Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon SURİYE’DEN BASINA YANSIYAN RESİMLER İNSANLIĞIN BİTTİĞİ NOKTADIR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


MetinOzceri18 Aralık Tunus’ta  Arap baharı adıyla başlayan  baskıcı rejimlerden bunalan halkların sokaklara dökülerek başlattığı, 15 Mart 2011 de Suriye ye sirayet eden, Nisan 2011 tarihin de  ülke çapına yayılan gösteriler de, Suriye ordusunun sivil halkın üzerine ateş açmasıyla başlayan ve günümüze kadar devam eden iç savaşta resmi rakamlara göre 150 bin-resmi olmayan rakamlara göre 250 bin kişinin hayatını kaybettiği sanılmaktadır.

Suriye ordusunda çalışan ve ölenlerin resimlerini çekmekle görevli bir subayın basına sızdırdığı, 11 bin kişinin işkence edilerek öldürüldüğü, 55 bin kişinin de işkenceye maruz bırakıldığını gösteren, vicdanlı bir insanın bakmaya dahi katlanamadığı fotoğraflar kareleri, insanlığın bittiğini, vicdanların kuruduğunu, insaf ve merhamet gibi duyguların insan da tükendiğini, bir hayvan’ın işkence edilerek öldürülmesinde ayağa kalkan sözde insanlığın, bu katliamların bile-bile, göstere-göstere yapılabileceğini  ve bütün Dünya’nın buna  göz yumması, Üç maymunu oynayan medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavarların iki yüzlülüğünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Nere de batı medeniyetinin sözde insan hakları savunucusu sivil toplum kuruluşları.

Nere de insanlığa demokrasi ve insanlık öğretmeye kalkan Amerika, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler.

Batı dünyasının kuruyan vicdanını anlıyorum da, onların çıkarlarından başka bir  hakikat ve gerçek tanımadığını, tanımayacağını anlıyorum da, müslüman’ım diyenlerin vicdanları nerede,insanlıkları nerede,insaf ve merhametleri nerede! İşte bunu anlayamıyorum.

Bu nasıl Müslümanlık, bu nasıl insanlık, bu nasıl bir iktidar hırsıdır.

Allah’ü Teala Kur’an’ı Kerim de;

“ Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir ” Maide Süresi 32 buyurmaktadır.

Allah Rasulü (s.a.v) veda hutbesinde;

“İnsanlar! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz(Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise ,canlarınız,mallarınız,namuslarınızda öyle mukaddestir” buyurmaktadır.

Bu vahşeti gerçekleştiren  alevi olduğu bilinen Esat, bu ayetleri bilmez mi hiç.

Yezid’in, Efendimizin biricik torunu Hz Hüseyin’i  ve yanındaki Yetmiş masumu günlerce aç ve susuz bıraktıktan sonra katletmesinden ne farkı var bu yaşananların! Yezid’ten ne farkı var Esad’ın.

Bu vahşete sebep ve ortak olan, Hz Ali ( r.a) yolundan gittiklerini iddia eden, İran ve Hizbullah’a  ne demeli!

Üç yıldır devam eden binlerce insan’ın ölümüne ve göç etmesine neden olan, Esad rejimini ziyaret ederek, Esad rejimin yaptığı katliamlara dolaylı bir şekilde  destek veren, bir gün bile Esad’ın yaptığı katliamlarını kınamayan CHP ve sayın Kılıçtaroğluna ne demeli.

Usame (r.a) kendisinden rivayet edildiğine göre katıldığı bir savaşta, bir düşman askeri, Usame (r.a.) kendisini öldürüleceğini anladığını bir an da ( Eşhedü enla ilahe illalah )der.

Bu kişinin samimiyetine inanmayan Usame (ra.) bu kişiyi öldürür. Dönüşte durumu Rasulullah (s.a.v) haber verince, Allah Rasulü ,La İlahe İllallah diyen birinimi öldürdün der. Usame ey Allah’ın rasulü O ölümden kurtulmak için söyledi der. Fakat Allah Rasulü defalarca sen nasıl La İlahe İllallah diyen birini öldürdün der. Usame (r.a) öyle bir pişmanlık yaşar ki keşke bundan önce değil de bugün Müslüman olsaydım der ve hayatı boyunca pişmanlık yaşar.

Suriye de ve diğer coğrafyalar da olsun El Kaide adına, El Nusra adına,Taliban adına cihat ettiğini ifade eden guruplar, kişiler nasıl oluyor da İslam adına La ilahe İllallah diyen kardeşlerini ve sivilleri öldürüyorlar.

Allah Rasulu (s.a.v) Mekke şehrini feth ettiği gün putperest müşriklerin bir tekini dahi öldürtmedi, onları koruma altına aldırtdı şimdi nasıl oluyor da,müslüman, müslüman’ı din,iman adına öldürüyor.

İstiklal marşı yazarı ve milli şairimiz M. Hakif Ersoy ne güzel söylemiş.

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile…

Adem atlatmaksa maksat,aldanan yok,nafile!

Kaç hakiki Müslüman gördümse makberdedir;

Müslümanlık bilmem amma galiba göklerdedir.

 

Degerli Yazarimiz administrator Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2026
Dün3020
Tüm Zamanlar4214981
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 127 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2352
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?