• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon DEV ÇINAR YENİ FİLİZ DOKSAN YILDIR BERABERİZ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mer_naciEylül ayından bu yana CHP’nin yeni sloganı: “Dev Çınar Yeni Filiz Doksan Yıldır Beraberiz.” cümlesini basın toplantısı yaptıkları salonun arka fonunda görüyoruz. Dikkat çekecek derecede canlı renkler seçilmiş, çınar ağacı rengârenk ve haşmetli duruyor. Konuşmacının konuştukları değil; arka fondaki resim dikkati çekiyor. Zira doksan yıldır aynı şeyleri söyledikleri için konuşmacı da konuştukları da pek dikkate alınmıyor.

Konuşanın ve konuşulanların dikkate alınmadığı CHP’de arka fondaki resim dikkate değerdir. Ancak burada resmin ve renklerin tahlilini yapacak değiliz. Seçtikleri slogan üzerinden değerlendirme yapmaya çalışacağız. “Dev Çınar Yeni Filiz” bu ifade müstakil olarak güzel de CHP ile yan yana geldiğinde bu güzellik ortadan kalkıyor. Çınar bizi, bizim değerlerimizi ve Osmanlı’yı hatırlatıyor. Sizin altı okunuz, Osmanlı’nın şahsında bizim inançlarımıza, maneviyatımıza, kitabımıza, kültürümüze, İslami olan tüm değerlerimize saplanmış vaziyettedir. Siz Yunanlılardan Anadolu’yu, Osmanlı’dan milleti kurtardığınızı söyleyip durdunuz. Şimdi ne diye Osmanlı’nın ulu çınarına sarıldınız ki? Yıllarca adına, milletin tarihsel kültürüne küfürname dizdiğiniz ve adına milli dediğiniz bayramları Osmanlı’dan Kurtuluş günü olarak kutlamadınız mı?

Sizin dev çınarınızın kökü mazisiyle kavgalı olduğu için bizi ve bizim değerlerimizi temsil etmez, edemez. Bizim kadar en az siz de biliyorsunuz ki kökünüz özünden kopmuş, başka şeyler karışmış, başkalaşmıştır. Hani bir ara safkan Türk ırkının ihyası için Macaristan’dan damızlık erkek getirmeye kalkmıştınız ya belki öyle bir şey de olabilir. Bu bizim dışımızdadır.

Biz sizin dev çınarınızın kökünde, bazen koca çınar, bazen de köklü çınar diyorsunuz ya siz nasıl kabul ederseniz edin biz millet olarak sizin çınarın köklerinde neler görüyoruz?

Biz sizin çınarınızın köklerinde Yunan’ı denize döken inançlı askerlerin savaştan sonra siyaseten katledildiklerini, bertaraf edildiklerini gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde Osmanlı soyundan olan herkesi nasıl kapı dışarı edildiğini, sürgüne gönderildiğini, el memleketlerinde pes perişan bırakıldığını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde Anadolu’nun manevi mimarlarının istiklal mahkemeleri adı altındaki mobil çeteleriniz tarafından darağaçlarında sallandığını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde elinize metre alıp insanların kafatasını ölçtüğünüzü, bunun için Mimar Sinan’ın mezarını açıp kafasını koparttığınızı, ölçüm yaptığınızı sonra da kaybettiğinizi gördük. Şimdi de yalandan “Hepimiz Ermeni’yiz” numaralarına yattığınızı gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde milletimizin geçmişinden ve değerlerinden kopartmak için harf inkılâbı adı altında bir gecede nasıl cahil bırakıldığını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde dini değerleri hatırlatan her şeye kırmızı görmüş gibi yaklaştığınızı ve bunu varlık sebebi olarak ortaya koyduğunuzu gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde Arapça Ezan’ın kökünü kazıdığınızı, Fransız mandasındaki Hatay’da Ezanın serbest olduğunu, 1939’da Türkiye’ye bağlandığında Hatay’da da Ezan’ın yasaklandığını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde Kur’an eğitimi verilen mescitlerin, tekkelerin, zaviyelerin camilerin kapatıldığını, buna karşı aynı oranda, belki de daha da fazla laiklik dininin sembolü ve ibadethanesi olan rakı içme yerlerinin, meyhanelerin açıldığını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde Mao mantığı ile insanlara kıyafet dayattığınızı, zorla şapka giydirdiğinizi, giymeyenleri topa tuttuğunuzu gördük. “Atma Recep, atma Hamidiye şapka da giyeceğiz, vergi de vereceğiz.” sözlerinin nereden geldiğini sanıyorsunuz?

 

Biz sizin çınarınızın köklerinde Öşürü kaldırdık diye hava attığınızı, ama onu mumla arattığınız günleri, gariban Anadolu halkının yüzünde vergi tahsildarının kamçısını, jandarmanın dipçiğini gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde açlığı, kıtlığı, yoksulluğu peşinden de aç bıraktık ama babasız bırakmadık mavallarını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde İkinci Dünya Savaşı’na girmediğimiz halde savaşa giren ülkelerden daha perişan olduğumuzu gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde İkinci Dünya Savaşından pes perişan çıkan ülkelerin kalkınmak için tüm olumsuzluklarla savaşırken, sizin laiklik adı altında değerlerimizle savaştığınızı gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde millete tepeden bakıldığını, adam yerine konmadığını, köylünün şehirlere alınmadığını, çok sevdiğiniz Âşık Veysel’in dahi Ankara’ya sokulmadığını gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde sizin tabirinizle “On yılda on beş milyon genç yarattık” diyorsunuz ya nasıl da besmelesiz bir gençlik yarattığınızı gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde sırf inançlarından dolayı başörtülülerin devlet dairelerine alınmadığını, hatta azdığınız zamanlarda hastanelere bile almadığınızı gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde İmam Hatip Talebelerinin üniversitelere girmesini engellemek için katsayı zulmünü alkışladığınızı, bunu ortadan kaldırmak için yapılan girişimleri engellemek için mahkeme kapılarında çadır kurduğunuzu gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde Başörtülü kızları üniversitelere almadığınızı, gitsinler Arabistan’da okusunlar diyenleri ayakta alkışladıklarınızı gördük.

 

Biz sizin çınarınızın köklerinde başörtülü bir vekile bile tahammül edemediğinizi, “Burası devlete meydan okunacak yer değildir.” derken nasıl da Allah’a meydan okuduğunuzu da gördük.

Biz sizin çınarınızın köklerinde neler görmedik ki?

Ama biz sizin çınarınızın köklerinde bir şey daha gördük: Bu millet size: “Gel, bizi yönet.” demiyor, demeyecektir. İşte biz bunu gördük. 1950’ye kadar hasbel kader gasplarla geldiniz, yönettiniz, hadi bakalım, şimdi de gelin, gelin de yönetin. Yoo bitti. Ali Ağanın günleri geçti. İşte sizin kökünüz bütün bunlardan dolayı sabıkalı. Bu kökten iyi bir şey sadır olmaz. Yeni filiz, falan hikâyedir. Doksan yıldır beraberiz diyorsunuz ya, doksan yıldır yakamıza yapışmış vaziyettesiniz. Her seçimde bir sille yiyor; yine de beraberiz diyorsunuz. Olsun, sizi böyle seyretmek de güzel. Birileri birilerinin başarılarına sevinirken inanın sizin köklerinizin dibinde debelenmeniz bizi daha çok sevindiriyor.

Hani derler ya :“Katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker.” Hep yeni filiz olsanız ne yazar ki? Birileri yola devam ederken, biz sandıklarda sizin kökünüze kibrit suyu dökmeye devam edeceğiz.
 

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün861
Dün1856
Tüm Zamanlar4407433
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 73 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?