• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon SAMİMİYETİN ÖLÜMÜ SOSYAL BİR İNTİHARDIR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 40
ZayıfEn iyi 


NaciCepeGünümüz dünyasında geleceğe yönelik  hayallerimiz işgal altında. Umut ve ümitlerimize dayalı ulvi ideallerimiz, uydular marifetiyle derin gözaltılarla izlenmekte.Ruh dünyalarımız küresel emperyal kültür istilasının alanında tutsak bulunmaktadır. Bizi ve yaşadığımız kadim coğrafyamızı  alabildiğine postmodern anlık siyasetlerle ve sübliminal zihin darbeleriyle ya da akılları durdurabilecek marifetlerle ekonomiden öte zihniyet sömürgeleri elde etmek için çok büyük emekler harcanıyor.

 

Kapitalizmin zaman zaman vahşi eylemlerine ara veriyormuş gibi makas değiştirerek 21. yüzyılın ilk çeyreğine uygun yepyeni politikalar izlediğine de yakın tanıklık yapmaktayız. Başta tüketim sultasının sürgit idame etmesi ve en kötüsü de itikadi zihniyet değerlerimizin hurdahaş hale dönüştürülmesidir.

 

Hegomon emperyal çevrelerin en yeni hedefleri, müslüman toplumların yaşadığı evrenleri postmodern seküler bir abluka altına alabilmektir.Bunun için topyekün savaş stratejisine uygun spektrumu geniş yayılmacı siyesetlerle küresel köy emellerine bir an önce ulaşmanın çarelerini aramaktadırlar.

 

İnsanı insan yapan insani ve vicdani temel  değerlerimizin  başında ürpertici olan; iyilik duygularımız, ne yazık ki hayal kırıklıklarının deli dalgalarına karşı koymakta çaresiz bırakılır olmasıdır.

 

Bugün iyiliğin yerini en fazla kötülük alıyor. Masumiyetin yerini fesatlıklık doldurmaya çalışıyor.Şefkat ve merhametin damarlarından süzülen hüzün, yüreklerimizi ve ruh dünyalarımızı yakarak, yıkarak kıraçlaştırıyor.

 

Son Güncelleme (Cuma, 10 Ocak 2014 19:35)

 

PostHeaderIcon DÜŞÜNDÜN MÜ?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 17
ZayıfEn iyi 


mehmet_ali”Kesinlikle senin düşündüğün gibi değil! Dönüş Rabbine olmasına rağmen insan, kendisini yeterli gördüğünde, kesinlikle azar.”
(Alâk 6-8)

 Son günlerde Ülkemiz ve toplumumuz üzerinde oynanan oyunları görmezden gelemeyiz. Bu oyunda rol alan aktörler acaba şu fanî dünyada daha ne kadar ömür süreceklerini hiç düşünmüyorlar mı? Bu aktörler (Kişi, Kurum veya Uluslar arası Şirketleri Yönetenler) âhiret hayatına gerçekten inanıyorlar mı?

Uçsuz-Bucaksız Evren içine bir nokta kadar bile olmayan insan, nasıl oluyor da kendini güç sahibi sanarak, kendisini yoktan yaratan Rabbine kafa tutmaya yelteniyor? Yaratılış amacını nasıl unutabiliyor?

“İnsana gelince, Rabbi onu her ne zaman sınayıp da kendisini üstün kılar ve nimetler verirse: “Rabbim beni üstün kıldı” der. Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: “Rabbim beni aşağıladı” der. 

Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Doğrusu siz, yetimi, üstün-saygın bir şekilde yetiştirmiyorsunuz. Yoksulun yiyeceği üzerine birbirinizi özendirmiyorsunuz. Oysa mirası yağmalarcasına öyle bir yiyişle yiyorsunuz ki! Malı öyle bir sevişle seviyorsunuz ki, yığmacasına!” (Fecr 15-20)

Âhirette herkesin iyi veya kötü, yaptığı işlerin karşılığını görmesini/ Allah’ın sosyal düzeni belirleyen ilkelerini yalanlayan şu kimseyi gördün mü/ hiç düşündün mü?” (Maûn 1)

Rabbimizin yukarıda anlamları verilen âyetlerini Arapça lisanı ile değişik makamlar ile ve gözyaşı dökerek okuyan ve dinleyenler hiç düşünmüyorlar mı? Bu aktörler ile muhatap olunur da bu âyetler üzerinde söz açarsanız o kadar edebî cümleler ile bu mesajları anlatırlar ki, kendinizin imanından bile şüphelenebilirsiniz.

Ebedî hayata gerçekten inanan kişi, toplumda sadece iyilik ve güzellik üretmelidir. Toplumun tüm fertlerinin insanca yaşayabilmeleri için çalışmalıdır. Dünya’nın tüm mal varlığını toplamak, güçsüzleri sömürmek gibi bencil bir yaşamı aklına bile getirmemelidir.

Âhiret korkusu, rahatını seven ve dünya nimetlerini arzu edecek bir yapıda yaratılmış olan insanı bu uğurda işleyeceği suçlardan caydırabilecek bir unsurdur. Çünkü menfaati için her türlü sorumsuz davranışı işleyebilecek nitelikteki insanoğlu ancak bir “mükâfat ve ceza yurdu”nun varlığı sayesinde kendisini denetleyebilmekte, böylece dünya yaşamındaki kötülükler bir parça da olsa frenlenebilmektedir. Âhiret korkusunun hiç olmadığı bir dünyada nasıl bir kargaşa, düzensizlik ve çürümenin hüküm süreceğini hayal etmek bile dehşet vericidir.

Son Güncelleme (Cuma, 10 Ocak 2014 19:35)

 
Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün481
Dün1333
Tüm Zamanlar4416337
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 48 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 3081
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?