YENİ ÖĞRETİM PROGRAMI VE MÜFREDATLARINI DEĞERLENDİRME
İlköğretim okulları birinci
kademede, 2005 – 2006 Eğitim-öğretim yılında uygulanan yeni öğretim programı
ile ilgili olarak, aşağıdaki soruların bilimsel araştırma yöntemlerinin
kullanıldığı araştırmalarla ortaya konacak bilimsel verilerin
değerlendirilmesiyle sorunların tespit edilmesi, sorunları giderecek yöntem,
organizasyon ve yapılanmaların planlanması
ve gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Yeni öğretim
programındaki çelişkileri şöylece sıralamak mümkündür;
Yapılandırmacı
eğitim sistemi olarak sunulan yeni öğretim programında, Türkçe dersi
kapsamındaki okuma- yazma öğretimi haricindeki derslerde, tümdengelim yöntemi
seçilmişken, okuma – yazma öğretiminde tümevarım yöntemini uygulamanın
seçilmesi, hangi bilimsel gerekçelere dayandırılmaktadır? Başka bir değişle,
daha önceden uygulanan tümdengelim yönteminin seçilmesinin bilimsel gerekçeleri
olarak şunlar ortaya konmuştu:
Tümdengelim yöntemiyle okuma yazma öğretiminin gerçekleştirilmesiyle,
gözün seslerden ziyade kelimeden kelimeye sıçraması sonucunda, daha hızlı okuma
ve daha iyi anlama gerçekleşebilmektedir
Öğrenci, cümlelerin öğretimi aşamasında aynı anda noktalama
işaretlerinin kullanımını da öğreneceğinden, imla kurallarının kavratılmasında
güçlük yaşanmamaktadır.
Yukarıdaki
hipotezleri çürüten bilimsel bir gerekçe gösterilmeksizin, sistem değişikliğine
gidilmesi nasıl açıklanmaktadır? Sorusuna cevap verilmemiştir.
İkinci sınıf
öğretmeni olarak, Yeni öğretim programına göre eğitim öğretim etkinliklerini
gerçekleştirdikten sonra, programın olumlu ve olumsuz yönlerine ilişkin
görüşlerimi şöylece sıralayabilirim.
Yeni Öğretim Programının Olumlu Yönlerine ilişkin
Görüşlerim:
Yeni öğretim programında, konuların kavranmasını esas alan
çok sayıda etkinliğe yer verilmiştir
Etkinliklerin planlanmasında, öğrencilerin muhakeme yaparak,
kişisel sonuçlar çıkarmaları özendirilmiştir.
Öğrencilerin çalışarak, araştırarak ortaya çıkardıkları
sonuçları, görsel sunumlar yaparak arkadaşlarıyla paylaşmaları planlanmıştır.
Öğretmen kılavuz kitaplarının hazırlanmasıyla, özellikle
öğretmenlik mesleğine yeni başlayan öğretmenlere, hangi derste, hangi konuyu,
ne zaman, ne kadar süre ayırarak, hangi yöntem ve teknikleri kullanarak, hangi
araçlarla ve nasıl öğretimi gerçekleştirebileceği konularında, açıklayıcı
ve yönlendirici bilgilere yer verilmiştir.
Değerlendirme çalışmaları kapsamında, öğrencilerin öğrenme
düzeylerinin tespitine ilişkin çalışmalara yeterince yer verilmiştir.
Yeni Öğretim Programının Olumsuz Yönlerine ilişkin
Görüşlerim:
Yeni öğretim programında, konulara ilişkin yeterince
alıştırma yapmaya zaman kalmamaktadır.
Ders kitaplarındaki metinlerde, öğrencilerin somut düşünme
aşamasında bulundukları yeterince gözetilmeksizin, günlük yaşamımızda pek
sıklıkla kullanmadığımız arapça kökenli kelimelere de yer verilmiştir. Bu
durum, öğrencilerin muhakeme yaparak, kişisel sonuçlar çıkarmalarını
zorlaştırmaktadır.
Temalara ilişkin boyutlardan her biri üzerinde gerektiğinden
fazla etkinlik yer almakta ve her etkinliğin yapılması durumunda, parçaların
bütünle olan ilişkisini kavratmaya zaman kalmamakta, parçaların bütünle
ilişkilerinin yeterince kavranamaması nedeniyle de tam öğrenme
gerçekleşememektedir.
Öğretmen kılavuz kitaplarında, hangi derste, hangi konuyu,
ne zaman, ne kadar süre ayırarak, hangi yöntem ve teknikleri kullanarak, hangi
araçlarla ve nasıl öğretimi gerçekleştirebileceği konularındaki, ayrıntı
düzeyindeki açıklama ve yönlendirmeler,
özellikle deneyimli, özgün yöntem ve teknikleri geliştirerek, etkili bir
şekilde öğretimi gerçekleştirebilen ve yaratıcı öğretmenlerin kendilerini
mekanik bir araç gibi hissetmelerine neden olmaktadır.
Değerlendirme çalışmaları kapsamında, öğrencilerin öğrenme
düzeylerinin tespitine ilişkin çalışmalara yeterince yer verilmiş, ancak tespit
edilen eksikliklerin giderilmesi, yanlışlıkların düzeltilmesi için yeniden
nasıl bir planlama yaparak sorunların nasıl giderileceğine ilişkin çalışmalara
yeterince yer verilmemiştir. Değerlendirme sonucunda ortaya çıkarılan
eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilmesi için özellikle yeterli sürenin
ayrılmaması, değerlendirmenin amacına
ulaşmasını engellemektedir.
Yeni programın tanıtım seminerlerinde matematik dersi için
gerekli olacağı ifade edilen araç gereçlerin, ancak % 10’u okullarda
bulunabilmektedir
Alıştırma yapma için zaman kalmaması nedeniyle, yeterince
alıştırmalara yer verilememesi, ilköğretim okulu sonunda ortaöğretim kurumları
sınavlarına girecek olan öğrencilerin bu eksikliklerini dershanelerde giderme
ihtiyacını ortaya koyacaktır. Sonuçta, dershanelere gitme imkanlarına sahip
olan öğrenciler, dershanelere gitme imkanlarına sahip olmayan öğrencilerden
daha az akademik yeteneğe sahip olsalar bile, ortaöğretim kurumlarından en çok
istenen lise türlerine ayrılan sınırlı kontenjana girmeyi başarabileceklerdir.
Bu sonuç doğal olarak daha az akademik yeteneğe sahip olmasına rağmen, sosyo-
ekonomik koşulları iyi olan öğrencilerin lehine, maddi olanakları iyi olmayan
ancak doğuştan daha iyi akademik yeteneğe sahip olan öğrencilerin aleyhine bir
sonuç ortaya koyacaktır. İmkan eşitsizliğinin bu olumsuz sonucundan sadece
imkansızlıklardan dolayı dershanelere gidemeyen öğrenciler değil aynı zamanda
ülkemiz de daha iyi yeteneklerden yoksun kalmış olacaktır.
Öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerden bir kısmının,
zamanın yetmemesi nedeniyle, evde çalışmayı gerektirmesi, öğrencilere evde
kendisine yardımcı olacak ve gerektiğinde rehberlik edecek kişilerin
bulunmasını gerektirmektedir. Her öğrencinin, kendisinden yeterli yardım
alabileceği velisi olmayabilir.
Sınıflardaki öğrencilerin ortalama öğrenme hızı ve başarma
düzeyleri göz önünde bulundurulduğunda, çoğu sınıflardaki öğrencilerden, yeni programın gerektirdiği hazır bulunuşluk
düzeyinin altında kalan öğrenciler de bulunabilmektedir. Sınıfta daha geç ve daha
zor öğrenebilen bu öğrencilere göre bireysel program oluşturup uygulamaya zaman
kalmamaktadır.
Yeni programın tanıtımına yönelik öğretmenlere verilen bir
haftalık seminer çalışması , öğretmenlerin yeni programı her yönüyle tanımaları
için yeterli olmamıştır
Yeni Öğretim Programının, Olumsuz Yönlerini Ortadan
Kaldırmaya İlişkin Görüşlerim Ve Önerilerim
Bireyin topluma
yapıcı bir şekilde aktif uyumunu sağlayacak, davranışların gelişimine yön
çizecek amaçların, bilimsel bir temele oturması önem taşır.
Eğitim
amaçlarının gerçekleştirilmesinde uygulsanacak içeriğin seçimi ve düzeni bu
alanda akademik çaba gerektirmektedir.
Konuların
öğretilmesinde uygulanacak öğretim süreçlerinin devamlı surette gelişmesi için
önlem alınması gerekmektedir.
Uygulanan
öğretim süreçleri ile amaçların ne derece gerçekleştiğini anlamak için devamlı
bir değerlendirme çabasına ihtiyaç vardır.( Eğitimde program geliştirme- Fatma
Varış- Ankara ünüversitesi eğitim Fakültesi
Yayınları no:157 - Ankara Üniversitesi.
Basımevi-1988s:14-15 Dördüncü Baskı)
Yeni öğretim
programı ile ilgili olumsuz yönlerin bilimsel araştırmalarla tespit edilmesi ve
tespit edilen eksikliklerin etkin bir şekilde giderilmesi, eğitim bilimleri
alanındaki akademisyenler, Milli Eğitim Kurumunda çalışan yönetici, denetmen
,öğretmen, sivil toplum örgütü olan
eğitim sendikaları, veliler ve öğrenci temsilcilerinin birlikte araştırma
değerlendirme ve iyileştirme etkinliklerini birlikte etkin bir şekilde gerçekleştirebildikleri yeni birimler
her ilçede oluşturulabilir.
Oluşturulacak bu
yeni birimlerin aracılığıyla, ülkemizde eğitim bilimleri alanındaki
akademisyenlerle, eğitim kurumları arasındaki kopukluk giderilerek,
akademisyenlerin uygulanmakta olan öğretim programı ile ilgili sorunları,
sistemin içinde yer alarak öğrenmeleri ve çözümleri bilimsel araştırmalarıyla
ortaya koyup, ortaya koyacakları çözüm önerilerinin uygulamaya yansıtılmasına
daha çok etkide bulunabilmeleri sağlanabilir
Yeni öğretim programında, konulara ilişkin yeterince
alıştırma yapmaya zaman kalmamaktadır.
Ders kitaplarındaki metinlerde, öğrencilerin somut düşünme
aşamasında bulundukları yeterince gözetilmeksizin, günlük yaşamımızda pek
sıklıkla kullanmadığımız arapça kökenli kelimelere de yer verilmiştir. Bu
durum, öğrencilerin muhakeme yaparak, kişisel sonuçlar çıkarmalarını
zorlaştırmaktadır.
Temalara ilişkin boyutlardan her biri üzerinde gerektiğinden
fazla etkinlik yer almakta ve her etkinliğin yapılması durumunda, parçaların
bütünle olan ilişkisini kavratmaya zaman kalmamakta, parçaların bütünle
ilişkilerinin yeterince kavranamaması nedeniyle de tam öğrenme
gerçekleşememektedir.
Öğretmen kılavuz kitaplarında, hangi derste, hangi konuyu,
ne zaman, ne kadar süre ayırarak, hangi yöntem ve teknikleri kullanarak, hangi
araçlarla ve nasıl öğretimi gerçekleştirebileceği konularındaki, ayrıntı
düzeyindeki açıklama ve yönlendirmeler,
özellikle deneyimli, özgün yöntem ve teknikleri geliştirerek, etkili bir şekilde
öğretimi gerçekleştirebilen ve yaratıcı öğretmenlerin kendilerini mekanik bir
araç gibi hissetmelerine neden olmaktadır.
Değerlendirme çalışmaları kapsamında, öğrencilerin öğrenme
düzeylerinin tespitine ilişkin çalışmalara yeterince yer verilmiş, ancak tespit
edilen eksikliklerin giderilmesi, yanlışlıkların düzeltilmesi için yeniden
nasıl bir planlama yaparak sorunların nasıl giderileceğine ilişkin çalışmalara
yeterince yer verilmemiştir. Değerlendirme sonucunda ortaya çıkarılan
eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilmesi için özellikle yeterli sürenin
ayrılmaması, değerlendirmenin amacına
ulaşmasını engellemektedir.
Yeni programın tanıtım seminerlerinde matematik dersi için
gerekli olacağı ifade edilen araç gereçlerin, ancak % 10’u okullarda
bulunabilmektedir
Alıştırma yapma için zaman kalmaması nedeniyle, yeterince
alıştırmalara yer verilememesi, ilköğretim okulu sonunda ortaöğretim kurumları
sınavlarına girecek olan öğrencilerin bu eksikliklerini dershanelerde giderme
ihtiyacını ortaya koyacaktır. Sonuçta, dershanelere gitme imkanlarına sahip
olan öğrenciler, dershanelere gitme imkanlarına sahip olmayan öğrencilerden
daha az akademik yeteneğe sahip olsalar bile, ortaöğretim kurumlarından en çok
istenen lise türlerine ayrılan sınırlı kontenjana girmeyi başarabileceklerdir.
Bu sonuç doğal olarak daha az akademik yeteneğe sahip olmasına rağmen, sosyo-
ekonomik koşulları iyi olan öğrencilerin lehine, maddi olanakları iyi olmayan
ancak doğuştan daha iyi akademik yeteneğe sahip olan öğrencilerin alehine bir
sonuç ortaya koyacaktır. İmkan eşitsizliğinin bu olumsuz sonucundan sadece
imkansızlıklardan dolayı dershanelere gidemeyen öğrenciler değil aynı zamanda
ülkemiz de daha iyi yeteneklerden yoksun kalmış olacaktır.
Öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerden bir kısmının,
zamanın yetmemesi nedeniyle, evde çalışmayı gerektirmesi, öğrencilere evde
kendisine yardımcı olacak ve gerektiğinde rehberlik edecek kişilerin
bulunmasını gerektirmektedir. Her öğrencinin, kendisinden yeterli yardım
alabileceği velisi olmayabilir.
Sınıflardaki öğrencilerin ortalama öğrenme hızı ve başarma
düzeyleri göz önünde bulundurulduğunda, çoğu sınıflardaki öğrencilerden, yeni programın gerektirdiği hazır bulunuşluk
düzeyinin altında kalan öğrenciler de bulunabilmektedir. Sınıfta daha geç ve
daha zor öğrenebilen bu öğrencilere göre bireysel program oluşturup uygulamaya
zaman kalmamaktadır
Yüksel SAĞLAM
22-06-2006
ÇİÇEK YETİŞTİREMEYEN
BAHÇIVANIN DURUMUNA DÜŞEN ÖĞRETMENLERİN
İÇ ACITICI ÇIKMAZLARININ
KİRLENME İLE İLİŞKİSİ
Söz konusu kirlenme olarak neden bahsettiğimin iyi bir şekilde anlaşılması için, canlılar için ölümcül olabilen toprak, su ve hava kirliliğinin neden ve sonuçları ile insan yetiştirmede olumsuzlukları ve çıkmazları ortaya koyabilen nedenler ve sonuçlar arasında ilişki kurarak açıklamamı geliştireceğim.
Öğrencisini yetiştiremeyen öğretmenin üzüntüsü, bahçesini baharda şenlendiremeyen bahçıvanın üzüntüsünden ağırdır ve istediği sonucu elde edebilmesi ise bahçıvanınki ile karşılaştırılamayacak derecede zordur.
Toprak, su ve havanın kirlendiği bir ortamda, en iyi bir bahçıvanın bile bahçesini şenlendirememesi gibi, öğrencinin öğretim ve eğitimi ile ilişkisi olan etmenlerin olumsuz olduğu bir yerde, en iyi bir öğretmen de öğrencilerine istenilen düzeyde ve nitelikte eğitimi verememekte, istenilen düzeyde öğretimi gerçekleştirememektedir.
Öğrencinin eğitim ve öğretiminde hayati öneme sahip olan etmenlerden, öğrencinin ait olmaktan kıvanç duyduğu ailesine, vatanına, yaşadığı gezegendeki insanlara karşı duyduğu güven, sevgi, saygı sorumlu olma duygularını, bitkilerin ihtiyaç duyduğu toprağa benzetip, bu duyguların yokluğunu ise kirlenmiş toprak olarak farz edip bu konuda bir durum değerlendirmesi yapacak olursak;
Yukarıdaki açıklamaların ardından sorulan sorulara cevaplarımız çoğunlukla olumsuzluk içeriyor ise “toprak” kirlenmiştir. Bahçıvanın çaresizliği gibi öğretmenin de çıkmazları artmıştır.
Öğrencinin eğitim ve öğretiminde hayati öneme sahip olan etmenlerden, öğrencinin nitelikli eğitim ve öğretim alma hakkını elde edebilmesini, bitkilerin ihtiyaç duyduğu suya benzetip, bu hakkın elde edilemeyişini de sulanmayan çiçekler olarak düşünüp, bu konuda bir durum değerlendirmesi yapacak olursak;
Yukarıdaki açıklamaların ardından sorulan sorulara cevaplarımız çoğunlukla olumsuzluk içeriyor ise “su” kirlenmiştir. Bahçıvanın çaresizliği gibi öğretmenin de çıkmazları artmıştır
Öğrencinin eğitim ve öğretiminde hayati öneme sahip olan etmenlerden, sağlıklı bir sosyal çevrede yaşama durumlarını, çiçeklerin solunum yapmak için, ihtiyaç duyduğu havaya benzetip, sağlıklı bir sosyal çevrede yaşayamama durumlarını da, solunum yapamayan çiçekler olarak düşünüp, bu konuda bir durum değerlendirmesi yapacak olursak;
Yukarıdaki açıklamaların ardından sorulan sorulara cevaplarımız çoğunlukla olumsuzluk içeriyor ise “hava” kirlenmiştir. Bahçıvanın çaresizliği gibi öğretmenin de çıkmazları artmıştır
Çiçek yetiştiremeyen bahçıvanın durumuna düşen öğretmenlerin, iç acıtıcı çıkmazları ortadan kaldırılacaksa, yukarıda yer alan sorulara yapılacak bilimsel çalışmalarla cevaplar ortaya konmalı . Bilimsel verilere dayanarak ortaya konulacak tespitlerden sonra, sorunların çözümüne ilişkin gerçekleşebilir planlar, programlar oluşturulmalı ve çözümlerim yaşama geçirilmesi sağlanmalıdır.
Yüksel
SAĞLAM
05.06.2006