• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 6898

PostHeaderIcon GLOBAL KUMARHANEDE SON DURUM

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

MustafaYulugDünyadaki bütün menkul kıymet ve emtia borsaları ile buralarda büyük oynayan fon’ların tümünün sahibi az sayıda para babası, malum. Birçok dürüst iktisatçının da (Keynes’ten Stiglitz ve Ziegler’e kadar) vurguladığı üzere, kumar nitelikleri ağır basan bu kuruluşların tümünü tek bir kumarhane olarak düşünür ve bu tür işletmelerde işletme sahibinin sürekli, buna karşılık, oynayanların bazen kazanıp bazen yitirdiği ve ancak oyuncuların bir bütün olarak daima geriye gittiğini göz önüne alırsak, işin esasını kavramaya yaklaşmış oluruz. Kumarhane sahibinin kurguladığı oyun yöntemleri de (Altın, çeşitli emtia, faiz hadleri, bankacılık aletleri, doğrudan para ile satın alma gücü niteliğindeki belgeler gibi) avanta durumuna göre değişime tabidir. En azından bazı ülkelerdeki hükümetler, partiler, petrol şeyhleri, merkez bankaları ve öteki bankalar, mali kuruluşlar, ‘sözde’ bilim kurumları, değerleme odakları, yatırım fonları ve hatta güvenlik güçleri ve tabii ki Mafya’nın uygulama kolunun falan da bu global kumarhanenin, patronların iltifatına mazhar olmuş promosyon birimleri, krupiye’leri, finans müdürleri, korumaları, paralı askerleri sayılmalarında fazla bir hata söz konusu olmayabilecektir. ABD’deki son faiz numaraları da bu başlık altında düşünülmeli.

 

Ayrıca, global sermaye, at yarışlarından tutun da tenis ve futbol karşılaşmalarına kadar her alanın kumar bağlamına sokulmasının gereğini başarıyla yerine getiriyor.

 

Kumar oynayanlar ile sektörün yüksek görevlileri, kazançları üzerinden, vergi gibi tatsız konulara muhatap olmayı hiç ama hiç sevmezler. Bu amaçla ‘vergi cennetleri’ diye bir süper icat yaratılmıştır. Bir haber: ‘2006 yılında kabul edilen Kurumlar Vergisi Kanunu, vergi cenneti ülkelerden alınan faturalar nedeniyle yüzde 30 vergi kesintisi yapılmasını öngörmüş. Aradan 7 yıl geçtiği halde Bakanlar Kurulu kesintiyle ilgilendirilecek ülke adlarını belirlemediği için bir stopaj yapılamamış’(Gazeteler). Son G8 zirvesinde konu yine ‘sözde’ ele alındı da Putin bile ‘meseleyi müdrik’ olduğunu gösteren bir beyanat patlattı. Esas zorlayıcı gelişme, dürüst gazetecilerin, her şeyi göze alıp vergi cennetlerindeki varlıkları gösteren bilgileri internet üzerinden yayımlamaları.

 

Adamlar, avantalarını uçakları, malikaneleri, adaları, yatları ve haremleri (Para anası ise jigoloları) için güle güle kullansalar bir şey demeyelim. Ancak, paraların bir bölümü halkları birbirine düşürmek, kokuşmuş yöneticiler atamak, paralı asker, güvenlikçi ve daha da önemlisi istihbaratçı (Herkes global kapsamda dinleniyormuş. Bunun için kaç yüz bin teknik dinleyici istihdam ediliyor, acaba), ajan, çeteci, ayaklandırıcı, terörist orduları oluşturmak amacıyla kullanılınca, işin rengi değişiyor, doğal olarak. Şu anda, birkaç silah ve uyuşturucu taciri, para babası, petrol şeyhi ve CEO’su rahat etsin diye Suriye halkına reva görülen rezillikleri izlemek zorunda bırakılmıyor muyuz…

 

Halklar arasındaki bütün zıtlaşmaların, (insanlık tarihi boyunca olduğu gibi) egemen ve ezilen sınıflar arasındaki temel çelişkiyi gölgelemek amacıyla doğrudan egemenlerce sürdürülüp yaratıldığı kesin bence. Halkları bölmek amacıyla din, cemaat, tarikat, etnisite, dil ve ‘bilumum’ soyut kavramları kullanmayı sürdürenler, global sermayenin ya bordrolu ya da ‘amatör’ ajanları, bana kalırsa. Son devingenlikler sırasında gençliğin ‘Bir Olmak’ temelindeki bilinçleri çok belirgindi. Geçenlerde bir toplantıda ‘eski tüfekler’ de gençliğin bu yönüne duydukları hayranlığı vurgulayıp durdular. Ülkemizde ‘ilericilik, solculuk, milliyetçilik, ulusalcılık, halkçılık’ gibi kavramlar birleşip büyümekten çok parçalanmak için kullanıla gelmişlerdir (Bir eski tüfek, liderin ‘Güler yüzlü sosyalizm’ nitelemesine, ‘Sosyalizmin güleni, ağlayanı olmaz’ diye karşı çıkıp nasıl da bölündüklerini pek güzel anlattı).

 

Gençler, ülkemiz sınırlarını da aşarak bütün dünya gençliği ile birliktelik parkurunda koşmayı sürdürecekler. Yarışın cinsi ‘Maraton’ olsa bile. Bir de dünyayı nasıl değiştireceğimizi gösterecek bir teori geliştirmemiz gerek. O yönde bile güzel haberler duyuluyor.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Kasım 2016 21:45)

 

Degerli Yazarimiz Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 27 Mayıs 2018.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün297
Dün1148
Tüm Zamanlar4529085
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 18 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5233
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?