• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon İBN-İ HALDUN, MUKADDİME VE…

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Ülkemizin, kitap okuma yönünden dünya ülkeleri arasında oldukça alt sıralarda olduğunu biliyoruz. Bunun yanında öncelikli olarak okunması gereken kitaplar konusunda da insanımız yeterince bilgi sahibi değil. Bizce temel dini kitaplarımız ve klasikler öncelikli olarak okunup gerekli tahliller yapılmalıdır. Üstad Sezai Karakoç bir çok yazısında ve konuşmalarında, eğitim deki en büyük eksiklerden birinin klasiklere gereken değerin verilmemesi,onların okullarda yeterince okutulmaması olduğunu söyler. Klasiklerin, özellikle öğüt kitaplarının insanımızın kişiliğine ve yetişmesine büyük katkısı olacağını belirtmek yanlış olmasa gerek. Bunun için devletin, Kültür Bakanlığının, klasikleri günümüz diliyle yayınlaması, okullara göndermesi ve herkesin bütçesine uygun fiyatlarla elde edilmesini sağlamasının gerekliliğini düşünüyoruz.

Bu yazımızda klasik kitaplarımızdan ”Mukaddime” ve yazarı İbn-i Haldun’dan bahsetmek istiyorum.İbn-i Haldun 1332 de Tunus’da doğmuş 1406 yılında Mısırda ölmüştür. Hayatı Tunus, Fas,Cezayir, Şam, Endülüs, Hicaz, Kudüs, Mısır vb.yerlerde geçmiştir. Buralarda müderrislik, katiplik, başkadılık, tekke şeyhlği vb. görevler yapmıştır. Kendisi Maliki Mezhebine mensup olmasına rağmen, diğer mezheblerin büyük alimleri ondan övgüyle söz etmişlerdir.Sosyoloji ilminin kurucus olduğu ,batılı bir çok düşünür ve yazarı etkilediği söylenir. AB, Şanghay beşlisi gibi kuruluşların konuşulup tartışıldığı şu günlerde İbn-i Haldun’un hayatı bize ışık tutuyor. Bir çok farklı ülke ve şehirde yaşaması, kendi ülkesindeymiş gibi birçok görevlerde bulunması “İslam Birliği”nin geçmişte gerçekleştiğinin örneklerinden biridir. Geçmişte olan bir şey günümüzde neden olmasın?


Mukaddime önsöz anlamına gelir. İbn-i Haldun bu kitabı, ”El-İber”isimli tarih kitabına önsöz olarak yazmıştır. Mukaddime’de başta Tarih, Kur’an ilimleri, tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tasavvuf, edebiyat, felsefe, mantık, coğrafya,astronomi, tıb biyoloji vb. bir çok ilimle ilgili bilgiler yer alır. İ. Haldun’un en önemli özelliği olaylara eleştirel yaklaşımı ve orijinal düşünceleridir. Bazı örnekler verecek olursak:

*İnsan ve toplum hayatındaki “geçmiş-şimdi-gelecek” üçgeninin önemiyle ilgili olarak ”suyun suya benzemesinden daha çok geçmiş, geleceğe ve şimdiki zamana benzer” der.

*peygamberimizin sözlerinin değerlendirmesini yaparak,bazı sözlerin peygamberimize ait olamayacğını, şayet sağlam bir senetle nakledilmişse, o sözün farklı boyutları ile yorumlanması gerektiğini belirtir. ”Hz. Adem yaratıldığında boyu 60 arşın (yaklaşık 40 metre)idi.”peygamberimize atfedilen bu sözle ilgili olarak,geçmişteki insanların fiziken günümüzden pek farklı olmadığını,bu boydaki bir insanın o günün şartlarında barınması ve hayatta kalmasının mümkün olmadığını söyler.

*O zamana kadar bir çok tarih kitabında yazılı olan”Hz.Musa Tih çölünde İsrail oğullarından eli silah tutanların sayısının 600.000 den fazla olduğunu gördü.”Bunun da doğru olmadığını belirtir. Çünkü der İsrail oğullarının Mısıra 70 kişi olarak geldiğini,bu kadar süre içinde bu kadar sayıya ulaşamayacağını,ayrıca, çöl şartlarında bu kadar insanın beslenip barınamayacağını söyleyerek bu tür tarihi bilgilerin doğru olmadığını belirtir.

*Tefsir,Fıkıh gibi dini ilimlerin iyice okunup kavrandıktan sonra felsefe okumanın yararlı olacağını ,aksi takdirde felsefe okumanın sakıncalı olacağını belirtir.

*Kur’anı Kerim’in öğretilmesi ve ezberletilmesinin, Arapça, edebiyat, şiir ve matematik gibi ilimlerin öğretilmesinden sonra yapılmasının daha doğru olacağını, tahsilin başlangıcında anlamadığı bir metni okutmanın ve ezberletmenin yanlış olduğunu savunur. Hafız oldukları halde Aziz Nesin, Turan Dursun gibi insanların hakikattan uzaklaştıklarını düşünürsek İbn-i Haldun’a hak vermemek elde değil..

*Öğrenciye şiddet uygulamanın çok yanlış olduğunun yıllar önce üzerinde durmuş, şiddet uygulanan bir öğrencinin hem tahsil hayatının yarıda kalacağını hem de ahlak ve şahsiyetini kaybedeceğini söylemiştir. Ama bu düşünceler yıllarca medreseler tarafından maalsef kale alınmamıştır.

*Türkçülük,Kürtçülük vb. tartışıldığı günümüzde, konuyla ilgili İbn-i Haldun’un orijinal tesbitleri vardır. Bedevilikten medeniyete geçerken bir çok topluluk ve ırkların birbirine karıştığını,bir kabilede suç işleyen birinin veya kan davası vb. sebeblerle canını kurtarmak için başka bir kabileye geçtiğini hatta zamanla yeni kabilede başkanlığa kadar yükseldiğini bir çok örnek vererek açıklar.

* Mehdi-mehdilik konusundaki rivayetlerin büyük çoğunluğunun Şii ve Fatımi kaynaklı oduğunu belirterek bu konunun sorgulanması gerektiğini vurgular. Tarih boyunca bir çok kişinin mehdilik iddiasıyla ortaya çıktığını, birçok insanı peşlerine toplayarak toplumda ayrıcalıklara sebeb olduklarını, mehdilik iddiasında bulunanlardan bir çoğunun da öldürüldüğünü örnekler vererek uzun uzun anlatır. ”Mehdi gelecek, bozuk ve yanlış olan şeyleri düzeltecek, bizi kurtaracak” görüşünün Müslümanları tembelleştirdiğini belirterek,” yanlışları düzeltme konusun da” herkesin sorumluluğunu bilmesi ve üzerine düşeni yapması gerektiğini savunur. Mukaddime deki mehdilikle ilgili bölümlerin, dikkatli bir şekilde okunmasını(özellikle günümüzde mehdilik iddiasında bulunanların) ve gündeme getirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz…

*Kur’an-ı Kerim’den önce indirilen ilahi kitapların “kudsi hadis (manası Allah’a, ifadesi peygamberimize ait sözler)” mesabesinde olduğunu ve anında yazıya geçirilmediğini söyleyerek o kitapların kolayca değiştirildiğini vurgular. Kur’an’ın ise hem manasının hemde sözlerinin Allah’a ait olduğunu, peyamberimizin en büyük mucizesi olduğunu, inen her ayetin anında yazıya geçirildiğini belirtir. Tabiki o kitaplar değiştirilmese idi, kur’an’ın indirilmesine belkide gerek kalmayacaktı gibi düşünerek meseleyi ilahi kader açısından da değerlendirmemiz gerekir.

Son söz:Mukaddime günümüzden yaklaşık 600 yıl önce yazılmasına rağmen,günümüz düşünce ve yaşantısına çok şey katacağını,öncelikli olarak okunması gereken kitaplardan biri olduğunu belirtmek sanırım yanlış olmaz…

Son Güncelleme (Salı, 26 Şubat 2013 22:48)

 

Degerli Yazarimiz Nizamettin YILDIZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Salı, 19 Şubat 2013.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-02-21 12:49
Çok güzel bir araştırma. Zamanımızda bazı din tüccarlarının devamlı olark "1400 yıldan beri böyle gelmiş"şeklindeki mazeret ileri sürmelerinin ne kadar yanlış olduğu da vurgulanıyor. Kur'ânın anlaşılması ve yaşanılması konusundaki gayretinden dolayı yazarı tebrik ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün799
Dün1309
Tüm Zamanlar4417964
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 21 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 3083
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?