Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mehmet_aliÇok sıkıldığımızda kendimizi teselli etmek için
“boş ver” deyip, sorunlarımızı görmezden geliriz. Aslında sorun büyüktür. Önem vermediğimizi kendi kendimize telkin etmeye çalıştığımız sorunun büyüklüğü içimizi kurt gibi kemirir. Belli etmemeye çalışmamız, sadece kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Fakülteye kaydımı yaptırıp, ilk derse girdiğimde kendimi okyanus içine düşmüş sandım. Bir an için düşünce yetimiz olan iblisin fısıltılarını dinledim; sanki bana “Bu iş zor, kendi boyundan da yüksek olan bu kitaplar okunur mu? Memleketinde ailenin yanında rahat yaşamak varken, bu eziyetli hayata katlanılır mı?” diye telkinde bulunuyor. Daha sonra rahmetli anam ve babamın, barınabileceğim bir yurt arayışını günün geç saatlerine kadar sabırla sürdürmeleri ve mütevazı bir öğrenci yurduna kayıt yaptırdıktan sonraki gözyaşları ile karışan sevinçleri aklıma geldi.

Önümde özgürlüğümün sınırsız olduğu bir alan vardı. Bu geniş alanda da iki yol vardı. Ya bütün zorluklara göğüs gerip çalışacak, ya da hazır serbest bir hayatı elde etmiş iken zevk ve sefa sürecektim. Nitekim yurdun çalışma odasında bir gün en zor diye takdim edilen bir dersin kitabını okurken, yaşları benden büyük olan iki-üç kişi başıma dikilip, alaylı bir tarzda “Şuna bakın, milletin başaramadığı ve belge aldığı(x) dersine çalışıyor” şeklinde sataştılar. O zaman büyük bir kararlılık içinde kendilerine “Ben bu dersten pekiyi notu alacağım” diye cevap verince, alaylı gülüşleri kahkahaya dönüştü. Gerçekten Allah çalışanın emeğini zayi etmiyor. Sene sonunda hem yazılı hem de sözlü sınavdan pekiyi notu aldım. Evet, sorun büyüktü ancak önem verilir, umursanırsa demek ki çözülebiliyor.

İnsanlar arası ilişkilerde de durum farklı değildir. Tanışıp muhatap olduğunuz herhangi bir insan, zenginliği veya makamı ile kibirlenip de sizi umursamaz bir tutum sergilemeye kalkarsa, siz de mutlaka tepki gösterip onu umursamayabilirsiniz. O şahsın yakın çevresinde mutlaka menfaatleri gereği sunî gülümsemeleri ile boy gösteren bir takım insanlar olacaktır. Siz dünya görüşü kendinize uygun olan insanlara önem verirsiniz, onlar da size.

En önemlisi ise; İnsanları ve tüm varlığı koruyup gözeten, programlayan, eğiten ve bunu sağlamaya yönelik buyruk ve yasaları koyan, itaat ve ibadet edilecek tek kudret olan Rabbimizin bizi umursamasıdır. Hiç düşündünüz mü Rabbimizin sizi umursamamasını? Eğer biz Rabbimizi umursamazsak, Rabbimiz de bizi umursamaz.

İşte bu noktada aklımıza hemen hayatımız boyunca gördüğümüz bazı insan tipleri gelir. Toplumdaki diğer insanlara nazaran gayet lüks ve refah içinde hayatlarını sürdüren bazılarının yaşamlarını izlediğinizde; kendilerini yaratan Allah’ı unutmuş oldukları, sadece kendi menfaatlerini ön plâna aldıkları, emri altında çalışan insanların alın terlerinin karşılıklarını dahi ödeme konusunda cimrilik yaptıkları, elleri altındaki biriktirdikleri paralardan hayır işlerine hiç sarf etmedikleri, sözün kısası Rablerini hiç umursamadıkları görülmektedir. Bu durumda haklı olarak yukarıda açıklanan kanaatin yanlış olduğu akla gelmektedir. Acaba Rabbimiz, kendisini umursamayanlara daha çok dünya nimetleri mi veriyor?

Oysa Bakara suresinin 15. Âyetinde; “Allah, onlarla alay eder ve tuğyanları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.”

Leyl suresi 8–11. Âyetlerinde de; “Kim de cimrilik eder ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür ve en güzeli [âhireti, cenneti] yalanlarsa, biz ona o en zor olan için kolaylık vereceğiz. Aşağı yuvarlanıp helâk olduğunda malı onu kurtaramayacaktır.” buyrulmuştur.

Vahye kulağını kapatıp cimrilik edenler, kendilerini tüm ihtiyaçların üstünde tutarlar ve kimseye bir şey vermezler. Aksine sürekli mal ve zenginlik isterler, biriktirdikçe biriktirirler. Böyleleri sonuçta hem kendilerinin hem de toplumlarının felâketini hazırlamış olurlar.

Âyetteki “biz ona o en zor olan için kolaylık vereceğiz.” İfadesinden; Biz ona cehennem için her kolaylığı vereceğiz” şeklinde anlaşılmaktadır. Bu acıklı durumda olanlar ile âdeta alay edilmektedir.

İşte Rabbimizin uyarılarından iki örnek:

“İnsana gelince, Rabbi onu her ne zaman sınayıp da kendisini üstün kılar ve nimetler verirse: “Rabbim beni üstün kıldı” der. Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: “Rabbim beni aşağıladı” der.
Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Doğrusu siz, yetimi, üstün-saygın bir şekilde yetiştirmiyorsunuz. Yoksulun yiyeceği üzerine birbirinizi özendirmiyorsunuz. Oysa mirası yağmalarcasına öyle bir yiyişle yiyorsunuz ki! Malı öyle bir sevişle seviyorsunuz ki, yığmacasına!

Aklınızı başınıza alın:

Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Yer üst üste sarsıntılarla dümdüz edildiği zaman, Rabbinin geldiği ve meleklerin saf saf dizildiği zaman, o gün cehennem de getirilmiştir; o insanın, o gün aklı başına gelecektir, artık aklının başına gelmesinin kendisine ne yararı var ki!
Artık iş işten geçmiştir.

Der ki: “Keşke ben bu âhiret hayatım için hazırlık yapmış olsaydım!”
Artık o gün Allah'ın ettiği azabı kimse edemez ve O'nun vurduğu bağı kimse vuramaz.”
(Fecr/15–26)

Ve ateşin ashâbı, cennetin ashâbına, “Biraz su veya Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden bize aktarın” diye seslendiler. Onlar da, “Allah, dinlerini alaya ve eğlenceye alan, basit, iğreti hayata aldanan inkârcılara ikisini de gerçekten yasaklamıştır!” dediler. –Bu günle karşılaşacaklarını umursamadıkları, âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi, Biz de bu gün onları umursamayacağız [cezalandıracağız] .(A’raf 50–51)

İşte Rabbimizin umursamaması böyle olur.

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.
 

Son Güncelleme (Cumartesi, 08 Şubat 2014 22:57)

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #2 RE: UMURSAMALI MI? 2014-02-09 20:14
Sayın Savcım İnsan karakterini en güzel bir Şekilde Kur'an ayetleriyle özetlemişsiniz. Aydınlatıcı yazılarınızı özellikle takip ediyorum . elinize ve yüreğinize sağlık
Alıntı
 
 
+1 #1 RE: UMURSAMALI MI? 2014-02-09 12:13
Mehmet Ali Bey,
Aklını kullanarak gerçekleri görmek için sağ olanlara hala fırsat olduğunun güzel anlatmışsınız.
Kutluyorum. Teşekkür ve tebriklerimi sunuyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün740
Dün2376
Tüm Zamanlar3939454
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 83 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2194
İçerik : 1482
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?