Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon GÜL DÜŞÜNCESİ/ GÜL MEDENİYETİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


GÜL DÜŞÜNCESİ

NaciGumusGüzel yazı ve şiir yazmak, güzel düşünmek kudretine sahip olmak Allah vergisidir. Bu kabiliyetler ilhâmla Beslenir, okumakla gelişir, düşünmekle derinleşir, yazmakla neşv-û nemâ bulur. Ve bundan her kes nasibi kadar alır. Güzel bir hayatı, tatlı bir yaşamayı önermek, mutluluğu gösteren kapıları aralamak, gülün gül renginde, gül sıcaklığında erimek, şiiri sürdürmek, musîkiyle dinlenmek ruhun diriliği için şarttır. Öyleyse önce yerel, sonra evrensel değerler sahiplenmeli, erdem en üstün değer olarak değerlendirilmeli; acıların dinmesi, kavgaların bitmesi, aşkların çoğalması, sevgilerin paylaşılması için insan olduğunun farkında olan her kesin harekete geçmesi, sorumluluğunun bilincine varması gerekir.

Ocaklar olmasa, şömineler yapay olsa da, seher yıldızına türküler, çocuklara masallar okunmasa da; Zühre yıldızını tanıyan çobanlar vardır. Kitap okuyanlar azalsa, yazanlar çoğalsa da, ateşi sönmeyen yürekler vardır. Farkına varılsa da varılmasa da şairler, şiirler vardır. Yani duyumlar, duyarlıklar tükenmemiştir demektir. Söylenecek sözler, yazılacak şiirler, bestelenecek şarkılar çözülmeli, söylenmeli, anlatılmalıdır. Kalabalıklar duymasa da. Kaderin güzel yüzünde nişanımız gül olsun... Gül; Gönül ışıması, dost ışığın parıldaması, gözyaşının her damlası, kutlu saatlere ayarlı gelecek güzel günlerin mayasıdır. İlhamdır, muştudur. Ruhumuzu aydınlatan, düşüncelerimizi geliştiren merhamet ve adalet duygumuzu besleyen “Gül Düşüncesi”dir. Varsın saflığımıza gülenler olsun, paralarla dolarla oynayanlar oynasın, bizim duamız insanlık için yediveren gülleri gibi eksilmeyecektir.

Ümit yenilenmesi, iyimser davranılması bizi hadiselerin menfi tesirinden kurtarabilir.

.Evet, hepimizin canını sıkan, ilmin, sanatın haysiyetini, insanlık onurunu ayaklar altına alan bazı görüntülere elbette ki yabancı değiliz. Fakat biz insan olduğumuzun farkında olma şuuruyla medenilik direnişimizi sürdürmek zorundayız. İyiliğin artması, sevginin çoğalması, gülün açması için. Yepyeni bir toplum gündeme gelmeli. Kökü tarihimizin derinliklerinde, yerli düşünceden neşet eden bir ahlâk atılımı, özgün medeniyetimizi canlandıracak, geliştirecek bir atılım. Atılım ve açılım imkanlarını tıkayan köhne kafaları da aydınlatacak canlı, dinamik bilgi, feraset ve yetenekle donanmak lazım. Cenab-ı Hak bu kudreti bize bahşetmiştir. Farkında olmamız, ihlâsla işe başlamamız İlâhi takdir ve desteği bize gösterecektir. Şüphe ve tereddüde düşme ihtimali bile olmasın. Gerçek anlamda kendimizle buluşup, kendimizi ciddi olarak hesaba çekip tartarsak yol buluruz. Bilinen yollardan da ilerlemek imkanı her zaman vardır. 

Bu itibarla “Gül düşüncesi” bizi “erdemli toplum, ideal insan” mefkûresi etrafında huzur ve mutluluk iklimine götürebilir; sevgi dünyasına taşıyabilir. Güç, yanıldığımız gibi; para ve silahta, şöhret ve iktidarda değildir. Asıl güç, aşılmaz güç, yenilmez güç; sevgi ve imândadır. Yükselen çok şey eninde sonunda inişe geçmiş, ya da düşmüştür. Tarihin silemediği, hiçbir kuvvetin düşüremediği erdem ve onur gibi üstün meziyetleri besleyen duygu sevgi ve imandır. Hakiki zaferleri taçlandıran da. Mazlumu, masumu, kimsesizi de hayata bağlayan... Direnme gücü veren, sabrı öğreten...

Gönlümüze ilham dolsun, kafamız hep aydınlık olsun. Ruhumuz arınsın, yüzümüzden tebessüm, beynimizde “Gül Düşüncesi” eksilmesin.

GÜL MEDENİYETİ

Gül nezaketin, zarafetin, aşkın ve sevginin ifadesidir. Gül aydınlığı erdemli toplum, ideal insanın durduğu yeri, huzur ve mutluluk atmosferini ifade eder. Bu yer de “Gönül Sitesi” dir. Gül ile Gönül arasında ulvi bir aşkın, erişilmez bir hazzın onurlu ilişkisi vardır. İyiliğin artması, sevginin çoğalması, gülün açması demektir gül aydınlığı. Gönül Sitesi’ne de suni ışıklar değil gül aydınlığı yaraşır.

Dünya gelini bahar, baharın şiiri güldür. Türküsü Diriliş, şarkısı gönüldür. Gül şehrinin “Gönül Sitesi”nde misk- u Amber rahiyası, gül aydınlığında gül insanlar vardır. Sınıfsız ve sınırsız sevgiler vardır. Fakat erdemli, onurlu, ilkeli duruşlar vardır. En büyük düşman riyakârlık, sahtekârlık, istismar, kin, kibir ve gururdur. Nezaket zarafet, nefaset letafet gül topluluğunu simgeleyen mefhumlardır. Gül şehrinde, gönül sitesinde ilim vardır, kültür, sanat ve edebiyat vardır. Menfaat şebekeleri, aile şirketleri yoktur. Medeniyet vardır, önderler vardır, öncüler vardır. Öncü sözler vardır. Gönül Sitesi ıstırap çekmiş, hüznü tatmış ideal insanların ziyaretgâhı olacak, katkılarını alacak bir yapılanmadır. Gönül ışıması, dost ışığın parıldaması, gözyaşının her damlası, kutlu saatlere ayarlı gelecek güzel günlerin mayası gül aydınlığında Gönül Sitesi’ndedir.

Semerkant, Buhara, Edirne, Üsküp ve Isparta “Gül Şehirleriydi. Gül yağıyordu İstanbul da... Sermesti Isparta. Ergani’de gül doluyordu kucaklara. Ne oldu Musul ve Kerkük’teki bağlara? Söğüt ve Bursa... Bursa yediveren gülleriyle tarihteki yerini almalı, Diyarbekir Zülküfül Nebi soluğunda, Halid İbn-i Velid hürmetiyle, Sultan Süleyman, Halid Bin Velid himmetiyle, Nesimi’nin, Süleyman Nazif’in ve Sezai Karakoç’un sesiyle dirilmeli; dirilmelidir ki, orda taşlar neden siyahtır anlaşılsın. Kitabeler okunsun, Selçuklu, Osmanlı ve Şüheda konuşsun, konuşsun ki, neden bu şehrin bahtı karadır.

Güzelliğin kadrini, erdemin gizini ancak gül topluluğu bilir. Sevgi ve ümit filiz verdikçe, yüreklerde iman bitmedikçe gül aydınlığında, gül düşüncesi var olacaktır. Bu itibarla yinelemek isteriz ki “Gül Düşüncesi” çağımızı sevgi ve saygı dünyasına taşıyabilir. Şiir, sanat ve edebiyatı geçerli kılmak; estetik duygusunu, güzelliğe yönelme arzusunu uyandırır. Erdemli toplum, ideal insanı hazırlama çabası zaten çağlar boyunca asla eksik olmadı ve olmayacak. Hep yüce olanı aramanın, kutsal değerlere yönelmenin gayreti eksilmedi, eksilmeyecek. Medeniyetlerin gerçek özlerini de günümüze taşıyan bu çabalardır

Şehirlerimizde “Gül Medeniyeti”ni kuracak diriliş erlerine, “Gönül Sitesi”ni inşa edecek manevi mimarlara ne kadar muhtacız. Gül şehrinin gönül Sitesi’nde buluşmak, gülce konuşmak ne kadar tatlı olur...

 Gül topluluğunun emeli “gülün gül renginde gül aydınlığı”na ermektir.

Son Güncelleme (Çarşamba, 05 Haziran 2013 09:20)

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #2 RE: GÜL DÜŞÜNCESİ/ GÜL MEDENİYETİ 2013-06-07 08:58
Kalemi ve yüreği gül kokan GÜL GİBİ Naci Ağabey. A.YILDIZ
Alıntı
 
 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-06-05 13:24
Şu sıkıntılı günlerimizde içimizi ferahlatan gül kokulu yazınız, verdiğiniz mesaj tüm insanlığa güzel bir armağandır. Rabbim sizlerden razı olsun.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2571
Dün3100
Tüm Zamanlar4123032
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 168 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2346
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?