Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon KÜRESEL EMERYALİST İKTİDAR ŞEHVETİNİN KAREKTERİSTİK GENETİĞİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 15
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


NaciCepeYazımızdaki deyimsel tanımımıza seyyalen açıklamalar getirerek başlayalım: 

İktidar Şehveti; yüksek montanlı  kontrolsüz bir hırs potansiyelinin  kınetik enerjiye dönüştüğü an insanı şekilsiz kılabilen ve aklın iptal olunduğu yüksek gerilimli fahiş bir istek eylemidir

İktidar Şehveti;heva ve hevesleriyle insanı kışkırtan, hırsı kamçılayan,düşünmeyi işlevsiz kılan,gayeye ulaşmak için her şeyi meşru sayan, sağduyuyu,hissi selimi donduran ve bu minval üzere kontrolden çıkmış isteklerle hiper haz olgusunun yaşama hali olduğu gibi.

İnsanı yakıcı , yıkıcı ve çığrından çıkarıcı bir duygu ihlâlidir.

İnsanın sahiplenme isteklerinin doruğa taşındığı

Normal hayatın yaşama normlarını sarsabilecek kadar ketum

Fahiş isteklerini ortaya çıkarıp zoru dayatabilecek kadar kontrolden çıkmış bir kontrolsüzlük

Ne yaptığını bilmez duyguların ve aklın işlevsiz bırakıldığı bu hal; aynı zamanda hiper hazzın doruğa tırmandığı cinnet geçiren bir duygu ihtilâlidir.

 

İktidar Şehveti;masanın,kasanın ve şöhret koltuğunda oturabilmenin rezervine ulaşabilme

Yani bir iktidar olabilme sekreti ya da sarhoşluğundan başka bir şey olmayan

Her şeyi sıfırlayan bir muhterisliğin hedonistçe tanımıdır.

 

İktidar Şehveti;insanın insan olma asaletini elinden alabilecek tahrip gücü en yüksek bir ateş topudur.Hırsın, en haris şiddet terminatörlüğünü yaptıracak kadar yüksek gerilimli aktif bir ihtiras enerjisidir.

Yalnız kendisini dinleyen,

Yalnız kendini hükmedici kılan

Ve

Kendisini tek doğru eksenine oturtan,

Kendi doğrularını yegâneleştiren,

Kendisinden başkasını dinlemeyen,

Çığrından çıkmış anomalik patolojileri de var olan bir sendromdur.

Benliğin;

Lâ yüs'el / Sorgulanmaz özelliğiyle sorumsuzluğu.

Lâ yuhtî  / Hata yapmaz özelliğiyle benlikçiliği.

Lâ yemut/ Ölümsüz olan, ölmez özelliğiyle kendini müstağnileştirmesidir.

 

Muhteris iktidar şehvet sahipleri, kendini dokunulmazlık zırh korunağıyla korunaklı

VE aynı zamanda bağnaz,saldırgan bir öfkenin nefsine amade olmuş bir kölesidir.

 

Aklı iptal edip iktidar şehvetine kapılmasını amaç edinip ikbal yolculuğuna çıkanları

Tarih sahifelerinde arayıp bulmak zor değildir.

 

Egemenliğin,ihtirasın ve hükmediciliğin sembol isimleri olan

Firavun'u, rablık taslamasıyla

Nemrut'u, müstebid hükümranlığıyla

Karun'u, servet muhterisliği ile tanındılar.

Ve

Kendilerini ilelebet , Lâ Yemut/ölümsüz zannettiler.

Rablık ve ilahlık taslayarak meydan okudular

Sonunda, en bilinmez iktidar şehvet çılgınlığıyla kendi kendilerini kahrettiler.

Müstekbirlik tasladılar

Kavimlerine zülmettiler ve insanları katlettiler.

Öylesine bir iktidar şehvet çılgınlığı yaşadılar ki

Kendilerini yaşadıkları bu evrenin sahibi zannettiler

 

Ancak ölüm karşısında o muhteşem istikbarları,

Akibetlerine boyun eğdi.

Ve hüsranla yok olup gittiler.

Ama bir şeyleri arkasında miras bıraktılar

O da;evrenin sonuna kadar sürecek olan sembolleştirdikleri damgalanmış isimlerini

Kendilerinin yaşadıkları çağlardan günümüze kadar gelen

Kendileri gibi zalimler ile zulümlerini yazdılar.

 

Peki Herşeye meydan okudukları o muhteşem iktidar güçleri

Azamet ve şaşa içindeki o yetkileri

Ukalalık yapan o bilgilerine ne oldu?

Kısacası

Sonuçta koca bir hiç olmadı mı?

Sadece yaptıklarıyla kaldılar.

Yaptıklarını hep hesapsız zannettiler

Ama yanıldılar

Çünkü yaşadıkları hayatın her anının bir hesabının olduğunu

Kendilerine duyuru yapan elçiler olmasına rağmen

Onlar duymak istemediler.

 

 

Ve iktidar şehvetine,

Kendilerine bir kereliğine kullanmak için verilen hayatlarını

Hem masivada hem de maverada kullanılacak bir süreyi bitirip

Kendilerinin mahfına sebep oldular.

 

İktidar şehvetine kendini kaptırmış bu müstağni kimlikler; Kur'an'da sembolleşmiş isimler olarak da tanımlanmıştır. Günümüze kadar taşınan bu sembol isimlerin özne adları çoğu kez zikredilmiyor ya da otoriter ve totaliter yaftalamalarıyla anılıyorlar.

 

İnsanın yaşadığı ve yaşayacağı evrende insandan başka bencilliğine düşkün

Bir ikidar şehveti için örtülü hegomonik krallıklar ve başat karekterler olarak yola çıkmış bir varlık var mıdır?

 

İnsan, yaşadıkça soyağacından, soydaşlığı,

Kavminden, kavimciliği,

Soycu sınıftan, sınıfçılığı,

Peşinde iz sürdüğü “İktidar şehveti” uğruna

Bunca toplum katmanını arkasından sürükleyip

Kendisiyle sonu olmayan bir akibete götürebilen

İnsan olmayı unutup tiranlaşmış varlıktan bir başkası var mıdır?


Bir iktidar şehveti uğruna zirve noktalara kendilerine ulaştıranlar ;

 

Bütün zamanlardaki iktidar sahiplerinin genel ya da karekter genetiğine uygun

Olmazsa olmaz denebilecek temel bir zaafları var.

Kendi icraatlarının eleştirilmesi kabilinden seslendirdikleri bir MUHALAFETİN olmaması

Şeklinde dışa dönük bir duruş sergilerler.

Aslında göstermelik olan bu davranış kodlarını alaşağı edebilecek

Zihinlerine temerküz etmiş bir başka konu da var ki

İçinde zaaf içinde zaaflar barındırmaktadır.

Bu da içe dönük yıkıcı değil yapıcı eleştirilere bile asla tahammüllerinin olmamasıdır.

Bunun temel sebebi birlikte olduklarıyla bir GÜVEN İÇİNDE bulun/a/mamalarıdır.

Bir öz güven yoksunluğu muktedir olan başatların tüm zamanlardaki temel bir sorundur.

Aynı zamanda başat önderlerin sürekli vehim psikolojileri ve kuşku halinde bulunmalarıdır.

 

YEGANE OLMAK;teklik içinde olmanın anomalik olan patolojik bir temel zaafıdır insanın

Dünyanın gelmiş geçmiş tüm feodal derebeyleri zikrettiğimiz bu zaaflarla yaşamışlardır.

AŞKIN GÜCÜN inisiyatifinden uzak kendi kendilerini yeterli saymaktır bu zaaf.

Ez cümle herşeye asıl müktedir olan AŞKIN gücü

İnsanı ve insanığı yine aşkın öğretisi ile yöneten kontrol edici bu gücünü

İktidar şehvet muhterisliği ile akıl tutulmasına yakalanan insanların

Aşkın hakikat gerçeğini unutması ya da unutmak istemesinden başka bir şey değildir.

 

İKTİDAR ŞEHVETİ,muhteris olana öyle bir uyuşturucu hırs ve tamah zerki vermektedir ki

Bu baş döndürücü yönetme hazzının insanı deliye döndürücü bir sekretlik hali gibi birşey

Bu sekretlik hali;hissetmeyen,duymayan,bakmayan ve görmeyen bir başka ruh halidir.

Böylesine bir ruh hali;

Ancak totaliter diktatörlük düzenlerinin baştlarında sık rastlanan

Histerilerle dolu sürgit patojenik bir hal olmuştur.


İktidar şehvet sahiplerinin bir diğer temel zaafı da

 

TAVİZ ve TAVİZLER vererek iktidara ulaşmasıdır.

Kendinden daha güçlü olan hogomonik güçten alacağı destek ile ilgili tavizlerdir bunlar.

Bu tavizler, genellikle şirin gösterimli formüllerle bezendirilir.

Post modern süreçte en çok revaşta olan bir politik yanılsatmalar zinciri olan

İkna metodlarıyla iktidara geçişkenliği sağlayacak kılavuz förmüllerdir bunlar.

İçerik olarak aşkınlıktan uzak kalabilecek defacto yetenekte olan

Anlam gredosu geniş

Çok hassasiyeti olan eklektik ve entegrist olan bir ilişki düzeneğidir bunlar.

 

Dünyada iktidar şehveti ile muktedir olmuş hegomon emperyal güçlerin

Gücünden kaynaklanan bir başka temel zaaf ise ; KORKUDUR.

 

Hakikatin merkezinden çağlar boyu uzaklaşmış

Ve hadlerini aşmışlar;

Yani ontolojik düzeneğin çizgisi dışına çıkmış olanlar

Tüm baskı sistem düzeneklerini çalıştırarak hükmedici olan

Bir egemenlik erişimine zor kullanarak ulaştıkları için

Bulundukları statülerini korumak adına

Ellerinden gelen meşru olamayan yöntemleri kullanırlar.

Bu ruh hali hırs ve tamahkârlıklıklarının doruğa tırmandırıldığı

İktidar şehvetine odaklanılmış bir ambiyans halinden başka bir şey değildir.

 

Hegomonik emperyal müttefik güçler

Bu nedenlerle egemenlik şemsiyesi altına aldıklarıyla

Kendi çıkarlarına göre yaptığı sözleşmelerine stratejisinin taktik hedefleri gereğince uyar.

Ne zaman çıkarlarına bir ters durum sezerse

Ayakta duramama korkusu taşıdığından birdenbire yön değiştirebilir.

 

Makyevalist zihniyet kalıpları “amaca ulaşmak için her şey meşrudur”ilkesini öğütler.

Şeytanizmin ilkeleriyle hareket eden hegomonlar da bu ilkeyi şiar edinir.

Öyle ki yeni bir stratejik pardigmaya göre nasıl ortaklıklar oluşturulacaksa

Ona göre politik oluşumlara giderler.

Bu örneğin; bir “stratejik ortaklık ya da model ortaklık”gibi paradigmik konsepte de olabilir.

Çok daha başka konjonktüre uyabilecek farklı konseptlerde de olabilir.

Dünyada emperyal hegomonların yaptıkları tüm politik ortaklıklarda

Dengeler, hogomonların aleyhinde bir olumsuz değişime rastlandığı anlaşılırsa

Emperyal hegomanlar, yüz seksen derecede bir dönek dönüşüm yaparlar.

 

Aynı coğrafyada aynı masada önceden anlaşma yaptığının rakibiyle bile masaya oturuverir.

“KORKU dağları devirirmiş” derler ya bu da öyle bir şey.

 

Masaya oturacak rakip ise selefinin yaptığı sözleşmelerden daha fazla TAVİZ vererek

İKTİDAR ŞEHVETİ arzularına uyarak ancak

Daha çok taviz vererek amacına ulaşmayı yeğlerler.

Reayanın yaşam konumlarını düze çıkarmak umurlarında bile değildir.

 

Egoist ihtiraslı iktidar şehvet  sahiplerinin psiko-genetik karekter özelliklerinde

Böylesine bir riyakarlık;bir yaşam felsefesi olarak psiko-genetik kodlarında var zaten.

Ne de olsa şeytanizmin manifestosunu çok iyi okumuşlar.

 

Bir güç savaşının içinde güç dengelerinin içinde

Güçsüzler tavizleriyle

Bir psikolojik minval üzere böylesine ilişkiler ağının içinde iktidara ulaşmaya çalışırlar.

Kutsadıkları seküler iktidar gücü için

 

Bir güce embedet ulaşımını sağladıktan sonra nasıl bir sonla düşüşe geçtiklerini

Ancak efsunlanarak düğümlenmiş bir tekrar olan

ZAAF,TAVİZ ve MÜESVİS KORKULARLA

Tüm zamanlarda

Tarihten silindiklerine bütün insanlık tekerrüren tanık olmaktadır.

Neden bütün insanlık

Her zaman hep  aynı sonuçları değişik coğrafyalarda  görerek tanık olmaktadır?

Anlamak mümkün değil.

 

Eğer bu insanlığın hakikatten kopmuş bir tekerrür ısrarı ise

Yani

Tarihin tekerrürü ise

İşte! bu aynı yanlışları mükerrer hale getirmekten ibaret olan hatalı bir eylem değil midir?

 

Hal böyleyken iktidar şehvet tutkunlukları

Geçiciliği olan bu statüleriyle neyi ispat etmişler ya da etmektedirler

Önce kendilerine sonrada yaşadıkları toplumlara yaptıkları zulümlerinden başka?

 

İktidar şehveti tutkunluğuyla tek başına hükümran kimlikle yaşamaya kalkanların sonları Tarih sahnesinden hep hüsranla geri çekilmek olmuş.

Bu durum bilindiğine göre; o halde şişirilmiş boş bir hayal olan heva dolu bu umutsuz istek Neden en küçük bir makamdan en büyük makama taşınan bu insanları

Bu kadar histerik bir sona doğru taşıyor?

Muhterisliği tamah edinme böyle hazin bir şey olsa gerek.

Halbuki sağduyu ve hissi selimi

Şiar edinecek aşkın hakikatin ilke ve ölçüleri apaçık orta yerde dururken

Bütün olanları iyi gözlemleyemeyip

Bir hakikatten kendini zaaf yangınların içinde bırakmak

Ne acı verici bir hazin durumdur.

 

Ama

Bir iktidar şehvet sahibinin  hırsı,

Demek ki hız devri yükselen tamah katsayısında seyrediyor.

Bu hırs, devir kat sayısı en yüksek oran'a yani “Ben...Ben....Ben...” demeye taşındığı zaman Hırsın şiddetli kuvvet talep etme isteği

İktidar şehvet sahibinin iç aleminin  içinde

Kasırgalardan biri olan en güçlü Tusanimi kasırgasıyla

Önce kendini, sonra da yaşanılan çevreyi

Egosantrik bir ivmeyle darmadağın ederek bir yerlere savurabilir.

İktidar Şehveti ;bir histerik hırs vehametine dönüşmüşse

Hak'tan veya suret-i hak'tanmış gibi görünseler de görünmeseler de

Ayırtetmemeksizin kimse için fark etmiyor.

Zaaf, hırs ve tamah her insanda olduktan sonra

Bunların etki güçleri ne olursa olsun aktif bir olumsuzluk yaşadıklarında

Bir seküler ikbal için aşkın hakikatin ilkelerinden taviz verdiklerinde

Hazin bir sonucun akim kalacak bitişini görmezlikten gelemeyecekler.

Çünkü aşkın hakikat, bir hayatın içinde yaşattığı insanın zaaflarını biliyor.

Her zorluktan sonra bir kolaylık olduğu gibi

Her kolaylıktan sonra bir başka bir zorluk vardır her daim insanın önünde

Zorluktan sonra kolaylığı yaşatmak ise insanın tercihi ile ilgili bir şeydir.

 

Varolmak ya da olmamak

İyi bir hayatı yaşayıp yaşamamak

İnsanın tercih özgürlüğü ile ilgili birşey.

Allah'ın tasarımında bulunan bir hayatın başından sonuna kadar

Sürecek bir biçimde hazırlanıp programlanan

Fıtratın iradesi /yaşam ilkeleri

Bir yanlış yapıldığında

Kendisini  olumsuz bir akıbet ile bitişlerinin işaretlerini pekala gösterebilir.

Hakikatin bu ilkesel gerçeğini de insanın unutmaması gerekmektedir.

 

Bir tasarım dahilinde programlanan fıtri irade;

İnsanların çokluk içinde yaşayacağı bir yaşam alanı için tasarlanmış.

Evrenin içinde hiç kimseye

”Tek başına ” hükmetme iradesini kullanma  yetkisini  verecek şekilde

Bir hayat biçimi tanımlanmamışdır.

 

İnsanın histerik sapma hırslarıyla kullandığı

“İktidar şehveti”ise

Sürekli olumsuzluk yeisi içinde yaşanılan insanlık tarihinin

Sonuçsuz veri göstergelerinin aktarılmasıyla hala tekrar ettiği bilinmektedir.

 

İktidar Şehveti;hayatın bütün alanlarında yaşayan insanların

Yaptıkları eylemlerinde

Sonuçları belli bir plan dahilinde programlanmış

Bir fitri iradenin, varlığını insanın karşısına daima çıkartmaktadır.

 

Tarih sahnesinde yer almış

Bir çok masanın,kasanın ve b-ilmin başında bulunan tüm otorite kurmuş önderlerin Yakından bildikleri bir yasa'nın adıdır fıtri program dahilindeki bir iradenin varlığı.

Kimileri ilahi lafızdan

Kimileri afaki ve enfüstaki işaretlerden

Kimileri de karşı karşıya geldikler hallerin sonuçlarından söz konusu durumu

Yani Aşkın hakikatin yüce ilkelerini.

Bilenler bilmektedirler.

 

İktidar olma şehevi hisleriyle her iktidara gelenler sizce sürgit muktedir olabilirler mi?

 

Aşkın hakikatin dışına çıkılan her eylem zaaf ve güvensizlik sendromunu yayar.

Güven olmayan bir ortamda ne kadar muktedir olunabilir?

 

Dikkat buyurun “güvenlik ortamı” diyoruz.

Yani AŞKINLIĞIN ön gördüğü bir “güvenlik ortamı”

Yani Aşkınlığın değişmez ve değişmeyen ilkeleridir bahs olunan.

 

Her insan kendini kimin yarattığını az çok bilir.

Bu bilgiye kadim zamanlar da dahildir.

Peki

Yaratıcısını bilen.

Nasıl oluyor da YAŞATICISINI

Hatta kendini esas YÖNETİNİN de

BİR YARATICISI olduğunu bilmiyor ya da bilmek istemeden yaşamak istiyor?

İşte insanın ve insanlığın büyük yanılgısı bu olumsuz tavrından kaynaklanıyor.

 

AŞKIN HAKİKATİN KOSMOSDA

ONTOLOJİK DÜZENEK İÇİN İLKELERİ AYAN BEYAN ORTADA değil mi?

Lafz,Afak ve Enfüs bir hayat yolculuğunun yön levhaları/işaretleri değil mi?

Kosmosu yönetenin bu ilkeleri insanlık ne zaman yaşayacak?

İnsana çok açık bir biçimde yol haritaları sunulmuş.

İnsanlık alemi,aydınlanmayla birlikte protest çıkışını yaptıktan bu yana

Neden hala Yaşadığı Dünyasını İNSAN MERKEZLİ konsepste sürdürüyor?

Kosmosun merkezinden itikaden uzaklaştırılmış

Aşkın hakikat ilkeleri

Dipdiri yaşamaktayken

Neden insanlık evreni bu ilkeleri görmezlikten gelip

Kendi için bir heva ve heves şehvetinden iktidar alanı oluşturmaya çalışıyor?

 

Önce iktidar olan beşerin bir kere kendine güveni yok.

Çevresindeki insanlara hiç yok

Onun için boşuna söylememişler”İnsan insanın kurduduır” diye

İnsanın İKTİDAR ŞEHVET SAHİBİ olmakla kendine güvenmiyorsa

Başkalarına nasıl güvenecek?

 

İnsanlık, tarih sahnesine çıkarken onca toplumsal evrelerden geçmiş

Adları İkel,Feodal,Monarşi , Mutlakiyet,Sosyalizm ve Kapitalizm v.b olan evrelerden geçmiş(Kapitalizm halazır tüm vahametiyle insanığı çeşitli versiyonlarıyla esir alarak sürgit başat hakimiyetini sürdürüyor)

 

Yirminci yüzyılın başlarında adı Demokrasi olan “Halkın kendi kendini idare etmek”

Anlamı taşıyan toplumsal sistemlerin içine dahil olmuş.

Herkesin övünçle bahsettiği bu sistem sağlıklı bir işlerlik içinde yaşatıla biliniyor mu?

Şu an yaşadığımız dünyaya baktığımızda

Dün nasıl baskı ve şiddet varsa bugün de aynı şiddete tanık olmaktayız.

Böylesine bir dönemde de aynı baskı ve şiddet neden hiç durmuyor?

Emperyal egemenlikler neden acı veriyor insanlığa

Son yirmi yıl

Neden özellikle Müslüman toplum üzerinde her gün acı ,vahşet ve katliamlar sürdülüyor?

Örtülü demokrasilerin zihin dünyasının içinde bu vahşetin ve zülmün hangi rengi var acaba?

 

Şehvet iktidarlarının yıkılışlarının en son aşamasında ne var biliyor musunuz?

KİBİR var KİBİR

Bir şehvet iktidarının yıkılışının tek sonuç göstergesi

İşte! Bu KİBİRDİR.

Müstekbirlik başlamışsa bir sosyal yapıda

Çürüme de başlamış demektir.

Totaliter her yönetim, sistemleştiğinde

ÇÜRÜME ve YOK OLMA SÜRECİ BAŞLAMIŞ DEMEKTİR.

İnsan,Alemin ve Alemlerin yaratıcısı,yaşatıcısı ve yöneticisini

Ne zaman unutursa

Hatta kendini Evrenin hakimi ilan etmeye başlarsa

Hiçbir zaman buna güç yetiştiremez.

Yetiştirilememiştir de

Müstekbirliğin benliği sürekli tekerrür eden bir mağlubiyet içinde olunca

 

Sonuçta vakıalar bu şekilde sonlanınca;

Küresel Köy hegomonyal iktidar şehvetine ulaşmak

Asla mümkün olamaz ve olamayacağı da aşikar görünmektedir

Zülümle tekerrür eden anlayışların hep bir sonu var.

Ama sonu olmayan

İlkesinden asla taviz vermeyen bir gerçeklik daha vardır

O da Hakikatin

Sonsuz ve sınırsız

Evrensel gerçekliğidir.

 

Hayat; KiBRİN MÜSTEKBİRLİK ZÜLMÜYLE DEĞİL

EVRENSEL HAKİKATİN

KUŞATICI VARLIĞIYLA  ABAD OLACAKTIR.

 

Yeter ki Aşkın Hakikate Liyakat ve Ehliyet gösterilerek Râm olunsun.

Zira bu hakikatin muhteşem işlerliği olan varlığı, şüphesiz ezelden ebede kadardır.

Vesselam.
 

Son Güncelleme (Çarşamba, 13 Kasım 2013 09:56)

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
0 #2 RE: KÜRESEL EMERYALİST İKTİDAR ŞEHVETİNİN KAREKTERİSTİK GENETİĞİ 2013-12-04 19:55
Değerli dostumun kendine has üslubu ve bilimsel tanım ve dayanakları karşısında ancak şapka çıkarılır. keşke bu yazıyı muhatapları okusalar ve bir nebze olsun nasiplenseler. Maalesef onlar; "bana akıl mı veriyorsunuz" diyerek okuma önerisini bile kabul etmezler. Âmâ doğrunun arayışında olanların fikirlerini besleyerek dirençlerini artırdığını söylemeliyim. Emeğine sağlık, mizanına konulsun.
Alıntı
 
 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-11-10 18:04
Değerli araştırmacı yazarı enfes tanımlamaları çok çarpıcı. Bu makaleyi okuyan herkes düşündüğünde kendini bulabilir. Yazarı tebrik eder, aydınlatıcı yazılarının devamını dilerim. Mehmet Ali Oğuz
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2874
Dün2795
Tüm Zamanlar4207365
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 80 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?