Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Hakikatın İnsana Tanıdığı Özgürlük Alanları

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 13
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

DİNDE ZORLAMA YOKTUR:

NaciCepe“Din ve vicdan hürriyeti, baskıyla, zorbalıkla,tiksindirme ile tahdit edilemez. Kimse baskıyla, tehditle İslâm dinine girmeye zorlanamaz. Hak, doğru, huzurlu ve aydınlık yol, sonu pişmanlıkla biten, haince düşünceler içeren, helake maruz sapık yollardan ayırt edilerek iyice açıklanmıştır. Her kim, putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlerle, idarelerle şeytanî güçlerle, tağut ile ilişiğini keser, geçmişin kirlerinden arınarak Allah'a, Allaha imanın gerektirdiği esaslara iman ederse, sağlam, kopması mümkün olmayan bir kulpa, İslâm'a yapışmış, hukukun üstün, hakkın ve adaletin belirleyici güç olduğu en güvenli bir topluma, İslâm toplumuna katılmış olur. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.”2/256 

İslâm’a teslim olup imân etmiş müminlere aydınlatma çabalarını sürdürürken dine davette hiç bir zorlama yapılmadan islâm’a gelecek insanların tercihlerini, kendi gönül rızalarıyla yapmalarına özellikle önem verir.

İslâm; fiil/eylem olarak kendi alanı içine gelecek insan topluluklarını karşılarına alıp hiç bir biçimde dayatma yapmadan kendini sevdirterek anlatılmasını ister.İnsan’a dair bir yol haritası sunar. Tüm insanlara davette tövbe kapılarını açık tutar.

İnkâr ve günah karşısında yapılan tövbe, mühlet, zorlama yapılmadan yapılan bütün davetler; tüm insan neslinin özgürlük alanları ya da onlara verilmiş en kıymetli imkanlardır.

İslâm, hiçbir insanın özne kimlik veya özel, duruş hallerine zarar verdirmeden onlara nasihat/öğütlerini eylem halleriyle karşısına almaz.

Bir kimsenin hakkında günahları dahil zan teşkil edilen eylemlerin hakkında ileri gidilmesini istemez.Nemmamlık/Laf alıp taşıma ve dedikodu gibi eylemleri salık vermez.

ALLAH HER İNSANIN ÇABASININ KARŞILIĞINI VERİR:

Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün. Onlara zulmedilmez.” 45/29

Dünya için dünyada her insan şüphesiz çabasının karşılığını alır.Sadece dünyevi rızk çalışmasında bile dahi hiç bir insana bir ayırım yapmadan(İster ateist, ister inkarcı, ister fasık,ister iki yüzlü ne olursa olsun)çalışmalarının karşılığının verileceğine dair yaratan Rabbimizin bir taahhüdür buradaki ayet.Bundan daha güzel bir özgürlük alanı/imkânı mı olur. Hayatta yapılan herşeyin bir karşılığı var.Her insan, iradi olarak yaptıklarının karşılığını alacaktır.

“Lokman “Yavrucuğum” diye ilave etti. “İşleyeceğin iyi veya kötü iş, bir hardal tanesi kadar bile olsa, bir kayanın içinde saklı da bulunsa, yahut göklerin yüksekliklerinde veya yeryüzünün derinliklerinde saklansa bile, Allah onu meydana çıkarır. Şüphesiz Allah, en ince ve en gizli şeyleri bilendir ve herşeyden de haberdardır.”31/16

Yüce Allah, dünyada yapılan iyiliğin ve kötülüğün bir karşılığı bulunduğunu bu karşılık bir hardal tanesi kadar az da olsa iyilik ya da kötülük bunun hiç bir kimseye haksızlık yapılmadan yine Allah’ın yüce Adaleti gereğince karşılığı ziyan edilmeyeceğini bildiriyor. Her insana ister az ister çok olsun yaptıklarının neticesinde mutlaka bir karşılık verilecektir.Hiç bir insan kayrılmayacak ve hak olarak neyi kazanmışsa kendisine o verilecektir.

“Bunlar, güzel işler yaptıklarını zannettikleri halde, dünya hayatının peşinde tüm çaba ve koşuşturmaları eğri ve çarpık olan kimseler[dir]”18/104

İnsan, dünyada yaptığı işlerin kendine göre iyi olduğunu sanabilir ama kendine verilen imkanlarla kendinden daha zor durumda olanlara bir iyiliği dokunmamışsa o kazanımlarının o insana bir getirisi olmayacağı muhakkak gibidir.Bu gibi bazı insanlara tahminlerinin üstüne imkanlar tanındığı halde ufak tefek yaptıkları iyilik zannedebilirler ama görünen o ki sonuç itibariyle hiç bir iyilik ve yararlı işler yapmadıklarıdır.Bu insanların bütün koşuşturmaları boşu boşuna yapılmış olduğudur.İşte burada da imkan sahibi insan özgür bırakılmıştır.İyilik yapıp yapmaması kendi iradesine bırakılamış olup sahip olduğu imkanları ne biçimde kullanıp kullanmadığı dahi kendisine dünyada sorulmayacak fakat ahirette mutlaka sorulacaktır.

“ De ki: “İşleri yönünden âhirette en büyük kayba uğrayanların kimler olduklarını bildireyim mi? Onlar o kimselerdir ki dünya hayatında yaptıkları işlerin karşılıkları hep boşa gidecektir. Halbuki kendilerinin güzel güzel işler yaptıklarını sanırlar.” 18/103-104

Burada ayetteki insan profilinde dünyevi ikbali uğruna kendine verilen zeka ile bir takım buluş ve icatlarla namütenahi zenginlikler içinde bulunabilir.Bu tip insanlar dünyada kendine verilen nimetler ile öyle işler yaparlar ki kendisi gibi ama zor durumdaki insanların ihtiyaçlarını karşılamayacak işlerse bunlar işte bu yaptıklarının bir işe yaramayacağı ve boşa gideceği bildirilmektedir.Acaba bu tip insanlar kendilerine verilen bu güzel imkanların hesabını bir karşılık olarak nasıl verecekleri çok düşündürücüdür.

 

Yoksa o Mûsâ'nın ve o çok vefalı İbrâhim'in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O'dur güldüren ve ağlatan; O'dur öldüren ve yaşatan”53/36,37,38,40,41,42,43,44

“Hz. İbrâhim (a.s.)’ın “sahifelerin”den, Kur’ân dışındaki mevcut kutsal kitaplarda bahis yoktur. 
38. âyetten şu kaide çıkar: Herkes kendi yaptıklarından sorumludur. Hiç kimse bir başkasının cezasını çekmeyi kabullenemez. 
39. âyetten çıkan bazı kaideler: 
a-Her kişi, çalışmasının karşılığını görecektir. 
b-Hiç kimse yapmadığı işin karşılığını alamaz. Bazıları bu âyetleri anlamada aşırılığa saparak hata etmişlerdir. Başkasına bedel hac, sevap bağışlama, başkası için dua etmenin faydasız olduğunu iddia bu kabildendir.”(*Suat Yıldırım’ın mealini verdiği ayetin dip notudur)

HİÇ BİR KİMSEYE HAKSIZLIK YAPILMAYACAK

“Yoksa kötülüklere batıp-yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar”45/21

Ben iyi bir insanım diyenleri duyarsınız hayatınız boyunca her iyi olduğunu söyleyen insan iyi bir insan mıdır acaba? Öyle insanlar vardır ki hayat ve kainatın ne olduğunu ne için yaratıldığını ve insanın rolünün bu hayatta ne olduğunu bilmeyen çoğunluklar olarak yaşamaktalar.Bu insanların hayatlarında kendindinden başkasını düşünmeyen en temel bencil özellik hakimdir hayatına ve üstelik kendinle övünüp,kibirlenip en çok da hayatta kendini seven bir narsist durumda olduğunun bile farkında değildir.

İnsan bencillikleri ateş gibidir önce insanın kendisini yakar.Bencilce yaşanılmış bir hayat hiç bir salih eylemi yapmadan tüketildiyse ve kendinden başkasını düşünüp bir iyilik eylemi ya da eylemleri yapılmadan tüketildiyse hiç kimse “benim hiç kimseye zararım dokunmadı” deme hakkını kendisinde görmemeli.

Bu yüzsüzlükle de salih amellerde bulunanlarla kendini bir tutmamalı.Zira yaşanılan ne hayat birdir ne de ölüm.Merak edilmesin hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.Bu yüce Allah’ın taahhüdür.

Kimine zeka verilir değerlendirmez.

Kimine imkân verilir kadir bilmez.

Kimine makam ve şöhret verilir geçiciliğine inanmaz.

Ama bütün insanlara inanma ve yaşama özgürlüğü verilir.

Böylece bir ömür heba edilir.

Ama geçen bir ömür özgürlüğü yine de daha iyi anlaşılmaz.

Son Güncelleme (Cumartesi, 20 Temmuz 2013 22:48)

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #3 RE: Hakikatın İnsana Tanıdığı Özgürlük Alanları 2013-07-25 18:23
Kıymetli düşünürümüz her zaman olduğu gibi bu muhteşem yazısıyla da fikir yolumuzu aydınlatıyor. Sayesinde çok kapsamlı bilgilere kolaylıkla erişebiliyoruz. yazının tamamını dergide okumuştum. sitenizde parça parça verilmesine bir anlam veremedim. Müteakip yazıların bütün olarak verilmesi
daha uygun olur düşüncesindeyim .
Bizi bu güzel fikir ve düşüncelerle buluşturan herkese teşekkür ederim. Allah sizlerden razı olsun.
Alıntı
 
 
0 #2 RE: Hakikatın İnsana Tanıdığı Özgürlük Alanları 2013-07-23 14:19
elinize fikrinize sağlık , hocam değerli kardeşim.
Alıntı
 
 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-07-18 21:10
Gerçekten çok güzel bir inceleme. Güzel düşünen insan ! Tebrik ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2844
Dün2795
Tüm Zamanlar4207335
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 30 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?