• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon BAZI HABER VE YAZILARIN YORUMU (Tekrar)

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


Daha önce de yazdım. Dünyayı yönlendirenlerin işine akıl erdirmek, sıradan insanlar için kuantum fiziğinden anlamakla eş güçlükte. Okumuş olanlar bakımından güçlük daha da artıyor, çünkü eğitim aşamalarında maksatlı olarak kafalara çivilenmiş kalıpların, gerçeğin karşısına kale surları gibi dikilmelerine çok rastlanıyor.

Dünyamızın büyük bölümüne egemen büyük şirket ve mafya ileri gelenlerinden oluşan 'yüce kurul', içinde birçok devletin nüfusundan daha fazla insan çalıştıran oluşumların yüksek yöneticilerini barındırıyor, malum. Dünyanın her yanına dal budak sarmış büyük kuruluşların planlama ve yönetimini gerçekleştiren üst yöneticilerin, aslında, en deneyimli devlet adamları sayılmaları yerindedir. Bu yüzden, ortalarda dolaşan birçok yöneticinin inha ve atamasını, kendi amaçlarına uygun doğrultuda olmak üzere 'en iyi biçimde' yapabilmektedirler.

Günümüzdeki temel çelişkiler, yüce kurul ile milyarlarca insanın çıkarları arasındaki çelişkilerdir. Ast elemanların görevi ise, uyduruk ve sanal çelişkiler üzerinden temel çelişkilerin gölgelenmesidir. Biraz da olsa ilerici takılan bir gazetenin bir sayısından, bu yöndeki bazı saptamalarımız şöyle:

- Bir yazarımız, 2010 yılında silah harcamalarının 1.6 trilyon dolara ulaştığını, bunun yüzde 43'ünün ABD'ne ait olduğunu belirtiyor.(Mustafa Sönmez, Cumhuriyet, 12 Ekim 2011 - Not: Bunlar yalnızca kaydı tutulanlar tabi). Silaha yatırılan paraların, güvenlikçilerin, çete başlarının gönencini artırmak gibi bir işlevleri de olduğundan hep bahsettik. Dünyamızda bu denli açlık ve yoksulluk varken, silaha kaynak ayırmak en büyük yolsuzluk sayılmaz mı...Dünya ölçeğinde bütün ilerici kuruluş ve bireylerin, öncelikle bu dayatmaya karşı çıkması gerekmez mi...Bekle ki göresin. Gazetenin birinci sayfasında 'köstebek' haberi, yüce kurulun sorumluluğunu sis perdesi arkasına sokuveriyor.

- Yine çok yinelediğimiz gibi, temel çelişkilerin üzerini örtmek üzere, yüce kurul, etnik ve inançsal çatışmalar yaratmaya bayılıyor. Bunun için gerekli kadroları 'el çabukluğuyla' oluşturuyorlar. Ülkemizde de bunu başarıyla gerçekleştiriyorlar.
Bir grubun eylem ve sözleri, derhal kendi çelişkisini yaratıp 'Irak'ın kuzeyini ekin gibi biçmeli' önerisini ortaya çıkarıyor. Belki de uzun dönemli bir plan bağlamında, 'Saddam'a Kuveyt'i işgal ettirmek gibi', füzeler için yeni bir kullanım alanı açılması öngörülüyor.

Bir yazarımız da NATO, Sarkozy, radarlar...konularını ele aldıktan sonra ‘Ama çok bilinmeyenli denklemlerde bir bilinen mutlaka vardır/ Aç parantez ABD yaz, kapa parantez/ Bak bakalım bilinmeyen bir şey kalıyor mu’ diye soruyor. (Güray Öz, Cumhuriyet, 12 Ekim 2011). Kısacası, tamamen hatalı olarak temel sorun, global ‘otorite’ yüce kurul yerine, bu kurulun sekretaryası statüsündeki bir devlet yöneticiliğine ‘izafe’ edilmiş oluyor.

Yine bazı gençler gürültü yapıp resmi arabaya yumurta atma girişiminde bulunmuşlar. Bunlar da teorisiz, plansız hareketlerle gençliğin ‘gizil gücünü’ yok etme niyet ve girişimleri bence.

Güncel not: Suriye’deki savaş, tarafların dışarıdan gelenlerle takviye edilerek genişletilmesi yanında inançlar, mezhepler, etnik farklar üzerinden daha bir etiketlenmesi aşamasına geçiriliyor. Bilindiği gibi, egemen sermayenin amacı halkları bölüp birbirine düşürerek daha çok silah satmaya ek olarak avanta statükolarını (Bir yönüyle, İsrail ve öteki görevlilerin jandarmacılığı ile bölgedeki petrol şeyhleri ile krallıklarının egemenliğini) sürdürmek. Eğitimsiz insanlarımız ve özellikle de köşe yazarları, öğretim üyeleri, politikacılar falan, kavgaları, siyasal sistemler ve uygulamalar, anayasa, devletler, dinler, mezhepler, tarikatlar, etnik topluluklar ile ilgilendirme yoluyla sermaye etkinliklerinin ‘kamufle edilmesine’ aracılık yapmış oluyorlar. Bir dönem, öncelikle bir etnik topluluk üzerinde uygulamaya sokulan işkence’lerin esas amacını saptamaya başladığımızda, global sermaye ve geri kalan halklar arasındaki temel çelişkiyi de belirgin biçimde görebileceğiz, demektir.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:39)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 27 Mayıs 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün509
Dün1148
Tüm Zamanlar4529297
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 59 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5235
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?