Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon OSMANLIDAN BUGÜNE ROMANLAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


Saklı tarihin gizemli topluluğu olan Romanlar, insanlık tarihi süreci içinde kültürlerini, mesleklerini, kimliklerini, yaşam tarzlarını günümüze kadar taşıyabilen kökleri Hindistan’a dayalı insanlık tarihinin en eski toplumlarındandır. M.Ö göçlerde Hz. İbrahim (A.S) da içinde bulunduğu büyük bir topluluk Hindistan’dan Mısır’a göç etmiş Hindistan da edindikleri bilgi ve kültürlerini Mısır’a taşıyarak eski Mısır’ın köklü medeniyetinin oluşmasında katkıları olmuş, oradan Ortadoğu’ya geçerek tevhit mücadelesine devam etmiştir. Hz İbrahim(A.S) önce Hindistan kökenli seçkin bir ailenin kızı olan Sara validemizle evlenmiş daha sonra yine Hindistan kökenli Kıpti olarak bilinen Hacer validemizle evlenmiştir. Sara validemizden dünyaya gelen oğlu İshak(A.S) Yahudi topluluğunun atası olmuş, Hacer validemizden olan oğlu İsmail(A.S) Arap milletinin atası olmuştur. Hz. İbrahim (A.S) daha sonra Ketura isimli bir bayanla evlenmiş ve Ketura’dan olan 6 erkek çocuğu‘ nu Hindistan’a ve uzak doğuya göndererek, orada tevhit inancına dayalı bir medeniyetin kurulmasını sağlamıştır. Ketura’ nın çocukları da romanların atası olmuştur.
M.S ise 350 yıllarında tahminen nehir yataklarının değişmesi ya da büyük devletlerin Çin ya da Hun saldırıları karşısında binlercesi aynı anda Hindistan’dan batıya üç kola ayrılarak göç etmişlerdir. Bir kolu Ukrayna üzerinden Avrupa’ya diğer kolu Ortadoğu üzerinden ispanya’ya diğer bir kolu da Horasan üzerinden Anadolu’ya yerleşmişlerdir. Daha sonra da Hindistan da ki Türk devleti Gazneliler yıkılınca oradaki Müslüman kökenli Romanlar ayrı bir göç dalgası altında Anadolu’ya gelmişlerdir.

2-MEVCUT DURUMUN KÖKLERİ

Romanlar Türkiye’de 3 ayrı isimle tanınırlar;
Edirne sahil boyundan Akdeniz’e kadar olan Romanlara Rom Karadeniz boyunda olanlara Lom, Doğu ve Güneydoğu’da bulunanlara Dom denir.
Araştırmacılara göre, Avrupa’da 15 milyon Türkiye’de 5 milyonun üzerinde roman yaşamaktadır. Şehir olarak da İzmir’de 350 bin İstanbul’da 250 bin civarında bulunup geri kalan nüfus oranı Türkiye’nin diğer bölgelerine dağılmaktadır.
Anadolu’da İslam dinin esaslarını benimseyen Roman toplumu o zamanın en önemli meslekleri olan demircilik, kalaycılık, sepetçilik, at yetiştiriciliği, cambazlık gibi mesleklerindeki başarıları ile ön plana çıkmış Müslüman olmaları ile Anadolu’da kabul görmüşlerdir. Fatih Sultan Mehmet Han zamanında İstanbul’un Fethinde Osmanlı ordusunun Kılıç, kalkan, gülle ve top üretimlerini katkı koymuş. Fatih Sultan Mehmet Han’ın takdirini kazanmışlardır.
Fatih Sultan Mehmet Han’da kendilerine sancaktarlık vermiş o zamanın en stratejik yeri olan Çanakkale ve Gelibolu çevresini yüzlercesi iskân edilmiştir. Çanakkale savaşlarında buraya iskân edilen Romanların, yüzlercesi Türk Milletinin iftiharı olan bu savaşta şehit düşmüştür. Ayrıca gelişen Balkan savaşları ve Kurtuluş savaşında yüzlercesi, Türklük ve Müslümanlık adına şehit düşmüştür.
Yüzyıllardır bu topraklarda yer alan Roman toplulukları maalesef ülkemiz insanlarınca tanınmamakta olup, sanki bir sığıntı gibi ve yahut azınlık gibi görünmektedir. Vatanına ve Milletine samimiyetle bağlı olan Roman toplumu bu ülkenin asli unsurudur.

3-GÜNÜMÜZ DEĞERLENDİRMESİ

Dünde, bugünde Ülkemizin asli unsuru olan Romanlar, el üretiminden sanayi toplumuna, sanayi toplumundan, iletişim dünyasına geçişte bu sürece ayak uyduramamış, meslek ve işlerini kaybetmişlerdir. Romanların sosyo -ekonomik önyargı, eğitim, barınma, istihdam ve en önemlisi de genelde ve yerelde temsili yet hakkı gibi çok önemli sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlar kısa orta ve uzun vade de çözümlenebilecek sorunlardır. Takdir edersiniz ki, bu sorunlar ancak roman toplumunun bireylerinin getireceği öneri ve projelerle mümkündür.
Tarih boyunca ülkesine en ufak bir zarar vermemiş aksine İstanbul’un fethinden, Çanakkale’ye kurtuluş savaşına kadar, ülkemizin diğer unsurları gibi yüzlerce şehit vermiş bu toplum (Romanlar) maalesef günümüz Türkiye’sinde çok zor şartlar altında yaşamakta olup hiç hak etmediği yerde ve konumdadır.

 

Degerli Yazarimiz Metin ÖZÇERİ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 09 Eylül 2012.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #2 RE: OSMANLIDAN BUGÜNE ROMANLARSezai ASLAN 2012-11-12 17:41
Merhaba Metin Bey. Yazılarınızı ilgiyle takip etmekteyim.Romanların ( çingenelerin) insanımız tarafından nasıl ötekileştirildi ğini çok iyi biliyorum. İmanımız o kadar az / zayıf imiş ki bu biçimde davranılmış.Onların da bir Allah kulu olduğu görmezden gelinmiş.Çok yazık.
Aklınız ve gönlünüz açık,kaleminiz verimli olsun.Selam ve sevgilerimle...
Alıntı
 
 
0 #1 RE: OSMANLIDAN BUGÜNE ROMANLAR 2012-11-11 20:57
Metin Bey Romanlar hakkındaki yazınızı ilgiyle okudum.Bizlere aktardığınız bilgiler için romanlar adına sitenize ve size teşekkür eder, saygılar sunarım.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2010
Dün3020
Tüm Zamanlar4214965
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 93 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2351
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?