• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon ANAYASA YAPMAK CİDDİ İŞTİR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 9
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


Anayasa nedir: ‘Bir devletin nasıl yönetileceğini, ana kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleme yanında kişi hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel yasa’ biçiminde tanımlayabileceğimiz Anayasa’nın yenilenmesi gündemde.

Anayasa, tanımı gereği, devletin üniversiteler, yargı, yürütme, yasama gibitemel organlarının en iyi, en verimli ve etkili olarak nasıl işleyeceklerinin, ayrıca da yurttaşların vazgeçilemez ekonomik, sosyal ve kültürel hakları ile bunlardan yararlanma koşullarının esaslarını ortaya koymuş olacaktır. Dolayısıyla, anayasa yapmak üzere masaya oturanların, bütün bu konularda, gerektiğince bilimsel araştırmalara da dayalı sağlam, tutarlı görüş ve yaklaşımlarının var olması gerekir. Acaba öyle mi…Bu kısa yazı bağlamında yalnızca birkaç örnek üzerinden belirtmeye çalışalım.

Üniversite sorununu ele alalım. Bilindiği gibi, üniversiteler, çağdaş bilim ve teknolojiyi yayma ile geliştirmekle görevli kuruluşlardır. Bu kuruluşların görevlerini gerektiği gibi yerine getiremedikleri yönünde hem içerden ve hem de dışarıdan fışkıran türlü savlar var. Bendeniz sosyal bilimlerin büyük ölçüde yanlış ve yetersiz ele alındığına kesin inanıyorum. Deprem trajedisinin güncelliği nedeniyle bir başka daldan örnek verelim: ‘Gedikbudak köyündeki 1952 yılında yapılmış taştan eski okul binası depremi çatlaklarla atlattı. 1988’de yapılan betonarme okul ise yerle bir oldu. (Bunu gösteren fotoğraf) başta inşaat mühendisliği olmak üzere, yeni yapı tasarımında seçenekleri öğretmeyen tüm mühendislik ve mimarlık fakültelerimize, yeni binaların yöresel yapı malzemeleri ve inşaat teknikleriyle yapılması yerine…ille de betonarme kullanılmasını sağlayan…bütün sorumlu kuruluşlara gösterilmeli’.(Oktay Ekinci, Cumhuriyet 30 Ekim 2011). Bina yapımıyla ilgili araştırma kuruluşlarımızın kerpiç’i de pek sevmediklerine daha önce değindik. Her neyse… Bu denli sorunlardan, insandan kopuk öğretim kurumlarını değiştirmeye esas olmak üzere yeni Anayasa’ya ne yazacaksın…Yükseköğretim Kurulu’nu (YÖK) kaldırıp yerine BÖK (Basık Öğretim Kurulu) mü kuracaksın…

Yine depremle yürüyelim. 27 Kasım 1943 gecesi Ladik – Samsun bölgesi 7.4 şiddetinde bir depremle sarsılır ve 4 bin kişi ölür. Bazı milletvekilleri ‘Zelzele bölgesi sayılan Japonya, İtalya gibi ülkeler afete dayanma tedbirleri aldı…Biz de dayanıklı binalar yapalım’ deyince bir başka milletvekili şöyle diyor: ‘En büyük korkum yeni yapılan şehirlerdendir. Diğer ülkeleri taklit edip 3-4 katlı evler yapılıyor…Ufak bir sarsıntı ile leblebi gibi dağılacak bunlar. İçişleri ve Bayındırlık bakanlıkları birleşerek Türkiye için bir yapı sistemi ortaya çıkarmalı. İhtiyacımıza en uygun sistemi bulup 3 kattan fazla ev yaptırmamalıyız’.(Can Dündar, Milliyet 29 Ekim 2011). O tarihten beri ülkemiz kent ve kırsalının çürük ve çoğu kaçak binalarla doldurulmasını, hazine arazilerinin mafyanın da dahil olabildiği düzeneklerle pazarlanmasını, işin içine bir damlacık ‘planlama’ tekniği katmadan köyden kente göçü, kent rantlarının bir küçük grup elinde vergisiz toplanmasını yalnızca seyreden, seyretmekle de kalmayıp belki de bu rezilliklerden yararlanmaya çalışan bir yönetimi, çağdaş uygarlık yönetimine dönüştürme amaçlı nasıl bir Anayasa düzenlemesi yapacaksın acaba. (Devlet Personel Kanunu değişecekmiş.,,Önce dönüşümün nasıl gerçekleşeceğinin planlaması yapılmalı, Personel Kanunu değişikliği de bu amaca yönlendirilmeli. Yoksa elli kere yeni personel yasası çıkarsan, bir şey değişmez).

Nobel ödülü bile verilmesine karşın sistemin satın alamadığı gerçek iktisatçı Stiglitz’in yolsuzlukla en çok bütünleşmiş global sermaye sektörleri olarak silah, finans, ilaç, petrol ve kömür sektörlerini işaret ettiğine daha önce değindik. Listeye gıda sektörü de eklenebilir. Bunların hepsinin ucu bizlere de dokunuyor. Bu uç’ları etkisiz kılmak için Anayasa’ya hangi hüküm konacak. Aslında konabilecek mi…

Churchill ne demiş: ‘Savaş konusunda askerleri dinledim, ekonomik konularda ise iktisatçıları. Ancak son kararı her zaman ben verdim. Çünkü savaş askerlere, ekonomi ise iktisatçılara bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir’. Yurttaşların temel sorunlarının kimseyi yürekten ilgilendirmediği bir ortamda da yeni anayasa yapımı, yapımcılıkla görevlendirilenlere ve hele hele hukukçulara (hukuk eğitimi ile ilgili görüşlerimi ayrıca sunacağım) bırakılamayacak kadar ciddi bir konudur, diye düşünüyorum.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:39)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 26 Mayıs 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #1 RE: ANAYASA YAPMAK CİDDİ İŞTİRMEHMET ÇOBAN 2012-12-15 20:52
Anayasalar yapılmaz. Dikte ettirilir.

Bunu bu Türk halkı bir türlü anlayamadı. Dünyanın hiç bir yerinde anayasa yapılmamıştır. Hemen her yerde anayasalar dikte ettirilmiştir.

Dikte ettirilen anayasaların halka onaylatılması kandırmacadan başka bir şey değildir.

Değilse halk anayasayı nasıl yapsın?

İki berber, bir bakkal, üç çoban, dört terzi, beş manav, altı çifti, bir bürotrat,bir demokrat bir araya gelip anlaşabilecekle r mi sanki?

Anayası bürokratlar yapar siyasiyer medyatik hareketleriyle halka dikte ederler. O olmazsa işin içine askerler girer.

Anayasa yapıyoruz diye niye adam kandırıyorlar ki?
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün594
Dün1485
Tüm Zamanlar4528234
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 33 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5217
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?