• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KUR'ÂN DÜŞMANLARI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 12
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

KUR’ÂN DÜŞMANLARI  İBRAHİM A.S.’I NASIL MASALLAŞTIRDI?...

altSon elçi Muhammed A.S.’a vahyolunan Kur’âna inanmayanlar, keşke sadece kâfir olarak dünyayı terk edip gitselerdi. Ama içlerinde sönmek bilmeyen kin ve intikam duyguları nedeniyle ikiyüzlü olmayı tercih ettiler. Onlar, Rabbimizin bildirdiği gibi Peygamberimizi “Allah’ın selâmlamadığı şekilde” selâmlarlardı. Yani yağ çekerlerdi.

[..Onlar, sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selâmlamadığı ile selâmlıyorlar. Kendi içlerinden de, "Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya yaslanacaklardır. Ne kötü dönüş yeridir!] (Mücâdele–7)

Allah'ın selâmlamadığı bir şekilde selâmlamak, ikiyüzlülük göstergesi olarak değerlendirilmektedir. İfrat ölçüsünde bir sapma olan bu davranışı sergileyenlerin, aslında peygamberimizin ahlâk ve sünneti [Kur'ân'a uyması ve Kur'ân'ı yaşaması] ile bir ilgilerinin bulunmadığı, sadece çıkar sağlamayı amaçladıkları anlaşılmaktadır.

Kur’ân dikkatlice incelendiğinde; özellikle Medîne döneminde inen âyetlerde ikiyüzlülere çok dikkat edilmesi gerektiği ifade edilerek Peygamberimiz uyarılmıştır. Rabbimizin yardımı ile elçilik görevini tam olarak yerine getiren Peygamberimizin hemen ölümünden sonra bu ikiyüzlüler, eski saltanatlarını yeniden kurmak için akla hayale gelmeyecek entrikalar çevirmişlerdir. Hem de İslâm adına sahip çıkarak. Ne zulümler yapıldı, Peygamberimizin sevgili torunları öldürüldü. Kur’âna olan düşmanlıkları yüzünden, âyetlerin geçek anlamını kaybettirmeye yönelik olarak Peygamberimizin adını kullanarak, saltanatlarını meşrulaştırmak için binlerce rivayet ürettiler.

Bunu da toplumları içinde bulunan Yahudilerin yardımı ile yaptılar. Tahrif edilmiş Tevrat içindeki Kur’âna aykırı masalları kullanarak, hem de “Peygamberimiz dedi ki” diyerek başlayan masalları dinlete dinlete yüzyıllarca uyguladılar.

Müslümanları uyuttular. Hem de camilerde, Kur’ân bilgisinden yoksun kendilerine “din adamı” denilen insanlarca veya cami dışında sohbet için bir araya gelen cami cemaatine kendisinin kültürlü biriymiş gibi tanıtan şahıslarca. İşte bu iğrenç masallardan birisi:

“İbrahim Peygamberin karısı Sara çok güzel bir kadınmış. Karısı ile birlikte geçmek durumunda kaldığı bir Ülkeye girdiğinde, o ülkenin kralının güzel kadınlara düşkün olduğu ve her güzel kadınla mutlaka bir gece geçirdiği bilinmekteymiş. İbrahim Peygamber de ülkeye girerken karısına kendisinin kız kardeşi olarak tanıtacağını bildirmiş…….”

Masal böyle devam etmekte. Peki, bu iğrenç masal nasıl oluşturulmuş, birlikte tek kaynağımız olan Kur’âna bakalım:

 “O, beni yaratandır. Ve bana doğru yolu O gösterir. Ve O, beni yediren, içirenin ta kendisidir. Hastalandığım zaman O bana şifa verir. Ve O, beni öldürecek, sonra beni diriltecektir. Ve O, din günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur.”  (Şu’âra 78–82.)

Bu ayetlerde İbrahim peygamber, 77. ayette “Âlemlerin Rabbi” olarak nitelediği Allah’ı tanıtmaya çalışmaktadır. Tanıtmaya, Rabbimizin “yaratan”, “kılavuzluk eden”, “rızık veren”, “şifa veren” gibi bazı sıfatlarını sayarak başlayan İbrahim peygamber, kendisini öldürecek ve sonra da diriltip hesap soracak olanın “Allah” olduğunu ve o gün bağışlanmayı da Allah’tan umduğunu söyleyerek yaratılışından mahşerin son noktasına kadar Allah’la olan ilişkisini gözler önüne sermiş, böylece de İlâhlığa sadece Allah’ın lâyık olduğunu ve sadece O’na kulluk edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

İbrahim peygamberin 82. ayetteki sözleri dikkat çekicidir. Burada, meselâ “beni bağışlayacak olan…” gibi bir ifade yerine, her zaman her işi Allah’ın irade ve meşiyyetine havale etme ilkesini hatırlatan “beni bağışlamasını umduğum…” şeklinde bir ifade kullanılmıştır. Böylece mutlak etki gücünün tamamen ve sadece Allah’a ait olduğu, eşyadaki etkinin Allah’ın dilemesi ve iznine bağlı bulunduğu bir kere daha vurgulanmıştır. Elçilerin sorgulanması hakkındaki detay, A’râf suresinin 6. ayetinin tahlilindedir. (Tebyînü’l-Kur’an; c:2, s:515–517)

İbrahim peygamberin 82. ayetteki, bağışlanma umduğunu dile getiren sözleri, bazıları tarafından onun “bağışlatmak istediği suçları olduğu” şeklinde algılanmış ve bu kişiler, İbrahim peygambere Kur’an’dan ve Tevrat’tan suç ayarlama çabasına girmişlerdir.
İbrahim peygambere Kur’an’dan ayarlanmaya çalışılan suçlar için, Enbiya suresinin 63, Saffat suresinin 88, 89. ve En’âm suresinin 76. ayetler kullanılmıştır. Oysa bu ayetlerde İbrahim peygamberin yalan söylediğine dair herhangi bir beyan yoktur. Bu konu, ilgili ayetlerin tahlilinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.]
(Tebyînü’l-Kur’ân) Hakkı Yılmaz.

Kur’ândan anladığımız gerçek bu iken, ikiyüzlü saltanat sahiplerince hangi kaynaklardan yararlanarak Kur’ân anlaşılmaz hale getiriliyor?

İşte belgesi. Tekvin, Bab; 20:

{1- İbrahim Mamre’den Negev’e doğru göçtü. Kadeş ve Sur kentlerinin arasına yerleşti. Sonra geçici bir süre Gerar’da kaldı.
2- Karısı Sara için, “Bu kadın benim kız kardeşimdir” dedi. Bunun üzerine Gerar Kralı Avimelek adam gönderip Sara’yı getirtti.
3- Ama Tanrı bir gece düşünde Avimelek’e görünerek, “Bu kadını aldığın için öleceksin” dedi, “Çünkü o evli bir kadındır.”
4- Avimelek henüz Sara’ya dokunmamıştı. “Ya RAB” dedi, “Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?
5- İbrahim’in kendisi bana, ‘Bu kadın benim kız kardeşimdir’ demedi mi? Kadın da, İbrahim için, ‘O benim kardeşimdir’ dedi. Ben temiz vicdanla, suçsuz ellerimle yaptım bunu.”
6- Tanrı, düşünde ona, “Temiz vicdanla bunu yaptığını biliyorum” diye yanıt verdi, “Ben de seni bu yüzden bana karşı günah işlemekten alıkoydum, kadına dokunmana izin vermedim.
7- Şimdi kadını kocasına geri ver. Çünkü o bir peygamberdir. Senin için dua eder, ölmezsin. Ama kadını geri vermezsen, sen de, sana ait olan herkes de ölecek, bilesin.”
8- Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.
9- Avimelek İbrahim’i çağırtarak, “Ne yaptın bize?” dedi, “Sana ne haksızlık ettim ki, beni ve krallığımı bu büyük günaha sürükledin? Bana bu yaptığın yapılacak iş değil.”
10- Sonra İbrahim’e, “Amacın neydi, niçin yaptın bunu?” diye sordu.
11- İbrahim şöyle yanıt verdi: “Çünkü burada hiç Tanrı korkusu yok; karım yüzünden beni öldürebilirler, diye düşündüm.
12- Üstelik Sara gerçekten kız kardeşimdir. Babamız bir, annemiz ayrıdır. Onunla evlendim.

13- Tanrı beni babamın evinden gurbete gönderdiği zaman karıma, ‘Bana sevgini şöyle göstereceksin: Gideceğimiz her yerde, benim kardeşin olduğumu söyle’ dedim.”
14- Avimelek İbrahim’e karısı Sara’yı geri verdi. Bunun yanı sıra ona davar, sığır, köleler, cariyeler de verdi.
15- İbrahim’e, “İşte ülkem önünde, nereye istersen oraya yerleş” dedi.
16- Sara’ya da, “Kardeşine bin parça gümüş veriyorum” dedi, “Yanındakilere karşı senin suçsuz olduğunu gösteren bir kanıttır bu. Herkes suçsuz olduğunu bilsin.”
17- İbrahim Tanrı’ya dua etti ve Tanrı Avimelek’e, karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.
18- Çünkü İbrahim’in karısı Sara yüzünden RAB Avimelek’in evindeki kadınların hamile kalmasını engellemişti.}

Ne yazık ki hâlâ Tevrat tan alınan bu masallar Müslümanlara özellikle anlatılmaya devam olunuyor. Hem de Peygamberimizin adı kullanılarak! Belge mi istiyorsunuz? İşte belge:

[Buhârî, Müslim ve Tirmizî'nin rivayetlerine göre Ebu Hureyre şöyle de­miştir: Rasûlullah (sav) buyurdu ki: "Peygamber İbrahim -üç husus dışında- asla hiçbir şey hakkında yalan söylemiş değildir. Bunların birisi onun: "Şüphesiz ki ben hastayım" (Sâffât/37, 89) sözü, diğeri Sara hakkında: “O be­nim kız kardeşimdir” demesi, diğeri de: "Hayır; onların bu büyükleri bunu yapmıştır" demesidir." Lafız Tirmizî’ye aittir. Tirmizî dedi ki: Bu, hasen sa­hih bir hadistir.]

Görüldüğü gibi Kur’ân düşmanları hak peygamber olan İbrahim A.S. hakkında ne kadar çirkin yalanlar uyduruyorlar. Üstelik bu hususta tahrif edilmiş Tevrat masallarını kullanıyorlar. Daha da fenası Peygamberimiz adına rivayet üretip, Tevrat metinlerinin güya doğru olduğu kanısını oluşturuyorlar. Bu masallar maalesef halen bilgisiz kişilerce anlatılmaktadır. Hem de bilgiçlik edalarıyla!

Şimdi insaf ile düşünelim; Peygamberimizden en az 2500 yıl önce yaşamış bulunan İbrahim A.S.’ın yalan söylediğini Peygamberimiz nasıl bilebilir? Ancak Allah’ın bildirmesi ile bilebilir. O zaman bu konu Kur’ân da bulunmalı. Hiçbir elçi asla yalan söylememiştir. Hiçbir Peygamber asla yalan söylemez. Üstelik Peygamberimiz Tevratı da hiçbir zaman okumadı.

Oysa Kur’ân kendisinden önceki Hak kitapları kabul eder, ancak yapılmış olan tahrifatları, yanlışlıkları düzeltir. Kandırılmış Müslümanlar da ısrarla Kur’ânı esas alacak yerde ikiyüzlülerin oyununa gelerek rivayetleri esas alarak, İsrâiliyat hizmetinde bulunurlar.

Bu çirkin oyun sadece İbrahim A.S. için değil, Kur’ânda ibret almamız için kıssaları verilen diğer Peygamberler haklarında da oynanmıştır. Rabbim nasip ederse diğer Peygamberler haklarında uydurulan yalanları da ileride birlikte mütalâa ederiz.

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.
        

Son Güncelleme (Cumartesi, 09 Şubat 2013 20:46)

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+2 #2 RE: KUR'ÂN DÜŞMANLARI 2013-02-09 16:24
Mehmet Ali Beye müteşekkiriz. Kuran'ın ışığıyla aydınlattığı gönlüyle bizim aydınlanmamıza vesile oluyor. Allah ondan razı olsun.
Buyurdukları gibi kafirler, bu dünyadan sadece kafir olarak gitmiyorlar Allah ile kavga ederek ve doğru yolda olanları saptırarak gidiyorlar. Kafirlerin yaptığı israiliyat belasının ötesinde islamın daimi düşmanlarından bazıları da din tacirleridir ve onlar ekseriyeti cahil olan müslümanları Allah ile aldatmaya devam ediyorlar. Bu nedenle kelimeyi şehadeti biz getiriyoruz ama dünyaya kafirler yön veriyor, ekseri müslümanlar sefalet içinde yaşıyorlar. Dindeki cehaletimiz yüzünden sırf müslüman olduğumuz için Allah'tan bizi kayırmasını bekleyen bir durumumuz var.Allah cümle müslümanlara aklını işletmeyi nasip etsin.
Alıntı
 
 
+2 #1 Dikkate değer 2013-02-08 21:38
SAVCI BEYİN KUR'AN ARAŞTIRMASI KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALARINI VE GÖNÜL SİTESİNDEKİ YAZILARINI DİKKTALE TAKİP EDİYORUM. bU YAZILYARIN DİYANETE CAMİASI TARFINDAN ELE ALINARAK İSRAİLİYET KALINTILARINI ARI DURU DİNİMİZDEN TEMİZLEMESİ GEREKLİ. YAZIDAKİ BİR TAKIM RİVAYETLER AKIL VE MANTIK DIŞI. BU İSRAİLİYET GİRDİLERİ MUTLAKA TEMİZLENMESİ GEREKİR. eLİNE SAĞLIK SAYIN SAVCIM
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1094
Dün4918
Tüm Zamanlar3774210
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 164 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1309
İçerik : 1480
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?