Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Bin bir zahmetle okuttuğunuz evlâdınızın Devlet Memuriyeti sınavını kazanarak, önemli bir memur kadrosuna yerleştirdiğinizi bir düşünün. Ne kadar mutlu olursunuz değil mi?
Yıllar içinde bu evlâdınızın memuriyette çalışkanlığı ile daha üst görevlere getirildiğini gördüğünüzde sanki dünyalar sizin olmuş gibi sevinirsiniz. Maaşı artmış, evlenmiş, ev-bark sahibi olmuş bu evlâdınızın emekliliğine birkaç yıl kaldığı bir devrede hiç te aklınıza getirmediğiniz üzücü bir olay ile karşı karşıya gelmesini ister misiniz? Tabii ki Hayır.
Ama bu dünya bir imtihan sahasıdır. Hepimiz yanlış yapabiliriz. Farz edelim ki, evlâdınızın kötü niyetli bir çalışma arkadaşının telkinleri ile kısa zamanda çok para kazanmak hırsına kapılarak, bir vesile ile muhatap olduğu zengin bir iş adamının sorununu çözebileceği vaadiyle rüşvet istediğini düşünelim. Bu iş sahibinin de doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak şikâyet ettiğini hayal edelim. Sanki dünyalar başınıza yıkılmış gibi oluruz. Bu dünyanın en dertli insanı olduğumuzu düşünürüz.
Neler olabilir? Kısaca olacak olanlar şöyle özetlenebilir: Hakkında açılacak kamu davası sonunda bir-kaç sene hapis cezası, memuriyetten uzaklaştırılma v.s. Ceza süresi dolup tahliye olduğunda yeniden dünya meşgalesi içinde geçimini temin edebilecek bir iş sahibi olması bile mümkündür. Bu sıkıntılı günler unutulur gider.
Şu basit dünya hayatı işte böyle gelip geçicidir. Oysaki Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikâyet ile yıkılmıştınız.
İnananlar için ahret hayatı ise ebedîdir. Bu ebedî hayatta iki ihtimal var. Ya sonsuza kadar çok ferah bir hayat, ya da sonsuza kadar azap. Bu iki mekândan hangisinde bulunacağımız, mahşerde Rabbimiz tarafından hesaba çekildikten sonra belli olacaktır.
Peki mahşerde hesaba çekilirken Rabbimize birisinin sizi şikâyet etmesini ister misiniz? Hele hele bu bizim arkadaşımız, komşumuz veya dünya hayatında kendisiyle basit menfaatler uğruna hasım olduğumuz birisi değil de, çok sevdiğimizi devamlı olarak söylediğimiz peygamberimiz olursa halimiz nice olur?
“Peygamberimizi biz görmedik ki, neden bizi şikâyet eder?” diye düşünebilirsiniz. İşte içinde her şeyin cevabının bulunduğu ama bizim bir türlü anlamak için gayret sarf etmediğimiz Kur’ân da bakın Rabbimiz nasıl bir sahne ile apaçık bir şekilde bizlere sesleniyor!
Elçi de; “Ey Rabbim, hiç şüphesiz benim kavmim şu Kur’an’ı mehcur (terk edilmiş bir şey) edindiler.” dedi.
Bu âyette, peygamberimizin kıyamet gününde tanık olarak dinleneceği duruşmada vereceği ifade yer almaktadır. Yani Kur’ânı anlamak istemedikleri, dünyevî istek ve tutkularına aykırı buldukları için ya da zamanın değişen şartları karşısında geçerliliğini yitirmiş bir öğreti olarak gördükleri için sevgili peygamberimizin şikâyetine maruz kalacaklardır. Yüce Allah’ın tüm elçileri, mahşerde yapılacak duruşmada kendi toplumları için tanık tutulacak ve dinleneceklerdir.
Ayette geçen “mehcur” sözcüğü Arapçada birçok anlamda kullanılabilir olmasına rağmen, sözcüğün içinde bulunduğu pasaj itibariyle ayetin anlamı şöyledir: “Kavmim Kur’an’ı dikkate değer görmedi. Kabul etmediği gibi, ardından da gitmedi. Onu eğlenme ve alay konusu haline getirdi.”
Aynen zamanımızda olduğu gibi. Şu çağda biz Kur’ânın emirlerine kulak veriyor muyuz? Acaba Rabbimiz tüm dünya insanlarına ne gibi bir mesaj vermeyi murad etmiş? diye düşünüyor muyuz? Yoksa saygı ile anlamını bilmediğimiz ve öğrenmek te istemediğimiz Kur’ânı bohçalara sarıp, bu hürmetli davranışımızın bizi kurtaracağını mı sanıyoruz. Kur’ânı güzel sesli hâfızlardan kendimizden geçercesine makam ile dinlediğimizde görevimizi yaptık mı sanıyoruz? Kendimiz kandırmayalım.
Kur’ân sadece bilinen coğrafya insanları için indirilmemiştir. O, tüm dünya insanlarını karanlıklardan aydınlığa çıkmaları için Rabbimizin öğütlerini içeren apaçık bir kitaptır. Kur’ân, kutuplarda yaşayan Eskimo’lardan tutun da Çin’li, Afrika’lı, İsveç’li Avrupalı ve Amerika’lı tüm dünya insanlarının yararlanacağı bir kitaptır. Kur’ânı tekelimize almak, başka insanların öğrenmelerini güçleştirmek hakkımız değildir.
Kur’ânı terk etmemiz için olanca güçleriyle çalışan şer odakları, sanki amaçlarına ulaşmış gibiler. Çünkü onlar inanan insanların okuyup, toplumlarına faydalı insanlar olmalarını istemiyorlar. Onlar, kendilerine müslüman ismini takanların rutin ibadetlerini yapıp, kendilerince oluşturulmuş kurallar çerçevesinde ve kontrollerinde olarak inananların köleleştirilmelerini ve böylece kendi saltanatlarını sürdürmelerini istiyorlar.
Kur’ân açıktır. Peygamberimize gelen vahiyler toplumuna iletildiğinde dağdaki çobanından tutun da Mekke’nin en ileri gelenlerince de net olarak anlaşılmıştır. Ne var ki saltanatlarının yıkılacağı endişesine kapılan, kendilerini toplumun rabbleri olarak gören Mekke’nin ileri gelenleri, Kur’ân daki mecaz anlamların yerine uydurulmuş rivayetler ile masalımsı anlamlar yükleyerek anlaşılmaz hale getirmişlerdir.
Peygamberimizin sağlığında bu amaçlarına ulaşmak için çok çabalamışlar ise de, Rabbimizin peygamberimizi uyarması ile amaçlarına ulaşamamışlardır. Kur’ân, dikkatlice incelendiğinde, peygamberlik döneminin son yıllarında, inanmış gibi görünen münâfıklar konusunda peygamberimiz defalarca uyarılmıştır.
Mahşerde peygamberimizin şikâyet edecekleri arasında bulunmak istemiyorsak bir karar vermeliyiz. Kur’ânı anlayamayız diye korkmayalım. Müslüman olmak için arapça öğrenmemize gerek yoktur. Rabbimiz bizim çekemeyeceğimiz yükü bize yüklemez. O kolaylaştırır. Gelin fırsat elde iken az da olsa Kur’ânı anlamaya çalışalım. Hem de Kur’an ile tanışma fırsatını bulamamış diğer insanların da öğrenebilmeleri için elimizden gelen gayreti gösterelim.
Bakî olan Allah’a emanet olunuz.

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #4 RE: PEYGAMBERİMİZİN SİZİ ALLAH’A ŞİKÂYET ETMESİNİ İSTER MİSİNİZ? 2012-08-14 10:01
Halimizi en veciz şekilde anlatan bu ifadeler üstüne başka ne söylenebilir?
Allah uyarı ve eleştirileriniz i hakim kılsın. Allah sizden razı olsun. Sağol değerli dost...
Alıntı
 
 
0 #3 RE: PEYGAMBERİMİZİN SİZİ ALLAH’A ŞİKÂYET ETMESİNİ İSTER MİSİNİZ?MEHMET ÇOBAN 2012-08-12 07:44
Muhakeme doğru yerde duruyor. Konuyu destekleyen ayetler yazıda örnek verilen ayetlerden daha fazla. Her resul Allah tarafından kendisi aracılığıyla topluma tebliğ edilen dine şahit tutulacak. İnsanlar düşündükleri, inandıkları ve yaşadıklarıyla ilgili olarak resulleriyle yüzleştirilecek .

Allah'ı tanımlamaktan, resulü tanımlamaktan tutun da, din hakkındaki düşünce, inanç ve tavırlarımıza kadar her konu birebir karşılaştırılac ak. Sanıyorum her ümmetin en büyük sıkıntısı, kendi kafalarında yarattıkları, Allah, resul, din tanımları ve kavramlarıyla kaybedecekler.

Yazınızı okurken ayetler gözümün önünden gelip geçti. İnsanı Kur'an-la yüzleştiren her şey mükemmeldir. Teşekkürler
Alıntı
 
 
0 #2 RE: PEYGAMBERİMİZİN SİZİ ALLAH’A ŞİKÂYET ETMESİNİ İSTER MİSİNİZ? 2012-08-11 22:52
Samimi bir müslüman'ın ihlas kokan satırlarını, yüksek duyarlığını hissettiğim güzel metinler. Tebrik ve teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.
Alıntı
 
 
0 #1 RE: PEYGAMBERİMİZİN SİZİ ALLAH’A ŞİKÂYET ETMESİNİ İSTER MİSİNİZ? 2012-08-08 08:15
“Kavmim Kur’an’ı dikkate değer görmedi. Kabul etmediği gibi, ardından da gitmedi. Onu eğlenme ve alay konusu haline getirdi.”
Bugünkü müslümanın durumunu izah eden müthiş bir Ramazan yazısı. Zaten bugün islam dünyasının durumu da Kur'an-ı Anlamamanın ve anlamama konusunda da israr eden dumununun vahim görüntüsü. Eline sağlık Sayın Savcım
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2114
Dün3798
Tüm Zamanlar3948130
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 134 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2103
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?