• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KUZULUK UMRESİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Umre ibadeti hacla birlikte zikredilen ve bazı âlimlerimizce farz olarak kabul edilen bir ibadettir. Niyeti, İhramı, Kâbe’yi tavafı, Tavaf namazı, Zemzem’i Safa ile Merve’yi sa’y’ı vardır. Kısa süreli yoğunlaştırılmış bir eğitim programıdır.

Niçin umre yaparız?

Rabbimizin rızasını kazanmak için,

Allah’ın ahlakıyla ahlâklanmak için,

Allah’ın boyasıyla boyanmak için,

Allah’ın ruhuyla ruhlanmak için.

Umre bireysel yaptığımız; ancak toplumsal hareketliliği olan dönüştürücü bir ibadettir. Gittiğimiz gibi geri gelmemek için gidip yerine getirdiğimiz bir ibadettir. Nereye gidiyoruz? Rabbimizin bizler için yaptırdığı eve, Hz. İbrahim Peygamberimizin makamına, son peygamber Muhammed aleyhisselamın putlardan tertemiz ettiği eve ve mekânlara gidip yerine getirdiğimiz bir ibadettir.

Umre ibadeti bireysel ve toplumsal hikmetlerinin, kardeşlik ruhunun, Müslüman olma onurunun an be an yaşandığı bir ibadettir.

Umre, yaşanılabilir, taşınılabilir ve üretilebilir ulvi duyguların ve güzelliklerin alabildiğince yaşandığı bir ibadettir. Bu ibadeti yerine getirenlerin ve getirecek olanların umreleri mebrur olsun.

20-25 Ağustos 2013 tarihlerinde dostlarımız Engin Altun, Fatih Tilki, Furkan Altun, Mehmet Özcan, Osman Ünal, Sabri Üre hocamız, Sedat Çetin ve Uğurhan Tilki ile Anadolu Platformu’nun sekizinci Kuzuluk Buluşmaları’nda bir umre hassasiyeti ve heyecanı yaşadık. Yedinci Kuzuluk buluşmasında da yerimizi almıştık. Platformun bu seneki tartışma konusunun üst başlığı “Değişen Dünya ve İslam” idi. Konunun alt başlıkları ve müzakereci hocaları titizlikle belirlenmişti. Konusuna hâkim uzmanların katıldığı adeta beyin fırtınalarının yaşandığı yoğun bir program ile karşı karşıya idik.

Küreselleşen dünyada Türkiye’nin rolünün giderek daha da artığına dikkat çeken Prof. Dr. Berat Özipek hocamız, Türkiye’nin devre dışı bırakılmak istendiği bir Orta Doğu meselesinin çözümünün mümkün olmadığını belirtti.

Yeni Ortadoğu’yu Müslüman ülkelerin liderlerinin değil, o ülkelerin özgürlük arayışındaki Müslüman halklarının belirleyeceğini söyleyen Doç.        Dr. Ramazan Yıldırım hocamız, Müslüman halkları suni çizgilerle birbirinden ayıranların gönülleri ayıramadığını, Mısır özelinde son günlerde yaşanan dayanışmanın gösterdiğini belirtti.

İslam dünyası diye bir dünyanın olmadığını, ancak Müslüman halkların var olduğunu, uluslararası toplum diye bir şey olmadığını belirten Prof. Dr. Hayrettin Karaman hocamız, zalimlerin ve mazlumların olduğuna dikkat çekti. İslam dünyasında huzurun mevcut yöneticilerin gitmesiyle mümkün olacağını belirtti. Karaman hocamız, ümmetin halifesizliğin sıkıntısını çektiğini, her şeye rağmen bir halifenin İslam dünyası için kaçınılmaz olduğunu ve bunun er ya da geç gerçekleşeceğini söyledi. Karaman hocamız, ayrıca göreceli iyiliğin muhafaza edilmesi gerektiğini ve bunun için çokça şükretmemiz gerektiğinin altını çizdi. Mısırda darbecilere yardım eden Suudi yönetimini de kınayan Karaman hocamız, hac ve umre niyetlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Adeviye meydanında şehit düşen Esma Biltaci’nin gözlerinin bizi takip ettiğini belirten Ramazan Kayan hocamız, Mısır’ın bizi kendimize getirdiğini, bizi eğittiğini ve nasıl Allah adamı olunuru öğrettiğini söyledi. Gazi Marmara gemisinde şehit olan Furkan Doğan ile Adeviye meydanında şehit olan Esma Biltaci’nin çağımızın Mus’ab bin Umeyr’leri, Haticeleri ve Fatımaları olduğunu belirterek, Esma Biltaci’nin ümmetin şerefini ve onurunu kurtardığını kaydetti.

Yeni bir İslami siyaset anlayışının üretilmesinin kaçınılmaz olduğunu, sorunların ancak bununla çözülebileceğini dile getiren Prof. Dr. Yasin Aktay hocamız, müslümanın siyaset dışında kalmasının mümkün olmadığını, bunun ise partili siyaset olması anlamına gelmeyeceğini, siyasetin illede parti eliyle olmasına gerek olmadığını belirterek, La ilahe İllallah diyen herkesin siyasi bir tavır ortaya koyduğunu ve bir mü’minin ‘bana ne’ diyemeyeceğini belirtti. Aktay hocamız, peygamberlerimizin sorunları çözmedeki metotlarının bizim için kaynak oluşturduğunu, hiçbir peygamberin metodunun motomot alınarak çözüm üretilemeyeceğini, Rabbimizin Kur’an’da bahsettiği bütün peygamberlerin bizim için model olduğunu ve onların ürettikleri siyaset tecrübelerinin bizim bu çağda üreteceğimiz yeni bir İslami siyasetin kaynağını oluşturmaktadır dedi.

Müzakereci hocalarımızın bir bölümünün öne çıkarttığı cümleleri sizinle paylaştım.

Bu paylaşımların dışında Kuzuluk Buluşmaları’nın bir başka boyutunu, onu “Kuzuluk Umresi” yapan boyutuna değinmek istiyorum. Ülkemizin dört bir yanından, kuzeyinden-güneyine, doğusundan batısına her bir köşesinden sahabe ahlaklı kardeşlerimizle bir araya geldik. Lazından Çerkezine, Kürtünden Romanına, Gürcüsünden Arnavutuna ümmetin mini bir içtimasına şahit olduk. Kardeşlerle buluşmak, onlarla hemhal olmak, dertleriyle dertlenmek, aynı sofrayı, aynı odayı paylaşmak… Meğer Müslüman olmak ne kadar da güzelmiş. Kardeşliğimizin sınırsızlığının, engel tanımadığının farkındalığını yaşadık. İyilik Derneği’miz sayesinde Siyere Lone’li Musa Bangura ile kardeşliğimizi perçinledik. Gayretlerindeki samimiyet, yüzündeki mütebessim ifade içimizi eritti, kalbimizi kalbine yasladı.

Mısırlı emekli General Mervan Süleyman gözyaşlarını gözyaşlarımıza karıştırdı. Oğlunun Adeviye Meydanındaki şehadet haberini kızından: “Babacığım müjdeler olsun ağabeyim şehit oldu.” şeklinde almış. Vakarlı ve onurlu duruşu bizlere nasıl Allah adamı olunacağını öğretiyordu. Baba Mervan alçak ve hain suikastçılar tarafından vurulan diğer oğlunu Adeviye Meydanı’ndan omuzlayarak çıkarmış, kızını ise Adeviye Meydanı’na adeta şehadet nöbetçisi olarak dikmişti. Mervan Süleymana baktım, kendime baktım, acizliğime baktım, kafa ütücülerine baktım, allameyim diye geçinenlere baktım. Biz Müslüman isek Mervan Süleyman ne? Mervan Süleyman Müslüman ise biz neyiz?..

Programın son konuğu ise Ahmet Davutoğlu hocamız idi. Davutoğlu hoca yaptığı konuşmada: “Türkiye’den beklentisi olan İslam ülkelerinin bizi Osmanlının torunları olarak gördüğünü, Osmanlı’nın yaptığını bugün Türkiye’den beklemektedirler. Dünyanın çeşitli ülkelerinden bize gelen istekler var. Kimi okul istiyor, kimi cami istiyor, kimi hastane istiyor. Bir gazeteci arkadaş Belh valisinin isteklerini duyunca “Sayın bakanım bu Konya valisi mi Belh valisi mi?” diye sormuştu. Evet, Anadolu’da oturanlara acziyet ve mazeret yakışmaz. İsteklerini bir yıl içerisinde karşıladık.” dedi. Davutoğlu hocanın konuşmasında altını çizdiği önemli nokta ise şu idi: “Gönülden gönüle konuşanlar asla tercüman kullanmazlar. Halklarıyla kavga edenlerin tarihteki sonlarına bakın. Zulümle âbâd olan yoktur. Liderler geçici halklar bakidir. Halklarıyla savaşanların kazandığını tarih yazmaz. Esad’a Nusayri olduğu için değil zalim olduğu için, CC’ye Sünni olduğu için değil, darbeci olduğu için karşı çıktık. Yanlış yerde durmaktansa, yalnız, dimdik, onurluca durmak evladır. Ama inanın ki yalnız değiliz. Mazlumların sesi olduğumuz için yarınlarda konuşma hakkı sadece bizde olacaktır.”

Kuzuluk Umremizde bizlere kısa süre içinde İslami Siyaset, İslam kardeşliği ve Allah adamı olma eğitimi verme noktasındaki gayretlerinden dolayı başta Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan hocamıza, Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir’e, Anadolu Platformu Genel Sekreteri Mehmet Alpcan’a ve İyilik-Der Genel Başkanı İbrahim Bahar ağabeylerimizi kalbi şükranlarımızı sunarım. Kuzuluk Umrelerimizin vahdete olan katkıları, geleceğe yönelik heyecanlarımızı, ümitlerimizi artırmaktadır. Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1190
Dün1605
Tüm Zamanlar4410993
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 72 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2968
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?