• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon YERYÜZÜNÜ FESADA UĞRATAMAYACAKLAR!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Eğer Allah, insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı [bozulur giderdi]. Fakat Allah, âlemler üzerinde büyük bir lütuf sahibidir.” (Bakara 251)

İnsanoğlu yaratılalıdan beri, Rabbimizin programlaması gereği fıtratına yerleştirilmiş bulunan fücur ve takva sınama araçlarından, özgür iradesiyle hangisini seçmişse, onu yürürlüğe koyarak eylemlerini belirler.

Fücûr sözcüğü sözlükte "yarmak, bir şeyi genişçe yarıp açmak" olarak tarif edilmiştir. Kur'an, bu eylemin olumlusu için fecr, olumsuzu için fücûr sözcüklerini kullanmıştır.

İmanın dışa yansıması nasıl ki takvâ ya da amel-i sâlih ise, küfrün dışa yansıması da fücûr'dur. Yani fücûr işlemek, gerçek imana sahip olmayanların bir karakteridir. Zaman zaman hataya düşen insan için daima "tövbe etme" imkânı vardır. Ancak insan aynı hatayı tekrarlamamak şartı ile Allah'ın affediciliğine sığınmalıdır. Tövbeden sonra sözünde durmamak, yalan söylemek tam anlamıyla fücûr işlemektir.

Sınırları Dinle belirlenmiş davranışlara karşı çıkmak, din adına kural tanımamak, dinle getirilen kısıtlamaları kabul etmemek, dolayısıyla her türlü irili ufaklı günahı işlemek facirlerin en belirgin özelliklerindendir. Bu insanlar dünyada yaptıklarının hesabını vereceklerine inanmadıklarından ya da Allah'a döneceklerini düşünmediklerinden, her türlü fücuru işlemekten çekinmezler.

Allah’ın din olarak belirlediği ilkeleri benimsemeyip tağutlaşan bazı toplumların yöneticileri, saltanat sahipleri kendilerini ne kadar SÜPER GÜÇ olarak zan etseler de, Rabbimizin kurduğu düzeni değiştirmeye güçleri yetmeyecek. Onların maddî refah içinde bulunmaları sadece azaplarının artmasına neden olacaktır. Çünkü yeryüzünde düzeltmeye yönelik işler yapmıyorlar, hiç ölmeyecekmiş gibi devamlı biriktiriyorlar. Hayra sarf etmiyor, nefislerini tatmine yönelik heva ve heveslerinin peşinde koşturuyorlar.

Peygamberimizin hayatını hurafelerden arındırarak incelediğimizde; son nebî olarak Rabbimiz tarafından görevlendirilmesinden sonra kendisine vahyedilen tek mûcize Kur’an dışında hiçbir harikuladelik göstermemiş, sadece Arap toplumunu değil, tüm insanları karanlıklardan aydınlığa çıkabilmeleri için Rabbimizin öğütlerini iletmiştir. Peygamber hayatına israiliyat yorumları ile eklenen harikuladelikleri masal dinler gibi dinleyenleri uyardığınızda hemen “Allah her şeye kâdirdir” tepkisi suratınıza bir şamar gibi yerleştiriliyor. Tabii ki Allah her şeye kâdirdir. Ne buyuruyor Rabbimiz?

“Ve buyruğumuz, ancak, göz kırpması gibi bir tektir” (Kamer 50)

Allah her yönüyle sınırsız (sonsuz) olduğu için zamanın da ötesindedir. Allah’a göre her şey zaman içinde ve bir sürece bağlı olarak değil, bidenbire olur. Varlıklar birdenbire meydana gelir, birdenbire değişir, başkalaşır ve birdenbire yok olur. İnsanların yaratılması da böyle olmuştur. Allah, bir şeyi yaratmayı murat ettiğinde ona sadece “Ol” der.

Peygamberimiz tebliğ görevini yerine getirirken müşriklerin saldırılarına maruz kalmış ve mücadelesini de bizlere örnek olacak biçimde vermiştir.” Allah her şeye kâdir” diye oturmamış, sadece dua etmemiş, dua ile birlikte seçkin sahabe arkadaşlarıyla düşünmüş, tartışmış en doğru olana karar verip saldırıları karşılamak için ordu kurmuş ve savaşmıştır. Tabii olarak Allah’ta inananlara vaadi gereği yardım etmiştir.

İşte yukarıda mealini sunduğumuz âyet ile anlatılmak istenen mesaj budur. İnsanlık tarihi boyunca bu kural değişmemiştir. Herkes sınavını verecek ebedî âlemdeki kalmak istediği yeri kendi özgür iradesiyle belirleyecektir. Rabbimizin bünyemize yerleştirdiği sınav araçlarından dileyen fücûru, dileyen de takvâyı seçecek, mücadelesini verecektir. Ancak fücûru seçen kişi ve kurumlar, akıllarının ermediği şu gerçeği bir türlü düşünmek istemiyorlar. Eninde sonunda tek mutlak güç olacaklarını vehmediyorlar. Özellikle tüm milletleri kendilerinin köleleri olacağını vehmeden Siyonist düşünce ve kör destekçileri büyük yanılgı içindeler.

Oysa bütün güç Allah’ındır. İnsanlığın uyandığı günler yakın !

İşte Rabbimiz bu tür anlama özürlülerine karşı, inananlara hitaben “Sakın onlardan korkmayın, beceremeyecekler!” mesajı ile bizlere yardım etmekte, bizlere moral vermektedir. Yeter ki Rabbimizin öğütlerine kulak verip, kendimizi, çevremizi ve toplumumuzu insanî değerler ile inşa edelim.

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.

 

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #3 RE: YERYÜZÜNÜ FESADA UĞRATAMAYACAKLAR! 2012-10-04 10:27
Amenna ve seddakna.İnanan insan olarak her şeyi Allah'tan bekleme kolaycılık ve miskinliktir Bu konuda en büyük Rehberimiz yazıda ifade erdilen Şu pragraf. Çok manidar"Peygamberimiz tebliğ görevini yerine getirirken müşriklerin saldırılarına maruz kalmış ve mücadelesini de bizlere örnek olacak biçimde vermiştir.” Allah her şeye kâdir” diye oturmamış, sadece dua etmemiş, dua ile birlikte seçkin sahabe arkadaşlarıyla düşünmüş, tartışmış en doğru olana karar verip saldırıları karşılamak için ordu kurmuş ve savaşmıştır. Tabii olarak Allah’ta inananlara vaadi gereği yardım etmiştir." Bize düşeni yaparsak korkmayız. Ama üzerimize düşeni yapmazssak her şeyden de korkar hale geliriz.
Alıntı
 
 
+1 #2 RE: YERYÜZÜNÜ FESADA UĞRATAMAYACAKLAR!MEHMET ÇOBAN 2012-10-02 21:06
İnsanlar neye inanırlarla inansınlar mutlaka toprağı görecekler, hesap için huzura çıkacaklardır.

Bu güzel çalışmanız için teşekkür ediyorum
Alıntı
 
 
+1 #1 RE: YERYÜZÜNÜ FESADA UĞRATAMAYACAKLAR! 2012-10-02 20:16
Allah kullarına zulmetmez, ancak kişi kendi yaptıklarını çeker..C.Hak İlah olduğu için o kulunun isteklerini yerine getirir,gerçi bunu istemez ama kulu ısrar edince o da yaratır, ama sonucuna ya bu dünyada ya da ahirete bırakır..fücur sahipleri bunu pek anlayamıyorlar ve neticelerine de katlanacaklar..
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1098
Dün4918
Tüm Zamanlar3774214
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 191 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1309
İçerik : 1480
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?