• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon GÖNÜL IŞIĞI ve KAFA AYDINLIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

 

NaciGumusİç çırpınışının, anlatamamanın, anlayamamanın acısı mıdır, yoksa İyilikte yarışma kulvarını bulamamak, sevgiyi çoğaltacak öğeleri görememek endişesinin, vefa duygusunun tahrip edilmiş olabileceği ihtimalinin ihtimali midir korkuları besleyen? Çocuklara türkü, bebelere ninni bırakamamanın gerçekliği mi, masalı yok eden, aşkı ayağa düşüren olgunun sorumlularını sorgulayamamanın acizliği mi  bizi çaresiz bırakan? Oysaki ümit damarları hala canlı. Şiir varsa, şarkı varsa, türkü söyleniyorsa, çiçekler açıyor, kuşlar ötüyorsa; duyarlıklar vardır, geç kalınmamıştır, erdemli bir yürüyüş, onurlu bir duruş makes bulur.

 

Göklerde doğan ve kartalı, yerlerde gül ve bülbülü görebilme olanağı var mıdır, var. Bardağın dolu tarafına bakmak, sahip olduğumuz değerlerin farkına varmak yeterlidir. Yeterlidir yeterli olmasına ama bu bakışı en samimi biçimde harekete geçirecek dinamik güç kıvılcım mı beklemekte? Bize düşebilecek bir eylem, ya da eylem planımız yok mudur? Paranın, mal ve mülkün, mevki ve şöhretin esaret zincirini kırabilme imkanı yok mudur? Vardır... Bütün haksızlıkları, zulümleri bizler icad ediyoruz da sonra Tanrı’ya şikayet ediyoruz değil mi...Oysaki  “bir mumdan bin mum yanar” , bir gönül yapan, bir kâbe bina inşa etmiş sayılır değil mi?... ”

 

Gül bahçesinde öncellikle çer çöp, gübre olur, dal diken çıktıktan sonra gül gülüverir.. Bir çiçekle bahar olmazsa bin çiçek ekmek gerekir. Gerçi her şey Allah’ın dilediği  gibi cereyan eder, fakat tedbir ve gayret bize vazifedir. Hayal kurmak, istekler büyütmek bize teselli verebilir, ancak kararımız eyleme dönüşmedikçe netice almak  mümkün değildir.. Kendi vicdan  ve ruhumuzla anlaşabilirsek  gaflet ve bencillik engelini aşar, aydınlık-huzur veren o yere varırız sanırım. Allah’tan korkmayandan korkarak, hamama girip terlemek... Dilini tutarak, gönlünü açarak netice almak demek istiyorum. Her şeyi olanın alamayacağı çok kıymetli bir şeyi, hiç maddi bir şeyi olmayan biri fevkalade alabilir. Nedir O? – Gönül... İntikam almak duygusunu  yok ederek, tereciye tere satmadan, pişmiş aşa su katmadan huzur iklimine yol alınabilir. Atalarımız ; “edebi, edepsizden öğren” demişlerse de, edebi olmayan toplumun edebiyatı, edebiyatı olmayan toplumun edebi olmaz.

 

Günahkâr insanların  temiz yürekli insanlardan hoşlanmaması kadar tabii bir şey olamaz düşüncesiyle mi rahatlarız acaba?  Belki de..  Zira hırsız elbette ki ışıktan hoşlanmayacaktır. Öyleyse her kesin gönlüne ışık tutmak, kafaları aydınlatmak en doğru yol olabilir, diyebiliriz gibi bir noktada kaldık sanırım. Gönül ve kafa birliği, gönül ve kafa esenliği ki; hayata bakışı ve duruşu anlamlandırırda mutabıksak,  gönül ve kafanın durduğu yeri biliyoruz demektir. Gönül ışığıdır ki kafayı aydınlatan.. Kafa aydınlanmadan birey de aydınlanmaz, toplum da… Gönül öyle sınırsız  ve engin bir denizdir ki  ışığı yanmadan doğru yol bulunamaz. Gönül  ışımadan, kafa aydınlanmaz, yürek temizlenmez.

 

Gönül ışığıdır ki yürekleri ferahlatan, dimağı aydınlatan,  vicdan izan ve merhamet duygularını besleyen. Bedenin gıdası yiyecek-içecek, ruhun gıdası dua ve ibadet ise  üç boyutlu yaşamanın, mutluluğu hazırlamanın yolu gönül ışığıyla kafayı aydınlatmaktır.

 

 

 Naci Gümüş

 Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
  

 

Son Güncelleme (Pazar, 09 Nisan 2017 21:04)

 

PostHeaderIcon İnsanlık Vahşetin Utanç Girdabında

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 


NaciGumusİnsanlık vahşetin utanç girdabında kör, sağır ve dilsiz kalmıştır. Riya, sinsilik, şeytanlık kol geziyor. İç ile dışın, madde ile mananın arasındaki korelâsyon bozulmuştur. Derin düşünce ve tefekkür; menfaat ve çıkar seline kapılmış sanki. Müslüman İslâm’dan azade,  insan insanlıktan. Gerilim ve çatışmadan beslenen dünya siyaseti kirlenmiş; acı, kan ve gözyaşı sermaye olmuştur adeta. Zulüm ve haksızlık karşısında kıpırdamayan vicdanları tarih lanetle yâd edecektir.

Ortadoğu coğrafyasında ve dünyanın başka yerlerinde ölümler, kıyımlar yıllardır devam etmektedir. Güç ve iktidar savaşçıları binlerce kurbana doymamaktadır. Mazlumlar çoğalmakta, mağdurlar yığınlaşmakta, feryatlar arşı yırtmakta. Masum çocuklar, melek bebekler açlıklardan ve kirli savaşlardan ölmektedirler.  Suriye'nin İdlib kentinde gerçekleştirilen kimyasal silahlı saldırıda 150 kişinin ölmesi, 500 kişiden fazlasının yaralanması daha yeni bir katliam. Ve bu ne ilk, ne de son. Lanet olsun. Bütün kıyım ve yıkım hareketlerini şiddetle kınıyorum. Lakin Hamasetle, sloganlarla insanlık kurtulmaz. 


Etik değerlerin bulandığı, kavramların sulandığı, hak ve hukukun zedelendiği bir dünyada erdemli onurlu, yetkin ve etkin,  yüksek donanımlı, yüksek ruhlu  politikacılara, diplomatlara, gazetecilere,  düşünürlere her zamandan daha fazla ihtiyacımız vardır. Hava, su, güneş ve ekmek kadar ihtiyacımız vardır. Bencillikten, kategorize etmekten, itham etmekten,  renk, dil, ırk ve mezhep ayrımcılığından sıyrılmadıkça insanlığa katacağımız hiçbir şey olmaz.Müslüman olarak ta İslam adına konuşma hakkımız olmaz.

Gördüğümüz resimde insan insanlıktan, Müslüman Müslümanlıktan uzak duruyor gibidir. İnsan olarak insanlık adına, Müslüman olarak İslâm adına hareket etme mecburiyeti içerisinde; öncelikle kendimizden başlayarak,  bütün dünya insanlığının iyiliği için, barış, huzur, güven ortamı için, işsizliğin, cahilliğin, fakirliğin bitmesi için  topyekûn ayağa kalkmalı,  boş kalabalıklar olmaktan kurtulmalıyız.
“Kim zerre ağırlığınca hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir” (Âyet-i Kerime)

Son Güncelleme (Çarşamba, 05 Nisan 2017 21:27)

 
Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün3979
Dün4918
Tüm Zamanlar3777095
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 49 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1320
İçerik : 1479
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?