• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon GENÇLER VE TOPLUMSAL ZULÜMLER

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Bir parti yöneticisi TÜİK verilerinden hareketle şöyle bir tablo ortaya çıkarmış: Ülke nüfusunun 11.6 milyonunu 15-24 yaş grubundaki gençler oluşturuyor. 4.3 milyonu iş gücünde yer alan bu gençlerin 3.4 milyonu çalışıyor, 1 milyona yakını iş arıyor. çalışan 3.445 milyon gencimizden 1.6 milyonunun hiçbir sosyal güvencesi yok, başka deyişle, asgari ücretle kayıt dışı çalıştırılıyorlar… Emeği savunur görünen partiler dahil kimse onlarla ilgilenmiyor. Bir de şu saptama yapılmış: AVM’lerdeki gençlerin büyük çoğunluğu haftada 6 gün, bir günde en az 10 saat çalıştırılıyorlar. Aldıkları ücret ise asgari ücreti ya biraz aşıyor ya da aşmıyor (Melih Aşık, Milliyet, 21 Mayıs 2013).

 

Bu neden böyle… Bir kere, sermaye yöneticiliğinin (Kapitalizmin) öyle herkese iş bulmak gibi bir derdi yok. Sermaye yatırımları ve yine sermayeyi kem gözlere karşı korumak ile halkı oyalamanın gerektirdiği kadar istihdam yaratmak esastır, gerisi boş laftır. İspanya’da genç işsizliği yüzde 50’leri aşıyor. Aslında, sermaye mülkünün tümünde özellikle genç işsizliği almış başını bir yerlere doğru gidiyor.

 

Geçenlerde bir özel okulun ücret cetvelini inceledim. Lise düzeyindeki öğrencilerin okuma ücreti aylık 2 bin lirayı aşıyor. Ayrıca, yol ve yemek giderleri eklenecekmiş. Buna karşılık, yeni doçent olmuş bir çocuğumuzun aylığının ise 2.557 lira olduğunu öğrendim. Bir öğrencinin okuma gideri kadar, yani… Bu ne yaman çelişkidir… Ancak, yüksek gelirli sermaye müstahdemlerinin çocukları böyle okullarda okuyup dil falan da öğrenecekler, ötekiler hava alacaklar.

 

Hollanda’da belediyeler esrar üretimine talip olmuşlar. Sadece Amsterdam’a gelen 4 milyon yabancı turistin 1 milyonu esrar satan kafelere uğruyorlarmış. Yine de Hollandalıların yıllık esrar tüketimi ortalaması İngilizlerin altında kalıyormuş. Sermaye Avrupa gençliğini işte böyle oyalayıp işine devam ediyor. Sıradan ilişkiler, cıvık gösteriş tüketimi, futbol ve uyduruk pop müziğini de unutmamak gerek. Bir arkadaşım Kolombiya’daki Medellin suç kartelinin avantalarını destelemek için kullandığı lastik bağlara ayda 2500 dolar ödediğini bir yerlerde okumuş. Böylesine yüksek paralar adam satın alma faaliyetlerine yüzde yüz etkinlik ve etkililik kazandırıyor.

 

Haydi, bütün bunlara da bir şey demeyelim ama bir de adamların, sermaye grupları çıkar farklılıkları ile halklarla aralarındaki zıtlıkların gerektirmesiyle, gençlerin eline silah verip onları cinayet arenalarına yönlendirmeleri olmasa…  Bütün cinayet organizatörleri son dengede gençlere muhtaç durumdalar ve bu ihtiyacın gereğini yapıyorlar.

 

Sosyal bilimlerin tümüyle, fen bilimleri eğitim ve öğretiminin de büyük ölçüde halklara yararsız içeriklerden oluştuğunu çok belirttik. Öğretim elemanları, esas olarak sermaye uluları, CEO’ları ile sistemini halklara benimsetmekle görevli, başka seçenek ya da seçenekler yokmuşçasına. Medya da öyle…

 

Bir siyaset bilimci, sınıf savaşımını öğreten bir oyun yaratmış. Ezilen sınıf mensuplarına, temelde sermaye ile aralarında çelişki olduğunu öğreten bir oyunmuş bu (Cumhuriyet Pazar eki, 19 Mayıs 2013). Böylesine açık bir gerçeği bile beyinleri yıkanmış kitleler idrak edemiyorlar. Bunun gibi, gençlerin kendi aralarında tek bir yapısal çelişki bile olamaz ama sermaye ile aralarında yüzde yüz çelişki mevcut. Sermaye plancıları, ajanları ile ‘lümpenleri’ sahaya sürerek gençleri birbirine düşürüp dövüştürmeye başladılar, yine. Bir politikacı ne güzel söyledi televizyonda… ‘12 Eylül döneminde, çeşitli görüşlerdeki gençler olarak, aramızda bir çelişki bulunmadığını, ancak işkence görme sıramızı beklerken anlayabildik’.

 

Gençlere, birleşip kendi ülkeleri ve giderek tüm dünyada iktidara doğru (Ama, kırmadan, dökmeden… O yola gidilirse, tarihsel deneyimli caniler onları kırıp dökecekler, çünkü) yürümeleri dışında, ne kendileri ve ne de bütün insanlık için bir kurtuluş umudu yok, yok, yok…

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:45)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 18 Şubat 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün835
Dün1856
Tüm Zamanlar4407407
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 28 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?