Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon 54 YIL SONRA SENİ ANMAK VE ANLATMAK: NE VEFASIZLIK!..

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 80
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

 

Yarım Yüzyıl öncesinde Türk Millî Eğitiminin ve Öğretmenlik Mesleğinin yüksek ideallerinin sembolü, yarım yüzyıl sonrasının hedeflerini ortaya koyan numune bir şahsiyet.. Millet sevdalısı bir öğretmen, erdem abidesi güzide bir şahsiyet. Yenilikçi, ilerici, atılımcı bir müdire. Güçlü bir imân, sarsılmaz bir azim.

 

Vatan ve Millet Sevgisi’ni öğretmenlik mefkûresi ile birleştiren, tüm gayesi mamur bir vatan, münevver ve müreffeh bir Türkiye’yi görmek olan bir babanın kızı. “-Kendimizi değil milleti en öne koyalım” diyen büyük idealler peşinde koşan bir babanın evladı. Hayatını bu yola koyan eğitimci bir baba.

 

Okuma zevki ve ihtiyacını, düşünmenin ve buluşun önemini, yorulmamanın sırlarını, kadın haklarını, hayatta olgun insan olmanın ne demek olduğunu, kendini idare edebilme sanatını, çocuk ve gençlere geleceklerini kurma, hayata atılmayı, büyümenin anlamını, sağlıklı bir vücut, sağlam bir ruh’un ne demek olduğunu Radyo Sohbetlerinde, Veli Toplantılarında, konferanslarında anlattı. Öğrencilerini aydınlattı. Gazete ve dergilerde yazdı.

 

Çocuk ve gençlerin ruh ve beden sağlıklarını, psikolojik gelişmelerini çok mühimsedi. Öğretmen okullarında okutulacak Eğitim Psikolojisi kitabına imza attı. İlkokul ve Ortaokullarda Genel Öğretim Metodları ve Uygulama, Okuma Psikolojisi, Eğitim Psikolojisi konularında çağının en iyi eserlerini tercüme ederek dilimize kazandırdı.

 

“1930’da ilk defa İzmir Kız Muallim Mektebinde ruhiyat ve terbiye muallimi olarak mesleğe atıldı. Bilgi dolu kafası, sempatik şahsiyeti, tatlı ifadesi ve öğrenci seviyesine inmesini bilen anlayışlılığı ile derhal talebelerinin sevgisini kazandı. 1932’de ek görevle İzmir Amerikan Kız Kolejinde bazı dersleri İngilizce olarak vermeyi kabul etti. İngilizce’ye olan derin vukufiyeti, vakur ve aynı zamanda dost tavırlarıyla talebelerin gönüllerine girdi.”

 

“İdealist bir öğretmen olarak gösterdiği üstün başarılar, İzmir Maarif muhitinde takdir ediliyordu. Bunun neticesi olarak 1941 yılında İzmir Kız Lisesi Müdürlüğüne tayin edildi. 9 sene müddetle bu öğretim müessesinde okuyan genç kızları yarının üstün vasıflı Türk Kadınları ve kültürlü anneleri olarak yetiştirmek için bütün varlığı ile çalıştı.”(1)

 

Aslen Bursalı bir babanın evladı olarak 29 Ekim 1907’de Selanik’te dünyaya geldi. Bursa Öğretmen Okulunda okurken Hocası Halide Edip’in dikkatini çeker ve onun teşvikiyle İstanbul’da Arnavutköy Amerikan Kız Kolejine imtihanla girer. 1928’de kolejden üstün bir derece ile mezun olur. Kolejde iken bir ara hastalanır ve revirde yatarken “Polianna’nın Çocukluğu ve Polianna’nın Gençliği” kitaplarını iki cilt olarak Türkçe’ye çevirir. Mizacı Polianna’nın mizacına tam uyuyordu. 1928 yılında kolejden üstün bir derece ile mezun olur. Bakanlıktan aldığı bursla Şikago Üniversitesinden mezun olduktan sonra Vaşington Türkiye Büyük Elçiliğinde sekreter olarak çalışır. Amerika’da iken pedagoji ve psikoloji ilmini tahsil etmişti. Elinde diploması ile yurda memleket hasreti, hizmet arzusu ile döner. Bir ara İngiltere’ye bursla giderek eğitim sistemlerini incelemede bulunur. Bir çok sosyal kurum ve derneklerde faal olarak çalıştı, destek verdi. 1958 Nisanında Seylan Adasında Dünya Öğretmenler Konfederasyonuna Türkiye temsilcisi olarak katıldı. Aynı yılın 19 Mayısında Kıbrıs Türklerinin davetlisi olarak Kıbrıs’a gitti coşkun bir kalabalığa hitap etti. Magosa zindanını Namık Kemal hatırasına binaen ziyaret etti. “27 Temmuz 1958’de Roma’da başlayacak Öğretmenler Kongresinde Türk Öğretmenini temsil etmeye hazırlanıyordu. Sonrada 7 Ağustosta Atina’da Dünya Kadınlar Birliği Kongresine katılacaktı. Bu tatil faaliyetlerini müteakip 1958-1959 ders yılı için, İstanbul Çapa Eğitim enstitüsü Psikoloji Öğretmenliğine nakli kararlaştırılmıştı. Onun yanı sıra eski okulu olan Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde Dekan Müşavirliğinde bulunacaktı.”

 

“Ne yazık ki bütün bu faydalı faaliyetler, bu güzel çalışma hazırlıkları 24 Temmuz 1958 gecesi karanlıkta azgın bir süratle koşan (giden) bir otomobilin zalim sadmesiyle(vuruşuyla) akim kalmıştı. ….. …. …. Artık yurt dışında Türk Öğretmenini ve Türk Kadınını temsil edemeyecekti.”(2)

 

28 senelik meslek hayatını üstün nitelikli öğretmen yetiştirmeye, Türk Milli Eğitiminin kalite standartlarını yükseltmeye vakfeden bu güzel insan İzmir Kız Lisesi Müdürlüğünden sonra Çapa Eğitim Enstitüsü Müdür Muavinliğine, daha sonra da Gazi Eğitim enstitüsü öğretmenliği ve müdürlüğü hizmetlerinde bulunmuştur.

 

26/11/1945 İzmir Halk Evi’nde açılmış olan Kitap sergisinde yaptığı uzun bir konuşmada şunları söylemişti: “… Hakiki saadet hiçbir zaman dıştan gelmez.. O, insanın bedenen, hissen ve zihnen faal ve tatmin oluşundan doğan bir duyuştur. Daima misafir veya dostlarının mânasız ve yersiz iltifatlarıyla beslenen, onların yapmacık taltiflerinden zevk alarak geçinen bir sosyete kadını farkında olarak veya olmayarak ne kadar bedbahttır.” “En mesud insanların çoğu, çok çalışanlardır. Hiçbir şey tam ve son şekliyle yapılmış değildir.” Diyordu. Onu 54 yıl aradan sonra anmak ve anlatmak: Ne vefasızlık. Bir yazar olarak, bir öğretmen olarak kendime diyorum. Meslek hayatımda onun Eğitim Psikolojisi kitabından çok yararlandım. Öğrencilerimin ruh ve beden sağlıklarının korunmasının gerekliliğini ondan öğrenmiştim. Yalnız vefasızlık bende mi? İzmir ve İstanbul birer okula adını vererek yaşattılar. Fakat Memleketi Bursa ve Başkent Ankara; babasının Atatürk’e olan yakınlığına rağmen bildiğim kadarıyla ismini bir okula vermemişlerdir. Muhtemelen unuttular. Bizleri de unutacaklar. İsminin okullara verilmesi de yetmez. Adına Enstitü açılmalı. İyi ki 1962 yılında Ayşe Akıncı’nın hazırladığı, önsözünü Samim Kocagöz’ün yazdığı “ÖRNEK HAYATLAR” kitabı var. Tabi piyasada yok. Bu eserin genişletilerek tekrar basılması öğretmenlerimizi motive edecektir. Bir de İzmir İzmir Dergisinin 3. Sayısında yaptığı bir konuşma metni var. Bu vesileyle Samim Kocagöz’ün ruhu şad olsun diyorum. Ayşe hanım yaşıyorsa Allah selamet versin. Vefat etmişse ruhu şad olsun. Google amca hakkında bilgi veremedi bana. İzmir İzmir dergisine de gecikmeli teşekkürlerimi sunuyorum.

Şimdi gelelim işin püf noktasına. Kim bu hanımefendi? Kimdir bu güzide Öğretmen. Adı Ne bu güzel annenin? Ben de sizler gibi çok merak ediyorum. Merak ediyorum ki kendini millete, halka adamış birini 54 yıl aradan sonra hatırlayan, bilen kaç kişi var? Şimdilik fotoğrafını verdim ama adını vermeyeceğim. Özellikle öğretmenlere, eğitim yöneticilerine, öğretmen adaylarına sesleniyorum. Anlattığım ve saygıyla andığım, nûr içinde yatası bu hanımefendiyi tanıyan varsa lütfen Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir e-posta adresime bildirsin. Bilemeyip te merak edenler sorsun, adını vereceğim. Bu verileri değerlendirmek istiyorum. Her okuyandan cevap rica ediyorum. Yorum kısmına da yazabilirsiniz.

 

Merhumenin ruhuna fatiha okuyarak konuya uygun düşen şu sözüyle yazıya son veriyorum: “Bilen borçludur. Bu dâvada rolü mühimdir.”

 

_____________________________

(1)  Örnek Hayatlar, derleyen: Ayşe Akıncı. İstanbul, 1962.

(2)  A.g.e.

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+4 #4 RE: 54 YIL SONRA SENİ ANMAK VE ANLATMAK: NE VEFASIZLIK!.. 2012-12-08 22:09
VEFANIN, NEZAKETİN VE ZERAFETİN NÜMUNESİ NACİ GÜMÜŞ HOCAM, BU "VEFA"LI YAZISIYLA YİNE BÜYÜKLÜĞÜNÜ VE FARKINI ORTAYA KOYMUŞ. GÖNÜL İNSANI NACİ AĞABEYİ İŞTE BUNUN İÇİN SEVİYORUM. YÜREĞİNE VE KALEMİNE SAĞLIK VEFA'LI İNSAN... HÜRMETLERİMLE... ABDULKADİR YILDIZ
Alıntı
 
 
+4 #3 RE: 54 YIL SONRA SENİ ANMAK VE ANLATMAK: NE VEFASIZLIK!..Sezai ASLAN 2012-11-30 16:27
Kıymetli dostum Naci Bey;Zamanın unutmadığı ancak yeni neslin haberdar olmadığı, ülkesine çıkarsız umarsız hizmet etmiş bir çok kişiden biri olan Vedide Baha PARS'ı özel bir çabayla güncelleştirmiş olmanızdan dolayı sizi kutluyorum. Öğretmen okulunda "Eğitim Psikolojisi" adlı eserini ders kitabı olarak okudum.Yazınızla daha da bilgilendim.Bu eğitimci ve hizmet aşkıyla yaşamış hanıma Allah rahmet eylesin.
Selam ve sevgilerimle gayretlerinizin devamını dilerim.
Alıntı
 
 
+4 #2 RE: 54 YIL SONRA SENİ ANMAK VE ANLATMAK: NE VEFASIZLIK!..NACİ CEPE 2012-11-29 20:34
Naci Bey
1941 İzmir kız Lisesi Müdüresi olan VEDİDE BAHA PARS Hocahanımı bize tanıttığınız için müteşekkiriz.Öğretmenlerimiz e vefa göstererek değer vermeniz sanırım bütün öğretmenlerimiz i duygulandırmışt ır.Öğretmenlerimiz ,insanları aydınlatmanın ak yüzleridir.Naci bey başta zatıalinize ve tüm öğretmenlerimiz e sevgi ve saygılarımı iletirim.Naci CEPE
Alıntı
 
 
+5 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2012-11-29 19:47
Milletimizin içinden ne büyük değerler çıkmış. Ruhu şâd olsun. Bu Millet için çalışmak, fadalı eserler vermek ne güzel. O güzel insanlar unutulsa bile, Rabbimiz unutmaz. Toplum için iyi ve güzel işler üretenler Kur'ânda müjdelenmişlerd ir. Ruhuna Fatiha okunmasına vesile olmanızdan ötürü teşekkür ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün236
Dün1043
Tüm Zamanlar4261268
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 127 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2429
İçerik : 1500
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?