Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon YAZMA AHLAKI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 20
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

“Yazarlar, sürüsüne bereket bir hal alıp, edebi kültür de bütün millete saçıldı mıydı düzme ve sırf menfaat temini için yazılmış adi yazılar deha mahsulü yüksek eserleri nazardan düşürürler ve güzellik tanınmaz bir hal alarak, insanlar güzeli çirkinden seçemez olurlar. Sanki medeniyet bir çörektir de davetlilerin sayısı çoğaldıkça paylar o kadar azalmıştır.”

Rémiy de GOURMONT
( Fikir Üretimi, Sayfa:221)


Yazmak bir sanat mı, beceri mi, yetenek mi? Yazarlık bir zaruret mi, zorunluluk mu, keyfilik mi? Hayata başka türlü tutunmanın bir yolu mu? Yoksa tek amaç fikir üretmek, derin düşünceyi yansıtmak mı? Yazı ahlakı var mıdır, yok mudur? Yazmak ile okumak arasında nasıl bir bağ kurmalı? Yazı ile edebiyat akraba mı, dost mu, düşman mı? Yazar olarak görev yapmak doğru mu? Sipariş üzerine yazmak yazarı nasıl bir yazar yapar? Yazarlık öğretilebilir mi? Her yazılı metin edebi midir? Sorularından hareketle çok şey söylemek, yazmak mümkündür. Bunu herkesin kendi yorumuna bırakarak önce TDK Sözlüğünden yazar ve yazmak tanımlarına bakalım:

Yazar:
1. (isim) Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif.
2. Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir.

Yazmak:
1. Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak
2. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek
3. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak.

Üstad D. Mehmet DOĞAN’ın Büyük Türkçe Sözlüğünde de daha ayrıntılı benzer tanımlar var.

Tabiidir ki bizim bahsettiğimiz yazı ve yazarlık edebi metinlerdir. Edebiyatı ilgilendirir olan yüzüdür. Etiket, liste, levha yazıları değil. Gerçi orda da dil ve imlâ kuralları geçerlidir. Ama biz ebedi olan ve edebi olan veya olması gerekenden bahsediyoruz. Bu itibarla her yazı, her metin edebiyat değildir.

Edebiyat:
1. İsim Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı,
2. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür.
3. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler. (TDK Genel Sözlük)

Üçüncüsü boş söz sarf etmekten ziyade samimiyetten uzak söylemler için; “edebiyat yapma” derler ki, bu bilinçsizce, ya da cahilanece edebiyata yapılan bir hakarettir.

Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, “Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu”ya dayanarak yazılı veya sözlü olarak dile getirmesidir. Edebiyatta kuram ve metot olduğundan o da bir bilimdir. Zira: her bilim dalında olduğu gibi anlama, yorumlama, değerlendirme, karşılaştırma gerektiren bir yapıya sahiptir. Edebiyat’ı edebiyat yapan iki temel özellik vardır: Dil ve üslup, Estetik zevk. Yani güzellik. Edebiyat sosyal bilimlerle sürekli iletişim ve etkileşim içindedir.
Yalnız bir farkla ki; yaratıcı olması, subjektif olması ve kurgulanmış olmasıdır.

Şimdi Rémiy de GOURMONT’un sözlerinin etkisiyle dikkatlerimizi az okuyan daha çok yazan yazarlara çevirelim. Sipariş verilen, popüler, propaganda ve reklam çocuğu yazarları diyorum. Günden güne çoğalan. Bir takım odakların sözcülüğünü yapan, hedeflerine varabilmelerine psikolojik zemin hazırlamaya çalışan yazarlar ve yazıları. Bunları edebi metin sayacak mıyız? Bu metinlerde yazma ahlakı var mı? Kanaatimizce böyleleri bir zaman sonra yüz değiştirirler, çok zaman sonrada yok olurlar. Zira yazarı besleyen edep, yazıyı büyüten, Kalıcı kılan, bütün zamanların önceli yapan ahlaktır. Yazma Ahlakı. Doğal olarak da yazarın dilidir, üslubudur, estetik zevk vermesidir. Evet, iş ahlakı gibi, aşk ahlakı gibi, isyan ahlakı gibi; Yazma Ahlakı da vardır.

 

Son Güncelleme (Salı, 12 Mart 2013 13:33)

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #2 RE: YAZMA AHLAKIMEHMET ÇOBAN 2012-10-23 13:23
Yazmak kişinin, kalimle, kağıtla hemhal olup, kağıt üzerine içini dökebilmesidir.

Yazılan iç dökme olursa, samimi, içten ve gerçekçi olur.

Bilgi, bilinç, akılla yazılan her şey, yapmacık olmaktan kurtulamaz.
Alıntı
 
 
0 #1 TeşekkürMehmet Ali OĞUZ 2012-10-23 10:13
Yazı ahlâkı ile ilgili yazınızı ibretle okudum.Yazmak için gönülden ızdırap duymak gerek.Yazar,tüm insanlara, duyduğu ızdırap (düşünce sancısı) ile bir mesaj verme kaygusu duymalıdır.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2585
Dün3100
Tüm Zamanlar4123046
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 195 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2346
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?