Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Şaşılacak Şeyler, Aşılacak Şeyler…

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 19
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


NaciGumusO kadar çok konuşulacak, sayfalarca yazılacak konular var ki…  Bu yoğunluk karşısında dil susuyor, kalem kitleniyor. Belki de susmanın vaktidir…  Hani yüzyıllardan gelen bir söz vardır ya; “Söz gümüşse, sükût altındır” diye. Lakin “Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytan olmak”lıktır. Gel çık işin içinden.  İş dedim de; iş içinde iş var. Bu işlerin içinden çıkmak ta büyük marifet. Bu marifet; basiret, feraset sahibi olmayı gerektirir. Sabır gerektirir. Sabır, berrak düşünceyi besleyen bir süreçtir belki.  Sabır için bir mühlet var mıdır, yoksa kişinin dayanabildiği an’a kadar mıdır?

Şaşılacak şeyler, aşılacak şeyler var. Daha önceden de yazmıştım. Her şeyin de bir şeyi vardır.  Endişe, korku gibi duygular mı kalemimin rahat işlemesini engelliyor? Yoksa yanılma,  yanlış yapma, kul hakkı olur gibi belirli belirsiz çekincelerin tesiri mi daha fazla? Riyakârlık, münafıklık alçaklığın daniskasıdır. Kendimize karşı da, âleme karşı da. Önce söyleyeceklerimize ya da yazacaklarımıza kendimiz inanıyorsak, samimi isek, ne yazdığımızdan eminsek konuşmak mübahtır, yazmak müstehaptır. Tabii yazacağımız, ya da konuşacağımız mevzuda haklı olsak ta,  masum birine zarar verecekse, ya da toplum yararına olmayacaksa susmak daha evladır. Hala içimdekini boşaltamadım. Dilimi çözemedim, kalemimi elleyemedim. Hiçbir zaman yazmak bu kadar zor olmamıştı. Yazıya nasıl bir başlık atacağımı bilemedim. Çok konu kadar dinmeyen fırtınalar, entrikalar,  menfaat savaşları, komplolar, istismarlar…  Kapris ve hırslar, ihanetler ve casusluklar. Tezat görüntüler, çelişkiler… Diğer yanda örtülmeye çalışılan, görmezlikten gelinen iyilikler, başarılar. Son on yılda Türkiye’nin geldiği yeri, yükseldiği noktayı göremeyen kördür,  bu ülke için, İslâm Âlemi için hayatını ortaya koyan lideri kötüleyen de nankördür.  52 yıllık imf köleliğinden kurtaran kimdir/kimlerdir? Devasa projeler, hayalleri aşan atılımlar herhalde kendi kendine oluşmadı. Tesadüflerle olmadı.  Duayı hak eden icraatlara beddua etmek hangi vicdana sığar, düşünmek lazım.  Durup düşünmek, Şaşırmak, iğfal edilen inancımızı sorgulamak lazım.

İnsan olarak insanlık adına hareket edersek vicdanın, hukukun ve ahlakın üstünlüğünü esas alırız.  Müslüman olarak ta İslâm adına hareket etme mecburiyetimiz vardır. İslam bir millettir, cemaat değil, grup değil, hizip değildir. Hak batıl, imân küfür vardır. Nerede yer alacağımız bellidir. Yerimiz İslam Atlasıdır. İngiltere, Amerika, İsrail çizgisi değildir. Rehberimiz Kur’an, Kur’an ışığında ilim ve irfan; liderimiz Hz. Muhammed aleyhi selat-u vesselamdır. Kula kulluk yoktur.  Safız ama küresel komplolara da karnımız toktur. Tekrar tekrar gösterime giren kopya filmleri, daha önce sahne alan, adı değiştirilen tiyatro oyunlarını da biliriz. Hesap gününe inanır, sabreder, dua ederiz.  Tuzak kurmaz, takkiye yapmaz, “ya olduğumuz gibi, ya göründüğümüz gibi oluruz”. Para baronlarına, faiz lobilerine nefes aldırmayanlara, kanı durduranlara da her dem dua ederiz. Sevgi, hoşgörü kelimelerini kirletmez; bütünü sever, kardeşlerimizi hoş görürüz. Mazlumun, masumun, yoksulun yanında yer alırız.  Bundan da mutlu oluruz.

Konulara girmedik, mevzuları açmadık. Durup düşünmek, iyiliğe, doğruluğa bakmak, vicdan muhasebesi yapmak daha evladır.  Birlik beraberlik, kardeşlik zamanıdır. Beyni ipotek altında olanlara da işte fırsat. Kirlenen/kirletilen kelimeleri  yeni cümlelerle, samimi eylemlerle temizlemek zamanıdır. Tövbe-i istiğfar, sabır ve dua zamanıdır. Söz ile öz; kalem ile kelâm arasında bir münasebet varsa da aslında söze değil öze,  laf’a değil işe bakılırsa resim daha net seçilir.

Akl-ı selimle, sükûnetle, suhuletle hareket edenlere; basiret, feraset ve erdem sahibi olanlara selâm olsun.   

Yalnız Allah’a kul olduğunun bilincinde olanlara selâm olsun.
 

Son Güncelleme (Perşembe, 26 Aralık 2013 15:03)

 

Degerli Yazarimiz NACİ GÜMÜŞ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Çarşamba, 16 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #3 ageh7 2013-12-28 23:28
Samimi ve içten ifadelerinize gönülden katılıyorum. İslam belli bir cemaatin veya meşrebin dini değildir. İslam Allah'ın son ve kıyamete kadar devam edecek dinin adıdır. Cemaat menfaetleri deyip İslama ve müslümanlara veya zarar verenler İslamın müntesipleri olamazlar.
Alıntı
 
 
0 #2 RE: Şaşılacak Şeyler, Aşılacak Şeyler…MEHMET ÇOBAN 2013-12-27 21:41
Düz adam veya Müslüman adam siyaseti ile günümüzün siyasi olaylarını irdelemek zordur.

Günümüzde Amerikan politikası uygulanmaktadır .

Amerikan politikası çıkara endeksli, başarı yolunda her yol mubahtır ilkesi geçerlidir.

Sizin gibi şair ruhlu, duygulu insanların çirkin siyasetten uzak durması gerekir veya, şeytan gibi düşünüp olayları değerlendirip şeytan olmamak gerekir.
Alıntı
 
 
0 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2013-12-26 19:23
samimi bir dille ifade edilen konulara değinen yazarı en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2561
Dün3100
Tüm Zamanlar4123022
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 156 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2346
İçerik : 1491
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?