Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Akkurt16 Ekim 2012 günü,  “BATI’NIN VE TÜRKİYE!NİN BOP’LA İMTİHANI” isimli bir makalem yayınlanmıştı.* Bu makalemizde şunlar vurgulanmıştı:

“Önce Tunus'ta 18 Aralık 2010 tarihinde, Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla devrim başlamıştır. Ardından benzer sorunlar yaşayan ülkelerde domino etkisi göstererek dikta rejimlerine karşı isyanlar yayılmıştır. Yıllardır ülkelerini demir yumrukla idare eden Zeynel Abidin, Mübarek, Kaddafi gibi diktatörler, halk tarafından bir bir devrilerek iş Suriye lideri Esed’e kadar dayandı. Tabi bu halk hareketlerine Rusya ve Çin gibi ülkeler karşı çıkarken, Batı dünyası ve ABD tam destek verdi. Ta ki devrilen ülkelerde özgür seçimler yapılıp yönetime halkın seçtiği İslami düşüncedeki yeni liderler geçinceye kadar.

Başa geçen yeni yönetimlerin ortak özelliği İslam ve İsrail karşıtlığı olunca eski MOSSAD' ın eski Başkanı Danny Yatom ağzındaki baklayı çıkardı: “Arap baharı İsrail için kışa döndü”. (ABD eski dış işleri bakanı ünlü Yahudi H.KİSSİNGER, on yıl sonra İsrail diye bir devlet kalmayacak demişti.) Ve bu ara Suriye rejimi neredeyse devrilecek bir durumda iken, birden ABD BOP projesinden vazgeçerek, bütün desteğini muhaliflerden çekti ve Rusya ile Çin safına geçerek, Türkiye’yi ve Suriye halkını yalnız bıraktı. Çünkü Suriye’de de devrimden sonra iktidara, özgür bir seçim sonucunda İslami bir iktidar geleceği çok açıktır. Bu açıdan Ortadoğu’da süren gelişmeleri iyi okumalıdır. Batının ve ABD’nin ve bizdeki BOP karşıtı eski sol tüfeklerin, Esed gibi bir diktatöre arka çıkmakla ikiyüzlülüğü iyice ortaya çıkmıştır.”

Önce şunu anlayalım, babadan oğla miras gibi ülke yönetimlerinin devredilmesini artık savunmak mümkün değildir. Halkın istemediği bir iktidarın hala destekçisi olmak hiçbir siyasi ve politik ideolojiye sığmaz. Hele özgürlükçü olduğunu iddia eden sol bir ideolojiye hiç sığmaz. Haklı olarak Türk hükümeti Esed’e olan desteğini çekerek, ülkesini demokratikleştirmesini öğütledi. Tabi Esed’in reform yanlısı uygulamaları savsaklaması karşısında, halkın yanında bir politika benimsendi. Tabi İran bu süreçte Esed’e destek verince, İran’la da ilişkiler kesilmiş oldu.

Başbakanın son ABD gezinde de gözlendiği gibi Esed gibi bir diktatörün devrilmesi ile ilgili somut bir destek hala görülmemektedir.  Ve İsrail’de her ne kadar KENDİ GÜVENLİĞİ İÇİN Suriye’de bazı yerleri bombalasa da sonunda ağzındaki baklayı çıkardı. İngiliz The Times Gazetesi’nin bildirdiğine göre:

İsrailli bir istihbarat yetkilisi, Suriye’de Devlet Başkanı Esad’ın iktidarının devamından yana olduklarını açıkladı. İsrailli yetkili “Suriye’de İslamcı militanlar olacağına Esad olsun. Böyle bir durumda Esad’ı tercih ederiz” dedi.**

Durum bütün açıklığı ile ortada. Hal böyle iken içimizdeki Ulusalcılar şimdi Esed gibi bir diktatörü desteklemekle kimlerin safında olduklarını görüyorlar mı acaba? ABD, İsrail, Hizbullah, Esed, Rusya, Çin ve Ulusalcılar bir yanda, Türk hükümeti ve Suriye Muhalefeti, AB Sosyalist grup başkanı Swoboda bir yana. Ne yaman çelişki ama. Başbakan ise İsrail’e karşı ABD’nin bütün bastırmalarına karşı hala isteklerinde ısrarı sürdürdüğü ve bunda da bazı başarılar elde ettiği ortada. CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun 15 Mayıs günü Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenledikleri ortak basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı Beşar Esad’a benzetmesine tepki göstererek, toplantıyı terk etmişti. Bu olayın ardından ikilinin, Swoboda'nın makamında gerçekleşmesi planlanan görüşmesi de iptal edilmişti. Bu ara Swoboda kılıçdaroğluna ülkesi için daha gerçekçi politikalar üretmersi için nasihatta bulunmasını da ihmal etmedi. Her ters köşe olmanın arkasında bir kulp arayan ekip ise bu olayı aklıselim bir yaklaşımla değerlendirmek yerine, 2010 yılında Kılıçdaroğlu'nun CHP Grup Başkanvekili olduğu dönemde, Swoboda'nın eşinin üst düzey yönetici olarak çalıştığı Siemens firması hakkında Türkiye'deki yolsuzluk iddialarına ilişkin gerekli soruşturmayı açtırmadığı gerekçesiyle Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin kuyruk acısına bağladılar. Daha önce de Sosyalist enternasyonele ülkemizden Akparti’nin davet edilmesi de bundandır sanırız.***

Yıllardır BOP’la yatıp kalkan Ulusalcılar şimdi geçtiler BOP’cuların safına. Rehanlı saldırısında zil takıp oynayan ülke muhalefetine hayırlı olsun.

* http://www.gonulsitesi.net/index.php?option=com_content&view=article&id=1131:batinin-ve-tuerkyenn-bopla-mthani&catid=1:yazarlarmz&Itemid=44

** http://www.habervaktim.com/haber/327037/islamcilar-gelecekse-esed-kalsin.html

*** http://www.habervitrini.com/haber/erdogan-sosyalist-enternasyonala-davet-edildi-287948/

Son Güncelleme (Pazartesi, 20 Mayıs 2013 11:33)

 

Degerli Yazarimiz İLHAN AKKURT Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cuma, 04 Haziran 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün104
Dün2665
Tüm Zamanlar3951441
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 93 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2071
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?