• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon BİNDE BİR BİLE OLSA

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Global sermaye dikta yönetiminin, özellikle ikincil tip ülkelerde, güvenlik komutanlıkları, bayiler, CEO'lar, paradan para balyalayanlar, üniversite öğretim elemanları, paralı medya kalemşorları, 'profesyonel' savaş kışkırtıcıları, ajanlar, paralı askerler, paralı çeteciler ve katiller, uyuşturucu tacirleri, avanta ve koltuk meraklısı yöneticiler ve yönetici olmayı 'ölümüne' arzulayanlar, kafası karışık kamu görevlileri, kaçakçılar, silah 'distribütörleri' gibi elemanlarla 'kök saldığını' uzunca bir süredir kısacık yazılarla anlatmaya çalışıyoruz. Ulaştığımız hedefin ‘sıfıra sıfır’ olduğunu tam kabullenecek iken, özellikle ülkemiz insanının, binde bir gibi de olsa, beklenmedik bir ‘vukufa’ sahip olduğunu gözlemleyip sevinme ve eser boyutta da olsa umutlanma konumuna geçiveriyoruz.

İşte böyle bir ‘binde bir’ bir mizah dergisinde boy gösteriveriyor.

Yazar şöyle yazıyor: ‘Normal şartlar altında bir banka yurt dışına bavulla milyonlarca dolar çıkartamaz. Yurt dışına bavulla para çıkarmak eroin kaçakçılarının, silah tüccarlarının kara paraları için başvurduğu bir çaredir. Parayı bavulla götürme görevi verilen kişi niyeti bozar da paralarla ortadan kaybolursa, banka mal gibi ortada kalır. Kaldı ki adam da bunu bildiği için rahatça ortadan kaybolabilir. Türkiye’de ise ülkede bir hukuk olduğunu sanarak gönül rahatlığıyla Hilton’a yerleşen kurye ne olduğunu anlamadığı bir biçimde yakalanır… (Çünkü) banka polise başvurmaktan çekinmez. Normal şartlar altında polisin, bankanın yönetim kurulu üyelerini teyzelerine kadar… (sorgulaması) gerektiği halde… … parayı bankaya teslim edeceğine bire on bahse girebilirsiniz’.

Bir başka not: ‘Normal şartlar altında komşusunda başlayan bir isyanı silah ve para göndererek destekleyen bir muktedirin karısı… kapatır çenesini oturur yerine. Ama bazı ülkelerde, kocası kanlı bir savaşı (yelpazeleyen) kadının, komşu ülkenin muktedirinin karısı için… ‘Ay ben ona kalbimi açmıştım, hiç aramıyor beni, neden böyle yaptı, anlamadım’ dediğini öğrenebilirsiniz. Kadınla görüşen gazetecinin ‘E yuh artık ama, ülkesindeki isyancılara para gönderiyorsunuz, kadın seni niye arasın’ diye sormasını ise daha çok beklersiniz… Normal şartlar altında kimse sizden iki zalim arasında seçim yapmanızı beklemez. Türkiye’de ise bir zalimi eleştiriyorsanız, otomatikman öteki zalimi savunduğunuz düşünülecektir’. (Uykusuz, 2 Ağustos ve 16 Ağustos tarihli sayılar).

Kendisine ancak bir mizah dergisinde yer bulabilmiş bir ‘binde bir’ zeka özürlü üç maymun düzeneğine bir şeyler anlatmaya çabalıyor.

Global sermaye, İsrail devleti aracılığıyla İran’a dersini vermeyi planlıyor gibi. İran’ın sermaye açısından esas sorunu şu: İranlı yöneticiler avantaya tenezzül edecek bir görüntü bile taşımıyorlar. Oysa, avanta meraklısı yöneticiler sermaye düzeninin çalışması açısından son derecede işlevsel. ‘Gör beni, göreyim seni’ numarası. Bu tür adamlar özellikle mevduat, yat, kat, otel ve harem aşıkı petrol şeyhleri ve krallıkları için huzursuzluk kaynağı oluyorlar. Ülkemizde parasal paralelbar cambazlıklarından pek anlayan olmadığı için birçok konuda olduğu gibi ‘esas’ gölgede kalıyor. (Bir yönetici 28 Şubat olayının temelinde banka karlarını budamak olgusunun yattığını söyledi de ilgilenen bir Allahın kulu çıkmadı).

İşte böyle bir ortamda İsrail’de 500 akademisyen ve hukukçu askeri pilotlara şöyle sesleniyorlar: ‘… Şu an kaderimiz, geleceğimiz sizin ellerinizde. Yakın gelecekte, muhtemelen birkaç hafta içinde uçaklara binip havalanarak İran’ı hedef alma yönünde emir alabilirsiniz. Doğal olarak bu emre uyma, iddiaları sorgulamadan kabullenme seçeneğiniz var. Ancak bu önünüzdeki tek seçenek değil. ‘Hayır’ deme şansınız da var. Bu kesinlikle kolay bir seçenek değil. Mesleki ve ahlaki ikilemler sizin için kariyerinizi kaybetme ve yargılanma olasılığını barındırıyor. Siz Hava Kuvvetleri pilotları, bu felaketi engelleme açısından ellerinizde herkesten daha fazla gerçek güç var. Kimse sizin adınıza karar alamaz. Günü geldiğinde, hem sizlerin ve hem de bizlerin yararına en doğru kararı alacağınıza inanıyoruz’.(Milliyet,

17 Ağustos 2012).

İSRAİL/YAHUDİ GENÇLİĞİ DİNOZORLARDAN NASIL KURTULABİLİR başlıklı yazımın bir kez daha okunması dileğiyle…

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:35)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Salı, 20 Şubat 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1196
Dün1605
Tüm Zamanlar4410999
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 76 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2968
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?