Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon MISIR DARBESİNİN DÜNYAYA VERDİĞİ DERS

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Bu yazımız BOP’la (Büyük Ortadoğu Projesi) ile ilgili 6. Yazımız olacak. Diğer yazılarımızı okumamış olanlar için malumu tekrar hatırlatalım. BOP Projesi, ABD’nin Irak Devlet Başkanı Saddam’a karşı yaptığı askeri hareket günlerinde ortaya attığı bir projedir. Görünürde bu proje, Ortadoğu ve diğer Arap ülkelerini kral, şeyh, tek parti diktası gibi antidemokratik dikta yönetimlerden kurtarıp, insan haklarını saygılı, halkların kendi yönetimlerini kendilerinin belirleyeceği demokratik rejimlerin yerleşmesini sağlamaktı. Eh böyle bir projeye karşı çıkmak kimin haddine. Böyle bir projeye eş başkan değil as başkan bile olunur!!!.

Bu gelişme için şöyle bir değerlendirme yapmıştım. Bu proje tam da Batı ve ABD’nin ikiyüzlülüğünü ortaya çıkarak bir projedir. Bunların derdi Ortadoğu’da sıkışıp kalan İsrail’i tehdit eden liderleri saf dışı etmektir ve nitekim tam da böyle oldu. Tabi böyle bir gelişmeye alet olmamak çok önemliydi. Ama demokratik ilkelerde samimi olanların da bir şekilde bu gelişmeleri yönlendirmeye çalışmaları gerekir. Adamlar can düşmanı oldukları İran’ın burnu dibinde Irak ta Şiileri bile saflarına alacak politika ürettiler. Bakmayın siz İran’la dalaştıklarına, Şii bir dünya Batı için daima lazımdır. Uzatmayalım, malum Arap Baharı ile sadece İsrail düşmanı rejimler demokratikleşti. Diğer yandaş Arap krallıklarına dokunan olmadı. Ama ortaya beklenmedik iktidarlar çıktı. Devrilen diktaların yerine yapılan demokratik seçimler sonucunda bu ülkelerde batı yanlısı liberal söylemler yerine, İslami söylemlere sahip partiler başa geçti. Bu beklenmedik gelişmeler üzerine hemen ünlü siyasi teorisyen ve ABD eski dışişleri bakanı Yahudi Henry Kissenger feryat etti. “Böyle giderse 10 yıl sonra İsrail diye bir devlet ortada kalmaz”. Olan zavallı Suriyeli direnişçilere oldu. Çünkü henüz Esed rejimi devrilip demokratik seçimlerle yeni İslami bir parti iş başına gelememişti. Birden ABD ve İsrail Esed’in safına geçerek direnişçilere verdiği desteği kesiverdi. Bu durumda, işin başından beri demokratik ilkeler için mecburen Batı ile beraber Arap halklarının yanında olan Türk Hükümeti, Suriye halkı ile baş başa yalnız bırakılıverdi.

Batı için şimdi sıra gelmişti “kurtarıcılardan kurtulmaya”. İşe önce Türkiye’den başladılar. Ne de olsa Türk Baharı 10 yıl önce gerçekleşmişti yeni Arap rejimleri de bizi örnek alıyordu ve yeni başa geçen hükümetin de İsrail’le ilişkileri çok kötüydü. Ne hikmetse bizde BOP karşıtı söylemleri olanlar meydanlara döküldü. Üç ağaç bahane diyerek eylemler yapıldı. CNN, BBC ve diğer demokrasi kahramanı hür basın (!) hemen işe koyuldu. Ancak bir sonuca varamadılar. Çünkü bizdeki darbeciler hapse atılmış ve yargılanıyordu. Ayni şeyi Mısır’da denediler ve henüz bir yaşındaki yeni hükümet daha darbeci zihniyetten kurtulamadığı için başarılı oldular. Demokratik seçimle iktidara gelen bir yönetim askeri müdahale ile görevden alınmıştı. Demokrasi aşığı ABD ve Batı bu gelişmeye darbe bile diyemedi ve malum Arap şeyhleri hemen para desteğini darbecilere akıtmaya başladı. Sadece oylarına sahip çıkan şiddete başvurmayan sivil halk katledilmeye başlandı ve dünya yeni bir insanlık imtihanına başladı.

Bizde malum darbe severler bu darbecilere destek verip yapılan katliamları görmezden gelerek asıl zihniyetlerini gün yüzüne çıkardılar. Bizdeki “DURAN ADAMLAR” Tankların karşısında “DURAN ADAM’I DEĞİL VURAN ADAMI” desteklediler. Kim daha gerçek demokrasiden, kim de BOP’tan yana olduğunu göstermiş oldular. Ancak hiçbir zulüm insan vicdanında yer bulmaz. Bu zulüm ve destekçileri dünyanın demokratik vicdanlarını uyandıracaktır. Bu kadar büyükmızrağı gizleyecek bir çuval üretemeyeceklerdir. Hani başbakanın “Nerde demokratik ilkeleriniz ey Batı” dediği gibi sağ duyulu insanlar bu katliamlara seyirci kalmayacaklardır. Sonunda sandığı tekrar halkın önüne konmak mecburiyetinde kalacaklar ve Türkiye’de 10 yıl önce olduğu gibi daha büyük halk desteği ile tekrar hak ettikleri iktidara kavuşacaklardır. Ve gerçek demokratik ilkeleri savunmak ve kurmak sevdasında olanların da Batı’nın ikiyüzlülüğünü ortaya çıkarmak zamanıdır. Eğer bir fikir doğru ise, bu doğru fikrin, bütün fikirlerin serbestçe tartışıldığı bir dünyayı savunmalıdır. Sonunda doğru olan kalacak batıl olan yok olacaktır.

Son Güncelleme (Perşembe, 22 Ağustos 2013 09:15)

 

Degerli Yazarimiz İLHAN AKKURT Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cuma, 04 Haziran 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-08-19 11:27
Karun, kendi kavmine karşı Firavun'u desteklemişti. Suudi münafığı da yeni Firavun'u destekliyor. Kur'ân dan ders almıyorlar.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1264
Dün1043
Tüm Zamanlar4262296
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 216 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2475
İçerik : 1500
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?