Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon İnsanın Yaradılış Hikmeti ve Asli Vazifesi Nedir?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

İnsanın yaradılış hikmeti ve aslı vazifesi nedir sualine geçmeden önce ilim nedir nasıl elde edilir izahına çalışalım.
İslam alimlerine göre ilim; malum olanın olduğu hal üzere bilinmesidir. Bu yaratılmışların ilmidir.
Allahü Teâlâ’nın ilmi ise; Allah (c.c)’ın yarattığı her şeyin(eşya’nın) aslının ne olduğunu ve ne olacağını kuşatması ve haberdar olmasıdır.
İlim nasıl elde edilir?
İlim, üç yoldan elde edilir;
1.Haber yolu ile. Allah’ü Teâlâ’nın insanlara peygamberler ve kitaplar göndererek gideceği yolları göstermesi, gerek kendi hukukunu, gerek yaratılmışların hukukunu bildiren ilahi kanunlar…
2. Duyu organlarının faaliyeti ile..Görme, işitme, koklama, tatma, dokunma gibi Allah(c.c) insanlara verdiği büyük melekeler(nimetler)
3.Akıl yürütme yolu ile.. Allah’ü Teala’nın insana verdiği iyi ve kötüyü ayırma yeteneği , akıl ve irade sahibi olması..
İnsan kendi yaratılış sualinin cevabını ararken felsefi ve ideolojik görüşler haberi(Vahyi) devre dışı bırakmış, insan konuşan ve düşünen hayvandır diye insanı tarife çalışmıştır. Felsefi ve ideolojik fikir sahipleri sorular sorarak, birbirlerini görüşlerini çürütmeye çalışırken, en iyi fikir ve görüşün kendi görüşleri olduğunu iddia etmiş, insanların ve devletlerin kendilerinin fikirleri doğrultusun da yönetilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Felsefi ve ideolojik fikirleri benimseyenler; en iyisini ben bilirim edasıyla insanların inançlarını hedef almış, insanları İzmir’lere kamplara bölerek insanları birbirine kırdırmış, binlerce insanın felaketine yol açmışlardır.
Vahyi bilgi olarak kabul etmeyen bu çevreler, bundan sonra Amentüleri ‘’bilim ‘’ yazacak diyen Scientism’e (bilimcilik) akımı oluşturarak ‘’bilim ilerledikçe dinin ortadan kalkacağını’’ iddia edecek kadar çıldırmışlardır.
Bilim adına nükleer silah üretimi felakete götürecek kadar artmış, para kazanmak adına sanayi ve üretimde hiçbir etik kural tanımayanlar, nehirlerin, göllerin, denizlerin toprağın kirlenmesine neden olmuş, onlarca çeşit bitki ve hayvan neslinin yok olmasına sebep olmuşlardır.
Havaya salınan zararlı gazlar nedeniyle Dünyayı koruma görevi gören atmosfer etkilenmiş, küresel iklim değişikliği sebebiyle Dünyamızda kuraklıklar ve doğal felaketler artmıştır. Bitki ve tohumların genleriyle oynayan bilim çevreleri, birçok yeni hastalık ve kanser vakalarına sebep olmuşlardır.
Rabbim ne güzel demiş; ‘’İnsanların kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden, karada ve denizde fesat ortaya çıktı(Rum suresi 41)’’
‘’İnkarcılar başa geçtiği zaman onlar hemen ekini ve nesli yok etmeye çalışırlar(Bakara Suresi 205)’’
Yazımızın başına dönecek olursak, insanın yaratılış hikmeti ve asli vazifesi nedir sualine vahiy ile cevap verelim..
‘’Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etsinler diye yarattım(Zariyat Suresi 56)’’
‘’Ey insanlar! Hem sizi hem de sizden önceki insanları yaratan rabbinize ibadet ediniz(Bakara Suresi 21)’’
‘’Hanginizin daha iyi ameller işleyeceğinizi belirtmek için O(Allah) ölümü ve hayatı yarattı.(Mülk Suresi 2)’’
İslam alimleri bu ayetleri açıklarken; insanın yaratılış hikmeti ve asli vazifesizin Allah ü Tealaya kulluk olduğunu, insanın hayırlı işlerde yarışması gerektiğini belirtmişlerdir.

Bundan anlaşılıyor ki, kulluk insan için gereklidir. Yaratıcıya karşı minnet ifadesidir.
Kulluk; İnsanın kainat çapında görülen, yaratma, yönetme, düzenleme, dizayn etme gibi mükemmel işlere bakıp, yüce Allah’ın kudret ve büyüklüğünü kabul etmek, sanatının güzelliğini idrak etmektir.
Kulluk; zerreden kürelere, atomlardan galaksilere kadar azamet ve büyüklüğünün her yerde yansımaları görünen, Allah’ın celal ve cemal sıfatlarına karşı, subhanallah,elhamdülillah, Allahu Ekber direyerek haşiyet içinde ayakta el -pençe durmak , iki büklüm olarak rükuya varmak, yüzünü yerlere sürerek secdeye kapanmaktır. Yani insan Allah’a kul olmak için yaratılmıştır.
Şair ne güzel demiş;
‘’Anladım işi; San’at ALLAH’ı aramakmış, marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış. N.Fazıl Kısakürek

 

 

Degerli Yazarimiz Metin ÖZÇERİ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 09 Eylül 2012.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2009
Dün3020
Tüm Zamanlar4214964
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 92 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2351
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?