Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 91
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği birçok çalışma ve proje, gelecek adına umut, heyecan ve coşku vermektedir. FATİH Projesi (Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi), e-okul sistemi, tüm okulların teknoloji ve internet ağıyla donatılması, zorunlu eğitim süresinin artırılması ve öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine göre kademelendirilmesi, mevcut öğretmen kitlesinin %10’una varan, asli görev dışındaki görevlendirmelere son verilmesi, öğrenciyi merkeze alan müfredat değişikliği, öğrenci meclisi, gönül köprüsü projesi, ders kitaplarının ücretsiz dağıtılması,… bu kapsamda sayılabilir.

 

Ne var ki bu kadar köklü, önemli ve maliyetli çalışmalara rağmen, hedeflenen ve arzulanan kalite ve başarı bir türlü istenilen seviyede gerçekleşemiyor. Çünkü “kürkçü dükkânı misali” her şey dönüp dolaşıyor, en sonunda eğitim sisteminin en önemli sacayağı, temel taşı ve asıl uygulayıcısı olan öğretmen boyutunda tıkanıyor. Dolayısıyla öğretmenin verimini, performansını, iletişim becerisini, motivasyonunu, donanımını, kısacası kalitesini artırmayı kendisi için hedef seçmeyen bir uygulamanın -gelişme, proje, çalışma, sistem veya adına ne derseniz deyin- başarıya ulaşma şansı son derece sınırlıdır.

 

Eğitim sistemi, ne kadar iyi ve doğru tasarlanırsa tasarlansın, sınıflar teknolojinin alasıyla ne kadar donatılırsa donatılsın, okul binaları en lüks malzemelerle ne kadar süslenirse süslensin, programlar ve yasal metinler ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansın, bunları eğitim-öğretim yoluyla bireylere ve topluma özümsetecek, aşılayacak ve uygulama sahasını sağlayacak öğretmeni yetiştirip, en iyi şekilde çalıştıramadıkça, ve öğretmenin moral ve motivasyonunu artıramadıkça asla etkili ve başarılı olunamaz.

 

Eğitim sistemimizde öğretmenin verim ve performans sorunu, bazılarının zannettiği gibi salt aylıkların düşüklüğünden veya bilgi ve donanım eksikliğinden kaynaklanmamaktadır. Yani öğretmenlik mesleğini, sistemin içinde bütün argümanlarıyla birlikte ele alıp değerlendirmediğimiz sürece, sadece aldığı parayı veya hizmet içi eğitim süresini artırarak istediğimiz yere getiremeyiz. Öğretmen için, ülke standartlarına uygun geçimini sağlayacak kadar para ile mesleğinin gereğini yerine getirmeye yetecek kadar donanım mutlaka gereklidir. Ancak para ve donanıma, objektif kriterlere göre saptanmış iş ve gelecek kaygısı eklendiği zaman anlam ve önem kazanır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, eğer gerçekten eğitimde başarıyı ve kaliteyi yakalamak istiyorsa, hem hizmet alan kişilerin memnuniyetini hem de öğretmenin çok boyutlu performansını esas alan, çerçevesi net bir şekilde belirlenmiş, düşük yoğunluklu iş ve gelecek kaygısını da öngören bir sistemi bulup hayata geçirmelidir. Dolayısıyla siyasi, ideoloji ve feodal ilişki (hemşerilik, sendika, okul ve askerlik arkadaşı, …) gibi sübjektif ölçütlerden tamamen yalıtılmış ve bunların etkisinin hiç olmadığı bir sistem oluşturulmalıdır. Yani ne sırtı devlete dayamanın verdiği rehavet, gevşeklik, istismar ve sorumsuzluk karşısında çoğu zaman aciz kalan mevcut kamu sektörü anlayışı, nede acımasız ve pervasız sömürü anlayışı ile hareket eden şu anki özel sektör anlayışı ile bu iş devam eder. Bu iki uç anlayışın ortasını bulmak gerekir.

 

Bugün herhangi bir spor kulübündeki bir sporcunun değeri, ücreti, imajı ve kulüpte kalma süresi, büyük ölçüde sporcunun kendisi tarafından belirlenmekte ve bu uygulama paydaşların geneli tarafından doğru görülmekte ve benimsenmektedir. Örneğin Alexsandro de Souza’nın aldığı ücret veya gördüğü muamele, takımdaki her hangi bir arkadaşı tarafından sorun edilememektedir. İşte, Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmeni çalıştıracak, daha doğrusu çalışan ile çalışmayan öğretmeni gerçek anlamda ayıracak bir sistemi, tartışmaya açmak ve sporcu-kulüp ilişkisine benzer bir yapıyı geliştirip hayata geçirmek zorundadır. Bu bağlamda, “veli ve öğrenciye öğretmen tercih etme hakkı”nı öngören bir düzenleme, çözüm yollarından biri olabilir. Bu konu, gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar da incelenerek, bütün boyutlarıyla bilimsel tartışmalara açıldığı ve oluşturulacak özel gündemli şuralarda, tüm paydaşlarca değerlendirildiği zaman doğrusu bulunacaktır. Bulunacak sistem veya yapı, pilot uygulamalarla test edilip, geçiş sürecinde geliştirilebilir.

 

        “Veli ve öğrenciye öğretmen tercih etme hakkı” tezinin esin kaynağı olan bir uygulama, Sağlık Bakanlığı tarafından, 2007 yılından beri uygulanmaktadır. Zira Sağlık Bakanlığı mevzuatı, “Sağlık sisteminden yararlanan kişinin, tedavisini yapacak hekimini seçme ve değiştirme hakkı”nı öngörmektedir. Her yeni uygulamada olduğu gibi, “hekim seçme hakkı” uygulaması da, ilk başlarda bazı kişilerce çok eleştirilmiş ve birçok yönden sakıncalı görülmüştür. Ancak süreç içinde kayda değer bir sorun çıkmadan, başarılı bir şekilde uygulandığı ve çok yararlı olduğu gözlenmektedir.

 

Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da yasal olarak, “öğretmeni tercih etme hakkı”nı öngören bir sistemi uygulamaya geçirmesi, gelinen noktada hayati bir önem arz etmektedir. Öğretmeni tercih etmenin sınırları ne olmalı, hangi eğitim kademelerinde ve ne şekilde yapılmalı gibi sorular ile en çok tercih edilen, az tercih edilen veya hiç tercih edilmeyen öğretmenlerin durumu, yapılacak bilimsel araştırmalar, tartışmalar ve pilot uygulamalar sonucunda bulunabilir. Örneğin çok tercih edilen öğretmenlerin ücretlerinin fazla ödenmesi, tercih sayısının çok fazla olması halinde, bunun şeffaf kura sistemiyle belirlenmesi, hiç tercih edilmeyen öğretmenlerin havuza alınarak aylıklarının belirli bir oranının ödenmesi gibi bir sistem düşünülebilir.

 

Öğretmenler arasında kıyaslama yapmak pek doğru olmamakla birlikte, “beş parmağın beşi bir değildir” sözü her sektör ve her kurumda çalışanlar için geçerli olduğu gibi, öğretmenler için de geçerlidir . Bu nedenle sayısı mevcut öğretmen kitlesinin %1’i dolayında da olsa, girdiği dersin hakkını vermeyen, psikolojik durumu iyi olmayan, sevmeyen-sevilmeyen bazı öğretmenler var olduğu gibi, gönlü aydınlık gelecek aşkı ile dolu, iyi bir neslin yetişmesi adına yüreğini ortaya koyarak -haftada değil- günde 15 saat çalışan, çırpınan yüz binlerce eli öpülesi öğretmen vardır. Bu denli birbirinden farklı iki profildeki öğretmene de aynı maaşın verilmesi, aynı yaklaşımın gösterilmesi, aynı övgünün veya yerginin yapılması, ne kadar doğru ve ne kadar hakkaniyetlidir. Bunu da sizlerin vicdanınıza bırakıyorum.

 

Selam olsun, paslanmaktansa yıpranmayı tercih edenlere...

Selam olsun, insanları bilgisizliğin koyu bataklığından aydınlığa kavuşturanlara...

Selam olsun, uygarlık peteklerini süzme saf bal ile dolduranlara...

Selam olsun, geçmiş çağlardan günümüze süzülerek gelen seçkin kişilerin mimarlarına...

Ve selam olsun, tüm bu güzel meziyetlerin sahiplerine gönül verenlere…

 

 

Abdulkadir YILDIZ

Uzman Rehber Öğretmen

 

Degerli Yazarimiz Abdulkadir YILDIZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Perşembe, 01 Mart 2012.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+5 #19 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-11 00:04
Öğretmen seçmenin Türkiye standartlarında uygulanabilirli ğinin olmadığı kanaatindeyim. Şöyle ki; bazı bölgelerde ailelerin, bazı öğretmenlerin isim yapması üzerine araya torpil sokarak bile sırf çocuğunu onun sınıfına yazdırmak istediğini biliyoruz.Ne var ki bunun Türkiye bazında bakıldığında birkaç örnekle sınırlı kalacağı aşikardır.Seçme hakkı tanınmakla birlikte ebeveynlerin öğretmenleri tanımadığı bir ortamda bu seçimlerini hangi kriterlere göre yapmaları beklenebilir ki?Aileler, Devlete güvenerek,Devle tin okullarında çocuklarını okutmak istediklerinde, kendilerine bir yemek menüsü gibi sunulacak öğretmen listesinden neye göre öğretmen seçmelerini isteyebiliriz ki?Lokantaya gittiğimizde menüde yazan Adana kebabı istediğimiz vakit, bu kebabı yiyene kadar bunun iyi mi kötü mü olduğu konusunda nasıl kanaate ulaşabiliriz ki?
Alıntı
 
 
+9 #18 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-07 15:35
Gerçekten çok iyi anlatmışsınız...Müdürüm tebrik ediyorummm... Çalışmalarınızı n devamını diliyorum... saygılarımla
Alıntı
 
 
+10 #17 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-06 14:31
SAYIN MÜDÜRÜM;
GÖNLÜNÜZDEN AKIP GELEN BU GÜZEL CUMLELERİN HER BİRİNİ AYRI AYRI ÜZERİNDE KONUŞULMASIGERE K.
ÖĞRETMENLİĞİ ENGÜZEL ŞEKİLDE İÇİMİZE SİNDİRMELİ VE EĞİTİME MUHTAÇ GÖNÜLLERE VERİLMESİ GEREKTİĞİ GİBİ SEVGİYLE,ANLAYI ŞLA,HOŞGÖRÜYLE GELECEK NESİLLERİMİZİ YETİŞTİRMELİYİZ ...SAYGILAR
Alıntı
 
 
+10 #16 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-06 13:09
Maslo[.........]'a göre çağımızın nihai hastalığı ''değersizliktir''. Oysa HAYAT uğrunda çaba gösterilecek bir değer, uğruna yola düşülecek bir ''menzil'' varsa anlamlıdır.
Dünyaya geliş amacıyla ilgili gerçeğin peşinde olan ''insan'' yaradanın değersiz hiçbir şey yaratmadığını farkındadır. İşte bizlere değerli olduğumuzu hissettirecek ortamlar yaratarak eğitim-öğretime katkı sağlamamızda rehberlik görevini yerine getiren sizin gibi yönetim ve yöneticilere olanak sağlanarak, Türkiye'nin ''Fikri Hür, Vicdanı Hür'' bireyler yetiştireceğine inanıyorum.
Selam Olsun;
Senden İmdat İsteyenleri Dinleyenlere,
Senin Dilinden Konuşmayanı Anlamayı Deneyene
Güntürk ATİS
Alıntı
 
 
+10 #15 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-06 12:54
Maslov'a gore çağımızın nihai hastaligi "degersizliktir". Oysa hayat ugrunda caba gosterilecek bir deger, ugruna yola dusulecek bir "menzil" varsa anlamlidir.
Dunyaya gelis amaciyla ilgili gercegin pesinde olan "insan" yaradanin degersiz hicbir sey yaratmadiginin farkindadir.
İste bizlere degerli oldugumuzu hissettirecek ortamlar yaratarak egitim-ogretime katki saglamamizda rehberlik gorevini yerine getiren sizin gibi yonetim ve yoneticilere olanak saglanarak Turkiye'nin "Fikri Hur, Vicdani Hur" bireyler yetistirecegine inaniyorum.
Selam olsun "Senden İmdat İsteyenleri Dinleyenlere"
Selam olsun "Senin Dilinden Konusmayani Anlamayi Deneyene"
Gunturk ATİS
Alıntı
 
 
+10 #14 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-06 11:18
Sayın hocam emeğinizde dolayı çok teşekkürler. ülkemiz eğitimi hakkında çok güzel bir analiz yapmışsınız. ayrıca şu cümleniz duygularımıza tercüman olmuş: "Dolayısıyla öğretmenin verimini, performansını, iletişim becerisini, motivasyonunu, donanımını, kısacası kalitesini artırmayı kendisi için hedef seçmeyen bir uygulamanın -gelişme, proje, çalışma, sistem veya adına ne derseniz deyin- başarıya ulaşma şansı son derece sınırlıdır."
Alıntı
 
 
+9 #13 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-06 09:15
Sayın Müdürüm gerçekten çok önemli bir noktaya temas etmişsiniz.Toplumun mimarları olan öğretmenleri gelecek nesillere en faydalı olacak şekilde yetiştirmek konusu sadece bugünün,bugünkü siyasi iktidarın sorunu değildir,bu bir devlet politikası haline gelmelidir ve bu yönde çalışmalar yapılmalıdır.Düşüncelerinizi destekliyor ve devamını diliyorum.
Alıntı
 
 
+11 #12 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-06 07:03
Saygıdeğer müdürüm, çok önemli bir konuya değinmişsiniz. öğretmen ve velilelerimizin gereken hassasiyete kavuşması dileğiyle. saygılar...
Alıntı
 
 
+10 #11 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-05 21:56
Sayın müdürüm,
Her harfine katıldığım çok güzel bir yazı. Emeğine sağlık.Ama bizler özveri ile emek verseydik bugün konuşulan sıkıntıların bir çoğu konuşulmazdı diye düşünüyorum. SAYGILARIMLA.
Alıntı
 
 
+10 #10 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-05 13:38
Saygıdeğer hocam,bu önemli düşüncelerinizd en dolayı sizi kutluyorum.Bu değerli mesleği özümseyecek ve çıtanın en üst noktaya nasıl getirileceği konusunda bizlere aydınlatıcı bir fikir verdiğiniz için sizlere sonsuz saygı ve teşekkür ediyoruz.
Alıntı
 
 
+8 #9 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-05 11:33
Sevgili hocam,gerçekçi düşünce ve yorumlarınızı çok anlamlı buldum.Bedenimizin sıhhati için doktor tercihi ne güzel.Yavrumuzun beynini ve ruh dünyasını teslim edeceğimiz öğretmeni seçmek galiba daha güzel.Kendi çocuğunu mutlaka öğretmen araştırması yaparak kaydettiren eğitimciler(büy ük çoğunluğu)bu meseleyi halletmiş oluyorlar.Vatandaşa da sıra gelse fırsat eşitliği ve hakkaniyet adına daha doğru olmaz mı?
Bir Din K.A.B.öğretmeni olarak Rabbimin beni tercih edip etmediği ya da eve [.........]ürdüğüm ekmeğin her lokmasısının HELAL olup olmadığı hususunu yeniden ve samimi olarak değerlendirmem gerektiğini düşündürdünüz.
Bilimsel ve insani boyutunun iyi tahlil edilmesi şartıyla bu ülkeye bir hizmet olacağına inanıyorum.
Teşekkürler...
Alıntı
 
 
+8 #8 RE: ÖĞRETMEN TERCİH ETME HAKKI 2012-07-05 11:28
Müdürümün yazıları gönül sitesinden önce, gönlümüzde yazılmış. Gurur duyuyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün16
Dün2889
Tüm Zamanlar4207396
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 110 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?