Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon AB Mİ, ŞANGHAY BEŞLİSİ Mİ?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir televizyon kanalı olan Kanal 24’te, geçen hafta katıldığı bir programda yaptığı “Şanghay Beşlisi” açıklamaları dünya gündemini sarsacağa benzemektedir. AB'yle ilişkilerimiz hakkında bir soru üzerine, "Geçenlerde Sayın Putin'e de söyledim, bizi Şanghay Beşlisi'nin içine alın, biz de AB'ye 'Allahaısmarladık' diyelim, ayrılalım oradan. Bu kadar oyalamanın ne anlamı var" dedi ve şöyle devam etti: "Şanghay Beşlisi daha iyi, çok daha güçlü. Ortak değerlerimiz Şanghay Beşlisi'nde..." “Gelin denirse gider mi Türkiye?” sorusu üzerine, “Gideriz, gideceğimizi söyledik zaten. Sadece biz değil, Pakistan da var, başka ülkeler de var.” diye konuştu.

Türkiye’nin yıllardır AB’ye girme uğraşıları bir netice vermeyince olacağı buydu. Başbakan madem sizin bizi AB’ye almaya niyetiniz yok benim de daha fazla yalvaracak halim yok deyip, rotayı diğer bir alternatif ve yükselen bir değer olan ŞİÖ’ ye (Şanghay İş Birliği Örgütü) çevirdiğini görmekteyiz. Şanghay İşbirliği Örgütü 2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından “bölgedeki radikal unsurlara son vermek ve sınır güvenliğini sağlamak” amacıyla kuruldu. Şanghay Beşlisi olarak anılan ülkelere 2001’de Özbekistan’ın da katılmasıyla üye sayısı altıya çıktı. İran, Moğolistan, Hindistan ve Pakistan ise gözlemci üye statüsü taşıyor.

Haber dünyada geniş yankı uyandırdı. Bir Nato üyesi olan Türkiye’nin bu girişimine ABD b şaşırmış görünürken, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, durumun kendileri açısından bir çelişki oluşturmadığını söyledi. Başbakan Erdoğan'ın "Şanhgay Beşlisi" açıklamasını değerlendiren Rasmussen, "İnanıyorum ve biliyorum ki Türkiye, coğrafi konumu sebebiyle Orta Asya ve Ortadoğu'daki ülkelerle ilişkilerde çok önemli ve stratejik bir rol oynuyor. Dolayısıyla ben bu konuda bir çelişki görmüyorum. Bir NATO müttefiki olmak ve aynı zamanda dünyanın başka yerlerine, diğer bölge ve ülkelere uzanan politikalara sahip olmak arasında NATO açısından bir çelişki yok" dedi. Sanırız bu son durum içimizdeki Ulusalcı Sol söylemcileri de etmiştir. Belki bazılarına da “Biz dememiş miydik bunların AB’ye girmeye niyetleri yok” dedirtmiştir.

AB'ye Mahkum Değiliz

Aslında ŞİÖ komünist rejim çöktükten sonra Avrupa tarafından dışlanan ve hala öcü gibi görünen Rusya ve Çin’in ön ayak olduğu ekonomik ve güvenlik temelli bir örgüttür. Avrupa Birliği gibi homojen görünümlü bir örgüt olmayıp çeşitli inanç ve medeniyetleri içinde barındıran ve biraz da tek kutuplu bir dünya kuran, merkez kapitalist ülkelere karşı bir ikinci kutup durumundadır.

İşte bu kuruluşu asıl ilginç ve gerekli kılan en önemli faktör de budur. İster istemez küreselleşen bir dünyada tek başına herkesi düşman görerek kuzey Kore gibi kapalı bir şekilde yaşamak mümkün değildir. Birileriyle sıkı bir işbirliği içinde olmak zorundayız. Ancak Komünüzm yıkıldıktan sonra ortaya çıkan ABD veya AB’ nin önderliğinde tek kutuplu bir dünya da sadece birilerinin çıkarlarına, hiç te adil ve doğru olmayan bazı dayatmalara, mecburen katlanmak zorunda kalınmıştır. İşte Irak’ın durumu ortada. Ortadoğu’ya BOP’la demokrasi gertireceğiz diye yola çıkanların hali ortada. Arap baharıyla yıkılan diktatörlerin yerine seçimle başa geçen yeni yöneticilerin İslami söylemleri Batı’yı rahatsız ettiği bir gerçek. Bu adamların tek kutuplu dünyasında başka fikirlere yer olmadığını görmekteyiz. Batı’nın karşısına eski sömürgelerden oluşan yeni bir blok çıkmaktadır. Asıl rövanş şimdi başlıyor üretimse üretim, rekabetse rekabet, teknolojiyse teknoloji ile yeni bir blok oluşmaktadır. Temennimiz odur ki bu iş daha paylaşımcı bir ekonomik anlayışa gider. Yani daha insani bir anlayış gelişir.

Hasta Adam Kim?

Gelelim ekonomik gelişmelere. Post-emperyal dönemde Batı’nın eski sömürgeleri de artık teknolojiye sahip olup ekonomilerini geliştirdiler. Dünün sömürgeceleri bugün artık eski sömürgelerinin pazarı oldular. Şimdi zaman tersine döndü ve böylece eski sömürge ülkelerinden çalınan zenginlikler meşru yollarla geri alınmaktadır. Düşünün bir kere düne kadar topunu tüfeğini dışarıdan alan ülkemiz bugün uçak, tank, helikopter, insansız uçak vs. yapıp, ABD ile savunma ihalelerinde kapışır hale geldi. Artık uzaya kendi uydularımızı gönderiyoruz. AB bizi içine alsa ne olur almasa ne olur. Onlar zaten kendi derdine düşmüş durumda Hata adam şimdi onlar oldu. AB’nin en baba ülkesi İngiltere AB üyeliğini referanduma sunacak. ABD’nin toplam kamu borçları 16.3 trilyon doları bulmuş bu boçları çevirmek için ABD saatte 400 milyon dolar borçlanır hale gelmiş. Allah insanlığa bu kadar eziyet etmiş Batı Medeniyetinin talanla zevk, sefa içinde sonsuza kadar yaşamasına müsade etmez elbet. Çağımızın Roma’sı da çökmeye başladı. Artık ABD ve AB çöküşe geçmiştir, yükselen değer Asyadır.

Tek kutuplu Batı komünizmden sonra kendine düşman olarak İslamı seçmiş durumda. Dünyayı dilediği gibi tanzim etmekte ve ele geçirdiği medya güçünü de kullanarak metalaşmış kültür ve simülasyonlarla gerçekleri dilediği yöne saptırabilmektedir. Batı’ya kıyasla Doğu dünyası daha paylaşımcı, daha mütevazi ve daha az madde hırsı ile daha insani bir dünya görüşüne sahiptir. Acıma duygusu nedir bilir. Öyle Batı İnsanı gibi “Acıma acınacak hale düşersin” “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” gibi vahşi doğa felsefesine göre hareket etmez. Böylece Batının vahşi kapitalizm anlayışı yerine, dayanışmayı ön plana alan daha Doğulu bir anlayış gelişebilir. Yoksa küreselleşme ile dünyayı daha fazla ele geçirip kendine benzeten Batı medeniyetinin insan fıtratına ters maddeci anlayışından kurtuluş yok.

Son Güncelleme (Salı, 19 Şubat 2013 12:01)

 

Degerli Yazarimiz İLHAN AKKURT Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cuma, 04 Haziran 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1690
Dün2585
Tüm Zamanlar4114435
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 54 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2238
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?