Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon DİLİMİZDEKİ YOZLAŞMALAR NE ZAMAN DURACAK?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 10
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Şimdilerde millet olarak yazıp konuştuğumuz dilimize musallat olan yabancı kelimeleri kullanmak ve internet dünyasında dilimizin ne hale geldiği yetmiyormuş gibi bir de üstelik dilimize ait kelimeleri yanlış ifadelendirmeler ortaya çıktı.

Başlangıçta dilimizi yanlış kullanmaktan kaynaklanan hatalarımız çoğaldıkça edindiğimiz bilginin kıymetli olma etkisini de maalesef azaltıyor.
Teknoloji araçsalı ile elde edilen sanal dünyanın bilgileri dilimizi öyle bir etki altına aldı ki bu yüzden bile dilimizi yanlış kullanıyoruz ve bu yanlış kullanma ile dilimizin tesir gücünü ne yazık ki kaybediyoruz.
Büyük kentlerin yüzüne bir bakın caddelerde totem reklam direklerinden sokak aralarında küçük esnaf dükkânlarına ve büyük alış veriş merkezlerine kadar yabancı dillerle donatılmış reklam ve tanıtım panolarını okudukça nasıl bir kültürel intiharla karşı karşıya kaldığımızı gözlerden ırak tutabilecek miyiz?

Dil kurumumuzun zenginleştirme eğiliminde dili güçlendirmek için yapamadıklarını bugün bizzat eğitim kurumları yapmaya çalışıyor. İlköğretimden yüksek öğrenime kadar tedris yaptığımız eğitim sisteminin içine dâhil olup bir bakalım.
Dilimizin nasıl kullanıldığını en azından sınav soruları üzerinde bir inceleme yapılsın. Sorular nasıl bir yazım diliyle hazırlanıyor ve nasıl cümle kurgu biçimleriyle ele alınıyor lütfen bir görün.
Türkçe dil grameri kullanım bakımdan nasıl bir yapısal değişim geçirmiş biraz bakıp görmek gerek. Bu mezkûr duruma bu güne kadar kimsenin aldırdığı bile yok. Dilimizin üzerinde nasıl bir oyun oynanıp oynanmadığını görmek isteniyorsa güvendiğimiz dil uzmanlarımız lütfen bir inceleme yapmaya başlasınlar. Dil, gelişigüzel bırakıldığı için haliyle gelişi güzel gelişecektir.

DİLDEKİ ÖNLENEMEYEN TAHRİFİ GÖSTEREN ÖRNEK TABLO

Aşağıda çok özet bir örnekleme ile dilimizin ne hale dönüştürüldüğünün pür melâlini ifade etmek ve dilimizdeki bozulmanın ne hale dönüştüğünü belirtmek yerinde olacak sanırım. Dilimizin yabancı kelimelerle buluşması ya da o dillerle bütünleşmesi dilde yeterince çalışmaların yapılmadığının bir işareti olarak görülebilir.
Toplumlar arası kültürel etkileşimler olur. Karşılıklı olarak dilde bile az da olsa etkileşimler olabilir. Ancak kullandığımız dil kadar tahrifat içinde kalmış başka bir dil olamaz kanaatindeyim. Aşağıda tabloda görüldüğü üzere dilimizde kullandığımız kelimeler iptal olunmuş bunun yerine yabancı bir dil ile kullanılma adı değiştirilmiş. Ne hazin bir tablo değil mi?
Bir medeniyet bakiyesi olan bir gelenekten gelen ülkemizin kendi diline sahip çıkamaması çok ama çok düşünülecek öncelikli ve önemli konulardan biridir.

Tahrifat ile dilimizde neler değişmiş lütfen bir bakın.

TANITIM: Demo-SUNUCU: Spiker-Gösteri adamı: Showman-Radyo sunucusu: Diskjokey-Dükkân: Stor-Bakkal: Market-Torba: Poşet-Mağaza: Süper, Hiper, Gros Market-Ucuzluk: Damping – İlan Tahtası: Bil board – Sayı Tahtası: Skorboard- Bilgi akışı: Brifing- Bildirge: Deklarasyon - Merak: Hobby – Koruma, Muhafız: Body Gard -Sanat ve Meslek Pirleri: Duayen-İtibar: Prestij- İş Merkezi: Center- İş Hanı: Plaza- Bedesten: Galleria – Sergi Yerleri: Center Room, Show Room- Yol Üstü lokanta: Fast Food- Yemek Çeşitleri: Mönü- Hesap ödeme: Adisyon- Destek verme: Sponsor- Eşkıya: Mafya- Bilgisayar- Computer- Hava yastığı: Air Bag – Kahvehane: Cafe Show- Mesire Yeri: Picnic- Önemli haber: Flash Haber .

Ülkemizde yetmişli yıllarda yazma ve konuşma dilimizle ciddi şekilde siyasi olarak oynanmaya çalışıldı. Yetmişli yılların başında gerek resmi radyodan dinleyerek gerekse ilk siyah beyaz ekranı izleyerek tanışan milletimiz bir yandan da ucube kelimeler ile birden bire tanıştı. Her gün radyodan ve ekrandan yapılan yayınların karşısında hiç duymadığı benimsemediği uydurma kelimelerle karşılaşınca donup kalmıştı. Bu kelimelerin zorla ve dayatılarak kullanılması neticesinde tartışmalara hatta kavgalara bile sahne oldu ülkemiz.
Devletin resmi dil kurumunu siyasi bakımdan kullanarak yapılan etkinlikler, insanımıza hiç duymadığı kelimeleri kullandırma dayatmalarına kadar taşındı. Eski kelimeleri kullananlara, gericilik yaygarasıyla, yeni yordamsız/uydurma kelimeleri kullananlara ise ilerici yaftaları ile ad takılmaya çalışılıyordu. Bu olumsuz dayatmalar, okullarımızı sadece yeni kullanılan bu uydurma kelimeler yüzünden iki gruba bölmüştü.
O gün bugündür şimdilerde bile dil kurumumuzun dil üzerinde doğru dürüst dilimize uygun kelimeler kazandırabilen çalışmalar hala yapılmıyor. Neden korkuluyor acaba diyesi geliyor insanın. Geçmişteki tartışmaların yeniden yaşanmaması için mi?
Bir dil bilimi ortada varsa neden korkulsun? Yukarıda sözünü ettiğimiz gibi kullanılmayan kelimeler yerine bugün ne tür kelimeler kullanılıyor?

O halde;
Dilimizi kullanmamızın altındaki bir gerçeği bilebilirsek, dilimize sahip çıkabilir sosyal barışı bütün hayatımızın her alanına yayabiliriz.
“Diline sahip çıkamayanlar, er geç istiklâlini ve istikbâlini kaybeder. Gün gelir, özendikleriniz, efendiniz olur.” Sözü, sizce de öyle değil mi?
Dil, kültür kimliğini inşa eder.
Dil, kuşaklar arası geçişkenliğimizin temel aracı olabilir.
Dil, kültürümüzü saklar ve geleceğe taşır.
Dil, toplum, millet ve devlet olmada temel başat bir unsurdur. O bakımdan korunulması da elzemdir.
Dil, bilinç oluşumu ve gelişiminin temel taşı olan düşünce etkinliğini de biçimlendirir.
Kelimelerin doğru kullanılması ve düşünce arasında doğrudan bir ilişki vardır. Öncelik, kelimelerin dile uygun kullanılmasında olmalı.
Çünkü kelime düşünceden önce varlığını gösterir. Kelime, olmazsa düşünce de olmaz. Kelime, düşünceyi kapsam alanına alır. Bu yönüyle kelime ve dolayısıyla dil kişisel bilincin oluşmasına da ciddi katkılar verir.
Dilimize yapılan sessiz tahakkümler var. İnternet ortamında dilimizin absürd bir biçimde kullanılması gibi.Bu konuda TDK çok geç olmadan ciddi önlemler almalı. Gündelik yaşantımızın nerdeyse bütün alanları yabancı kelimelerin varlığı ile çepeçevre kuşatılmış bulunmaktadır. Bu kadarı yetmemiş gibi yine internet ortamında kullanılan tarzanca yazı üslubuna dönüşen dilimizin düştüğü durum yürekler acısıdır maalesef.
Bütün bunlar da yetmezmiş gibi her platformda ve özellikle yazılı ve görsel basındaki panel ya da oturumlarda konuşma dilimizi bilmeden lütfen yanlış kullanmayalım.
Dilimize hâkim olalım. Dilimize hâkim olamazsak. Dil ölür.
Dille birlikte insan da ölür.
Malumumuz, dil de insanlar gibi doğar, yaşar ve ölür. Dil, doğru kullanıldığı oranda yaşar. Yozlaştırıldığında, yozlaştırılmaya çalışıldığında bilelim ki dilimize tuzak kurulmuştur.
ÖNLEM ALMA ÖCELİKLE DEVLETİN İŞİ
MİLLETİ, DEVLETİ İLE TEMSİL EDEN İKTİDARLARIN İŞİ
TDK İLGİLİLERİ DİLİMİZİ KORUMADA DAHA BİR DUYARLI OLMALIDIR.
DUYARSIZ KALIRSAK
NE DİLİMİZ KALIR NE DE KİMLİĞİMİZ.
DİLİMİZİN İTİNA İÇİNDE KULLANILDIRILMASI DA ÖZENDİRİCİ OLMALIDIR.

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #2 RE: DİLİMİZDEKİ YOZLAŞMALAR NE ZAMAN DURACAK? 2012-11-28 00:45
Naci Bey Kardeşim...Yazılarını takip ediyoruz...Çalişmalarınızd a başarılar dilerim.Ali Sabit Aksoy
Alıntı
 
 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2012-11-26 21:07
Sorumlu yazar, edebiyatçı kardeşimizin kanayan DİLİMİZ konusunu ele alması son derece hayatî bir mesele. Nasıl ki Rabbimiz kavimlerin biribirleri ile tanışması için muhtelif dilleri yaratmış ise, aynı toplum fertlerinin de biribirlerini anlamaları için kulandıkları dili iyi bilmeleri ve onu muhafaza etmeleri gerekmektedir. Aksi halde nesiller arasında uçurum meydana gelecek ve belki de bir kaç nesil sonra o toplumun fertleri atalarının eserlerini bile anlayamayacakla r. Yetkililerin gerekli tedbirleri almaları zamanı geçmek üzere. Bu değerli tesbit ve önerileri nedeniyle yazarı gönülden tebrik ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2187
Dün2500
Tüm Zamanlar4217642
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 83 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2413
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?