyle birlikte uygulanır. Türk uyruklu eser sahiplerinin
mali hakları, ülke içinde bu maddeye göre kurulan meslek birlikleri dışında;
başka birlik, dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takip edilemez.
Radyo-Televizyon Yayınlarında Telif Hakkı (1)
Madde 43 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/17
md.) Radyo-Televizyon yayınlarında kullanılan fikir ve sanat eserlerine telif
hakkı ödenir. --------------- (1) Bu madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110
sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Her tür
yayınlarda; tanıtım amacıyla kullanılan eserin tümü üzerindeki hakları
zedelemeyecek düzeydeki kısa tespitler için eser sahiplerinden izin alınmaz ve
herhangi bir ücret ödenmez. Eserlerin herhangi bir bölümünün söz veya müzik
programlarını tanıtma, yardımcı dramatik unsur, sinyal, jenerik, geçiş müziği
ve benzeri maksatlarla kullanılması kısa tespit sayılır. Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumunun kısa dalga radyo istasyonlarından yurt dışına
yapılacak yayınlarda yararlanılan eserler dolayısıyla eser sahiplerine ücret
ödenmez.
3. Fikir ve sanat eserlerinin işaretlenmesi:
Madde 44 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/18 md.) Mali hak sahipleri ile fikir ve sanat
eserlerinin işaret, ses ve resim- le tekrarına yarayan aletleri imal edenler ve
basanlar; bu Kanunun öngördüğü şekilde çoğaltarak satışa çıkarılacak,
dağıtılacak veya başka türlü ticaret mevkiine konacak bir eserin bütün
nüshalarında işaret ve seri numarası bulundurmakla müştereken yükümlüdürler.
Her türlü boş video kaseti, ses kaseti, kompakt disk, bilgisayar disketi imal
veya ticari amaçla ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat
bedeli üzerinden yüzde beşi geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla
belirlenecek orandaki miktarı keserek, bir ay içinde topladıkları
meblağı,sonraki ayın engeç yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal
bankada açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler. Bakanlık, bu hesapta
toplanan miktarın 3/4'ünü, meslek birliklerinin tem- sil ettikleri hak
sahiplerine dağıtılmak üzere meslek birlikleri arasında pay- laştırır. Meslek
birlikleri bu parayı, Bakanlığın onaylayacağı dağıtım planlarına göre hak
sahiplerine dağıtır. Bakanlık bu planları onaylarken, meslek birliklerince
temsil edilen eserlerin özel kopyalama miktarını gözönüne alır. Bakanlık, bu
miktarın geri kalan 1/4'ünü, kültürel ve sosyal amaçlarla ve fikri haklara
tecavüzün önlenmesi için kullanır. Fikir ve sanat eserleri nüshalarının şahsi
veya umumi mahallerde temsil edilmek amacıyla kullanımlarına göre üzerlerine
konacak işaret ve seri numaralarına, bunu taşımayan nüshaların
toplattırılmasına, çoğaltılan ve dağıtılan nüsha sayısının kime bildirileceğine
ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle tespit edilir.
4. Güzel sanat eserlerinin satış bedellerinden pay
verilmesi:
Madde 45 - 4
üncü maddenin 1 inci ve 2 nci bendinde sayılan güzel sanat eserlerinin
asıllariyle 2 nci maddenin 1 inci bendinde ve 3 üncü maddede sayı- lıpta
yazarlarla bestecilerin el yazısiyle yazılmış eserlerinin asıllarından biri
eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra eser, koruma
süresi içinde bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir
mağazada satış konusu olarak elden ele geçtikçe bu satış bedeli ile bir önceki
satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde satıcıya her
defasında, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, bu ölmüşse miras
hükümlerine göre üçüncü dereceye kadar (Bu derece hariç) kanuni mirasçılarına
ve eşine, bunlar da yoksa mesleki birliğe vermek borcu bir kararname ile
yükletilebilir. Kararnamede:
1. Bedel farkının yüzde onunu geçmemek şartiyle farkın
nispetine göre tesbit edilecek bir pay tarifesi;
2. Bedeli kararnamede tesbit edilecek miktarı aşmıyan
satışların pay vermek borcundan muaf tutulacağı;
3. Eser nevileri itibariyle mesleki birliğin hangi
kolunun ilgili sayılabileceği; gösterilir. Satışın vukubulduğu müessese sahibi
satıcı ile birlikte müteselsilen mesuldür. Cebri satış hallerinde pay ancak
diğer alacaklar tamamen ödendikten sonra ödenir. Pay verme borcunun zamanaşımı,
bu borcun doğumunu intaç eden satıştan itibaren beş yıldır.
5. Devletin faydalanma salahiyeti:
Madde 46 -
(Değişik: 1/11/1983 - 2936/10 md.) Çoğaltma ve yayımı eser sahibi tarafından
açıkça men edilmemiş olan ve umumi kütüphane, müze ve benzeri müesseselerde
saklı bulunan henüz yayımlanmamış veya alenileşmemiş eserler, mali haklarla
ilgili koruma süresi dolmuş olmak şartıyla, bulunduğu kamu kurum ve kuruluşuna
ait olur. Bunlardan kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel vesair amaçla
yararlanmak isteyen kişi ve kuruluşların izin alacakları merci ve bunlardan
alınacak ücretlerle bu ücretlerin hangi kül- türel gayelerde sarfedileceği ve
diğer hususlar, ilgili kuruluşların görüşü alındıktan sonra Kültür ve Turizm
Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle belirlenir.
6. Kamuya maletme:
Madde 47 -
Bir kararname ile memleket kültürü için önemi haiz görülen bir eser üzerindeki
mali haklardan faydalanma salahiyeti, hak sahiplerine münasip bir bedel
ödenmesi suretiyle koruma süresinin bitiminden önce kamuya maledil bilir. Bu
hususta karar verilebilmesi için eserin Türkiye'de veya Türk vatandaş- ları
tarafından Türkiye dışında yayımlanmış olması ve aynı zamanda eser nüshalarının
iki yıldan beri tükenmiş bulunması ve hak sahibinin münasip bir süre içersinde
bunun yenisini yayımlıyacağının da ihtimal dışında görülmüş olması lazımdır. Bu
kararnamede:
1. Eser ve sahibinin adı;
2. Müktesep hakları ihlal edilen kimselere ödenecek
bedel;
3. Mali hakları kullanacak makam veya müessese;
4. Verilen bedelin itfasından sonra elde edilecek safi
karın hangi kültürel gayelere tahsis edileceği; yazılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Sözleşme ve Tasarruflar
A) Hayatta vaki tasarruflar:
I - Asli iktisap:
Madde 48 -
Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer
ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız
olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de
diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan
tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere
taallük etmekte ise batıldır. II -
Devren iktisap:
Madde 49 - Eser
sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma
ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu
hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir. İşleme hakkının
devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının
aynı suretle muvafakatı şarttır.
III - Sözleşmeler:
1. Vücuda getirilecek eserler:
Madde 50 -
48 ve 49 uncu maddelerde sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler, eser
henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış olsa dahi muteberdir. Eser sahibinin
ileride vücuda getireceği eserlerin bütününe veya muayyen bir nevi'ine taallük
eden bu kabil taahhütleri taraflardan her biri, ihbar tarihin- den bir yıl
sonra hüküm ifade etmek üzere feshedebilir. Eser tamamlanmadan önce, eser
sahibi ölür veya tamamlama kabiliyetini zayi eder, yahut kusuru olmaksızın
eserin tamamlanması imkansız hale gelirse zikri geçen taahhütler kendiliğinden
münfesih olur. Diğer tarafın iflas etmesi veya sözleşme uyarınca devraldığı mali
hakları kullanmaktan aciz duruma düşmesi yahut kusuru olmaksızın kullanmanın
imkansız hale gelmesi hallerinde de aynı hüküm caridir.
2. İlerideki faydalanma imkanları:
Madde 51 -
İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların
devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler
batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi
veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut
bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.
IV - Şekil:
Madde 52 -
Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan
hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.
V - Tekeffül:
1. Hakkın mevcut olmaması:
Madde 53 -
Mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap
edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri
hükmünce zamindir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan
talepler mahfuzdur.
2. Salahiyetin mevcut olmaması:
Madde 54 -
Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmıyan kimseden
iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez. Salahiyeti olmaksızın
mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruh- satını veren kimse;
salahiyeti bulunmadığına diğer tarafın vakıf olduğunu veya vakıf olması
lazımgeldiğini ispat etmedikçe tasarrufun hükümsüz kalmasından doğan zararı
tazminle mükelleftir. Kusur halinde mahkeme; hakkaniyet gerektiriyorsa daha
geniş bir tazminata hükmedebilir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal
iktisabından doğan talepler mahfuzdur.
VI - Yorum kaideleri:
1. Şümul:
Madde 55 -
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya bir ruhsatın
verilmesi eserin tercüme veya sair işlenmelerine şamil değildir.
2. Ruhsat:
Madde 56 -
Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mani değilse
(basit ruhsat), yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat) tır.
Kanun veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır. Basit
ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair
hükümler uygulanır.
3.Mülkiyetin intikali:
Madde 57 -
Asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının dev- ri, aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, fikri hakların devrini ihtiva etmez. Bir güzel
sanat eseri üzerinde çoğaltma hakkını haiz olan bir kimseden kalıp ve sair
çoğaltma aletlerinin zilyedliğini iktisap eden kimse, aksi
kararlaştırılmamışsa, çoğaltma hakkını da iktisap etmiş sayılır. Bir sinema eserinin
çoğaltılmış nüshaları üzerinde mülkiyet iktisap eden kimse, aksi
kararlaştırılmamışsa, temsil hakkını da iktisap etmiş sayılır.
VII - Cayma hakkı:
Madde 58 -
Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve
eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve
salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibi- nin
menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.
Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanıl-
ması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur.
Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından
reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı
surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur. Verilen mehil
neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vası- tasiyle yapılacak
ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta
geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı
kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet
gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir. Cayma
hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan
fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür.
VIII- Hakkın eser sahibine avdeti:
Madde 59 -
Eser sahibi veya mirasçıları mali bir hakkı muayyen bir gaye zımmında yahut
muayyen bir süre için devretmişlerse gayenin ortadan kalkması veya sürenin
geçmesiyle ilgili hak, sahibine avdet eder. Bu hüküm, başkasına devrine
sözleşme ile müsaade edilmemiş olan mali bir hakkı iktisap eden kimsenin ölümü
yahut iflası halinde cari değildir; meğer ki, işin mahiyeti icabı, hakkın
kullanılması, iktisap edenin şahsına bağlı bulunsun. Muayyen bir gaye zımmında
veya muayyen bir süre için verilen ruhsatlar bi- rinci fıkrada sayılan hallerde
son bulur.
B) Vazgeçme:
Madde 60 -
Eser sahibi yahut mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan mali haklardan,
önceden vakı tasarruflarını ihlal etmemek şartiyle, bir resmi senet tanzimi ve
bu hususun Resmi Gazete'de ilanı suretiyle vazgeçebilirler. Vazgeçme, ilan
tarihinden başlıyarak koruma süresinin bitmesi halindeki hukuki neticeleri
doğurur.
C) Haciz ve rehin:
I - Caiz olmıyan haller:
Madde 61 - İcra ve İflas Kanununun 24 ve
30 uncu maddelerinin hükümleri mahfuz kalmak şartiyle:
1. Eser sahibinin veya mirasçılardan birinin mülkiyeti
altında bulunan he- nüz alenileşmemiş bir eserin müsvedde veya asılları;
2. Sinema eserleri hariç olmak üzere birinci bentte
zikredilen eserler üze- rindeki mali haklar;
3. Eser sahibinin, mali haklara dair hukuki
muamelelerden doğan paradan gayrı alacakları; Kanuni veya akdi bir rehin
hakkının, cebri icranın veya hapis hakkının konu- su olamaz.
II- Caiz olan haller:
Madde 62 -
Aşağıdaki hükümler dairesinde:
1. Alenileşmiş bir eserin müsveddesi veya aslı;
2. Yayımlanmış bir eserin çoğaltılmış nüshaları;
3. Eser sahibinin korunmaya layık olan manevi menfaatlerini
ihlal etmemek şartiyle alenileşmiş bir eser üzerindeki mali hakları;
4. Eser sahibinin mali haklara dair hukuki
muamelelerden doğan para alacakları; Kanuni veya akdi bir rehin hakkının, cebri
icranın yahut hapis hakkının konusunu teşkil edebilir. Birinci fıkrada sayılan
konulara dair rehin sözleşmesinin muteber olması için yazılı şekilde yapılması
lazımdır. Sözleşmede rehin olarak verilenler ayrı ayrı gösterilmelidir. Güzel
sanat eserlerine ait kalıplar ve sair çoğaltma vasıtaları, birinci fıkranın
üçüncü bendinde yazılı mali haklar üzerinde cebri icra tatbikı için lüzumlu
görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak alınabilir. Mimarlık
eserleri hariç olmak üzere güzel sanat eserlerinin asılları ve eser sahibine
yahut mirasçılarına ait musiki, ilim ve edebiyat eserlerinin müsvedde- leri,
birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı mali haklar üzerinde cebri icra tatbikı
için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak
alınabilir. 241O
Ç) Miras:
I - Genel olarak:
Madde 63 -
Bu Kanunun tanıdığı mali haklar miras yolu ile intikal eder. Mali haklar
üzerinde ölüme bağlı tasarruflar yapılması caizdir.
II - Müşterek eser sahiplerinden birinin ölümü:
Madde 64 - Eseri
birlikte vücuda getirenlerden biri, eserin tamamlanmasın- dan yahut
alenileşmesinden önce ölürse hissesi, diğerleri arasında taksime uğrar. Bunlar,
ölenin mirasçılarına münasip bir bedel ödemekle mükelleftirler. Miktar üzerinde
uzlaşamazlarsa bunu mahkeme tayin eder. Eseri birlikte vücuda getirenlerden
biri eserin alenileşmesinden sonra ölür- se diğerleri, ölenin mirasçılariyle
birliği devam ettirip ettirmemekte serbesttirler. Devama karar vermeleri
halinde, sağ kalan eser sahipleri mirasçılardan birliğe karşı haklarının
kullanılması hususunda bir temsilci tayinini talep edebi- lirler. Devama karar
verilmediği takdirde birinci fıkra hükümleri uygulanır.
III - Mirasçıların birden fazla oluşu:
Madde 65 -
Eser sahibinin terekesinde bu kanunun tanıdığı mali haklar mevcut olupta Medeni
Kanunun 581 inci maddesi uyarınca bir temsilci tayin edilmişse, temsilci, bu
haklar üzerinde yapacağı muameleler için mirasçıların kararını almaya
mecburdur.
BEŞiNCi BÖLÜM
Hukuk ve Ceza Davaları
A) Hukuk davaları: I - Tecavüzün ref'i davası:
1. Genel olarak:
Madde 66 -
Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün
ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir
işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi
hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı
kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali
haklarını, tecavüzün şümulünu, kusu- run olup olmadığını, varsa ağırlığını ve
tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir
ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin
tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 - 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği
yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir.
2. Manevi haklara tecavüz halinde:
Madde 67 -
Henüz alenileşmemiş bir eser, sahibinin rızası olmaksızın veya arzusuna aykırı
olarak umuma arzedildiği takdirde tecavüzün ref'i davası, ancak umuma arz
keyfiyetinin çoğaltılmış nüshaların yayımlanması suretiyle vakı olması halinde
açılabilir. Aynı hüküm, esere, sahibinin arzusuna aykırı olarak adının
konulduğu hallerde de caridir. Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya
yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek mahiyette olupta eser
sahibi 15 inci maddede zikredilen tesbit davasından başka tecavüzün ref'ini
talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde bulunan çoğaltılmış
nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur. Masrafı tecavüz
edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede ilanı talep edilebilir. 32,
33, 34, 35, 36, 39 ve 40 ıncı maddelerde sayılan hallerde yanlış veya
kifayetsiz kaynak tasrih edilmiş veyahut hiç kaynak gösterilmemişse ikinci
fıkra hükmü uygulanır. Eser haksız olarak değiştirilmiş ise hak sahibi
aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
1. Eser sahibi, eserin değiştirilmiş şekilde
çoğaltılmasının, yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının men edilmesini ve
tecavüz edenin, tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalardaki değişiklikleri düzeltmesini
veya bunların eski haline getirilmesini talep edebilir. Değişiklik, eserin,
gazete, dergi veya radyo ile yayımı sırasında yapılmışsa eser sahibi, masrafı
tecavüz edene ait olmak üzere, eseri değiştirilmiş şekilde yayımlamış olan
bütün gazete, dergi ve radyo idarelerinden değişikliğin ilan yolu ile
düzeltilmesini talep edebilir;
2. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/20 md.) Güzel sanat
eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliğin kendisi tarafından yapılmadığını
veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut değiştirilmesini talep edebilir. Eski
halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini
esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibi eseri eski hale getirebilir.
3. Mali haklara tecavüz halinde:
Madde 68 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/21 md.) Eser, hak sahibinin izni olmadan çevrilmiş,
sözleşme dışı veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla basılmış, diğer bir
biçimde işlenmiş ya da radyo ve televizyon ile yayınlanmış, temsil edilmişse;
izni alınmamış eser sahibi, rayiç bedel itibarıyla, uğradığı zararın en çok üç
katını isteyebilir. Bir eserden izinsiz çoğaltma yolu ile yarar sağlanıyorsa ve
çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa, eser sahibi; çoğaltılmış
kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya
maliyet fiyatını aşmamak üzere çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan
film, kalıp ve benzeri gereçlerin uygun bir bedel karşılığında kendisine
verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat
fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltma yoluna giden kişinin yasal
sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bir eserin izinsiz çoğaltılan kopyaları satışa
çıkarılmışsa veya satış haksız bir tecavüz oluşturuyorsa, eser sahibi tecavüz
edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkrada yazılı şıklardan birini
seçebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir
sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri
sürebilir.
II - Tecavüzün men'i davası:
Madde 69 -
Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi
muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya
tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir. 66 ncı maddenin
ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır.
III - Tazminat davası:
Madde 70 -
(Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen
kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava
açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi
tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz
edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat
talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrıyan kimse
tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu
halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.
B) Ceza davaları:
I - Suçlar: 1. Manevi haklara tecavüz:
Madde 71 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/11 md.) Bu Kanunun hükümlerine aykırı olarak kasten:
1. Alenileşmiş olsun veya olmasın, eser sahibi veya
halefinin yazılı izni olmadan bir eseri umuma arz eden veya yayımlayan,
2. Sahip veya halefinin yazılı izni olmadan, bir esere
veya çoğaltılmış nüshalarına ad koyan,
3. Başkasının eserini kendi eseri veya kendisinin
eserini başkasının eseri olarak gösteren veya 15 inci maddenin ikinci fıkrası
hükmüne aykırı hareket eden, 4. 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddelerdeki
hallerde kaynak gös- termeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak
gösteren, (Değişik: 7/6/1995 - 4110/23 md.) Kişiler hakkında üç aydan bir yıla
kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para cezasına
hükmo- lunur.
2. Mali haklara tecavüz: Madde 72 - (Değişik:
1/11/1983-2936/12 md.) Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın, bu Kanuna aykırı
olarak kasten:
1. Bir eseri herhangi bir şekilde işleyen,
2. Bir eseri herhangi bir şekilde çoğaltan,
3. Bir eser veya işlenmelerinin kendi tarafından
çoğaltılmış nüshalarını satan veya satışa veyahut tedavüle arz eden,
4. Bir eseri veya işlenmelerini temsil veya teşhir
eden yahut umumi yerlerde gösteren veya radyo yahut buna benzer vasıtalar ile
yayan,
5. (Ek: 7/6/1995 - 4110/24 md.) Bir eseri veya
işlenmelerini kiralayan,
6. (Ek: 7/6/1995 - 4110/24 md.) Eser sahibinin
izni olmadan yapılan nüsha- ları ithal eden, (Değişik: 7/6/1995 - 4110/24 md.)
Kişiler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon
liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.
3. Diğer suçlar:
Madde 73 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/13 md.) Kasten:
1. Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını
bildiği veya bilmesi icabettiği bir eserin nüshalarını satışa çıkaran veya
bunlardan umumi yerlerde temsil veya radyo ile yayım maksadı ile yahut kar
temini için diğer herhangi bir suretle faydalanan;
2. Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak satışa
çıkarıldığını bildiğini veya bilmesi icap ettiği bir eserin nüshalarını
başkalarına satan veya bunlardan umumi yerlerde temsil veya radyo ile yayım
maksadıyla veya kar temini için her- hangi bir surette faydalanan;
3. Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf salahiyeti
bulunmadığını bildiği veya bilmesi icabettiği mali hakkı veya ruhsatı başkasına
devreden veya veren yahut rehin eden veyahut herhangi bir tasarrufun konusunu
yapan;
4. Kendisine sözleşme veya Kanunla müsaade edilen
miktardan fazla nüsha çoğaltan veya çoğalttıran; 5. (Ek: 7/6/1995 - 4110/25
md.) Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi
icap ettiği bir eserin nüshalarını ticari amaçla elinde bulunduran, (Ek:
7/6/1995 - 4110/25 md.) Yegane amacı bir bilgisayar programını korumak için
uygulanan bir teknik aygıtın geçersiz kılınmasına veya izinsiz ortadan kaldırılmasına
yarayan herhangi bir teknik aracı ticari amaç için elinde bulunduran veya
dağıtan, (Değişik: 7/6/1995 - 4110/25 md.) Kişiler hakkında üç aydan üç yıla
kadar hapis ve 300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.
II - Fail:
Madde 74 -
71, 72 ve 73 üncü maddelerde sayılan suçlar, hizmetlerini ifa ettikleri sırada
bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından işlen- miş ise, suçun
işlenmesine mani olmıyan işletme sahibi veya müdürü yahut her hangi bir nam ve
sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen idare eden kimse de fail gibi
cezalandırılır. Cezayi mucip fiil işletme sahibi veya müdürü yahut işlet- meyi
fiilen idare eden kimse tarafından emredilmiş ise bunlar fail gibi; temsilci
veya müstahdem ise, yardımcı gibi cezalandırılır. Temsil edilmesinin kanuna
aykırılığını bildiği bir eserin umuma gösterilmesi için karşılıklı veya
karşılıksız olarak bir mahalli tahsis eden veya böyle bir eserin temsilinde
vazife veya rol alan kimse, yardımcı olarak cezalandırılır. Bir tüzelkişinin
işleri çevrilirken 71, 72 ve 73 üncü maddelerde sayılan suçlardan biri
işlenirse; masraf ve para cezasından tüzelkişi diğer suçlularla birlikte
müteselsilen mesuldür. Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddelerinin
hükümleri mahfuzdur.
III - Kovuşturma:
Madde 75 -
71, 72 ve 73 üncü maddelerde sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete
bağlıdır. (Değişik: 1/11/1983-2936/14 md.) Tecavüze maruz kalan kimseden başka
şika- yete salahiyetli olanlar şunlardır:
1. 71 inci maddenin dört numaralı bendinde belirtilen
hallerde 35 inci madde gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller
söz konusu ise, Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanlıkları veya tecavüz eden
yahut tecavüze maruz kalan kimsenin mensup olduğu meslek birliği,
2. 71 inci maddenin dört numaralı bendinde belirtilen
hallerde 36 ncı madde gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller
söz konusu ise, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Basın - Yayın Genel Müdürlüğü ve
Türk basınını temsil eden kurumlar. Ceza davasının, fiilin icrasından itibaren
bir yıl içinde açılması gerekir. Bu Kanunun şümulüne giren suçlara mütaallik
işler Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 423 üncü maddesine giren acele
işlerdendir.
C) Çeşitli hükümler:
I - Görev:
Madde 76 -
Bu Kanunun tanzim ettiği hukuki münasebetlerden doğan davalarda, dava olunan
şeyin miktarına ve kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın görevli
merci asliye mahkemesidir. Şahsi dava açılmışsa Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun 358 inci maddesi uygulanır. Ceza davasiyle birlikte şahsi hak da
talep edilmişse beraet halinde, bu cihetlerin halli için evrak hukuk
mahkemesine re'sen havale olunur.
II - İhtiyati tedbirler:
Madde 77 -
Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için
yahut diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen
iddialar da kuvvetle muhtemel görülürse, mahkeme, bu kanunla tanınmış olan
hakları ihlal veya tehdide maruz kalan kimsenin talebi üzerine, davanın açılmasından
önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapıl- mamasını
emredebileceği gibi bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasven onu imale
yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu
ile geçici olarak zaptına karar verebilir. Kararda emre muhalefetin İcra ve
İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı tasrih
edilir.
III - Hükmün ilanı:
Madde 78 -
67 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı halden maada, haklı olan taraf, muhik
bir sebep veya menfaati varsa, masrafı diğer tarafa ait olmak üzere,
kesinleşmiş olan kararın gazete veya buna benzer vasıtalarla tamamen veya
hulasa olarak ilan edilmesini talep etmek hakkını haizdir. İlanın şekil ve
muhtevası kararda tesbit edilir. İlan hakkı, hükmün kesinleşmesinden itibaren
üç ay içinde kullanılmazsa düşer.
IV - Zabıt, müsadere ve imha:
Madde 79 -
Bu Kanun hükümlerine göre imali veya yayımı cezayi mucip olan çoğaltılmış
nüshalarla bunları çoğaltmaya yarıyan kalıp ve buna benzer vasıtaların zabıt,
müsadere ve imhasında Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükümleriyle Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun 392, 393 ve 394 üncü maddeleri uygulanır.
ALTINCI BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
A) Komşu Haklar ve Tecavüzün Önlenmesi: (1)
I - Eser sahibinin haklarına komşu haklar:
Madde 80 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/26 md.) Eser sahibinin maddi-manevi haklarına halel
getirmemek şartıyla, fikir ve sanat eserlerini özgün bir biçimde icra eden,
yorumlayan, icracı sanatçılarla bir icrayı ya da sesleri ---------------------
(1) Bu bölüm alt başlığı ile madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı
Kanunun 26 ncı maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. ilk defa tespit
eden ses taşıyıcısı yapımcıları ve radyo-televizyon kuruluşlarının, eser
sahibinin haklarına komşu hakları vardır. Bir icracı sanatçının icrasını tespit
etme, bu tespiti çoğaltma, kiralama, icranın telli-telsiz her türlü araçla
yayınlanması ya da temsili suretiyle faydalanma hakkı münhasıran icracı
sanatçıya aittir ve icracı sanatçının yazılı izni gereklidir.İcracı sanatçılar
bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşmeyle yapımcıya
devredebilirler. Temsil, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından icra
edilirse, yalnız şefin izni yeterlidir. Sanatkar veya grup; okuma, icra veya
temsil için bir müteşebbis tarafından tutulmuş ise, müteşebbisin de izninin
alınması gereklidir. Bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak
çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da
kamuya açık yerlerde temsili suretiyle o kayıttan faydalanma hakkı münhasıran
yapımcıya aittir ve yapımcının yazılı izni gereklidir. Radyo-televizyon
kuruluşlarının yazılı izni olmaksızın, hiçbir kişi veya kuruluş, yapılan
yayınların bütününü veya bir kısmını çoğaltamaz, telli-telsiz her türlü araçla
tekrar yayınlayamaz, girişi ücrete tabi yerlerde gösteremez. Aşağıda belirtilen
hallerde komşu hak sabininin yazılı izni gerekli değildir.
1. Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni,
eğitim-öğretim, bilimsel araştırma veya röpartaj amacıyla ve kazanç amacı
güdülmeksizin icra edilmesi ve kamuya arzı,
2. Fikir ve sanat eserleriyle radyo-televizyon
programlarının yayınlanma ve kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus
çoğaltılması,
3.Radyo-televizyon kuruluşlarının kendi
olanaklarıyla kendi yayınları için yaptıkları geçici tespitler,
4. Bu Kanunun 30 uncu, 32 nci, 34 üncü, 35 inci, 43
üncü, 46 ncı ve 47 nci maddelerinde belirtilen haller. Ancak bu uygulama, hak
sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep ol- madan zarar veremez yada
eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Sanatçılar, koro ve orkestralarda
şef ve solistler, tiyatro gruplarında şeflik eden veya başrol alan aktörler
işaret, resim ve ses nakline yarayan vasıtalarda adlarının belirtilmesini
isteyebilirler. Komşu hak sahipleri de eser sahipleri gibi, tecavüzün ref'i,
tecavüzün men'i ve tazminat davası haklarından faydalanabilirler. Bu maddede
belirtilen yazılı izni almadan bir komşu hak sahibinin haklarına tecavüz
edenler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis, 300 milyon liradan 600 milyon
liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.
II - Fikri haklara tecavüzün önlenmesi: (1)
Madde 81 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/27 md.) Bir eserin çoğaltılabilmesi için basımevi,
yapımevi veya dolum tesisine, eser sahibi veya hak sahibi olunduğunun noter
tasdikli ve 52 nci maddeye uygun sözleşme veya yetki belgesi ile kanıtlanması
gerekir. Eseri çoğaltanlar Maliye Bakanlığından, tasdikli sipariş fişi ve
irsaliyesi doldurmak ve bunları fatura ile göstermek zorundadırlar. Süreli olmayan
yayınlara, Kültür Bakanlığından alınacak bandrolün yapıştırılması zorunludur.
Bandrol alabilmek için birinci fıkrada sayılan belgelerin ibrazı gerekir. Bu
ibraz üzerine, başka bir işleme gerek olmaksızın onbeş gün içinde bondrol
verilir. Belge alınmasıyla ilgili esas ve usuller, Kültür Bakan- lığınca
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. -------------------------- (1) Bu madde
başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir. Fikir ve sanat eserleri sahiplerinin ve hak sahiplerinin
mali veya kom- şu haklarının hak sahibi dışındaki kişiler tarafından izinsiz
olarak kullanılması halinde, eser ve mali hak sahiplerinin ya da yetkili Meslek
Birliği- nin başvurması üzerine, tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının
meydana geldiği yerin Cumhuriyet Başsavcılığı; yetkili yargıçtan, usulsüz
çoğaltılmış ya da temsil edilmiş eser nüshalarının toplatılmasını ve bu konuda
kullanılan teknik araçların mühürlenmesini talep edebilir. Gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde Cumhuriyet Başsavcısı, üç gün için- de yetkili yargıcın
onayına sunulmak üzere toplatma ve mühürleme kararını re- sen verebilir. Hak
sahipleri haklarını kanıtlayan belgelerle birlikte, suçun dava zaman- aşımı
süresi içinde kalmak koşulu ile tecavüzü ve faili öğrendikleri tarihten
itibaren altı ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunabilirler. Bu
suçla ilgili olarak 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulu Kanunu hü-
kümleri uygulanır. Bu maddede belirtilen yazılı izinleri ve bandrolü almadan işaret,
resim ve ses tekrarına yarayan alet veya yöntemlerle eserleri çoğaltan veya
yayanlar hakkında, üç aydan bir yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600
milyon liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.
III. Komşu hakların kapsamı ve süreleri: (1)
Madde 82 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/28 md.) Bu Kanunun icracı sanatçılarla ilgili
hükümleri;
1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan,
2. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamakla birlikte;
İcraları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde gerçekleştirilen, bu Kanun
hükümlerinin uygulan- dığı ses taşıyıcılarına dahil edilen ve bir ses
taşıyıcısına tespit edilmemiş ancak bu Kanun hükümlerinin uygulandığı
radyo-televizyon yayınlarıyla yayınlanan, ----------------------- (1) Bu madde
başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir. 2418 - 1 İcracı sanatçılara uygulanır. Bu Kanunun ses
taşıyıcıları ile ilgili hükümleri;
1. Yapımcıları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan,
2. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan, Ses
taşıyıcılarına uygulanır. Bu Kanunun radyo-televizyon yayınlarıyla ilgili
hükümleri;
1. Merkezleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
olan,
2. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki
yansıtıcı ile yayınlanan, Radyo-televizyon programlarına uygulanır. Bu Kanunun
komşu haklarla ilgili hükümleri, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu bir
uluslararası andlaşma hükümlerine göre korunan icracı sanatçılara, yapımcılara
ve radyo-televizyon kuruluşlarına da uygulanır. İcracı sanatçıların hakları,
icranın tesbitinin ilk yayınlandığı tarihten başlayarak, 70 yıl devam eder.
İcra yayınlanmamışsa bu süre, icranın ilk aleniyet kazanmasıyla başlar.
Yapımcıların hakları, ses taşıyıcılarının ilk yayınlandığı tarihten başla-
yarak 70 yıl devam eder. Radyo-televizyon kuruluşlarının hakları, programın ilk
yayınlandığı tarihten başlayarak 70 yıl devam eder.
B) Haksız rekabet:
I - Ad ve alametler:
Madde 83 -
Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, iltibasa
meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında
kullanılamaz. 1 inci fıkra hükmü umumen kullanılan ve ayırt edici bir vasfı
bulunmıyan ad, alamet ve dış şekiller hakkında uygulanmaz. Bu maddenin
uygulanması kanunun 1 inci, 2 nci ve 3 üncü bölümlerindeki şart- ların
tahakkukuna bağlı değildir. Basın Kanununun 14 üncü maddesinin mevkute adları
hakkındaki hükmü mahfuz- dur. Tecavüz eden tacir olmasa bile, birinci fıkra
hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler
uygulanır. 2418 - 2
II - İşaret, resim ve ses:
Madde 84 -
Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit
eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı
işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan
faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tevacüz
eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında
haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmıyan her nevi
fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edi- len resimler ve sinema mahsulleri
hakkında da bu madde hükmü uygulanır.
C) Mektuplar:
Madde 85 -
Eser mahiyetinde olmasa bile, mektup, hatıra ve buna benzer yazılar yazanların
ve bunlar ölmüş ise 19 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı kimselerin
muvafakati olmadan yayınlanamaz. Meğer ki, yazanın ölümünden itibaren on yıl
geçmiş bulunsun. Mektuplar birinci fıkradaki şartlardan başka muhatap veya
muhatap ölmüş ise 19 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı kimselerin muvafakati
olmadan yayımlanamaz; meğer ki, muhatabın ölümünden itibaren 10 yıl geçmiş
bulunsun. Yukardaki hükümlere aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun
49 uncu maddesi ve Ceza Kanununun 197 ve 199 uncu maddeleri hükümleri
uygulanır. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu
hallerde de Medeni Kanunun 24 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.
D) Resim ve portreler:
I - Genel olarak:
Madde 86 -
Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir
edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati
olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer
suretlerle umuma arzedilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması:
1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan
kimselerin resimleri;
2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi
veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler;
3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve
filim haberleri; için şart değildir. Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket
edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile Türk Ceza Kanununun 197
ve 199 uncu maddeleri hükümleri uygulanır. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine
göre yayımın caiz olduğu hallerde de Medeni Kanunun 24 üncü maddesinin hükmü
mahfuzdur.
II- İstisnalar:
Madde 87 -
Aksi kararlaştırılmamış ise, bir kimsenin sipariş üzerine yapı- lan resim veya
portresinden, sipariş veren veya tasvir edilen ve yahut bunların mirasçıları
fotoğraf aldırtabilir. Bu hüküm baskı usulü ile yapılan portre ve resimler
hakkında cari değildir. Şu kadar ki, bu suretle vücuda getirilen resim ve
portrelerin birinci fıkrada sayılanlar için tedariki mümkün olmaz veya nispeten
büyük güçlüğu mucip olursa bunların da fotoğrafları aldırılabilir. 2418 - 3
E) Kanunlar ihtilafı:
Madde 88 -
Bu Kanun hükümleri:
1. Eser sahibinin vatandaşlığı gözetilmeksizin
Türkiye'de ilk defa umuma arzedilen ve Türkiye'de bulunupta henüz umuma
arzedilmemiş olan bütün eserlerle Türkiye'de bulunan bütün mektup ve resimlere;
2. Türk vatandaşlarının henüz umuma arzedilmemiş yahut
ilk defa Türkiye dışında umuma arzedilmiş bütün eserlerine;
3. Türkiye Cumhuriyetinin bağlı bulunduğu
milletlerarası bir andlaşmada uygun hükümler bulunmak şartiyle yabancıların
henüz umuma arzedilmemiş veya ilk defa Türkiye dışında umuma arzedilmiş bütün
eserlerine; uygulanır. Eser sahibinin mensup bulunduğu devletin; Türk eser
sahiplerinin haklarını kafi derecede koruması veya milletlerarası bir
andlaşmanın yabancı eser sahiplerine taallük eden hususlarda istisna ve
tahditlere cevaz vermesi hallerinde Bakanlar Kurulunca bu maddenin birinci ve
üçüncü bentleri hükümlerinden istisna- lar yapılması kararlaştırılabilir.
Ek Madde 1 - (1/11/1983 - 2936 sayılı Kanunun 18 inci
maddesi hükmü olup ek maddeye çevrilerek teselsül için numaralandırılmıştır.)
Bu Kanuna göre çıkarılacak tüzük ve yönetmelikler 6 ay içinde hazırlanır ve
Resmi Gazetede yayımlanır.
Ek Madde 2 - (Ek: 7/6/1995 - 4110/29 md.) Bu Kanundaki
koruma süreleri komşu haklar, sinema eserleri, bilgisayar programları ve veri
tabanları bakımından, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra alenileşen
eserlere, işlenmelere ve mahsullere uygulanır. Bu Kanunun sinema eseri
sahipliği ile ilgili hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapımına
başlanan sinema eserlerine uygulanır.
Ek Madde 3 - (Ek: 7/6/1995 - 4110/30 md.) Komşu
Haklara ilişkin uygulamalar hakkındaki esaslar, Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren 6 ay içerisinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
F) Geçici hükümler:
I - İntikal hükümleri:
1. Genel olarak:
Geçici Madde 1 - Aşağıdaki maddelerde aksi tayin
edilmemiş ise bu kanun hükümleri, yürürlükten önce ilk defa memleket içinde
umuma arz yahut sicile kayıt edilmiş eserlere de uygulanır. Eser veya mahsulün
8 Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif Kanunu hükümlerine dahil olup olmaması durumu
değiştirmez. 2418 - 4
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce alenileşmiş
eserlere mütaallik koruma süreleri bu kanuna göre hesap edilir. Mevzuat ve
sözleşmelerde kullanılan hakkı telif, telif hakları, edebi mülki- yet, güzel
sanatlar mülkiyeti ve buna benzer tabirlerden bu kanunun benzer hal- lerde
tanıdığı hak ve salahiyetler anlaşılır. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
eser üzerindeki haklar veya bunların kullanılışı tamamen veya kısmen başka
birine bırakılmışsa bu kanunla eser sahi- bine tanınan yeni ve daha geniş hak
ve salahiyetler de devredilmiş sayılmaz. Aynı hüküm koruma süresinin eskisine
nispetle daha uzun olması haline veya eski kanunun korunmadığı eser ve
mahsullere de uygulanır.
2. Müktesep hakların korunması:
Geçici Madde 2 - Eski kanundaki süreler daha uzunsa bu
kanunun yayımlanma- sından önce yayımlanan eserler hakkında o süreler cereyan
eder. Bu Kanunun yayımlanmasından önce bir eserin haklı olarak yapılan bir tercüme
veya işlenmesi yayımlanmış ise tercüme eden veya işliyenin eski kanun
hükümlerine göre iktisap ettiği hak ve salahiyetlere halel gelmez. Eski kanun
hükümlerine göre caiz olupta bu kanunla menedilen bir tercümenin
yayımlanmasına, bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden evvel başlanılmış
bulunursa, yayımlanma tamamlanabilir. Şu kadar ki, bu yayımlanma müddeti bir
seneyi geçemez. Aynı hüküm umumi mahallerde temsil edilmek üzere bu nevi temsil
müesseselerine teslim edilen tercüme eserler hakkında da tatbik edilir. Eski
kanun hükümlerine göre caiz olupta bu kanunla menedilen bir çoğaltmaya, bu
kanunun yayımlanması tarihinde başlanılmış bulunursa çoğaltılma tamamlanabilir
ve çoğaltılmış nüshalar yayımlanabilir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesi zamanında
mevcut olupta eski kanun hükümlerine göre çoğaltılması caiz olan nüshaların
yayımlanmasına devam edilebilir. Aynı hüküm, işaret, resim ve ses nakline
yarıyan aletlerle güzel sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarıyan kalıp ve buna
benzer vasıtalar hakkında da uygulanır. Yukarki fıkranın tanıdığı salahiyeti
kullanmak istiyen kimse kanunun yürür- lüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde bu
nüsha ve aletleri salahiyetli makama bildirerek mühürletmeye mecburdur.
Gerekirse teferruat bir yönetmelikle tayin olunabilir.
Geçici Madde 3 - (Ek: 1/11/1983-2936/17 md.) Meslek
birliklerinin ve federasyonunun, ilk genel kurul toplantılarını yap- maları
için tüzükte öngörülen üye sayısını tamamlayıp, seçimleri yapılıncaya kadar
mecburi organların başkan ve üyeleri Kültür ve Turizm Bakanlığının önerisi
üzerine, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.
Geçici Madde 4 - (Ek: 1/11/1983 - 2936/17 md.) 5846
sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 43 üncü maddesine göre çıka- rılmış
olan 15/3/1980 tarih ve 8/423 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi ve bu
kararnameye göre çıkarılacak ücret tarifesi, 15/3/1980 tarihinden geçerli olmak
üzere 31/12/1985 tarihine kadar uygulanır. Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre
çıkarılacak ücret tarifesi gereğince, yetki belgesiyle meslek birliğine
devredilen eserler için ödemeler, hak sahiplerine dağıtılmak üzere ilgili
meslek birliğine; diğer hallerde doğrudan mali hak sahiplerine yapılır. Bu
ödemeler Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunca en geç 31/12/1985 tarihine kadar
yerine getirilir. Meslek birliği, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu tarafından
verilen bordro üzerinden kendi hissesini mahsup ederek, bakiyesini kendisine
yapılan ödemeyi takip eden iki yıl içinde üyesi olan hak sahiplerine öder. İki
yıl içinde üyelerce talep olunmayan ücretler, 44 üncü maddeye göre Kül- tür ve
Turizm Bakanlığı adına bir milli bankada açılacak özel hesaba yatırılır. 2418 -
5 Geçici Madde 5 - (Ek:7/6/1995 - 4110/31 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
önce kurulmuş olan meslek birlikleri, tip statülerin yayımından itibaren bir
yıl içinde Kültür Bakanlığının gözetiminde, Kanunun ilgili hükümleri ve tip
statü ilkeleri doğrultusunda yeni meslek birliklerine dönüştürülürler ve bu
süre içinde yapacakları genel kurul toplantısı ile yeni organlarını
oluştururlar. Birinci fıkra hükümlerine uymayan meslek birlikleri, birinci
yılın sonunda kendiliğinden dağılmış sayılır.
II - Kaldırılan hükümler:
Madde 89 - 8
Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif Kanuniyle diğer kanunların bu kanuna aykırı
hükümleri kaldırılmıştır.
G) Son hükümler:
I - Kanunun yürürlüğe girmesi:
Madde 90 -
Bu Kanunun 42 ve 43 üncü maddeleri hükümleri kanunun yayımı tarihinden
itibaren, diğer hükümleri 1 Ocak 1952 tarihinde yürürlüğe girer.
II - Kanunun yürütülmesine memur makam:
Madde 91 - Bu
Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 2418 - 6
5846 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe No. Farklı tarihte yürürlüğe giren
maddeler giriş tarihi ---- 2936 -- 5/11/1983 4110 -- 12/6/1995