Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon YÜZÜKLERİN EFENDİSİ KİTABI ve UYDURULMUŞ HİSTERİK HEZEYANLAR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 25
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri



Bir ingiliz profesörü olan   J.R.R. TALKİEN' ın (Kasıtlı yazdırıldığı zikredilen)yazmış olduğu bir kitap var.

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ

Bu güne kadar hiç okumadım ve yazılan kitaptan senarize yapılan filmleri de seyretmemiştim.

Ancak bir arkadaşımın filmlere olan ilgisi nedeniyle ve tavsiyesi üzerine iki gündür bu filmleri internet üzerinden izledim.

"İzlemekle zaman öldürmüşsünüz" diyebilirsiniz.

 

Ancak mesele öyle basite indirgenecek ve geçiştirilebilecek şekilde olmadığını söyleyebilirim.

Müslüman dünyanın evlatlarının zihin dünyalarına

Yönelik kasıt taşıyarak filmin KUR'AN'daki vahyi bilgilerin dezenformasyon yapıldığına tanık oldum.(Yazar; CİN,ŞEYTAN,MELEK,HZ.Süleyman,Yecüc Mecüc v.d.adı Kur'an'da geçen varlıklara kendi kafasınca roller biçmiş.Anlaşılan yazarın hayal gücü bu varlıklara kadar ve Hz Süleyman'a kadar görmüş gibi ulaşmış!?)

Nasıl tahribatlar yapılmak istendiğini ve nasıl ezoterik yavelerle akıllarını çalkalayarak bulandırdıklarını

 

Ve İslâm akidesine bağlı Müslüman bilinçlerini

Sübliminal yollarla sapmalara nasıl yönlendirdiklerine de tanık oldum.

Ancak bütün bunları, filmleri internetten izleyince anladım.(Yüzüklerin Efendisi yazın sıraladığım şekilde izleyebilirsiniz 1.Yüzüklerin kardeşliği 2.İki kule 3.Kralın dönüşü)

 

Yıllardan beri izlemediğime üzüldüm.

Aslında bu filmi, ilahiyat mensuplarının izlemesini ve yorumlamasını çok isterdim.

 

Filmler serisi film tekniği açısından fevkalade hazırlanmış.

Her insanı etki altında bırakacak biçimde sinema tekniği donanımıyla kurgulanmış.

Filmler bir sinema şöleni eser olmuş ama muhtevada/içerikte yanılsatmalara dikkat kesilmemiz gerek.

 

İlk insandan günümüze kadar tarih boyunca insanlığın büyük çoğunluğu bir sınamanın olduğu bir varlık düzenini kabullenmiyor.“.Onların ÇOĞU Allah’ a şirk koşmadan inanmazlar.(12/106)

İşte bu yüzden;

Mitolojiler üzerinden Çok Tanrılı dinler oluşturulmuş.Mitolojilerde uydurdukları Tanrılara inanmışlar ya da inandırılmışlar.Tarihteki yönetimlerin başatları, uydurdukları Tanrıların üzerinden toplumsal süreçler içinde hep nemalanmışlar.

Yine Tarihsel bağlamda çeşitli boyutta karekterler üretilmiş,harukuladelikleri olan kahramanlarla masalımsı destanlar oluşturularak toplumlar yönetilmeye çalışılmış.

Hatta Hayvanlar alemi üzerinden sembolik tapını nesnelerine inanmış ya da inandırılmışlar.Ör;Baykuş,Karga,Kuzgun,Ejderha, Ya da Arslan ya da Tilki v.s

Özellikle batı toplum Tarih kitaplarında kendi düşüncelerince afaki figürler içinde hayalı varlıklar;Cadılar ya da Melek,Cin ve Şeytan figürleri bol çeşitlilik içinde oluşturarak kullanmışlar zanlarınca.

Hatta insanlığa hükmeden varlıklar olarak gösterilmiş.

Halbuki KUR'AN'IN BEYANINDA CİN ve ŞEYTAN'ın insanı bir yönetme güçleri olmadığı açıkça bildirilmiş.


“İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: 'Doğrusu, Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtacak değilim, siz de beni kurtacak değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azab vardır.”14/22

“Doğrusu, benim o gerçek kullarım var ya! Senin (ey İblis) onlar üzerine hiç bir hâkimiyetin yoktur. Rabbin ise, vekil olarak yeter.”17/65

MELEK ise tamamen insanla ilgilenen ve insana yardımcı yaradılışta olan bir varlıktır.

 

İnsanlığın çoğu, Tarihin başlangıcından bu yana bile bile adeta Allah'a ortak koşacak biçimde çeşitli eylemlerde bulunmuşlar.

Antropomorfik/Tanrı-İnsan merkezli bir dünya anlayışından Skolastik çağa bir son vermek için Aydınlanma yolculuğunun protest çıkışıyla Antropodormik/insan merkezli bir dünya anlayışı inşa edilmeye çalışılmış.

 

İnsanın dışında üst boyutta!? var olan varlıklar üzerinden hayal gücüyle ütopik konsepte insana hükmedip tahakküm edici tasarımlarda bulunulmuş.

ŞEYTAN,CİN ve MELEK isimleri birer aktör olarak sembolize edilecek biçimlerde kurgulanmış.

 

KUR'AN'DA İBLİS,konusunda dikkatimi çeken ve akla takılan bazı sorular üzerinde küçük bir araştırma yapıp duruyordum.

1985 yılından bu yana yaptığım bu KUR'AN'İ konu araştırma sonunda ilgi alanıma dahil ettiğim bir mesele olarak görmeye başladım.Bir çok kitaplar da okudum bu konuda.

 

KUR'AN'da "İnsanın,Müşriklerin,Kafirlerin ve Münafıkların sıfat özelliklerinden bahsettiği gibi.

İBLİS'in de tam yirmi dört adet ayrı ayrı özelliklerini bildiriyor olduğunu öğrendim.

 

Bu özellikleri merakla tespit etmeye çalıştıktan sonra

İlahiyat Tefsir hocası bir kardeşimden aldığım ve inşallah almakta olacağım bilgilerle

Ne kadar süreceğini bilemediğim bir çalışmanın içinde buluverdim kendimi.

Tefsir hocası olan kardeşimle çalışmayı müşterek ele almayı bir hataya sebep olmamak için daha dikkatli ve titiz bir çalışmanın gerekli olabileceğini uygun buluyorum.

Konu üzerinde epeyce mesafe aldığımızı zannediyoruz.

Ne kadar mesafe alınır onu da bilemeyeceğim.

 

Şurası bir gerçek ki İBLİS,CİN ve MELEK konuları araştırıp düşündükçe akıl-vahiy bütünlüğünde anlaşılabilir bir şey olduğudur.

Hayal ötesi gibi bir alanda ya da batıdaki gibi mitolojinin kapsama alanın içinde histerik yaveli ütopya kurgularıyla anlaşılabilecek bir şey değildir.

Bu konularda bazı İslam ilim sahiplerinin çalışmaları dünden aktarıldığı gibi

Bugün de yeni düşünceler eşliğinde araştırılıyor olduğunu biliyoruz.

 

Bugüne kadar yapılan çalışmalar asırların birikiminin tekrarı olarak sürmüş ve hala sürdürülüyor.

Ama batı dünyası bu tür(dinin kapsam alanında) konularda vahyi kaynaktan uzak hayal ürünü düşünceleriyle( kitap ve filmlerde) insan zihinlerini alt üst edebiliyorlar.Gerçekten bu tür filmleri izlemeye gidenlerin(Kur'an bilgisi yoksa) etkilenmemesi mümkün değil.

 

Bizde ise hiç doğru dürüst bir ilmi çalışma yok daha ziyade ezbercilerin ezberi bozulmamış nakilleri var.(İBLİS,CİN,MELEK Konularında)

Konu gerçekten çok göreceli aynı zamanda çok önemli.

Eskitilmiş ve dondurulmuş ezberci bilgiye dayanan asırlara mâl olmuş düşünce birikimlerinin varlığı sebebiyle

Bu güne taşınan bilgiler, ciddi biçimde eleştiri özelliği taşıyor.

Bu tür konuların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

Gerekmiyor ısrarı sürecekse

Burada konusunu anlatmaya çalıştığımız yalan yanlış ezoterik hezeyanlarla dolu bilgi bombardımanına tabi olacağımızı iyice bilmeliyiz.

 

İslâm toplumlarında

"İlimde mesafe alan..." insanların ortaya koyacağı her yeni konacak düşünceleri yok.

Edebiyatın metafor tekniklerini,dil biliminin tüm özelliklerini özellikle

Nasıl oluyor da TEFSİR konusunda bilgi sahibi oluyorlar doğrusu anlamada zorluk içindeyim.

Burada zikrettiğimiz alanda salt Arapça Dilini bildiğini zannedip

SEMANTİK/Anlam bilimin eğitimini almamış insanlar

Tefsirlerde edebiyatın metafor teknikleri bir tesbitten öteye gidememiş.Tefsirlerde detaylara inip bugünün insanının anayabileceği açıklamlardan çok uzak.

Ülkemizde Semantik bilim üzerine bir tek TELİF ESER yok.

Hepsi tercüme

Diğer bilimler hakeza (Ör;Antropoloji,Arkeoloji v.s v.s...bilimleri KUR'AN tefsirlerinin içinde olmalı)

Nedense yeni şeyleri bir ilim üzere yazmak isteyenlerde bir tereddüt var.

Konuşmak isteyenlerde de

Çünkü statükocu ezberci bilgi sahipleri "korku" ile tehdit ediyorlar.

Bizim dünyamızda asla "Eskitilmiş " ya da "Dondurulmuş" bilginin etki gücünü kimse bozamaz nedense

Asıl günümüz ilmine uygun asıl anlam değişmeden bir çalışma yapılamayınca ötekinin bilgisi içimize kadar temerküz ediyor.

Oysa ilim o kadar çok mesafeler almış ve geçmişin bilgilerini aşmış ki

21. Yüzyıla gelmiş bazı Müslümanlar hala eski "bazı bilgilerin"tekrarında ısrar ediyorlar.

 

Yeri gelince AHLAK üzerine bir yazar"AHLAK İLMİ" diye kitap çıkarabiliyor.

Ama " KUR'AN'IN bir İLİM KİTABI" olduğunu da bir çok kimse bil/e/mediği için düşünmek istemiyor ya da düşünmemek için tembellik ediyor ve ezberledikleri bilgilerle yetiniyor.

 

O halde KUR'AN konusunda ilim üzerine bir şeyler yazanlara neden "BİR BİLEN" olarak sabitlendirilmeye çalıştırılıyor anlamak zor?

"Bir bilenden daha iyi bir bilen vardır" diyen KUR'AN değil midir?

Bilgi sabit olmayacağına göre hareket halinde olacağı da bilinmelidir.

 

Bilgi'nin sahibi hiç şüphesiz ki ALLAH'tır.

Ama bir hikmeti var ki RABBİMİZ bilme/öğrenme eyleminin önünü sabit tutmamış ve önünü açık bırakmış olduğunu da bilmemiz gerekir.

 

İşte batı dünyası, KUR'AN'I bizden fazla takip ettiği için gerek oryantalistlerin çabasıyla

Gerekse kitap yazarak ve bu tür filmlerle KUR'AN'daki İLAHİ BİLGİYİ saptırma ve yanlış anlaşılma yollarına niçin ve neden baş vuruyor olduklarını pek az insan düşünüyor.

Biraz düşünmek gerekmez mi?

Bizim onlara kapı aralamamız nedeniyle sakın olmasın?

 

Aşağıda bir eski arkadaşın"yaklaşan saat" sitesinde meseleyi anladığı kadarıyla izah etmeye çalışmışlar.

Şeytan,Cin ve Melek konularında (bu varlıklarla yanındaymış ya da onları görmüş gibi)anlatmaya çalışmış olsa da yine de cesaretini tebrik etmek doğru olması gerekli.En azından emek vererek kafa yormuş)

Her ne kadar bu alanda yapılan çalışmaların yanında bilgisiyle gereken yeterliliğe erişilmemiş olunsa da(ilimde erişim sürgit devam eder gerçeğini unutmamak gerek)

Az da olsa KUR'AN'A ve içindekilere yapılanları izah etmeye çalışılması da

Müslüman toplumlar için yararlı bir gayret olmuş olarak gözüküyor.

İlahiyatçıdan bir tepki çıkmadıysa da 10 Mart 2010 da "Yaklasan saat" İnternet Sitesinde Sayın Ayhan Demirpehlivan'ın değerlendirme yorum çıkmış en azından.

 

Bu tür konular;ilimde mesafe katetmiş insanlar tarafından

Tedrici usullerle

İslam toplumlarında toplu müzakere zemininde yapılmalı aslında.

 

Konu o kadar çok önemli ki "Muhteşem Süleyman dizisi"nin eleştirisi bile etkisiz kalır bu konumuzun yanında akidevi esaslarda olduğu için.

 

Şöyle etrafıma bakınıp insanları irdeledim konunun önemi, 50-60 yaş üzerinde olanların umurlarında bile değil .

Tıpkı cep telefonu ve İnternet kullanmaktan kaçtıkları gibi(Sanki bir maharet miymiş gibi kaçmak!?)

 

Ama İngiliz yazarın(TALKİEN')kitaplarını ve filmlerini milyonca genç o kadar yakından takip ediyorlar ki

Biraz araştırsanız aklınız durur.

Elbetti ki ürkütücü buluyorum bilinçli yapılmayan bu tür izlekleri.(Bir İslâmi ve Kur'an'i bilinçle ya da hayal gücünü sinema tekniğine uyarlanmayı görmek için  filme gidenleri tenzih ederim)

 

İslamın coğrafyalarında yaşayan nesiller, akidemizin çatısı altında bulun/a/mamaktan ve aile kurumumuzun içinden teker teker imani temel esalardan maalesef uzaklaştırılıyor.

Sahte tebessümlü sanal ve seküler sanat yoluyla sessizce alınarak zihinleri bir yerlere götürülüp “kayıp nesiller” olarak KAYBEDİLİYOR.

 

Son günlerde HOBBİT gelmiş aynı seri filmlerden sinema salonlarına. 

Bilerek filmlere gitmişlere kimse bir şey diyemeyiz ama bilmeyenlerin de uyandırması lazım gelmez mi en azından ?

Aşağıda yapılmış çalışmayı da okuyunca seyredenler bile hayret edeceklerini şimdiden duyar gibiyim.

KUR'AN'A ,  İSLÂM'A ve DEĞERLERİNE bir kitap ve film yoluyla onca hezeyanlardan oluşmuş yavelerin nasıl yapılmış olduklarını ibretle okuyup izleyerek öğrenecekler.

 

Şahsen ben siz değerli okuyucu dostlara karşı görevimi yaptığımı zannediyorum.

 

Her Müslüman kardeşimizi uyanık olmaya davet ediyor sağlık ve esenlikler diliyorum.

 

BAKILIP OKUNACAK SİTE VE YORUMLARI:

 

http://www.yaklasansaat.com/cin-seytanlar/seytanlar/yuzuklerin_efendisi.asp

 



 

Son Güncelleme (Cuma, 18 Ocak 2013 17:14)

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #5 RE: YÜZÜKLERİN EFENDİSİ KİTABI ve UYDURULMUŞ HİSTERİK HEZEYANLAR 2014-08-22 23:18
Tekbiiirrrr ahahahahaha ulan iyi güldüm be ne içtiniz olm ben de istiyorum kafir işi yazmış herif neyse kim yazdıysa teşekkürler baya güldüm yani
Alıntı
 
 
0 #4 RE: YÜZÜKLERİN EFENDİSİ KİTABI ve UYDURULMUŞ HİSTERİK HEZEYANLAR 2014-01-29 20:09
Başka yerlerdede buna benzer şeyler okudum .sauron un kralın dönüşü ve iki kule gibi filminde kulenin üzerinde göz şeklinde belirtilmesi hakkında.orada denildiğine göre kulede sauronun gözünü tutan hilal islamı temsil ediyormuş gözde Allah'ın herşeyinde gördüğünü orada bulunan göz aslen illuminatiyide simgeliyor olabilir tek gözün illuminatinin resmi simgesi olduğunu bilmeyen fazla kişi yoktur herhalde filimde farklı bir açıdan bakılırsa kulede bulunan hilal İslam ve göz illuminatinin simgesi olursa eğer o zaman islamın illuminati tarafından fethedilmeye çalışıldığında anlanabilir ve elfler insanlar hobbitlere illuminatiye karşı birlik olup savaşıyorda olabilir
Alıntı
 
 
+5 #3 Batı'da başlayan her sapma medya üzerinden bir süre sonra bize de geliyor.ÖZCAN BAHADIROĞLU 2013-01-14 08:24
Panteizm; kısaca "Tanrı doğada, nesnelerde, insan dünyasında vardır" düşüncesine inanır. Özelde bu filimlerle insana doğa üstü özelliklerle tanrısal bir vasıf atfedilir. Alev ALATLI, Amerikan toplumunun % 15'inin bu inanca sahip olduğunu söylüyor. Şeytan insanları çamurdan putlara secde ettiremiyor, şimdi şirkin çok daha estetik hallerini bulmuş. Batı'da başlayan her sapma medya üzerinden bir süre sonra bize de geliyor. Yani konu Naci hocamın dediği gibi önemli.
Alıntı
 
 
+2 #2 RE: YÜZÜKLERİN EFENDİSİ KİTABI ve UYDURULMUŞ HİSTERİK HEZEYANLAR 2013-01-13 10:40
Yüzüklerin Efendisi konulu ne kitapları ne de filmleri seyretmemiştim. kafirce bir kurmaca deyip geçtim. Meselenin bu noktaya geleceğini hiç tahmin etmedim.
Maalesef onlar (Allah'a şirk koşanlar) karşı görüşlerini Kuran'dan ilham alarak oluşturuyor, kendi taraftarını besliyor ve hatta Müslümanların imanını sulandırıyor da biz Müslüman olarak Kuran'dan bi haber yaşıyoruz. İslami bilgi deyince bizim için zaman donmuştur, gelecek yok geçmiş var.İlim adamlarımızın yeni şeyler ortaya koymaktan çekindiği gerçeği müthiş bir tespit. Adeta akılları bloke edilmiş. Her fikri bir başkasının parağrafıyla doğruluyorlar. "Kes yapıştır" en geçerli usul. Konuyu şiir gibi işleyen değerli mütefekirimize gönül dolusu teşekkürler.
Bizi bir birinden değerli fikir ve düşünce adamlarıla buluşturan Gönül Sitesi sakinlerine selam ve sevgiler. Emeğinizi Alla İbadetinize saysın.
Alıntı
 
 
+2 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-01-11 23:34
Asırlardır Kur'ândan bilinçli bir şekilde uzak tutulduğumuz gerçeğinin artık kabullenilmesi gerekmektedir. Toplumumuz hurafeler ile uyutulurken çalışan şer güçler, çok mesafe kat ettiler. Yazının tüm gerçeği arayanlara ışık tutacağına inanıyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2860
Dün2795
Tüm Zamanlar4207351
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 48 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?