Bu akşam parça parça bölük pörçük
Taşlara döküldü yalnızlığım.
Bu akşam geçmişten uzakta
Tüm anılara sırtım dönük
Büyüdü karanlıklar içinde sensizliğim.
Bir uzun yolculuğa çıkardım kendimi
Dönüp kollarına atılmak için.
Gökte yıldızlar çizdi kaderimi biçim biçim
Umuttu, gölgeler ardında aradığım,
Bu akşam kaldırım taşlarında düşünce
Arkamdan geliyordun adım adım..
Kişiler bana bıraktılar caddeleri
Sokaklar sessizliğince benim
Karanlığı büyüyen çevremde gözlerinin
Yüreğim en çocuksu duygularda ürkek
Ellerim dileklerince senin..
Seviler aktıkça dolu dizgin yasalara
Ne yasak ayıp bilinmesin akşamlara.
Söylensin kutsal kitaptaki masal
Bir daha, bir daha ve bir daha
Çizilsin kurallara, nasılsa
Kayboldu gecenin içinde ayak sesin,
Bu akşam sevimce, usumca , yaşantımca sevdiğim
Tüm yasaklar ötesinde benimlesin..

Yolunda gençliğim sönse de, yine
İçimde kız senin aşkın var, yeter.
Baygınlık çöksün de kirpiklerine
O kumral saçlarla beni sar yeter.
Varlığın uçarken en şakrak çağa
Dolaştım bakıştan, nurdan bir ağa;
Beni öldürmeye ve yaşatmağa
O baygın gölgeli bakışlar yeter..
Karşında hasretle gelsem dize de,
Anlatsam şu gönül ne felekzede.
Bahar yolarında ikimiz de
Menekşe türbeli bir mezar yeter.
Ömer Bedrettin UŞAKLI