Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon İNSAN NANKÖRDÜR!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 10
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


Kılavuz kitabımız Kur’ân da bizlere açıkça bildirilen insanın bu özelliğini, orijinal metninden sevap kazanmak amacıyla defalarca okur geçeriz.

Anlamını öğrenmemekte direnir, bu şekilde kendimizi aldatmaya devam edersek ne olur? Yıllarca beynimize yerleştirilen, düşünmemizi engelleyen tağutî sistem ortamında çaresiz kalıp, teslim olursak, ikiyüzlü bir yaratık oluruz.

Rabbimiz, neden kendisinin yarattığı insanın bu özelliğini vurguluyor? Bu anlamsız bir uyarı olamaz. Hangi insanlar nankördür? Kur’an bütünlüğü içinde araştırdığımızda;

Cimri, başkalarıyla paylaşmayan, başına gelen sıkıntıları durmadan sayıp döken, Rabbinin verdiği nimetleri ve rahatı unutan kimselerdir. Bu kimseler nankörlüklerinin kanıtı olan davranışlarının bilincindedirler.

Bu davranışlar; günümüzde ölüm saçan silâhlarla bir ülkenin işgal ve talan edilmesi, milletin çeşitli kargaşalar içine itilmesi biçiminde tezahür etmektedir. İnsanın bu bilincine rağmen gerçekleri Allah’tan gizleyebileceğini düşünerek, bilmezden gelmesi ise tam bir küfür örneğidir. Zamanımızda Suriye ve Mısır diktatörleri ve onlara destek veren ikiyüzlü yöneticiler örneklerinde olduğu gibi. Bu zâlimler ellerinde Kur’ânı tutup namaz kıldıklarında Allah’ı aldatabileceklerini mi sanıyorlar? İşte tam bir nankörlük biçimi.

 

Ey Firavunlar, Ey çıkarları uğruna âyetleri ağızlarını eğip bükerek okuyanlar!

 
”Allah'ın ilâhlığını rabliğini tanımayan şu kimseler, şüphesiz Bizim kendilerine süre tanıyışımızın, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Şüphesiz Biz, onlara daha çok günaha girsinler diye süre tanıyoruz. Ve onlar için alçaltıcı bir azap vardır.”
(Âl-i İmran 178)

 

Eğer gerçekten samimi isek; Allah’a, Peygamberlere, Kur’âna, âhiret hayatına inandığımızı ifade edip de, Dünya’nın İslâm coğrafyası olarak bilinen ülkelerindeki insanların acıklı hallerinin neden bu durumda olduklarını sorgulamamız gereklidir. Daha Peygamberimiz hayatta iken Rabbimizin bildirdiği ikiyüzlülerin, Peygamberimizi neden Allah’ın selâmlamadığı gibi selâmlamadıklarını, ona argo tabiri ile yağ çektiklerini, daha sonra da hile ve desiseler ile saltanatlarını İslâm edebiyatı ile pekiştirdiklerini anlayabiliriz. Bunlar ileriye yatırım yapmak için mü’min gözükürlerdi. Foyaları Rasülüllah’ın irtihalinden sonra ortaya çıktı. Bunlar tarihten öğrenilebilir.

Eğer gerçekten samimi isek; İbrahim Peygamber örneğinde olduğu gibi, tefekkür ederek bu basit dünya hayatı sahnesine neden gönderildiğimizi Kur’ânî esaslar ışığında araştırmaya devam edersek; Peygamberimizin ölümünden sonra Allah’ın halis, katışıksız dinine saltanat uğruna, çıkar uğruna ne kadar çirkin ilâve ve hurafelerin hayatımıza yapıştırıldığını kavrarız.

Eğer gerçekten samimi isek; önyargılarımızı bir tarafa bırakıp tefekkür ederek tarihi gerçekleri araştırdığımızda; Rabbimizin bizlerden nasıl bir insan olmamızı murat ettiğini, kılavuz kitabımız Kur’ânı neden tüm dünya insanlarının karanlıklardan aydınlığa çıkabilmemiz için baş tacı etmemiz gerektiğini anlatmaya başlayınca, başınıza neler gelebilir? En sevdiğiniz yakınlarınızın “imanınızı kurtarma” adı altında acımasız tenkitlerine maruz kalırsınız. İmanınızı yenilemek için Müftülüğe gitmeniz gerektiği önerilir. Etrafınızdaki insanların fısıldalaşarak sizi işaret ettiklerini hissedersiniz. Hatta laf arasına sıkıştırılmış “cehalet” sıfatını yüzünüze haykıranlar bile çıkar.

Eğer gerçekten samimi isek; Yaratılış amacımıza uygun olarak, sınava tabi tutuluruz. Rabbimiz başımıza, aklımıza hiç gelmeyen bir belâ gönderir, bir süre acı içinde kıvranırız. İçimiz cayır cayır yanar sanki. Oysa Rabbimizin muradı bu şekilde bizi incitmek değildir. Maksat, doğru yola ulaştırmaktır. Bu güzel bir rahmettir. Bu rahmetten ancak müttakîler istifade eder.

 Eğer gerçekten samimi isek; Hac suresi 15. Âyetinde anlatıldığı gibi sadece Mevlâ’mıza yönelirsek neler neler olur? Önce büyük çoğunluğun evlerinde, işyerlerinde bulunan bir meale bakalım:

 “Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?” (Hacc 15. Diyanet meali) (???) !..

Yani intihar etsin! Merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz bize bunu mu emrediyor? Bu durumda iki türlü düşünülebilir: Ya; kendinizi buna inanmaya zorlayacaksınız veya aklınıza uygun düşmüyorsa inanmış gibi görüneceksiniz, Ya da; Rabbim acaba bu âyet ile bana ne gibi bir mesaj veriyor? diye düşünüp araştırmaya devam edeceksiniz.

Bakınız, bir de uzun yıllar hiçbir menfaat kaygusu olmaksızın ilmî araştırmalar yapıp 11 ciltlik “Tebyînü’l-Kur’ân” adlı eseri istifademize sunan Hakkı Yılmaz beyefendinin eserinden okuyalım:

“ Kim, Allah'ın, kendisine dünyada ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyor idiyse hemen semâya bir sebep uzatsın, sonra, … kessin. Sonra da baksın bakalım bu plânı, kendisini öfkelendiren şeyi [kafasındaki takıntıyı] giderecek mi?”

Burada sebep ile insanın kendisini tavana asacağı "ip" değil, "Allah'ın rızasını kazanacak yolları araması" kastedilmiştir. Âyetteki semâ sözcüğü, genellikle "tavan" olarak ele alınmış ve ibareden, kişinin kendisini tavana asarak intihar etmesi anlamı çıkarılmıştır. Hâlbuki burada semâ ile "rahmet ve yardımın kapılarının izafe edildiği yücelik" kastedilmiştir.

Daha açık bir ifade ile; Her gün okuduğumuz Fatiha suresindeki “yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz” cümlesindeki samimiyeti açığa çıkarmamız gerekir. Hiçbir kimseden, kurumdan medet ummadan sadece Allah’a yönelip yakarmak gerektiği vurgulanıyor. “Bakın o zaman Allah’ın yardımını göreceksiniz” deniyor. Eğer gerçekten samimi isek…

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.
 

Mehmet Ali Oğuz
Em. C. Savcısı

Son Güncelleme (Pazartesi, 09 Eylül 2013 15:09)

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #6 RE: İNSAN NANKÖRDÜR! 2013-09-06 10:05
Sayın savcım; yazılarınızın tiryakisi oldum. Yeni yazılarınızı büyük merakla bekliyorum. Her yazıdan ayrı bir ders çıkarıyorum. Sizin bu samimi çabalarınız ve yazılarınızı bizim istifademize sunan dostların gayretleri Allah indinde makbul olmasını dilerim.
Allah'ım ömrünüzü bereketlendirsi n, kaleminizi ve kelamınızı güçlendirsin.
Alıntı
 
 
+1 #5 RE: İNSAN NANKÖRDÜR!NACİ CEPE 2013-09-05 19:40
Nankörlük;iyili ğe karşı bir inkar etme insafsızlığı.Bir bencil reddiye.Konu; insan hayatına yönelik çok güzel işlenmiş. Samimi olacak olursak... şeklindeki parağraflar yazarın yazısındaki temel ana fikri güçlendirerek perçinlemiş.Mesajın anlaşılması hayati önem taşımaktadır Kelamınıza kaleminize sağlık teşekkürler...

NACİ CEPE
Alıntı
 
 
+2 #4 Teşekkür 2013-09-04 21:57
Sayın savcım yazılarınız oldukca akıc ve samimi.Günümüz müslümanına, yani hepimize iyi bir ayna tutmuşsunuz. Yazıdan herkesin çıkaracağı ders var. Elinize sağlık
Alıntı
 
 
+2 #3 RE: İNSAN NANKÖRDÜR! 2013-09-04 21:54
Günün müslümanına, yani hepimize iyi bir ayna tutmuşsunuz. Elinize sağlık
Alıntı
 
 
+1 #2 Enfes 2013-09-04 15:43
Sayın Savcım kalemine sağlık enfes bir çalışma..yazıların devamı dileğiyle..selamlar
Alıntı
 
 
+1 #1 Tebrik ve Teşekkür 2013-09-03 21:44
Yazarımızı saf, temiz düşüncelerinden ve Kur'an ışığında dostça uyarılarından dolayı tebrik ve teşekkür ederim. Kalemine, gönlüne kuvvet, ömrüne bereket...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1193
Dün2585
Tüm Zamanlar4113938
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 62 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2237
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?