YALNIZ SAVAŞÇI

1.

Öksüz mü ne bu sahil şehri

Gemileri yalnızlığa demirlemiş

Dalgaları deli deli

Kumları soğuk soğuk

Işıkları kör kör

İnsanlar buz gibi

Çocuk çığlıkları

Kimsesiz kaldırımlar

Gösteriyor ki sen yoksun.

2.

ey yüzlerce gönül erinin

gayretini boşa çıkaran insanlık

ve bir binbuçuk senedir

saf tutmasını unutan Müslümanlık

burası Filistin

Dört yanım tank

Küflü demirler gibi unutulmuşluğum

Çürüyor cesedim çöl ortasında

Kullanılması yasak misketlerle tutuştum

Sabahleyin uyandım kolumun biri yok

Daha sonra gözümün birini bulamadım

Yollara makara ipi ensizlikte

Yalnızlık bağrımda taş

Bir kalkıyorum bir düşüyorum

Sularımız kesildi üşüyorum

Sendeliyorum sensizlikte.

3.

Bir zamanlar

Sadece annem sevmişti beni

O da İstanbul’da otururdu

Daha sonra seven olmamış

 

 

 

 

 

 

 

Ben sevgiyi bileli

Bir vatanım olsun diyeli

Bana sevgi kalmamış

4.

Sabah

Öğle

Akşam yemeği

Bir ihtiraklı mermi biraz barut ekmeği

Ne karanlık ufkumdaki ceset kokusu

Ne her hücum sonrası

Kumlara sıçrayan kırmızı su

Sebebi bunlar değil yüreğimdeki tükenişin

Korkusu başladı içimde

Beklenmeyen bir sonun

Hakkım olmayan bir bitişin.

5.

hata yapmış olabilirim

yanlış toplamış yanlış çarpmış olabilirim

ne hoş oluyor değil mi

televizyonda her akşam seyretmek bizi

Neron’un vahşilere parçalattığı yürekler gibi

Nobelsizim

Oskarsızım

Vatansızım

Ve vallahi ve billahi

Henüz her şey bitmedi

Görüşürüz.

 

Hasan DEMİR

( Türk Edebiyatı Dergisi

Sayı:109-1982)

 

Ana sayfa || Kültür, sanat, edebiyat haberleri || Eğitim