• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon RAMAZAN GİDERKEN MÜBAREK ON BİR AYLAR GELİRKEN

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mer_naciEvet, mübarek Ramazan ayı giderken mübarek on bir aylar da gelmeye hazırlanıyor. Zira Ramazan ayı gibi diğer aylar da Rabbimizindir, bu aylarda da bizler kulluk görevlerimizi aynen yerine getirmeye devam edeceğiz. Teravih namazı olmayacak, ilahiyatçılarımız rahatlayacak, ancak bir şey daha olacak. Mübarek on bir aylarda yarım yamalak İslami bir kimliğe bürünmüş olan İslam düşmanı kanallar yeniden, bıraktıkları yerden İslam düşmanlığı yapmaya devam edeceklerdir. Güya bir ay boyunca insanlara İslam adına bir şeyler verdiler; on bir ay boyunca bir ayın intikamını alacaklar. O televizyonlarda ahkâm kesen ilahiyatçılar, İslamcılar, bakın bakalım o kanallar şimdi nasılda ‘sizin anlattığınız’ dine saldıracaklar, bir bakın da benim, bizim bu kanallarda ne işimiz vardı diye belki nedamet duygularına garkolursunuz, belki de tevbe edersiniz. Onlar nerede kalmıştık deyip yeniden düşmanlıklarına geri döneceklerdir. Tevhid inancının düşmanı olan televizyonlar ve onları kopyalamaya çalışan çakma islami kanallar için Ramazan ayı, müşrik arapların haram ayları gibidir. Haram aylar girdiğinde müşrikler de her türlü düşmanlığı, saldırıyı bir kenara bırakıyor, bu aylara saygısızlığı şedit bir şekilde cezalandırıyorlardı. Bu kanallara böyle ceza verecek kurumlar yok; ancak Müslümanların rezervleri bunlara ceza olabilirdi,  bu ise çok da kolay değildir.

Ramazan ayı gidiyor, maneviyatımız da gidecek mi? Bir ay boyunca Ramazanla değer bulmaya çalıştığımız zihnimiz, yüreğimiz on bir ay boyunca bir ayın kazanımlarını mı tüketecek; yoksa bizler Ramazanı üretmeye devam edecek miyiz? Tabiî ki teravih namazından çıkıp sahuru oyun masalarının başında bekleyenlerimizle, belediyelerin konser yarışlarının daimi demirbaşlarıyla Ramazanı üretmemiz mümkün değildir. Ramazan ayının çıkmasıyla birlikte, Ramazanla üretmeye çalıştığımız değerlerimiz kuşatma altına alınıp çepe çevre kuşatılmak istenecektir. Ne yapacağız, buna seyirci mi kalacağız? Futbol dini devreye sokulacak, İslami olan ya da olmayan tüm kanallar bu dinin propagandasıyla bizleri bombardımana tutacaklar, İslam’ın mabetlerini terk edip kendi mabetlerine çağıracaklar. Ramazan ayında bile utanmadan, sıkılmadan milli kızlarının voleybol maçlarına bizleri çağırmadılar mı? Utanmadan da salonda kızları seyredenlere bedava iftar yemeği verileceğini ilan etmediler mi? Ramazan ayında bunu yapanlar, sonrasında neler yapacaklar, varın siz düşünün.

Dedik ya Ramazanı kuşatma altına alacaklar, inananları Ramazanın kazanımlarından soyutlayacaklar ya, ne yani biz seyircimi olacağız. Hayır, asla. İnadına inadına onların mabetlerine, stadlarına, salonlarına gitmeyeceğiz. Camilere, derslere, salihlerle birlikte olmaya devam edeceğiz. Onlar Allah’ın razı olmadığı şeyleri seyretmeye bizleri çağırırken, bizler razı olacaklarını seyretmeye devam edeceğiz. Kur’anla haşır neşir olmaya, arkadaş olmaya, yeri geldiğinde onunla birlikte yatmaya devam edeceğiz. Kur’an’a sarılıp yattınız mı? Korkmayın günah falan değil; bir sarılın, yatmayı deneyin. Bambaşka duygular yaşayacaksınız. Bir ömür ilkelerini hayatınıza geçirmek için mücadele ettiğiniz kitabınızı siz koynunuza alırsanız o kitap ta sizi koynuna alacak ve asla onlara yem ettirmeyecektir, bir deneyin.

Kuşatmayı yarmak için cami derslerine, derneklerin derslerine, dergâhların derslerine devam edeceğiz, evlerimizi mescitlere çevireceğiz. İlahi kameraların kadrajlarında yerimizi alırken nerede durduğumuza dikkat edeceğiz. Görüntülerin seyrettirildiği gün utanan, kafasını öne eğenlerden olmamak için nöbetimize ve nöbet yerimize, oturup katlığımız yerlere her şeye ve herkese dikkat edeceğiz. Vel hasıl teyakkuz halinde olmaya, uyanık olmaya devam edeceğiz.

Bizleri Ramazan ayına kavuşturan, bayramı yaşatan, ardından mübarek on bir aylara kavuşturacak olan Allah’a hamdolsun.

Son Güncelleme (Pazartesi, 12 Ağustos 2013 09:23)

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün835
Dün1856
Tüm Zamanlar4407407
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 29 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?