• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon İNSANLIK DOĞRUYA MUTLAKA ULAŞACAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Dünyamızın önemli bir bölümünün global sermaye ve onun vurucu gücü olan Mafya ve öteki silahlı güçler tarafından yönlendirilmesi gerçeğini, sınıf niteliğinde önemli değişmeler olduğu gibi egemen sınıf ile geri kalanlar arasındaki çelişkilerin küresel boyuta kaydığını vurgulamaya çabalıyorum uzun bir süredir. Ezilen sınıfların dikkatlerini bu temel çelişkiden, acımasız sermaye diktasından saptırmayı amaçlayan 'işini bilir' ya da amatör eylemciler (gazeteciler ve özellikle köşeciler, inanççılar, siyasal ve yönetsel CEO'lar, öğretim elemanları ve 'bilumum' kafası tütsülenmiş okumuşlar, vb.) bildikleri türküleri, epey bir 'detone' olarak da olsa söylemeyi sürdürüyorlar. Ancak, bir bakıyorsun, bir karikatürde ya da bir haberde temel gerçekler ortaya konuvermiş. İşte bazı örnekler:

Bir karikatür. ‘Çocuk babasına soruyor: 'Baba, sence barış olur mu'. Yanıt: 'Hala dünyadaki enerjinin yüzde 40'ına yakını petrolden elde edilmeseydi, en çok enerji tüketen ülke Amerika olmasaydı, zenginliğini çok ucuza petrol temin etmesine borçlu olmasaydı, ucuz petrolün önemli kısmı Orta Doğu ülkelerinden elde edilmeseydi, dünyanın en büyük şirketleri petrol şirketleri olmasaydı ve hala yüzlerce yıl yetecek kadar petrol bulunmasaydı... Tabii ki olurdu yavrum, neden olmasın'. (Cumhuriyet, 6 Ekim 2012). (Bir bölümüyle de olsa, Suriye’deki cinayetlerin nedeni de açıklanmış oluyor, böylece).

Bazı haberler: Küresel ısınma beklenenden erken geldi. Ada ülkelerinden (ve de kıyılardan) kaçmak için 10 yıl kaldı. (Milliyet, 7 Ekim 2012). - KKTC ekonomisinin en büyük dinamiklerinden biri olan eğlence sektörünün karanlık yüzü beyaz kadın ticareti. ABD’nin 2011 yılı İnsan Ticareti Raporu’nda belirtildiği üzere, Kıbrıs, zorla fuhuş alanında hedef ülke. Seks kölesi kadınlardan biri ‘Dans etmeye geldik, seks yapmaya başladık. Mafya falan gibi büyük iş bunlar’ dedi. (Milliyet, 8 Ekim 2012). - İzmir’de doğu ve güneydoğulu yurttaşların yoğunlukla yaşadığı Bayraklı’nın Yamanlar mahallesi uyuşturucu satıcılarının uğrak yeri oldu. Zehir tacirleri özellikle gençleri ağlarına düşürmek için çaba harcıyorlar. Mahalleli bu duruma isyan ediyor.(Yeni Asır, 8 Ekim 2012). - Aselsan ve Otokar niye sınıfta kaldı… Tüm uluslararası araştırmalar, demokrasinin iyi işlemediği ülkelerde, sivil ve askeri kurumların yolsuzluklara bulaşmasının sıkça ortaya çıkan bir sorun olduğunu ortaya koyuyor… Meclisimiz, maalesef, yolsuzluklarla mücadele konularında zayıf bir iradeye sahip. ( Lale Kemal, Taraf, 10 Ekim 2012). - Depresyon salgın gibi. 2030’da en yaygın sorun olacak. (TRT). (Neden acaba…).

Global sermaye, siyasal ve yönetsel CEO’larla yardakçılarını soy soplarıyla birlikte zengin ve(veya) ‘onore’ ederek, ayrıca da görevden alma korkutmasıyla dediklerinin harfiyen yerine getirilmesini sağlıyor. Anketler Obama aleyhinde sonuç vermeye başladı. Demek ki, global sermaye ondan da pek memnun değil. Bu anket işi istenene işbaşı yaptırmak için çok kullanılan bir yöntem, malum.

Bir de şu habere bakalım: Eski bir borsacı olan Ross Jackson, ‘Occupy World Street’ (Hareketin adı Occupy Wall Street idi) başlıklı kitabında, insanın, mevcut düzende, üzerinde yaşadığı dünyayı yok edecek bir biçimde üretim ve tüketim yaptığını, finansal sistemin bu durumu destekleyerek bütün yerel ekosistemler ile sosyal sistemleri tahrip ettiğini, sonunda yeryüzü ile birlikte insanlığın da yok olacağını, düzenin kendi kendini düzeltmesinin olanaksız olduğunu, çünkü değiştirme gücüne sahip olanların (küresel avantacılar ve emir kullarının, yani) bunu istemediğini, isteyenlerin ise değiştirme gücüne sahip olmadıklarını belirterek halk örgütlenmeleriyle çevreyi koruyan, doğal kaynakları (ve giderek insanı) yok etmeyecek yeni bir düzen kurulması gerektiğini ileri sürüyor. (Emre Kongar, Cumhuriyet,
9 Ekim 2012).

Ergin Günçe’nin ‘Çocuklar için Faşizm’ başlıklı şiirinin son dörtlüğü ile bitirelim:

Hepimiz el ele tutuşmalıyız
Korkmadan yürümek için gecenin ötesine
Güneş nasıl olsa doğacaktır
Horozlar ötmeye başlar başlamaz.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:36)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 27 Mayıs 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün299
Dün1148
Tüm Zamanlar4529087
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 22 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5233
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?