LES
REALITES QUI SE FORMENT DANS NOS INSTINCTS
J’ai tripoté Trois fois
avec mes doigts La porte
fermée... J’ai pensé Qu’il
« Occupé... » Ensuite, En
boutonnant ma veste Je suis
entré... Ma tête
était baissée, Je craignais De regard
méchant Se formaient Dans mes
instincts... A ce
moment-là, Tout
doucement J’ai tourné
ma tête Vers la
fenêtre Que le vent avait
ouverte... Les papiers Posés sur le
bureau S’étaient
dispersés par terre... Ma tête
baissée Un par un,
je les ai ramassés Avec
beaucoup d’humilité... Et je les ai
déposés Sur le
bureau... Dans
l’attente d’un grondement Ou d’un
regard rude Allégrement J’ai levé ma
tête Un gros
fauteuil tout vide Etait en
face de moi... De ce bureau
de haute fonction Où j’étais
entré Avec
cérémonie et crainte Je suis
sorti à reculons En saluant
le fauteuil vide... Ceux qui
attendaient devant la porte Les uns
après les autres Ont
également fait comme moi... La précarité
de la vie Se reflétait Dans les
fenêtres Qui
cognaient à cause du vent... Üzeyir
Lokman ÇAYCI Traduit par : Yakup YURT
|
İÇGÜDÜLERİMİZDE ŞEKİLLENEN GERÇEKLER Kapalı kapıyı Üç kere parmaklarımla Tıkırdattım... “Meşguldür...” diye Düşündüm
Sonra, Ceketimin düğmesini İlikleyerek İçeriye girdim... Başım eğikti, Karşıya bakmaktan Çekiniyordum... Masaya doğru İlerledim... Sert bir ses Kötü bir bakış İçgüdülerimde Şekilleniyordu... O an, Rüzgarın açtığı Pencereye doğru Yavaş yavaş Başımı çevirdim... Masa üzerindeki Kağıtlar Yerlere savrulmuştu... Ben onları Bir mahcubiyetle Başım eğik Tek tek topladım... Ve masanın üzerine Bıraktım... Bir gürleme, Sert bir bakış
beklerken
Başımı yavaş yavaş Kaldırdım... İri bir koltuk Bomboş karşımdaydı... Törenle, İrkilerek girdiğim Bu makam odasından Boş koltuğu selamlayarak Geri adımlarla Dışarı çıktım... Kapı önünde
bekleyenler de Tek tek
Benim gibi yaptılar... Hayatın iğretiliği Rüzgârla çarpan Pencerelerde Akisleniyordu... Üzeyir Lokman ÇAYCI |