• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon ANLAMAZDIM ANLAMAZDIM (*)

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

 

Halkın ortalaması için politikadan anlamak nükleer fizikten anlayabilmek gibi bir şey. Özellikle üniversitelerde kafalara öylesine karanlıklar yerleştiriliyor ki gel de işin içinden çık. Global sermaye dikta yönetimi ve iradesi yerine figüranlar üzerinde tartışmak çok genel.

 

Sermaye medyası da gerçekleri sislendirme açısından elinden geleni ardına koymuyor. Örneğin:

 

Bir yazarımız kara para aklanması açısından altın mevduat sisteminin işlevsel olabileceğini, kara paralarla piyasadan altın toplanıp bankaya götürülmesi karşılığında bir hesap açılacağını, böylece kara paranın ak paraya dönüşmüş olacağını, bir milletvekilinin sorusuna karşılık da sorumlu yöneticinin ‘Bu işlere Masak bakar. Banka bir işlemden kuşkulanırsa Masak’a bildirmek onun sorumluluğunda’ gibi ‘veciz’ bir yanıt aldığını belirtiyor.

Oysa, kara para yönetiminin global sermayenin baş aktörlerinden banker karargahının hüküm ve tasarrufunda olduğunu, kara paraların vergi cennetlerinde biriktiğini (Bir başka yazımızda tahmini miktarları da belirtmiştik), bazı batı bankalarının en önemli aklama merkezleri niteliği taşıdığını, krizler sırasında ülke yöneticilerinin yağıp estiğini ama ABD hükümetinin bir İsviçre bankasına kestiği ceza dışında bu rezilliğe karşı fazla somut bir adım atılamadığını acaba yazar da biliyor da sermayenin gazabına uğramamak için mi böyle şeyler yazıp çiziyor… Doğrudan global sermaye içinde yerini almış Vatikan hakkında bir haber: Vatikan 1982’den beri finansal şeffaflık konusundaki kötü şöhretinden kurtulmaya çalışıyor. Vatikan’la yakın ilişkili ‘Tanrı’nın Bankeri’ lakaplı İtalyan Roberto Calvi 1982’de Londra’da bir köprüde asılı bulunmuştu. Avrupa Konseyinin desteklediği bir komite de, kendini tutamayıp, geçen yıl, Vatikan Bankası olarak bilinen Din İşleri Kurumu’nda ciddi kusurlar bulunduğunu belirterek Vatikan’dan para aklamaya karşı önlemler almasını istemişti… İtalya bir bankanın ruhsatını ‘Vatikan’daki para aklama faaliyetlerini önleyici denetimler uygulamadığı’ gerekçesiyle Aralık ayında yenilemedi (Cumhuriyet, 5 Ocak 2013).

 

Ek vergiler söz konusu olunca renkli bir sermaye gazetesi şöyle bir başlık atmış: ‘Ek vergiler kayıt dışını körükler’. ABD’de de daha bir ağırlıklı sermaye temsilcilerinden oluşan bir parti, nasıl da zengin vergilerinin artırılmasına engel olmaya çalışıyor. Yine, bir vergi yazarı futbolcuların transfer ücretinin yüzde 15’den 35’e çıkarılmasına, ‘Türkiye’yi yabancı futbolcular için cazip olmaktan çıkarır’ gibi bir eleştiri getirmiş. Yabancı futbolcu az gelecek diye üzüntüden öleceğiz, herhalde. Transfer işlerinden çok yararlananlar oluyordur kuşkusuz. Kayıt dışı, tabii ki…

 

Bir anı: 1970 öncesi Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde maliye hocalığı yapıyorum. Öğrencilere (Hepsi orta düzey yöneticilerdi) ülkemizde kamu maliyeciliği biliminin çok geri olduğunu, kendim dahil bu dersten 10 alabilecek bir yönetici, öğretim üyesi bulunmadığını, bu yüzden üst notu 9.5 ile sınırlandıracağımı bildirdim (Ben de bu numarayı Yavuz Abadan hocamızdan öğrenmiştim). Ancak, bir öğrencinin yazılı sınavdaki başarısı 10’un bile üstünde bir notu hak ediyordu. Bu öğrenci Cumhuriyet Savcısı Şiar Yalçın idi ve ilginç özelliği de İstiklal Mahkemesi’nce astırılan eski Maliye Bakanlarından Cavit Bey’in oğlu olmasıydı.


Bu anı bana hep çok dokunaklı gelir
.

(*)Şarkı

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:41)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 18 Şubat 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün850
Dün1856
Tüm Zamanlar4407422
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 64 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?