Maarifin tarif ve önemi:
Maarif
ekseri lügatlerde tahsil ile elde edilen bilgi, ilim ve fen olaraktarif
edilir.Bir memleketin mekteplerini, tahsil ihtiyacını sevk ve idare eden
Bakanlık anlamında da kullanılır. Tarım ve ticarette,iktisat ve hukukta,teknikte,sanat ve milli savunmada
yegane temel maariftir.
Maarifin
ham maddesi insan esas konusu da bütün görüntüleriyle hayattır.Kuru program ve
atıl fikirlerle yapılan eğitim ve öğretim gelecek nesilleri bilgiçlik taslayan,malumat
kırıntılarını kültür zanneden sorumsuz kişiler
yapar.Sosyoloji,psikoloji,biyoloji ve sosyal antropoloji ilimlerinin
müşahedeleriyle sabittir ki insan yalnız fizyolojik yapıdan ibaret
değildir.Mekteplerde sağlık ekiplerince çeşitli hastalıklara karşı nasıl aşı
yapılıyorsa,manevi bünyeye karşı da koruyucu aşı düşünülmesi de aynı derecede
zaruridir.
Eğitim
literatürünü incelediğimizde her devirde yeni ve modern diye yapılan maarif
sistemlerinin getirildiğini ve pedagoji tarihinde yüzlerce eğitimci isminin
geçtiğini görüyoruz.Fakat günümüz insanının dengesiz ve telaşlı tavrı
eğitimcilerin hala bir istikrara kavuşamadıklarını gösteriyor.İş mektep ve
muallim sayısını artırmakla kalitesiz okuma yazma seferberliğiyle
halledilmiyor. Dünyanın bir çok yerinde çocukların ve gençlerin eğitimi için
sarf edilen büyük paralara rağmen pek güzide şahsiyetler çıkmamış,gençlerin
fikri ve ahlakı,zihni ve bedeni yapıları arasında denge
sağlanamamıştır.Üniversite ve okul sayıları artmıştır ama fikir sayısı aşağıda kalmıştır.
Gerçekten tarihin karanlık ve karışık bir çağındayız. İnsanlık yeniden kendi
anlamını yitirmiştir. Hakim kültürler birer zulüm kültürü haline gelmiş ve
insanı insanlık dışı bir kültüre doğru itmektedir.”(1)Demek ki modern sözcüğü
meselelerimizi çözmeye yetmiyor. Öyleyse çocuklarımızın ve gençlerimizin
öğretim ve terbiyesini emniyet altına alacak ideal maarifi nasıl tespit edeceğiz? Her milletin milli hüviyeti,sosyal
yapısı farklı olduğuna göre “İdeal maarif”in tespitinde bu nokta
unutulmayacaktır. Mesela Türk milletinin tarih boyunca ideal ve dinamizminin
kaynağı imanı olmuştur.
İdeal Maarifin Tespiti:
Maarif
denince ilk akla gelen mektep,talebe ve muallimdir.İlim ve irfan,dolayısıyla
kültür en anlamlı ifadesini bu kelimede bulur.(Milli Eğitim maarif kelimesinin
yanında çok cılız kalıyor.)Maarifte faydalı neticelerin alınabilmesi ve
sürekliğinin korunması için getirilecek sistemin toplumun tasvibini kazanması
gerekir.Kısa sürelerle değişen sistemler cemiyetin yapısını bozmakta,sosyal
hayatta,iktisadi hayatta zikzakların oluşmasına sebebiyet
verebilmektedir.’’Cemiyetin uyanışı sadece kanun cebrine dayanan tedbirlerle
değil din ve müsbet ilimlerin iştirakiyle yürüyen bir maarif sisteminin
mevcudiyetine bağlıdır.’’(II)
Eski Yunan görkemli medeniyetine
rağmen Site dışındakilerini insan saymıyordu.Romalılar buna benzer bir prensibi
hukuk kaidesi olarak ortaya koymuşlardı.Hrıstiyanlığın tabiatı inkara kadar
giden görüşüne tepki olarak doğan Rönesans insanları zevk ve madde düşkünü
olmaktan öteye götüremedi.Aristokrasi yıkıldıysa da insanı yücelttiğini sanan Hümanizm insanlığı hüsrana
götürdü.Mesela Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl 100 doktor intihar
ediyor.’’Dünya Sağlık teşkilatı ve Birleşmiş milletler neşriyatına göre Japonya
da 1955 te 22477 intihar olayı var.1978 istatistiğine göre İsveç’te 20 bin intihar var.Ve bu devletlerde
sosyoekonomik durum,tahsil seviyesi de yüksektir.’’(III)
İnsanı
gereğinden fazla bayağılaştıran Darwin veya insanları ürküten Nietzschenin
tesirinde kalan eğitim ve öğretiminden daha fazlası beklenemezdi.Schopenhauer’in
Darwinizmi tersine çevirmesi, Darwinin insanlara reva gördüğünü Marksist
görüşün topluma reva görmesi çabaları
da sonuç vermedi. Kapitalizm, sosyalizm ve kominizim tarihin çöplüğüne atılmak
üzeredir. Alex Carrel insan hakikatle yaratığı alemin yabancısıdır. Bir alemi
kendine göre teşkilatlandıramamıştır. Çünkü kendine dair müsbet bir bilgiye
sahip değildir.derken ne kadar haklıdır.
Şimdi
hep beraberce ünlü Macar edebiyatçısı F.Kölces’in dünyaca ünlü “ÖĞÜTLER” adlı
kitabına göz atalım
. “Tanrıyı tazim et.Hiçbir
şey ulu tanrıyı düşünmek kadar insan kalbini yüceltemez...Bu kainata nereye göz
atarsan at son derece hakim, büyük ve aynı zamanda idraki imkansız bir varlığın
delilleri her yönden sana ışıklarını gönderecektir.En uzak ve en yakın ,en
küçük en ufacık varlıkta tek tek ve toptan bir gayeye doğru gidiş ve gayeye
varış,meydana gelmede ve göçmede bir beka nizamı görmemen kabil değildir.
Milyonlarca çeşitteki bu vahdet; en büyükten en küçüğe kadar kopmadan uzanan bu
zincir aynı maddelerin o kadar çok değişen, o kadar sayısız çok şekillere
giren, bu halitası sonsuz tesirlerle onların tepkileri arasında sürüp giden bu
alem şümul sukün, hayale sığmayan bu genişlik ve sayı duyan ve düşünen insanı
karşı konmaz bir kuvvetle yükseklere çeken sebeplerdir...”İşte ideal maarif ’in
hareket noktası,muallim,mektep ve talebe üçgeninin ana hatları ve en büyük
laboratuar.. Keza Atom fiziği araştırmacılarından ve Nobel armağanı kazanmış
olan Cutton :”Ben laboratuarımda ölümden sonra dirilmenin ispatına çalışmıyorum
fakat her gün o kadar hayret verici şeylerle karşılaşıyorum ki , bunları var
eden kuvvetin karşısında hürmetten boynumu eğmenin gerekliliğini kabul etmek
mecburiyetinde kalıyorum”(IV) diye Kökse yi ve Carrel ‘i destekler mahiyette
itirafta bulunması gösteriliyor ki : “Yaratan ,insanı pıhtılaşmış bir kandan
yaratan Rabbin adıyla oku . Oku kalemle öğreten , insana bilmediğini bildiren
Rabbin en büyük kerem sahibidir”İşte Kur’an.. “Hakikat idesinin üstün sitesini
kuran kitap , Yunan ve Roma Hint ve Pers seraplarını dağıtan kılavuz , putları deviren ,Allah’a götüren , gerçek yolu
açan gerçek ilim ve hikmetler dünyasının sahibi..Doğuyu ve batıyı tarihin
illüzyonundan kurtaran anlam komutanı , çürüyen toplumlardan batıl inançların
sam yelini toplayan....Diriltici rüzgarları getiren muştu mektubu”(V) “Ey
Muhammed yaradan Rabbin adıyla oku...” “ hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? “
İşte 14 asır önce “Beni Rabbim terbiye etti , ne güzel terbiye etti” diyen O
yüce peygamber , aldanmaz ve aldatmaz olan güzide muallimin öğrettiklerini
zamanın müminlerini kısa zamanda kavramış ve öğrendiklerini behemehal tatbik
etmişlerdir . Oysaki diğer öğretim metodları ayrıntılariyle tatbik imkanı
bulamadığı gibi sık sık yenilenmeye , aksaklıkları bulma çabalarına maruz
kalmıştır , Resul İ Ekrem muhatabını uyararak zihnini mevzua hazırladı . İnsanların
iç dünyaları ayrı ayrıdır diye ihtiyaca göre cevap verirdi . Yüze vurmadan
tashih eder , tatlı dil ile uyarma
yapardı . İfade edilmesi zor mefhumları kıssa , teşbih ve mukayese yoluyla
kolaylaştırarak, hazmettirerek, zaman içinde peyderpey söylerdi. (VI) Bu metod
günümüz pedagog ve pisikologlarını hayrete düşürecek kadar mükemmeldir. Güzide
nebiler topluluğunu önder seçen muallimler tarihin her döneminde büyük devlet
adamlarını yetiştire bilmiş, toplumları ve yıkılışında ayağa kaldıra bilmişlerdir.”
Millete hizmet edecek bütün meslek erbabının yetiştiricisi muallim, muallim
makamında olursa hepsi olur. Olmazsa olmaz. Rüşvetçi memurun, hırsız
mühendisin, kasap doktorun eline düşmek istemiyorsak”(VII) bütünün büyüklüğüne
göz atmak suretiyle kültür ve medeniyet alanında yükselmemizi sağlayacak,
insanlığı mutlu yarınlara götürecek, çocuklarımızı ve gençlerimizi güven altına
alacak” Allah inancını ihmal etmeyen,
din ve müspet ilimlerin iştirakiyle yürüyen maarifi kuralım.
İDEAL MAARİFTE UNSURLAR:
İdeal
Maarifte okul aileyle el ele bütün
bir talim, terbiye ve telkin ocağıdır.
Ebeveynden ziyade muallimin malıdır.Alacağı bilgiyi, benimseyeceği ahlakı onun
elinden alır.
Bu Maarifte iç ile dış, madde
ile mana arasında doğal bir münasebet
vardır.İman, akıl, fen ; vatan sevgisi, hizmet aşkı ile birleşir.Talebe(öğrenci) iyiliğin,
güzelliğin mayasını imanla alır,
fazileti, onuru tanımaya başlar.Bu Maarifin Mektepleri, fikir, kadro ve
teşkilat yönünden mükemmeldir.
Dünyamızın
karşısında bulunduğu meseleler,
medeniyet ufkunu aydınlatacak olan tespit etmeye çalıştığımız Maarif Sistemi
ile çözüme kavuşacağı gerçeği
anlaşılmadıkça sıkıntılar bitmeyecektir.
Bizim
de, dünyanın da ana meselesi budur.Ciddi, samimi, ilmi çabalar ancak böyle bir
anlayışın hakim olduğu atmosferde gayrete dönüşür.
(*)Bu yazı 1982 yılında İzmirde
yayınlanan TÖV yayın organı” Sızıntı dergisi” nin açmış olduğu konu ile
alakalı“İnceleme-araştırma” Yazı yarışmasında Birincilik Ödülü kazanmış olup,
kısaltılarak buaraya alınmıştır.
---------------------------------------------
KAYNAKLAR:
1-Çağ ve ilham:Sezai Karakoç,syf:20-27
2-Münazarat:syf:60,61
3-Eğitimin Gayeleri:syf:13
4-Allah ve Modern ilim-(Çeviri)
ANA SAYFA || EĞİTİM
SAYFASI || DÜŞÜNCE YAZILARI