• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon ADAMLIK NE DE ZORMUŞ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mer_naci17 Aralık Operasyonu’nun ardından gelen istifalar toksinlerin atılması olarak değerlendirilebileceği gibi bazılarının adamlık kalibrelerini de ortaya çıkartması açısından da önemlidir. Bunlardan bazılarının kalitesini 27 Nisan E-Muhtırası sırasında görmüştük. Nasıl da kıvırdıklarına ve kıvrandıklarına şahit olunmuştur. Korkularından evlerinden de çıkmadıklarını bırakın pencereden dışarı bile bakamadıklarını biliyoruz. E- Muhtıraya karşı ilk defa bir hükümetin karşı muhtıra yayınlandığına şahit oluyoruz: “Genelkurmay Başkanlığı, hükümetin emrinde, görevleri anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasamıza göre, Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı başbakana karşı sorumludur... Ayrıca hükümetimizin ve bağlı birimlerin gerek basın yoluyla duyulan, gerekse çeşitli ortamlarda dile getirilen, devletimizin temel değerleri ile çelişen uygulamalar konusunda duyarsız kalması sözkonusu olamaz.“ Bunun manası nedir biliyor musunuz? Herkes işine baksın, biz dimdik ayaktayız. Bu karşı metni evinde aynanın karşısında tek başına bile okumaya korkan adamlar elbette bu başbakana ayak uyduramazlar. Onlara göre çekip gitmek kurtulmak demektir, yaptıkları da budur. Bunun için çok da şaşırmamak lazım. Sayın başbakanın bunların ne mal olduğunu anlamamış olması manidardır. Rahmetli Abdülhamit bu konularda çok hassas idi. Çok da güvenmezdi. Bundan dolayı biraz de septik takılırdı. Meğer ne kadar da haklıymış.
 

Hani vardır ya: “İyi günün dostu nerdesin hani?” zor günlerde gemiyi terk edenler, adam satanlar; giderken davaarkadaşlarına hakaret edenler adam olmadığınızı ilan etmiş oldunuz. Hayırlı mı olur şer mi olur onu zaman gösterecek. Geçmiş örneklerden bildiğimiz kadarıyla hain damgası yiyip oturuyorlar.

 

Son Osmanlı CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Abdüllatif Şener nerede? Havalı Erkan Mumcu neredeler? Ergenekoncu Turan Çömez nerede? Fatih’e hep derim:"Bu adamları Bayburt’a gönderme diye.” Şimdi İdris Bal, Hakan Şükür, İdris Naim Şahin, Erdoğan Bayraktar ve geçmişte istifa edenlerin tamamı Abdüllatif’in öncülüğünde “Küskünler Partisi” adı altında bir araya gelsinler. Hep birlikte meşrıkdan mağribe kadar ve hatta okyanus ötesinden bile duyulacak şekilde Neşet Ertaş’ın şu türküsünü söylesinler, söylesinler de biz de alkış tutalım:

Karadır bu bahtım kara

Sözüm kâr etmiyor yara

Yaktı yüreğimi nara eyvah eyvah ey

Kendim ettim kendim buldum

Gül gibi sararıp soldum eyvah eyvah ey

 

Hırsızlık yapanlar gitsin, korkaklar gitsin, milletin malında gözü olanlar gitsin. Aç gözlüler de aç karınlılar da gitsin. Millete tepeden bakıp burun kıvıranlar da gitsin. Yatıp kalkıp nereden ne kaparım diye düşünenler varsa onlar da gitsin. Şaibeli tüm isimler, bırakıp gidin.

 

Haksız olarak tek kuruş yediyseniz, birilerine yedirdiyseniz hakkımız haram olsun. Zehir zıkkım olsun.

 

Üzerinize geçirdiklerinizi, yiyip tükettiklerinizi sahibi olan millete teslim etmedikçe hakkımız yine haram olsun.

 

Bu malların üzerine yatıp da hacca gidip temizleneceğinizi zannediyorsanız ne olur o güzel mekânlara da gitmeyin, oraları da kirletmeyin. Zaten oraların zalimleri, hainleri, hırsızları oralara yetiyor da artıyor bile. Bir önceki yazımızda adam olmayana oy yok demiştik de partili midir, partisine tapıcı mıdır? Hemen cevap yetiştirmiş. “Senin oyuna ihtiyacımız yok, üzülme.” Okumamak bir hastalıktır. Okuduğunu anlamamak ise bambaşka bir hastalıktır. Bu işlenmesi gereken başka bir konu… Adam olmayana oy yok diyerek kastettiğimiz davasını satanlardır, yol arkadaşını yolda bırakanlardır. Fakat buna da şaşmamak gerekir zira insanlık tarihi hainlerle sadıkların tarihidir aynı zamanda. 
Türkiye’ye büyük bir oyun oynanıyor. Bunu görmek lazım. Oyun ne zaman başladı? Oyunun evveliyatı muhakkak vardır. Ancak yakın tehlike olarak görülen gelişmeler, yakın oyunları da beraberinde getirdi. Haziran 2012’de Muhammet Mursi’nin Mısır’da cumhurbaşkanı seçilmesi, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın yıllarca süren öze dönüş mücadelesinin bir sonucuydu. Bu engellenmeliydi. Böyle bir öze dönüş, başta büyük Firavun ABD, İsrail ve uydu Avrupa’nın genel menfaatlerine aykırıydı. Orta Doğu’yu ne de güzel satılmış liderlerle birlikte yönetiyorlardı. Şimdi nereden çıktı bu Mursi? Bu olay Mısır ile sınırlı kalır mı? Kalmaz, halkı Müslüman, yöneticileri zalim ve uşak olan diğer ülkelere de yansır. Bu durum batı açısında felakettir. Batı şunu iyi biliyor. Dünya’da iki buçuk İslam Devleti var. Türkiye, İran ve Mısır. Buçuk olan Mısır bunu başardıysa diğerlerine bulaşmadan bu işi bitirmek gerekir. İran’ı bir şekilde mezhepçiliği yüzünden yanlarına çekmeyi başardılar. Mısır’da Muhammet Mursi’yi devirdiler. Sırada Türkiye var. Burayı da devirdikleri takdirde artık onlara ses çıkaracak, söz söyleyecek bir tane devlet kalmıyor. En iyi İslam devleti, ABD’ye, İsrail’e ve Avrupa’ya uşaklık, kölelik yapan devlettir. Onlar bunu istiyor. Bağımsızlık mücadelesi veren bir ülke buna nasıl razı olur? Bu oyunu bozma mücadelesi vermemiz gerekiyor. Oyun başbakan üzerinden Türkiye’ye oynanıyor. Tıpkı Abdülhamit’e yaptıkları gibi. Mesele sadece Tayyip Erdoğan’ın ve Ak Parti’nin meselesi değildir. Topyekûn milletimizin meselesidir. Başbakan boşuna mı: “Bu bir istiklal mücadelesidir.” diyor.

 

Ya özümüze dönüp var olacağız.

Ya da birilerinin kuyruğuna takılıp uydu olacağız.
 

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün847
Dün1856
Tüm Zamanlar4407419
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 59 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2918
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?