|
A. KADİR
KARAMAN’IN ŞİİRLERİ |
HER
HAYÂLİN GERÇEĞİ
Susuzluğum
sanaymış...Kandıramaz başkası!
Her
yerde senin aksin....Andıramaz başkası!
Her
gerçeğin hayâli, her nesneden yansıyan...
Gökten, gözden yağmuru indiremez başkası!
Çorağımda
gül açtı, çimlendi kır hislerim;
İsyankârım,
imkansız onduramaz başkası!
Kime el
açsam senden, kime sığınsam sensin!
Yangınlarda
kül oldum; söndüremez başkası!
Aklımda
hazan yeli, kalbimde çöl sıcağı
Kurak,
kıraç her yerim; dindiremez başkası!
Sana
gelmek ve senden gitmek hemen her yere
İznin
varsa sefere, döndüremez başkası!
Çiçekler
güzel, gönül kapılır gördüğünde
Yaktığın
gibi inan, yandıramaz başkası!
Sevgin
ve merhâmetin tükenmeyen hâzîne
Bu kadar
paylaşmayı sindiremez başkası!
Ey
vefâkâr! Ey cömert! Ey sevginin kaynağı
Döndür
beni isyandan! Döndüremez başkası!
HÜZÜN BESTESİ
Gözlerimde
eylül tortuları var
Üşürüm,
ekimin ayazlarından.
Rüzgarlar
geciken müjdemi kovar
İlhâm,
natürmortun beyazlarından…
Kasımda
kurşunî hüzün gökyüzüm
Aralık,
buz tutan hasret albümü.
Yalancı
bahardan tortu gündüzüm
Puslandıran,
koruk sevdâ gönlümü…
Ocak
tipisinde hapis yüreğim
Şubat
cemresini bekler umutla.
Bayat
kurşun gibi yağar kırağım
Kimsesiz,
ayrılık gününü kutla!
Bakışlarım
mâsum kaçağa benzer
Duygularım
güzlek sağanağında…
Bilmem…Unuttuğum
kaçıncı ezber.
Hüzün
tebessümün kül yanağında...
Buruk
kelimeler çeker susuzluk
Kalem
tutmaz, hicran çetelesini...
Almaz,
demir attı, cana sonsuzluk
Ürkmüş,
çıkaramaz gönlüm sesini...
İnler,
kalbimdeki mâtemli bağlar
Ağlarım,
çalmayın hüzün bestesi!
Acı…Bir
beste ki, bestekâr ağlar
Ayrılık,
yalnızlık, özlem güftesi.
BEKLEYİŞ
Hâre
hâre dürülür doruklarda bulutlar
Hasret
ile kucaklar bakışlar gökyüzünü.
Buruk
bir beklentiye sâbitlenmiş umutlar
Yaşayarak
ân be ân ayrılığın hüznünü…
Aydınlığa
darılmış gözler ışık aramaz
Ağlar
âh’ la yürekler, özlemler yokuşunda.
Adanmamış
hiçbir can hedefine varamaz
Buluşurlar
sevenler rüzgarın kokuşunda.
Kesif
bir hüzün kaplar umutlar limanını
Heyecandan
duyulmaz bir çıt bile kimseden.
Düşleyenler
visâlin sevinç dolu ânını
Boğulur
feryatlara, gelmez ise beklenen!
Bekleyenler
hicranlı çelişkiden bayılır
Sanki
mahşer ânına döner birden manzara.
Etrafa
yanık kâlp kokuları yayılır
Ümidini
yitiren girmek ister mezara.
Bekleyen
ve gelmeyen; eskimiş resim gibi
Acıların
çisesi dönüşür sağanağa.
Aşınan
gönüllerin, görünür yanmış dibi
Derdinden
bunalanlar muhtaçtır sığınağa.
İnler
buruk yürekler sabrın hüzzam telinden
Hazin
serâp vehmiyle tekrarlanır sahneler…
Bestelenen
hep hasret türküsü aşk elinden
Ayrılık
ve hasretle ezilirken sineler.
1984
HANİ YÜREĞİNDE DÖĞMEYDİ ADIM?
Hani,
yüreğinde dövmeydi adım?
Bitsem
de, aşkımız bitmez demiştin!
Âhirette
de bir olmak muradım...
Seninle
bir ömür yetmez demiştin!
Ayrılığın
yükü mihnetten ağır
Taşıyamaz,
delik deşiktir bağır
Ne zaman,
nereye istersen, çağır
Gelirim,
bu böyle gitmez demiştin.
Özlem
içte salgın, dinmez ne yapsam...!?
Kâlp
yollarda dalgın, dönmez ne yapsam...!?
Başlattığın
yangın sönmez ne yapsam...!?
Beni,
yoksan, kimse gütmez demiştin...!
Senindir
her şeyim, kâlbim ve canım
Tutuştu
aşkınla yanıyor kanım
Tut
ellerimden, tut! Bırakma canım!
Tutmazsan
başkası tutmaz demiştin!
29-06-2002
KIRKİKİNDİ YAĞMURLARI
Bilmiyorum, bu kaçıncı bahar
Söz verip de gelmediğin
Bu kaçıncı kırkikindi yağmurları
Sensiz ıslandığım
Bilmiyorum
Bu yıkılan kaçıncı umut…Yaslandığım
Sana armağan için koparıp
Soldurduğum bu kaçıncı
Kırmızı gül
Bilmiyorum
Umutlarla tutuşan bir gönülden
Göğe savrulan
Bu kaçıncı kül…
Gelsin diyerek
Umut dolu, gözyaşlarıyla
Bu kaçıncı yalvarışım
Ve umutsuzluğa kapılıp
Bu kaçıncı ağlayışım
Göklere, bilmiyorum
Sebep ne?
Bu süresiz kırgınlığın sürmesine
Seni özleyen yüreğimin
Hüzün iklimlerine girmesine
Bir türlü bir anlam veremiyorum
Duygularımın baharı beklerken
Sonbaharı görmesine
Bilmiyorum, bu kaçıncı bahar
Söz verip de gelmediğin
Bu kaçıncı kırkikindi yağmurları
Sensiz ıslandığım, bilmiyorum
Boş yere çağırma yorma kendini
Artık bende gelmiyorum.
24-03-2002
Bir
bakışla âleme ilan oldu gizlerim
Ele
verdi sırrımı, sırrı bilmez sözlerim
Doğuştan
gözyaşına mahkum imiş gözlerim
Gözyaşımı
içime akıtarak ağladım.
Uzaklardan
bir nağme duydum, içimi yaktı
Her
şeyimi kül etti, acıları bıraktı
O göz ki, gizli gizli durumuma bir baktı
Özlemimi
kalbimde damıtarak ağladım.
Bilmiyorum,
ne için uğradım bu hışıma?
Kahroldum
düşünmekten, âlem göçtü başıma
Ümidimi
kestiğim anda çıktı karşıma
Hayaliyle
göz göze bakışarak ağladım.
Elerine
uzandım, reddetti, istemedi
Sitem
ettim, kahrettim sustu bir şey demedi
Yalvardım,
yapma dedim, asla ilgilenmedi
Özlemle
bir kez daha tutuşarak ağladım
Bakışları
tepeden, gülüşü manidardı
Ruhumu
ince ince dilimleyerek yardı
Gözleri
yüreğimi mektup misali sardı
Hislerime
kaç kere okutarak ağladım.
Geldik
yol ayrımına, beklenmeyen bir anda
O bir
yana savruldu, ben kaldım öbür yanda
Kalsam
da yapyalnız, hiç kimsesiz meydanda
Aslâ
ağlamam derdim, unutarak ağladım.
18-11-2000
GÖNÜL ATMOSFERİM!
Bir
hükümlü günü daha ömrümün
Hayatın
zehrine batırdı kaşık
Gök
gürledi...şimşek çaktı...gönlümün
Atmosferi
bugün karma karışık....
Fırtınalar
sardı can sarayımı
Eşkıya
yolumu kesti her yerde...
Sâki
acılardan verdi payımı
Derman
dilendiğim şifasız derde!
Korsanlar
elinde rehin gemime
Doldurdu
yükümlü yükünden ezel
Yardım
edemedi...gittiysem kime?
Dökmeye
başladı her yerim gazel!
Adımı
göklere yazdılar âsi
Canım
isyanların elinde tutu
Bulmam
mümkün değil kendime vâsi
Beklemekten
başka yol yok sükutu!
17-08-02
ana sayfa || şiirler || hikayeler