TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİNİN AMAÇLARI ve TEMEL İLKELERİ

I. Genel Amaçlar:

Madde 2. Türk millî eğitiminin genel amacı, Türk milletinin bütün fertlerini;

            1. Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve Anayasa’da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk milletinin millî, ahlâki, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek,

            2. Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek,

            3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak,

            Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu arttırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.

II. Özel Amaçlar:

            Madde 3. Türk eğitim ve öğretim sistemi, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenlenir ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçları, genel amaçları ve aşağıda sıralanan temel ilkelere uygun olarak tespit edilir.

TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİNİN TEMEL İLKELERİ

 

I. Genellik ve Eşitlik:

 

            Madde 4. Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayrımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

 

II. Ferdin ve Toplumun İhtiyaçları:

 

            Madde 5. Millî eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir.

 

III. Yöntem:

 

            Madde 6. Fertler, eğitimleri süresince ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler.

 

 

            Millî eğitim sistemi, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenlenir.

 

            Yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılır.

 

IV. Eğitim Hakkı:

 

            Madde 7. İlköğretim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır. İlköğretim kurumlarından sonraki eğitim kurumlarından vatandaşlar ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanırlar.

 

V. Fırsat ve İmkân Eşitliği:

 

            Madde 8. Eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanır.

 

            Maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla gerekli yardımlar yapılır.

 

            Özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınır.

 

VI. Süreklilik:

 

            Madde 9. Fertlerin genel ve meslekî eğitimlerinin hayat boyunca devam etmesi esastır.

 

            Gençlerin eğitimi yanında, hayata ve iş alanlarına olumlu bir şekilde uymalarına yardımcı olmak üzere, yetişkinlerin sürekli eğitimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak da bir eğitim görevidir.

 

VII. Atatürk İnkılâp ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği:

 

            Madde 10. Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılâp ve ilkeleri ve Anayasa’da ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır. Millî ahlâk ve millî kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğretilmesine önem verilir.

 

            Millî birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak Türk dilinin eğitimin her kademesinde, özellikleri bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan öğretilmesine önem verilir; çağdaş eğitim ve bilim dili hâlinde zenginleşmesine çalışılır ve bu maksatla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile iş birliği yapılarak Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.

 

 

 

VIII. Demokrasi Eğitimi:

 

            Madde 11. Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için yurttaşların sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevî değerlere saygının, her türlü eğitim çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır; ancak, eğitim kurumlarında Anayasa’da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı siyasî ve ideolojik telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük siyasî olay ve tartışmalara karışılmasına hiçbir şekilde meydan verilmez.

 

IX. Laiklik:

 

            Madde 12. Türk millî eğitiminde laiklik esastır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilkokul ve ortaokullar ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.

 

X. Bilimsellik:

 

            Madde 13. Her derece ve türdeki ders programları ve eğitim metotlarıyla ders araç ve gereçleri, bilimsel ve teknolojik esaslara ve yeniliklere, çevre ve ülke ihtiyaçlarına göre sürekli olarak geliştirilir.

 

            Eğitimde verimliliğin artırılması ve sürekli olarak gelişme ve yenileşmenin sağlanması bilimsel araştırma ve değerlendirmelere dayalı olarak yapılır.

 

            Bilgi ve teknoloji üretmek ve kültürümüzü geliştirmekle görevli eğitim kurumları gereğince donatılıp güçlendirilir, bu yöndeki çalışmalar maddî ve manevî bakımdan teşvik edilir ve desteklenir.

 

XI. Planlılık:

 

            Madde 14. Millî eğitimin gelişmesi iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınma hedeflerine uygun olarak, eğitim-insan gücü- istihdam ilişkileri alınmak suretiyle, sanayileşme ve tarımda modernleşmede gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayacak meslekî ve teknik eğitime ağırlık verecek biçimde planlanır ve gerçekleştirilir.

 

            Mesleklerin kademeleri ve her kademenin unvan, yetki ve sorumlulukları kanunla tespit edilir ve her derece ve türdeki örgün ve yaygın meslekî eğitim kurumlarının kuruluş ve programları bu kademelere uygun olarak düzenlenir.

 

            Eğitim kurumlarının yer, personel, bina, tesis ve ekleri, donatım, araç gereç ve kapasiteleri ile ilgili standartlar önceden tespit edilir ve kurumların bu standartlara göre optimal büyüklükte kurulması ve verimli olarak işletilmesi sağlanır.

 

XII. Karma Eğitim:

 

            Madde 15. Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız ve yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.

 

XIII. Okul ile Ailenin İş Birliği:

 

            Madde 16. Eğitim kurumlarının amaçlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak için okul ile aile arasında iş birliği sağlanır.

 

            Bu maksatla okullarda okul-aile birlikleri kurulur. Okul-aile birliklerinin kuruluş ve işleyişleri Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

 

XIV. Her Yerde Eğitim:

 

            Madde 17. Millî eğitimin amaçları yalnız resmî ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, iş yerlerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır.

 

            Resmî, özel ve gönüllü her kuruluşun eğitimle ilgili faaliyetleri, Millî eğitimin amaçlarına uygunluğu bakımından Millî Eğitim Bakanlığının denetimine tâbidir.

 

ÖZEL EĞİTİM

 

  Çeşitli nedenlerle, bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren birey, özel eğitim gerektiren bireydir.

 

            Özel eğitim; bu bireylerin eğitim ve sosyal gereksinimlerini karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların bireysel yeterliliklerine dayalı, gelişim özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimdir.

 

ÖZEL EĞİTİM KURUMLARININ AMAÇLARI

 

            Özel eğitim kurumlarının amaçları, Türk Milli Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitim gerektiren bireyin;

 

            1. Toplum içindeki rollerini gerçekleştirebilen, başkaları ile iyi ilişkiler kurabilen, iş birliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir vatandaş olarak yetişmelerini,

 

            2. Kendi kendine yeterli bir duruma gelmeleri için temel yaşam becerilerini geliştirmelerini,

 

            3. Uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç gereç kullanarak ilgileri, gereksinimleri, yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda, üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve yaşama hazırlanmalarını, amaçlar.

 

ÖZEL EĞİTİMİN İLKELERİ

 

            Türk Millî Eğitiminin genel amaçları doğrultusunda özel eğitimin temel ilkeleri şunlardır:

 

            1. Özel eğitim gerektiren tüm bireyler; ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.

 

 

            2. Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimine erken yaşta başlanması esastır.

 

            3. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyi, sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.

 

            4. Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim performansları dikkate alınarak; amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.

 

            5. Özel eğitim gerektiren bireyin, her tür ve kademedeki eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır.

 

            6. Özel eğitim gerektiren birey için, bireysel eğitim planı hazırlanır ve eğitim programları bireyselleştirilerek uygulanır.

 

            7. Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmaları ve eğitimleri sağlanır.

 

8. Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireye yönelik etkinlik gösteren sivil toplum örgütlerinin görüşlerine önem verilir.

 

            9. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.

 

ORTA DÜZEYDE ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ (EĞİTİLEBİLİR) OLAN ÇOCUKLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ

 

            Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği; bireyin gecikmeli konuşma ve dil gelişimi, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel okuma yazma ve sayma becerileri kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.

 

            Öğrenmenin gerçekleşmesinde geçirilen basamaklara bakıldığında, bu çocuklar ile yaşıtları olan diğer çocukların farklı basamaklardan geçmediği görülmektedir. Ancak, bu çocukların, bu basamaklardan geçmeleri daha yavaş olmaktadır. Ayrıca, bu çocuklara karşı toplumun gösterdiği olumsuz tutum ve davranışlar ile çocukların geçmişte yaşadıkları çeşitli başarısızlıklar onlarda kaygı, başarısızlık beklentileri ve engellenme duygularını yoğun bir biçimde ortaya çıkarmaktadır. Bu duygular ise çocukların akademik başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir.

 

            Öğrenme süreci dikkate alındığında, orta düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocukların dikkat, bellekte tutma, hatırlama vb. konularda bazı eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bu çocukların dikkatlerinin kısa süreli ve dağınık olduğu, herhangi bir uyarana karşı dikkatlerini yoğunlaştırmada ya da sürdürmede daha fazla deneme ve zamana ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Öğrenilen bilgilerin bellekte tutulmasında da bazı problemleri görülmektedir. Özellikle kısa süreli bellekteki bilgileri uzun süreli belleğe aktarmada zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

.

           Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar da yaşıtları gibi bir iş sahibi olma gereksinimi duyarlar. Bu çocuklardan bazıları sürekli, bazıları aralıklı kontrollerle ve bir kısmı da kendi başlarına toplumun ihtiyaç duyduğu işleri sürdürebilirler.

 .

 

 

           Bu çocuklara iş ve çalışma kuralları kazandırıldıktan sonra bu kurallara uymaya özen gösterirler. İşlerine bağlıdırlar. Monoton işleri yapmaktan hoşlanırlar. Hemen bıkmazlar. Kendilerine öğretilen işleri hiçbir hileye sapmadan aynen yaparlar. Monoton işlerde diğer çocuklardan üstün başarı gösterirler.

 

            Bu çocukların yapılacak işin basamaklarını bir anda kavramaları zordur. Yapılacak işi daha kolay kavramaları için iş belli aşamalara ayrılmalı ve buna göre planlanmalıdır. Her aşama ayrı açıklanıp somutlaştırılarak yaptırılmalıdır.

 

Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar başarılı olduklarında kendilerine olan güvenleri gelişir ve kendileriyle gurur duyarlar. Bedenen bir şeyler yapmaktan, ortaya bir ürün çıkarmaktan çok hoşlanırlar. Başarısızlığa düştüklerinde ise kolaylıkla kendilerine olan güvenlerini kaybederler. Etkinliklerin seçilmesinde ve alıştırmaların yapılmasında çok dikkatli olmak, çocuğun hangi işi ne seviyede başaracağını önceden kestirmek gerekir. Ayrıca bu çocuklar başarısızlık yaşadıklarında veya kendi başlarına çözemeyecekleri bir problemle karşılaştıklarında yanlarında birilerinin olmasına ihtiyaç duyarlar.

 

Sonuç olarak, orta düzeyde öğrenme yetersizliği bulunan çocukların eğitim öğretimlerinde; onlara uygun öğretim yöntemlerinin seçilmesi, başarısızlık duygusunu yaşamayacakları ya da en az yaşayacakları ortamların hazırlanması, başarılı olma girişimlerinin desteklenmesi ve pekiştirilmesi, yeteneklerine ilişkin güvenlerinin artırılması, güdülenmelerinin yeterli ölçüde sağlanması gibi ögeler dikkate alınmalıdır. Böylece, bu çocukların gerçekte başarabilecekleri düzeye ulaşmaları da sağlanmış olacaktır.

 

PROGRAMIN UYGULANMASI İLE İLGİLİ ESASLAR

 

            Bu program, ilköğretimlerini tamamlayan orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olanlar veya ilköğretimlerini tamamlayıp genel ve meslekî orta öğretim programlarına devam edemeyecek özel eğitim gerektiren bireylerin gelişim alanlarına ait özellikler dikkate alınarak hazırlanmıştır.

 

            Bu programda; Türkçe, Matematik, Beden Eğitimi, Resim İş, Müzik, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi disiplin alanları yanında öğrenci gereksinimleri ve gelişim alanları dikkate alınarak “Sosyal Hayat” ve “İş Eğitimi ve Meslek Ahlâkı” adı altında disiplin alanlarına yer verilmiştir.

 

        Zihinsel öğrenme yetersizliği olan bireylerin zihinsel, sosyal, bedensel ve devinimsel özellikleri ile bireysel farklılıklarından dolayı programda yer alan amaç ve davranışlarda sınıf ve yaş gruplamasına gidilmemiştir. Hazırlanan bu program bir çerçeve program özelliği taşımaktadır. Bu nedenle öğretmen çevresel faktörler, öğrencilerin özellikleri ve gereksinimlerini göz önünde bulundurarak programda yer alan konu, amaç ve davranışların dışında yeni konu, amaç ve davranışlar geliştirebilir.

 

            Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların farklı özelliklere sahip olmaları nedeniyle eğitsel gereksinimlerinin karşılanabilmesi için hazırlanan bu çerçeve program esas alınarak

her çocuk için bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

 

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI

 

            Bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) çocuğun performans düzeyi dikkate alınarak hazırlanan öğretim materyalidir. BEP geliştirmenin ögeleri; çocukla ilgili bilginin toplanması ve karar verme, performans düzeyinin belirlenmesi, öncelikli gereksinimlerinin belirlenmesi, performans düzeyine göre öğretim planlarının hazırlanması ve öğretimin değerlendirilmesi aşamalarından oluşmaktadır.

 

1. Bilgi Toplama ve Karar Verme

 

            Bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlamanın ilk basamağı çocuğun ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Çocuk, BEP geliştirme birimi tarafından bilgi toplama amacıyla değerlendirmeye alınır. Sınıfta bulunan bütün çocuklar değerlendirildikten sonra, toplanan bilgiler doğrultusunda belirlenen disiplin alanlarında, öğretim yılı boyunca sınıfta işlenecek ünitelere ve konulara karar verilir. Daha sonra bu ünite ve konularla ilgili kaba değerlendirme yapılarak alt konular belirlenir. Alt konular belirlendikten sonra ayrıntılı değerlendirmeye gidilir.

 

2. Performans Düzeyi Belirleme ve Değerlendirme

 

            Performans düzeyinin belirlenmesinde, ölçüt bağımlı ölçü aracı ve gözlem formu kullanılır. Bu ölçü araçları aynı zamanda değerlendirmede de kullanılır.

 

            Ölçüt bağımlı ölçü aracının hazırlanması

 

Ölçüt bağımlı ölçü aracı hazırlayabilmek için ilk önce kavram, beceri ya da bunların dışında kalan konuların belirlenmesi gerekir. Bu basamağı belirlenen kavram, beceri ya da bunların dışında kalan konuların analizinin yapılması takip eder. Analiz basamağı  tamamlandıktan sonra ön koşul becerileri belirlenir. Belirlenen ön koşul becerilerin analizi yapılır. Bu basamakları tablo oluşturma izler. Tablo oluşturulurken ölçüt, sorular, yönergeler, bildirimler ve değerlendirmenin koşulları belirlenir. Değerlendirmenin (Performans almak için) koşulları belirlenirken ortam, araçlar vb. unsurlar tespit edilmelidir.

 

Beceri ile İlgili Ölçüt Bağımlı Ölçü Aracının Uygulanması

 

Beceride performans düzeyini belirlemenin amacı, çocuğun becerinin her bir basamağını bağımsız olarak gerçekleştirip gerçekleştiremediğini ya da hangi ipucu verildiğinde gerçekleştirdiğini belirlemektir. Beceride performans düzeyi belirlerken öncelikle uygulamanın yapılacağı ortam düzenlenir. Bunun için performans alımı sırasında ortam, çocukla bire bir çalışılabilecek şekilde düzenlenmelidir. Öğretmen gerektiğinde model olabilmek için performans alımı sırasında çocuğun yanında durmalıdır ve öğretmenin önünde de aynı araç seti bulunmalıdır.

 

Daha sonra çocuğa beceriyle ilgili ana yönerge verilir. Çocuğun bağımsız olarak gerçekleştirdiği basamaklar, ölçüt bağımlı ölçü aracında, ilgili basamağın karşısına, “bağımsız” olarak kaydedilir. Çocuk bir beceri basamağını bağımsız olarak yapamaz ya da hatalı yaparsa durdurulur ve o beceri basamağıyla ilgili sözel ipucu verilir. Çocuk sözel ipucu verildiğinde beceri basamağını gerçekleştirirse ölçüt bağımlı ölçü aracında, ilgili basamağın karşısına, “sözel ipucu” olarak kaydedilir. Çocuk, sözel ipucu verildiğinde de beceri basamağını gerçekleştiremezse öğretmen o beceri basamağını kendi önündeki materyallerle açıklayarak yapar ve çocuktan da yapmasını ister. Çocuk, öğretmen tarafından beceri basamağı açıklanarak gösterildiğinde, beceri basamağını gerçekleştirirse ölçüt bağımlı ölçü aracında, ilgili basamağın karşısına, “model olma” olarak kaydedilir. Çocuk, öğretmen tarafından model olunduğunda da beceri basamağını gerçekleştiremezse ölçüt bağımlı ölçü aracında ilgili basamağın karşısına “fiziksel yardım” olarak kaydedilir. Fiziksel yardım sütununun işaretlendiği basamak, daha sonraki beceri basamaklarının ön koşulu niteliğindeyse performans alımı durdurulur; ancak fiziksel yardımın işaretlendiği basamak, daha sonraki beceri basamaklarının ön koşulu niteliğinde değilse bu basamak öğretmen tarafından yapılır. Çocuğun daha sonraki basamakları bağımsız olarak gerçekleştirmesine olanak sağlamak amacıyla “Devam et.” denerek birkaç saniye beklenir. Eğer çocuk bu beceri basamağını yapamazsa ya da hatalı yaparsa buraya kadar açıklandığı şekilde ipuçları kullanılarak performans düzeyinin belirlenmesine devam edilir.

 

Kavram ve Diğer Konularla İlgili Ölçüt Bağımlı Ölçü Aracının Uygulanması

 

 Kavram ve konularla ilgili performans düzeyi belirlenirken analizlerden yararlanılarak hazırlanan her bildirim için yer alan sorular, çocuğa sorularak doğru ve yanlış tepkiler, ilgili basamağın karşısına, kayıt sütununda “+” veya “-” sembolleri ile kaydedilir.

 

Ölçüt Bağımlı Ölçü Aracının Uygulanmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

 

Performans alımında her bildirimle ilgili olarak kullanılan araç çeşitlerinin birbirinden farklı olmasına özen gösterilmelidir. Beceri, kavram ya da bunların dışında kalan konularla ilgili olarak hazırlanan ölçü aracıyla çocuğun performans düzeyi belirlenirken seçenek işaretleme, verileni tamamlama vb. çalışmalar yapılmayacaksa değerlendirmenin bire bir ortamda yapılması gerekir. Bunun nedeni, çocuğun sınıfta bulunan diğer çocukları model alarak tepkide bulunmasını önlemektir. Bire bir ortam, çocuğun olumsuz davranışlar göstermesine engel olmak için kimseyi göremeyeceği ve dikkat dağıtıcı ögelerden arındırılmış bir şekilde, sınıftan bir paravanla ayrılmış bölme olabileceği gibi, ayrı bir oda  şeklinde de planlanabilir.

 

Performans alımına başlamadan önce, çocuğa hangi konu üzerinde çalışılacağı genel olarak açıklanmalıdır. Çalışma sırasında, çocuğun uyması gereken kurallar söylenmeli, gerektiğinde bu kuralların dramatize edilmesi istenmeli, çalışma sonunda ne yapacağı açıklanmalıdır. Çalışma sırasında tepkisini nasıl göstereceği anlatılmalı ve gerekirse canlandırma yoluyla gösterilmelidir. Bu kurallara uyduğu takdirde, “... kazanacaksın.” diyerek verilecek pekiştirecin ne olduğu söylenmelidir.

 

Performans alımında kullanılacak araçlar, çoğunlukla öğretmenin kullandığı eli tarafında, masanın yanındaki daha alçak bir masada, sehpa ya da kutu içinde, bildirim sıralarına uygun olarak yerleştirilmiş olmalıdır. Çalışmaya başlamadan önce, araçlar çocuğa gösterilmeli ve incelemesine fırsat verilmelidir.

 

Hazırlık aşamasında, çocukların tepkilerini işaretlemek üzere, üzerinde sorular, soru örnekleri, çocuğun adı, tepkilerin işaretleneceği sütunlar ve sonuç sütununun olduğu bir kayıt çizelgesi hazırlanmalıdır. Bu kayıt çizelgesi, çocuğun dikkatini dağıtmayacağı düşünülüyorsa, öğretmenin kullandığı eli tarafında masanın köşesine yapıştırmalıdır. Çalışmaya başlamadan önce, bu kayıt çizelgesinin ne için kullanıldığı açıklanmalıdır. Eğer çocuğun dikkatini dağıtacağı düşünülüyorsa, kayıt çizelgesi, öğretmenin kucağında ya da masanın, öğretmenin kullandığı eli tarafındaki yan yüzünde bulundurulabilir.

 

Performans alımı sırasında öğretmen, çocuğun, masaya koyduğu araçlara teker teker bakmasını sağlamak ve rastlantısal tepkileri önlemek için, soru yönergesini vermeden önce, çocuğa ellerini masadan indirmesi gerektiğini söyler. Eğer çocuk soru sorulduktan sonra, birkaç saniye içerisinde tepki göstermemişse öğretmen, tekrar araçları inceleterek soru yönergesini yinelemelidir. Eğer çocuk yine tepki göstermezse, bu tepkisizlik yanlış olarak kaydedilir. Soru sorulduktan sonra çocuk önce doğru, sonra hemen yanlış cevap vermişse ya da bunun tam tersini yapmışsa öğretmen hiçbir şey söylemeden masadaki araçları toplamalı, çocuğun oturuşunu tekrar düzenlemeli ve araçları dizip tekrar bakmasını sağlayarak soru yönergesini tekrarlamalıdır.

 

Performans alımı süresince, çocuğun tüm tepkilerine öğretmenin tepkisiz kalması gerekir. Ancak çocuk, çalışma süresince uygun oturduğu, gösterilen araçlara baktığı, araçları dizmeye ve toplamaya yardım ettiği için pekiştirilmelidir.

 

Bazı ölçüt bağımlı ölçü araçlarında, özellikle söyleme düzeyiyle ilgili bildirimler, ondan önce gelen bildirimler için ipucu niteliği taşıdığından, söylemeyle ilgili bildirimler, göstermeyle ilgili bildirimlerden önce olacak şekilde sorulur.

 

Çalışma tamamlandığında, çocuğa, çalışma sırasında uyduğu kurallar betimlenerek teşekkür edilmeli ve eğer bir pekiştireç verileceği söylendiyse verilmelidir.

 

Öğretmen performans alımı süresince soru yönergelerini tutarlı bir şekilde kullanmalıdır. Araçlara baktırırken ve soru yönergesini verirken kullandığı ses tonu, çocuğu pekiştirirken kullandığı ses tonundan ayırt edilmelidir. Öğretmen çalışmayı mümkün olduğunca zevkli hâle getirmek için dinamik olmalı, her an gözleriyle çocuğun gözlerini kontrol etmelidir.

           

Gözlem formu

 

            Gözlem formu, uygulama ya da duyuşsal alandaki davranışların hangi düzeyde gerçekleşip gerçekleşmediğini ölçmek amacıyla kullanılır. Çocuğun söz konusu davranışı ne ölçüde gerçekleştirdiği gözleniyorsa, ilgili davranışın karşısına bir işaret konarak değerlendirilir. Gözlenecek davranışın türüne göre farklı formlar geliştirilerek kullanılabilir.

 

3. Öğretimin Planlanması

 

Plan; önceden belirlenen eğitim hedeflerine ulaşmak için öğretim konusu içinde yer alan etkinliklerden hangilerinin seçileceğinin, bunların öğrencilere niçin ve nasıl verileceğinin, ne gibi yardımcı ve tamamlayıcı kaynak ve araçların kullanılacağının, elde edilen başarının nasıl değerlendirileceğinin önceden tasarlanıp kâğıt üzerinde saptanmasıdır.

 

Eğitim ve öğretim planlı, programlı olarak yapılan geliştirici bir çalışmadır. Eğitim-öğretimin etkin, verimli olabilmesi planlamaya gereken önemin verilmesi ve öğretmenlerin sınıflarına hazırlıklı girmesi ile olanaklıdır.

 

Eğitim-öğretim çalışmaları planlanırken;

 

·         Öğrenme-öğretme süreci etkin hâle getirilerek eğitimdeki yeni gelişmeler, çevre özellikleri, öğrencilerin bireysel gelişim özellikleri, ailenin görüş ve önerileri, çocuklara verilecek destek hizmetler ( fizyoterapi, dil ve konuşma terapisi vb. ) ile okul-çevre ilişkileri dikkate alınmalıdır.

·         Plan yaparken, öğrenci merkezli bireyselleştirilmiş öğretim, tam öğrenme, aktif öğrenme-öğretme ve disiplinler arası çalışmaları esas alan uygulanabilir etkinliklere dayalı olmasına dikkat edilmelidir.

·         Plan gerektiğinde konu, süre ve uygulamada değişiklikler yapılabilecek esneklikte olmalıdır.

·         Plan eğitim öğretimin hedeflerine ve öğretim kurumlarının özel amaçlarına uygun olmalıdır.

·         Konuların işlenişinde kullanılacak öğrenme-öğretme yaklaşımları, araç gereç, kaynaklar, öğrenci etkinlikleri, gezi gözlem ve deneylerin önceden belirlenmesine, belli bir süreyi kapsayacak şekilde olmasına dikkat edilmelidir.

 

Eğitim-öğretim çalışmalarında ünitelendirilmiş yıllık plan ve ders planı olmak üzere iki çeşit plan hazırlanır.

 

 

 

 

 

Ünitelendirilmiş Yıllık Plan

 

Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için ünitelendirilmiş yıllık plan hazırlanırken her öğrenci için uygun yıllık amaçlar belirlenmeli ve bütünlük içinde ele alınarak ünitelerin seçimi ve süresi konusunda öğrenci performansı dikkate alınmalıdır.

 

Ünitelendirilmiş yıllık plan, öğretim yılı süresince programdaki belli üniteleri ya da konuları hangi aylarda yaklaşık olarak ne kadar sürede işleyeceklerini gösteren, Bireysel Eğitim Programları Geliştirme Birimince hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma planıdır.

 

Ünitelendirilmiş yıllık plan hazırlanırken;

 

·         Öğrenci ihtiyaçlarının saptanması için belli bir süre ayrılmalı ve bu süre plânda gösterilmelidir.

·         Önerilen süre bölümünde her ay hangi sınıfta haftada kaç saat ders okutulacağı belirlenmelidir

·         İşlenecek derslere ait ünitenin kaç konuya ayrılacağı ve konunun işlenişi için kaç ders saatine ihtiyaç olacağı saptanmalıdır.

·         Tatil, bayram ve diğer özel günler belirlenerek çalışma takvimi hazırlanmalıdır.

 

Ders Planı

 

Ders planı, bir ders için o ders ile ilgili eğitim programlarında yer alan ve birbirleriyle ilişkili öğrenci kazanımlarını (amaç ve davranışlarını ) bir ya da birkaç ders saatinde işlenecek konu örüntüsünü, konuya ilişkin deney, tartışma soruları, proje ve ödevleri, uygulama çalışmalarını, ders araç gerecini içine alan ve uygulanmasından ders öğretmeninin sorumlu olduğu bir plandır. Ders planı, belli bir ders için bir ya da birden çok ders saatinde işlenecek konuların plânlanmasıdır.

 

Ders planı hazırlanırken;

 

·         Dersin doğası ve öğretim basamağındaki diğer derslerle olan ilişkisi belirlenmelidir.

·         İşlenecek konu örüntüsü saptanmalıdır.

·         BEP birimince önceden saptanmış amaç ve davranışlar öğrenci adı yazılarak bu planda gösterilmelidir.

·         Konunun işleneceği tarih ve olası süre belirlenmelidir.

·         Konunun etkin biçimde işlenebilmesi için gerekli olan eğitim araç gereçleri ile başvurulacak kaynaklar belirlenmelidir.

·         Öğrenme-öğretme süreçlerine yönelik etkinlikler gerekiyorsa güvenlik önlemleri, deney ve gözlemi saptanmalıdır.

·         Konunun işleneceği sınıftaki öğrencilerin bireysel özellikleri ve farklılıkları öğretim sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır.

·         Öğrenme- öğretme sürecini değerlendirmeye yönelik ölçme etkinlikleri ve değerlendirme yaklaşımları saptanmalıdır.

 

 

 

ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

 

            Özel eğitimde; genel eğitimde de kullanılan anlatım, soru cevap, problem çözme, rol oynama vb. yöntemlerin yanında, aşağıda açıklamaları verilen yöntemler de kullanılmaktadır:

 

            1. Açık Anlatım Yöntemi

 

            Açık anlatım yöntemi “tümdengelim ya da doğrudan öğretim” olarak da adlandırılmaktadır. Bu öğretim yöntemi hem düzenli bir programı hem de araçların kullanımında sistematik olmayı gerektirmektedir.

 

            Açık anlatım yönteminde ayırt edici öğrenme sürecinden yararlanılmaktadır. Bunun için öğretmen, öğreteceği kavramın ilişkili ve ilişkisiz niteliklerini belirler. Daha sonra kavramın  olumlu ve olumsuz örneklerini oluşturur. Kavramın ilişkili nitelikleri kavramı tanımlar ve onun benzer örneklerini oluşturur. İlişkisiz nitelikler ise kavramı tanımlamayan, ancak kavramın yapısında var olan niteliklerdir. İlişkisiz nitelikler, kavramın örneklerinin farklı olmasını sağlar. Örneğin, “kırmızı” kavramı için tek ilişkili nitelik onun rengidir. Kırmızıyı temsil eden nesnenin şekli, malzemesi gibi nitelikler ilişkisiz niteliklerdir.

 

            Kavramın olumlu örnekleri, kavramı tanımlayan nitelikleri gösterir. Kavramın olumsuz örnekleri ise kavramı tanımlamayan nitelikleri gösterir. Örneğin, “kırmızı” kavramının olumlu örnekleri “kırmızı plastik boncuk”, “kırmızı tahta silindir”, “kırmızı el işi kâğıdı” dır. Kırmızı kavramının olumsuz örnekleri ise, “sarı plastik boncuk”, “yeşil tahta silindir”, “mavi el işi kâğıdı”dır.

 

            Kavramın olumlu ve olumsuz örnekleri hazırlanırken örnek sayısının çok olmasına ve ilişkisiz niteliklerin değişmesine dikkat edilmelidir. Daha sonra, çocuğa olumlu ve olumsuz örnekler sunulmalı, çocukların doğru tepkileri pekiştirilmeli, yanlış tepkiler görmezlikten gelinip tekrar sunu yapılmalıdır. Böylece ayırt edici pekiştirmelere yer verilerek öğrenme gerçekleştirilmelidir.

 

2. Basamaklandırılmış Yöntem

 

            Bu yöntemin öğretim süreci “yap”, “göster”, “söyle” ve “yaz” basamaklarına ilişkin etkinlikleri içermektedir. Yap, göster, söyle ve yaz basamaklarında öğretmenin gerçekleştirdiği hareketin her biri çocuk tarafından bir karşı hareketi gerektirir. Çocuklar, öğretmeni beceri yaparken görürler, beceriyi açıklamasını dinlerler. Daha sonra çocuklar beceriyi kendileri yaparlar, gösterirler, ne yaptıklarını söylerler ve yazarlar. Basamaklandırılmış yöntemle öğretim yapılırken çocuktan; yaparak, göstererek, sözlü ve yazılı dil kullanarak bir tepkide bulunması beklenmektedir. Çocuk doğru tepki verdiğinde davranışı pekiştirilmekte, yanlış tepki verdiğinde ise öğretime geri dönülmektedir.

 

Yap Basamağı: “Yap” basamağında öğretmen, gerçek nesneleri kullanır ve çocuk da yanıtlarını gerçek nesneler kullanarak verir. “Yap” basamağı, çocukların birbirleriyle ve öğretmenle aralarında yakınlık kurmalarına yardımcı olur. Çocuğun gruba katılımını sağlamak için kullanılan etkili bir öğretim yoludur. Bu basamak “yap yap”, “yap göster”, “yap söyle”, “yap yaz” alt basamaklarından oluşmaktadır.

 

Göster Basamağı: “Göster” basamağında öğretmen, çocuğa görsel bir uyaran verir ve çocuktan doğru tepki vermesi beklenir. Öğretmen, uyarıcıları çocuğun görebileceği şekilde sunar. Bu basamak “göster yap”, “göster göster”, “göster söyle”, “göster yaz” alt basamaklarından oluşmaktadır.

 

 

Söyle Basamağı: “Söyle” basamağında öğretmen, çocuğa sembolik uyaranı sözlü olarak verir ve çocuktan da doğru tepki vermesini bekler. Bu basamak “söyle yap”, “söyle göster”, “söyle söyle”, “söyle yaz” alt basamaklarından oluşmaktadır.

 

Yaz Basamağı: “Yaz” basamağında öğretmen, çocuğa sembolik uyaranı yazılı olarak verir ve çocuktan da doğru tepki vermesi beklenir. Bu basamak “yaz yap”, “yaz göster”, “yaz söyle”, “yaz yaz” alt basamaklarından oluşmaktadır.

 

3. Beceri Öğretim Yöntemleri

 

İleri zincirleme yöntemi, tüm beceri yöntemi ve tersine zincirleme yöntemlerinin tümüne birden “beceri öğretim yöntemleri” denilmektedir. Bunlar:

 

            İleri Zincirleme Yöntemi

 

            İleri zincirleme yöntemine göre öğretim yapabilmek için performans alımı öncesi hazırlanan beceri analizinin ilk yapılandan son yapılana doğru düzenlenmesi gerekir. Öğretim yapılırken becerinin ilk basamağı üzerinde durulup diğer basamakların öğretimi yapılmaz. Çocuk, becerinin ilk basamağını bağımsız olarak gerçekleştirdikten sonra ikinci basamağın öğretimine geçilir.

 

            Tüm Beceri Yöntemi

 

            Bu yöntemin kullanılabilmesi için de performans alımı öncesi hazırlanan beceri analizinin, ileri zincirlemeye göre yapılması gerekir. Bu yöntemin uygulanması sırasında becerinin bütün basamakları için öğretim yapılır. Her öğretim oturumunda beceri basamaklarındaki ipuçları yavaş yavaş çekilerek becerinin tümü gerçekleştirilmeye çalışılır.

 

            Tersine Zincirleme Yöntemi

 

            Bu öğretim yönteminin kullanılabilmesi için performans alımı öncesinde hazırlanan beceri analizinin tersine zincirleme yöntemine göre yapılması gerekir. Yani beceri analizi son yapılandan ilk yapılana doğru düzenlenerek oluşturulmalıdır. Öğretim yapılırken becerinin son basamağı üzerinde durulur; diğer basamakların öğretimi yapılmaz. Çocuk, becerinin son  basamağında bağımsızlığa ulaşınca sondan bir önceki basamağın öğretimine geçilir. Her oturumda çocuğun bağımsız gerçekleştirdiği basamakları da yaparak beceriyi tamamlaması istenir.

 

            Tersine zincirleme yöntemi her beceri için uygun olmayabilir. Özellikle giyinme becerilerinde ve bazı meslekî becerilerde tersine zincirleme yönteminin diğer yöntemlere göre daha etkili olduğu bilinmektedir. Bunun nedeni; çocuğun başlangıçta gerçekleştirmesini beklediğimiz becerinin oldukça az sayıda basamağı içermesi, kolaylıkla başarıya ulaşmasının mümkün olması ve diğer basamakların öğretimi yapılırken bağımsızlığa ulaştığı  basamakları da tekrarlamasıdır.

 

ÖĞRETİMDE KULLANILAN İPUÇLARI

 

İpucu, çocuğa belli bir uyaranın varlığında doğru tepkide bulunmasını sağlamak amacıyla nasıl davranacağı ve ne yapacağına ilişkin hatırlatmada bulunmadır. İpuçları; sözel ipucu, işaret ipucu, model olma ve fiziksel yardımı içerir.

 

Sözel İpucu: Çocuğun yapmasını istediğimiz şeyi, sözcüklerle ifade etmektir. Sözel ipucu, bireyler kendilerine söyleneni anladıkları takdirde hareketleri yapmalarına yardım eden kullanışlı bir yoldur. Ayrıca sözel ipucu, çocuğa bir beceriyi gerçekleştirmesi için en az yardım etme yoludur. Öğretimde sadece sözel ipucunun kullanılması düşünülüyorsa kullanılacak sözel ipuçlarının çocuk için anlamı olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Çocuk için bir anlamı olmayan sözel ipuçları verip çocuğun beceriyi gerçekleştirmesini beklemek, çocuğu başarısız kılma anlamına gelmektedir. Bu nedenle pek çok durumda sözel ipucu, fiziksel yardım ve model olma ipuçlarıyla birlikte kullanılarak sözel ipuçlarının çocuk için anlamlı hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Öğretimde kullanılan sözel ipuçlarının çocuklar başarılı oldukça geri çekilmesi gerekmektedir.

 

İşaret İpucu: Fiziksel temas olmadan çocuğun dikkatini bir şeye çekmek için yapılan hareketlerdir. Bu hareketler; kol, el, baş gibi hareketlerden; parmak, göz gibi hareketlere doğru bir yol izler. İşaret ipucuyla birlikte sözel ipucu verilerek çocuktan ne yapması beklendiği ifade edilir. Öğretimde kullanılan işaret ipuçlarının, çocuk başarılı oldukça geri çekilmesi gerekmektedir.

 

Model Olma: Bir kişinin yaptığı hareketi gözleyerek ve taklit ederek yapma ve öğrenmedir. Beceri öğretiminde model olma ipucunun kullanılabilmesi için çocuğun taklit etme becerisine sahip olması gerekmektedir. Ancak, taklit etme becerisi de öğretilebilir bir beceridir. Bu nedenle taklit etme, model olmadan önce öğrenilmelidir. Model olmada öğretmen, çocuğun o davranışı hangi eliyle, ayağıyla yapmasını bekliyorsa kendisi de o elini ve ayağını kullanarak beceriyi gerçekleştirmelidir. Bunu yaparken öğretmenin, çocuğun kullandığı eli tarafında ve hafifçe ona dönerek durması daha uygun olmaktadır.

 

Öğretmen, çocuğun karşısına geçerek model olduğunda, çocuk öğretmenin beceri basamağını yaptığı eli ya da koluyla beceri basamağını yapmaya çalışmakta ve bu durum karışıklık yaratabilmektedir.

 

            Model olma ipucu da diğer ipuçlarında olduğu gibi geri çekilmelidir. Model olma, sözel ipuçlarıyla birlikte kullanılır ve öğretim süreci içinde model olmanın ipuçları sistematik olarak geri çekilerek çocuğun sadece sözel ipuçlarıyla hareketi yapması sağlanır. Model olma ipucu, hareketin tamamının yapılıp açıklanması ve yönerge verilmesinden, hareketi başlatacakmış gibi bir davranış yapılıp açıklanması ve yönerge verilmesine doğru küçük basamaklar halinde geri çekilmelidir. Model olma ipucunun kaç basamakta geri çekileceği, tamamıyla çocuğa bağlıdır. Öğretmen, çocuğun her beceri basamağında ne kadar modele gereksinimi olduğunu saptamalıdır. Eğer model, öğretmen dışında başka birisi olacaksa bu kişinin, öğretimi yapılan çocuk tarafından kabul gören bir kişi olmasına dikkat edilmelidir.

 

Fiziksel Yardım: Bir kişiye; el, kol, ayak vb.leriyle yapılan vücut harekelerini içeren etkinlikleri öğretmek için uygulanan yardımdır. Fiziksel yardım, öğretmenin çocukla birlikte bir beceri basamağının tamamını yapması ve ne yapıldığını söylemesinden; beceri basamağını hiç yapmayıp ne yapılacağının söylenmesine kadar değişen bir süreç içinde uygulanır. Fiziksel yardım uygulanırken sözel ipucu da birlikte verilir. Çocuğun beceri basamağını gerçekleştirmesini sağlamak amacıyla uygulanan fiziksel yardım geri çekilerek çocuk beceri basamağını sözel ipuçlarıyla yapar hale getirilir.

 

            Fiziksel yardım uygulanırken, özellikle el ya da kol hareketlerine ipucu verilirken, ipucu veren kişinin nerede durduğu önemlidir. Öğretmenin, çocuğun arkasına geçerek ve beceri basamağını çocukla birlikte yaparak fiziksel yardım uygulaması, karışıklığı önlemektedir. Fiziksel yardımın amacı, çocuğa beceri basamağını nasıl yapacağını hissettirmek, zamanla beceri basamağını sözel ipucuyla yapmasını sağlamaktır.

 

            Fiziksel yardım uygulanırken ilk başta öğretmen, eliyle çocuğun elinden ya da kolundan sıkıca tutarak beceri basamağını yaptırır. Daha sonra öğretmen, çocuğun beceri basamağına katıldığını hissedince elindeki baskıyı hafifletir. Çocuk, beceri basamağını yapar hale geldikçe öğretmenin eli; çocuğun bileğine, ön koluna, dirseğine ve omzuna doğru ilerler. Son olarak çocuk, güçlük hissettiğinde yardım etmek üzere elini, çocuğun elinin yakınında bulundurur.

            Sözel ipucu, model olma ve fiziksel yardım ipuçları ile bunların her birinin kendi içindeki basamaklarıyla ilgili ipuçları geri çekilirken çocuğun özellikleri dikkate alınmalı ve ipuçları sistematik bir şekilde çekilmelidir. Çocuk çalışılan basamakta başarısız olursa öğretmenin ipuçlarını hızlı çektiği düşünülebilir. Bu durumda öğretmen, önceki basamakta kullanılan ipucuna geri dönerek çalışmaya devam etmelidir.

 

EĞİTİM ORTAMLARININ DÜZENLENMESİ

 

Eğitim ortamı, çocuğun etkileşimde bulunduğu ve öğretme öğrenme etkinliklerinin meydana geldiği çevredir. Psikolojik, sosyal ve fiziksel boyutları olan bu çevrenin, eğitim etkinliklerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Eğitim ortamlarına ilişkin uygulamaların yeterli düzeyde bilinmesi ve amaca uygun olarak düzenlenmesi, eğitim için en temel koşullardandır.

 

            Özel eğitim gerektiren bireylere hizmet veren eğitim kurumlarında; rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi, kaynak oda, gözlem odası, bireysel çalışma odası, dinlenme odası, oyun odası, aile eğitim odası, müzik odası, revir, uygulama evi, resim atölyesi, çok amaçlı salon, kitaplık, bahçe, kış bahçesi, beden eğitimi salonu, gösteri salonu, rehabilite havuzu ve konuşma, dil lâboratuvarları gibi bölümlere gereksinimler dahilinde yer verilmelidir.

 

            Eğitim ortamlarının düzenlenmesinde en önemli etkenlerden biri fiziksel ortamın düzenlenmesidir. Bu açıdan eğitim kurumlarında koridor, lavabo, yemekhane, sınıf ve bahçe gibi ortak kullanım alanları tekerlekli sandalye ile dolaşmayı sağlayacak şekilde düzenlenmeli; gerek görülen yerlerde rampa ve tutamak gibi ek önlemler alınmalıdır. Ayrıca sınıf zemini yumuşak ve kolay temizlenebilir bir malzeme ile kaplanmalıdır. Sınıfların yeterince hava, ısı ve ışık alması sağlanmalıdır.

 

            Eğitim ortamlarının düzenlenmesinde belirleyici, özel eğitim öğretmenidir. Düzenlemenin, sınıftaki çocukların her bir öğretim amacını gerçekleştirmelerini sağlayacak şekilde yapılmasında özel eğitim öğretmeninin görüş ve önerileri dikkate alınmalıdır.

 

            Eğitim öğretim amaçlarının uygulanmasına yönelik olarak; sınıf ortamında bulunan yazı tahtası, panolar hareketli ve taşınabilir olmalıdır. Dolaplar kapalı olmalı, böylece eğitim sırasında çocukların dikkatini dağıtacak çeşitli unsurların kontrol altında tutulması sağlanmalıdır.

 

Sınıf ortamı grup ve bire bir çalışmaya olanak verecek şekilde düzenlenmelidir. Bunun için masa ve sıralar sabit olmamalıdır. Sınıfta masa başı ve yer etkinliklerine hizmet edecek eşyalar bulunmalıdır. Konuların işlenişine uygun olan işitsel ve görsel ortamların düzenlenmesi, üç boyutlu modeller, film, televizyon, bilgisayar paket programları CD vb. araç gereçlerden yararlanılmalıdır. Konuların işlenişinde yeri geldikçe gezi ve gözlemlere yer verilmelidir.

 

AİLE EĞİTİMİ

 

            Eğitim, yalnızca okulda yürütülen bir süreç değildir. Çocuk, doğduğu andan itibaren evde bir eğitim ortamı içindedir. Çocuğun gelişim dönemi içinde ilk deneyimlerini edindiği ve etkileşimde bulunduğu ortam “aile”dir. Çocukların okul çağına kadar zamanlarının büyük çoğunluğunu aileleri ile birlikte geçirdikleri düşünüldüğünde, anne babaların çocukları üzerindeki rolünün eğitim etkinliklerini önemli ölçüde etkileyeceği görülmektedir.

 

            Ailelerin; çocuğu yetiştirmenin yanı sıra onların yeterlik ve yetersizlikleri ile eğitim ihtiyaçlarını iyi bilen kişiler olabildikleri, eğitim almaları durumunda çocuklarının eğitimine daha etkin ve bilinçli bir biçimde katılabildikleri bilinmektedir.

 

            Çocuğun farklı alanlardaki gelişimini hızlandıracak ortamların düzenlenmesinde ailenin rolü önemlidir. Çocukların başarıları yalnızca okulda aldıkları eğitime bağlı olmayıp evde aldıkları destek eğitime ve ailelerin eğitime katılımına bağlıdır.

 

            Aile eğitimi, bir destek eğitim düzenlemesi olarak yetersizliği olan tüm çocuklar için önemlidir. Ailenin eğitilmesi; okula devam eden çocukların eğitimlerinin pekiştirilmesinin yanı sıra, kurumdan yararlanmak için sırada bekleyen çocukların okula hazırlık becerilerinin kazandırılmasına da katkıda bulunmaktadır.

 

            Aile eğitimi, çocukların okuldan ya da çevreden öğrendiklerinin kalıcı olmasını sağlamaktadır. Zihinsel olarak öğrenme yetersizliği olan çocukların öğrenmelerinin kalıcı olması için sık tekrar yapılması ve farklı ortamlardan yararlanılarak eğitim verilmesi gerektiği göz önüne alındığında, ailelerin eğitilmesinin sağlayacağı yararlar açıkça görülebilir.

 

            Çocuklarına nasıl davranacağını bilmeyen bir anne baba, farkında olmadan, ortadan kalkmasını istediği bir davranışın oluşum sıklığının artmasına ve yerleşmesine neden olabilir. Böyle durumlarda, öğretmenin sınıfta uyguladığı davranış değiştirme programının evde de uygulanarak istenmeyen davranışın ortadan kalkması için aile ile iş birliğine gidilmesi gerekir.

 

            Ailelerin eğitilmesi, yetersizliği olan çocuklarının eğitimine yönelik olarak öğrenmiş oldukları her türlü bilgi ve beceriyi, çocuklarının yeni problemlerini de çözmede kullanmalarını sağlayacaktır.

 

            Aile Eğitiminin Amaçları

 

            Özel, eğitim gerektiren çocukların eğitiminde önemli yeri olduğu bilinen aile eğitiminin amaçları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

 

a)  Ailenin, özürlü çocuğun kabulünü sağlamak,

b)  Ailenin, haklarını ve sorumluluklarını anlamasını sağlamak,

c)  Aile ile iş birliği yapmak,

ç)  Ailenin belli programları uygulamasını sağlamak,

d)  Aileyi diğer kaynaklar hakkında bilgilendirmek.

 

            Her türlü aile eğitimi programının planlanmasında, ailenin ve çocuğun gereksinimlerinin belirlenmesi öncelikle ele alınmalıdır.

 

            Aile eğitim programları, ailelerle birlikte belirlenecek zaman dilimlerinde ve her yıl geliştirilerek yeniden uygulanmalıdır.

 

            Aile eğitim çalışmaları, gereksinimler dikkate alınarak bireysel ya da grup çalışması olarak planlanmalıdır.

 

            Aile eğitim programları, bireyin anne babası, kardeşleri ve çocuğun bakımı ve eğitiminden sorumlu diğer bireylerin, koşullara göre birlikte ya da farklı eğitim programları içinde eğitilmeleri ve bilgilendirilmeleri sağlanarak sürdürülür.

 

            Aile eğitim çalışmalarının; başlangıçta psikolojik danışma ağırlıklı olduğu, daha sonra, çocukların ihtiyaç duyduğu beceri ve davranışları öğretirken kullanacağı yöntemler konusunda  bilgilendirmek şeklinde planlandığı görülmektedir.

 

 

Bu programlar; özel eğitim öğretmeni (sınıf öğretmeni), rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi ile çocuğun eğitiminde yer alan diğer personelin iş birliği içinde yürütülmelidir.

 

            Aile eğitim programları, konferanslar, çalışma toplantıları, ev ödevleri, evdeki uygulamaların gruba aktarılması biçimlerinde yürütülebilir. Bu programlar; uzman ve danışmanlar tarafından yürütülebildiği gibi, özel olarak yetiştirilmiş rehber aileler tarafından da yürütülebilmektedir.

            Ev ve okula dayalı programların; yalnızca ev ya da okulda uygulanan programlara göre, ailelerin okuldaki etkinlikleri izlemesi, öğretmen eğitiminden geçmeleri ve çocukları ile doğrudan uygulamaya katılmaları biçiminde sürdürülmesi; ailelerin evde izlenmesi, onlara dönüt verilmesi ve danışmanlık yapılması gibi nedenlerle daha etkili ve verimli olduğu vurgulanmaktadır.

 

 

 

MESLEKÎ EĞİTİM MERKEZİ HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ

 

 

Dersler

 

Hazırlık

1, 2 ve 3. Sınıf

İşe Yerleştirilemeyenler

1, 2 ve 3. Sınıf

İşe

Yerleştirilenler

 

Türkçe

 

4

 

2

 

2

 

Matematik

 

2

 

2

 

2

 

Sosyal Hayat

 

3

 

3

 

2

Din Kültürü ve

Ahlâk Bilgisi

 

2

 

1

 

1

 

Müzik

 

2

 

2

 

-

 

Resim İş

 

2

 

2

 

-

 

Beden Eğitimi

 

2

 

2

<