• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon EY PİR!..

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


Pir
Şehrin, her gün bir yanımı sarstığını, yokluk uçurumuna doğru sürüklediğini hissediyorum. Evlerin ve fabrikaların bacalarından yükselen dumanlar sadece havamızı değil ruhumuzu da kirletiyor. Şehrin caddelerinde, çarşı ve pazarlarında dayanılmaz bir koku…

Kutsal kitaplardaki dağlar üzerine yazılı sözleri, dağcıların ölümü göze alarak neden zirvelere çıkmak istediklerini artık daha iyi anlıyorum. Zaman zaman şehirden uzaklaşarak, dağların temiz ve özgür havasını teneffüs etmeyi, dağ çiçeklerini koklamayı, buz gibi sularını yudumlamayı öyle istiyorum ki…

Neyse ki şehirlerde de ruhumu dinlendireceğim yerler var.“İyi bilin ki Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklar”.(Yunus suresi 62) Kutlu sözünü tekrar ediyorum birkaç kez. Bu sözün etkisiyle olsa gerek, içimde bir ziyaret düşüncesi beliriyor. Hayaletleri andıran, beton yığını apartmanlar arasından geçerek, araba gürültüleri ve egsoz gazlarının zehrini soluyarak Anadolu’nun güzel bir ilçesine ulaşıyorum.

Bor’dayım. Ahmet Kuddusi hazretlerinin makamındayım. Allah’tan ziyaretime engel olan yok. İçimden ey pir! diyorum. Sen ki, bir vakit Konya’da Mevlana hazretlerinin türbesini ziyaret etmek istedin, ama görevli kişi, akşam saati, türbenin kapanma vakti dedi ve senin içeri girmene izin vermedi. Ve şu mısralar döküldü dilinden:

 

Sensin veliler şahı,

Ya Hazret-i Mevlana!

Affet şu ben gümrahı,

Ya Hazret-i  Mevlana!

(…)

Ariflerin sultanı,

Dertlilerin dermanı,

Kuddusi’nin cananı,

Ya Hazret-i Mevlana!

Sonrasında türbenin kapıları kendiliğinden açılıverdi…

 

Daha dünyaya gelmeden Allahın isimlerini, özellikle kuddüs (bütün eksiklerden arınmış) ismini söyledin. Kuddusi ismi sana bu yüzden verildi.

Günümüzde Müslümanlar bin parçaya bölünüp birbirleriyle didişirken sen:

“Yok ayrı gayrı evliya yollarının hak cümlesi,

Hem Halveti, hem Celveti, hem Kadiri, hem Nakşiyem.”

Dedin.

Zaman zaman Cuma Namazı’nı Kabe’de kıldın. Misafirlerine taze hurma ikram ettin. Devrin yöneticileri, adamlarını göndererek altın, para vb sana ihsanlarda bulunmak istedi. Kabul etmedin. Küreği toprağa daldırdın, kürekteki topraklar altına dönüştü. Küreği boşalttın o altınlar akrep ve yılana dönüştü. Böylece dünya malının, dikkat edilmez ise insan için yılan ve akrepten farklı olmayacağı mesajını verdin.

 

“Ey rahmeti bol pâdişâh,

Cürmüm ile geldim sana,

Ben eyledim hadsiz günâh,

Cürmüm ile geldim sana.”

 

Sözlerini söylerken bizim durumumuz ne olacak acep?..

Vasiyetinde: Kefenimi Niğde bezinden yapın . Nasihat kitaplarımı okuyup, nasihat alın. Cesedime ve kefenime yazı yazmayın. Mezarlıkta teganni ile (şarkı gibi) kur ‘an okuyarak oradaki Müslümanları bıktırmayın. Dostlarınızın kusurları ne kadar çok olursa olsun onlara muhabbet besleyin ve iyilik edin. Yeryüzünde alim var iken kıyamet kopmayacak. Kıyamet Allah’ın ismini bilip söylemeyen kimselerin üzerine kopacaktır. İşlediğiniz günahlar için hemen Yüce Allah’dan bağışlanma dileyin. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin…dedin.

 

Ey pir! Kitaplar ve gerçek yol göstericilerin bir tarafa bırakılıp, başka şeylerin idol haline geldiği günlere geldik. Bize kitaplarınla ve örnek yaşantınla muştu ol. Artık yeryüzünde masumlar ölmesin, çiçekler solmasın,gökyüzü mavi kalsın, ağaçlar kurumasın. Senin gibi evliyalar sökün etsin dünyamıza.

Eserleri: Dîvân-ı Kuddûsî, Pendnâme, Vasiyetnâme, İcâzetnâme, Nesâyih-ı Ahmed Kuddûsî, Hazînet-ül-Esrâr ve Ganîmet-ül-Ebrâr, Medâyıh Risâlesi, Muhtasar Tıbb-ı Nebevî, vb.Bunları okuyup anlayacak ve anlatacak insanlara o kadar  ihtiyaç var ki…

Son Güncelleme (Pazartesi, 23 Aralık 2013 22:55)

 

Degerli Yazarimiz Nizamettin YILDIZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Salı, 19 Şubat 2013.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün795
Dün1309
Tüm Zamanlar4417960
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 18 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 3083
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?