Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon TEPKİSİZ TOPLUM OLMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Bir toplumun var olma sebebi, kendine olan saygı ile birlikte yine kendine olan özgüvenine duyduğu özgürce cesaretli duruşuna bağlıdır.

Özgür duruş;sorgusuzca ve başı boşça sorumsuzca yaşamak değildir.

Özgür duruş;yansız olma ya da tarafsızlık değil bilakis kendini ifade edebilecek bir taraflılıktır.Birey olarak sorumluluk içinde bulunmak, toplum olarak yaşadığı ortamı sorgulayıcı olabilmektir. Sorguladığı şeyler üzerinde adaleti teessüz edinceye kadar hakkınının peşinde koşabilmektir.

Tepkisiz toplum olmak; haksızlık yapanlara göz yummakla başlayan bir nemelazımcılık hastalığına yakalanmak ile başlayan ciddi bir sorumsuzluk örneğidir.

Bir toplum ne zaman tepkisiz kalırsa, kendisi yüzünden başına gelecek zülmün tohumlarını ekmesi anlamına geldiğini de çok önceden düşünmesi gerekir. Bu ektiği tohumların çıkışının bir gün kendine nasıl musallat olacağı ve kendi kendisine nasıl zarar vereceği bir acı günü beklemesine razı olup fırsat vermesinden başka ne olabilir?

Bir toplum kendine yapılan haksızlık karşısında susar ve hakkını aramaktan bigane kaldığı gün;tutsak olmaya namzet ya da tutsak kalıp yaşamaya hazır demektir.

Boyun eğerek yaşamak bir insan için nasıl bir zül/onursuzluk ise tepkisiz kalan bir toplumun böylesine bir tavrı, kendini yeterince ifade edememesi anlamına da gelebilir.Kendine olan güven kaybını kaybeden bir toplum ise yaşadığı evrende nasıl bir hayat emaresi gösterebilir ki?

Bir insan ya da toplum varsıllık/zenginlik günlerinde bol kazanması sürekli akan bir çeşmenin suyu gibidir.Suyun devamlı akacağını zannedip testisini o bolluk günlerinde doldurmadan nasıl sorumsuz ve hoyratça yaşarsa o zaman bunun sonucuna da katlanması gerekir. Savurganca ve hesapsızca yaşadığı o günlerin sonucunun yoksulluk gibi hazin bir sonla karşılaşacağını ve kendine nasıl bir ceza verebildiğini bilebilseydi böylesine bir sonuca katlanmayı ister miydi?

Bir zamanlar Osmanlının dünyanın gelişen şartlarını çok iyi okuyamaması bu gelişmelere karşı tepkisiz kalması pederşahi saltanat kültürünün sürgit devam etmesini zannetmesinden olabilir.Osmanlı,matbuatın icadına karşı tam ikiyüz yirmi yıl beklediği ve gelişen bu teknolojiye karşı nasıl tepkisiz kaldığı tarihi kayıtlarda varittir.

Bu sözkonusu olan durumun tek temel nedeni;gelişmeye karşı tepkisiz kalması olarak düşünülebilir.

Genellikle refah seviyesi yüksek olan bir insan ya da toplumun kahir ekseriyetinde yaşanan temel psikolojik zaaf; gelişmeler karşısında umarsız ve tepkisiz kalması temel bir sorun olsa gerek.

Gelişmemiş ve geri kalmış yoksul toplumlar başlarına gelen fakirliği hiç düşünmeden kader gibi algılayıp yine bu vaziyette elini kolunu bağlayıp yaşamaya devam ederlerse ve mevcut olumsuzluğun sebebini bir kader olgusuna bağlarlar ise bu durum onlar için en büyük bir başka yanlış olur.Dünyadaki gelişmeleri iyi okuyamayıp, tepkisiz kalıp çalışmadan çabalamadan bir yerlere hiçbir insan ve toplumun gelemeyeceği çok iyi anlaşılmalıdır.Yoksa yoksulluk bir kader değildir.

O halde insan ve toplumun ivedilikle dikkate alacağı en önemli hayati konu;sorumluluk içinde düşünmeyi ibadet sayan bir bilinçle yaşamayı şiar edinmesidir.Önce kendine karşı ve yaşadığı toplumuna karşı uz görülü bir yaşama bilincini teenni ve temmül ile düşünmek zorundadırlar.

Düşünerek yola çıkmak, yanlışları tespit etmek ve doğruları hayata katmayı hesap edebilmek demek olur ki.İşte bu hesapla yola çıkanlar ölçülü, tutarlı ve dengeli hayatın içine istikrar eksenine o zaman dahil olurlar.

Ölçülü, tutarlı ve dengeli hayatın içinde olmak ne demektir?

Şudur,

Ne istediğini ne istemediğini bilmek.

Ne kaybedeceğini hesaplamak.

Ne kazanacağını ne için kazanacağını arayıp çalışıp bulmak demektir.

BİR TOPLUM NE ZAMAN TEPKİSİZ KALIR?

Bir toplum,toplum bilincini unuttuğu an tepkisiz kalır.

Bir toplum,duyarsız bir nemelazımcılık hastalığına yakalandığında tepkisiz kalır

Bir toplum, örneğin zam zulmüne “ALIŞTIK ARTIK”dediği an tepkisiz kalır.

Bir toplum, okuluna giden çocuğunun eğitim durumunu takip etmediği an ve çocuğunu şefkat içinde iyi yetiştirip topluma kazandıramadığı an kayıtsız kalır.

Bir toplum,rey'ini verip verdiği rey'in hesabını soramadığı an tepkisiz kalır.

Bir toplum,vekil olarak seçtiklerine ASİL olarak bir davranış içinde bulunmadığı zaman kayıtsız ve tepkisiz kalır.

Bir toplum,pragmatik anlamda VEKİLLERE tabasbus yaptığı an tepkisiz kalır.

Bir toplum,idarecilerine”Nereye gidiyoruz”diye hesap sormaktan,soramamaktan korktukları an tepkisiz kalır.

Bir toplum,inancına ve yaşam tarzına halel getirecek ne varsa onlar karşısında suskun kaldığı an tepkisiz kalır.

Bir toplum,mahallesine,sokağına sahip çıkamıyorsa

Bir toplum,mükim olduğu apartman hayatında komşularını tanımadan yaşıyorsa

Bir toplum,işinde yapılan haksızlıklara duyarsız kalıyorsa

Bir toplum,trafikte yayalara ve sürücülere karşı saygı duymuyorsa

Bir toplum,kırmızı ışık ihlalerini sürücü ve yayalarıyla yapabiliyorsa

Bir toplum,arabasını dahi insanlara saygı duymadan park edebiliyorsa

Bir toplum,idarecilerinin kayırmacılıklarına göz yumabiliyorsa

Bir toplum,”Devletin/Milletin malı deniz,yemeyen domuz”şeklinde absürd bir zihniyet içinde yaşayan asalaklara hesap soramıyorsa

Bir toplum,Devletin/Milletin kasasından vurgun,soygun ve yolsuzluk yapanları bulup,teşhir edip bir ceza veremiyorsa

Bir toplum,yalandan ve yalan yere suç işlemekte olanların peşine düşüp onları yüce ADALETE teslim edemiyorsa

Bir toplum,gördüğü bir kötülük için yetkili mercilere şahitlik yapamıyorsa

Bir toplum,her türlü ahlaksızlık,fuhuş ve fahşanın karşısında suskun kalabiliyorsa

Bir toplum,%220 resmi rakamlara ulaşan fuhşu durduramıyorsa

Bir toplum,haksızlıklar karşısında ADALET sistemini kilitleyip kendi çıkarlarına uygun işlemesine göz yumabiliyorsa

Bir toplum,yaşadığı kentlerde özellikle de büyük kentlerde belediyelerin,elektirik kurumunun,iletişim kurumlarının v.d kurumlarını ana ve ara yollarda birbirlerinden habersizce delik deşik edip yaptıkları tahribatlara göz yumuyorsa.Ve zamanlı zamansız israf dolu bu kazılara sessiz kalıp disiplinsiz israflara yol açabilecek çalışmaları durduramıyorsa

Bir toplum,politik platformda yer alan kuruluşlarına riya üzerine kurulu iki yüzlü bir demokrasi eksende makyevalist pragmatik bir siyaset yaptırabiliyorsa

Bir toplum,iktidara taşıdığı bir siyasi oluşuma istihdamı arttırıp“İşsizlik” karşısında bir çözüm bulamadığı için bir şey diyeceği yoksa

Bir toplum,aç'ın halinden anlamayıp gerçekten aç olan insanlara yapılan haksızlıklara karşı düşüncesizce büyük bir duyarsızlık gösterebiliyorsa

Bir toplum,rant sahiplerinin haksız kazançlarına vekilleriyle dur diyemiyorsa

Bir toplum,eğitim sistemini doğru dürüst sorgulayamıyorsa

Bir toplum,ekonomik ve siyasi sistemini eleştiremiyorsa

Bir toplum,herşeye karşı susuyorsa

Bir toplum,önce kalbi ile buğz edip,dili ile yanlışları düzeltmek için sesini çıkramıyorsa, sonra da eylemi ile yanlışları düzeltmeye müdahil olamıyorsa

O,TOPLUM TEPKİSİZ KALIP

HER KÖTÜLÜĞE KARŞI RAZI OLMUŞ DEMEKTİR.

Bugün içinde yaşadığımız post modern dünyanın sayısız nimetlerine ulaşmış insanlık, önüne hazır ne konuyorsa hiç düşünmeden bunları umarsızca tüketiyor.

Sorumluluk bilincini bizzat kendisi linç etmiş bulunuyor.

Düşünmüyor,

Sorgulamıyor,

Sormuyor.

Umarsızca ve sorumsuzca toplum olma bilincinden uzak insansız iletişimsizlikler içinde dozu kaçmış ve dizginlenemeyen vurdum duymaz bir seküler yobazlık yaşanıyor.

Ülkemizde nedense bütün iktidar dönemlerinde

İktidarların olumsuz icraatlarının neredeyse hepsine tepkisiz kalınıyor.

Bir benzin zammında

Bir ekmek zammında

Bir su,elektrik,doğal gaz/yakacak zammında

Nedense “ALIŞTIK ARTIK” demeyi söylemekten bu toplum hiç yüksünmüyor.

Dünün Dünyası

Bedevi klanların

Feodallerin

Monarkların baskı ve zulümleri altındaydı

Bu kölelik düzenleri içinde insanlar, mevcut tiranlara tepki veremeden yaşıyor

Değil hak ve adalet aramayı

Bir soru dahi soramadan kölelik süreci içindeydiler.

Peki! Ya bugünün dünyası

Demokrasi denilen bir sistem içinde

Hak ve Adaleti sorarak mı yaşıyor?

Sormadan, sor-a-ma-dan yaşayan o kadar çok insan var demek

Hiç de yalan olmaz.

Peki niye?

Çünkü insan, toplum içinde tepkisiz bırakıldığı için

Düşüncesini konforizmle tatile çıkaranlar

Düşüncesini uyuşturarak insalığı, illizyonik yanılsatmalarla uyutuyorlar.

Böylesine pasifist bir duruş

Seküler/dünyeviperest siyasetlere tutsak olmaktan başka ne olabilir?

Tepkisiz bir toplum olmak; yok oluşunu görmezlikten gelmeye göz göre göre boyun eğmenin kabulünden başka bir şey değildir.

O halde,

Tepkili toplum olabilmek için

Teyakkuz içinde insanca bir direniş hareketini diri tutarak

Düşünme eylemini başlatması gerekir.

Kim ve kime olursa olsun korkmadan hesap sormaya

Hak ve Adaleti ayakta tutmaya

İnsan gibi hakça ve özgürce yaşamaya bir adım atalım.

Hak ve hakikati çiğneyenlere gerçek Adaleti tanıtarak

Tepkili bir insan

Tepkili bir toplum olalım ki

Dimdik ayakta kalalım.

Ne dersiniz?

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” Hadis

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #2 RE: TEPKİSİZ TOPLUM OLMAK 2012-10-01 09:29
Menfeatlerimize dokunulmadığınd a ''nemelazım''dokunulduğunda 'Dilsiz Şeytan'' Olmayalım...Belki de Şeytani tepkileri dile getirmiş oluyoruz...Ne hikmetse toplumumuz hep başkalarını eleştirir olduk,''çünkü kendimiz la Yüs'eliz...''
Alıntı
 
 
+1 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2012-09-30 20:43
İnamıyorum ki, sevgili Peygamberimizin görevini tamamlayıp, âhirete intikalinden sonra susulmasaydı,Zu lme baş kaldırılaydı, ikiyüzlülerin hakimiyeti bu kadar sürmezdi.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2857
Dün2795
Tüm Zamanlar4207348
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 47 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?