• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Twitter'den Takip
Sitemizi Mavi Kuş'u tıklayarak Twitter'da paylaşın.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon PEYGAMBERLERİN İSTEMEDİĞİ ÜCRETE TALİP OLANLAR!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

PEYGAMBERLERİN İSTEMEDİĞİ ÜCRETE TALİP OLANLAR!

mehmet_aliYaşadığınız şehirde bir açıkgözün, herkesin istifadesinde olan bir kamu alanına sahiplenerek arsa ihtiyacı olanlara parsel parsel sattığını bir düşünün! Bu şekilde toplu yaşam ilkelerine uygun olmayan bir biçimde arsa satın alanlar ne yapıyor? Yine toplu yaşam yasa ve ilkelerine aykırı biçimde gece-kondu tabir edilen plânsız programsız inşaatlarını, ellerinde-avuçlarında ne varsa harcayıp kendilerine konut yapıyorlar.

Daha sonra neler oluyor? Kamu idaresi o şehirde yaşayanların daha mutlu hayat sürmeleri için uzmanlarınca yapılmış şehircilik plânlarına aykırı yapılmış bu gece-konduların yıkılması kararını alıyor. Böylece çatışma başlıyor. Ortalarda bu kamu alanını parselleyip, zavallı insanlara satarak cebini dolduran açıkgöz hiç görünmüyor. O, kendisinin olmayan bir şeyi satmış, zevkü-sefa sürmekte. İnsanları kandırarak cebini dolduran o kişi, ebediyen yaşayacağını veya öldükten sonra yeniden diriltileceğine inanmıyorsa, hiçbir ceza ile karşılaşmayacağını sanıyor.

Ancak; “Devamlı genişlediği bilim adamlarınca ispatlanan kâinatı”, Ve sema; Biz onu kudretle/ sağlamca bina ettik. Hiç şüphesiz Biz, genişleticileriz.” (Zâriyât 47) ve bizleri hiç yoktan yaratan Rabbimizin peygamberleri aracılığı ile bildirdiği gerçeklere inananlar, zulüm ve fesat üretenlerin, mahşerde hesap verileceğini biliyorlar.

Rabbimizin “Tüm dünya insanlarını cehaletten sıyrılıp, bilgiye ulaşmaları” için son peygambere vahyettiği Kur’ân, kendisini reşit sayan (iyi-kötü, zararlı-faydalıyı ayırt edebilme yeteneğine sahip olan) kişilerce okunduğunda; sadece son peygamberin içinde yaşadığı topluma değil, tüm dünya insanlarına insanca yaşamanın kurallarının bildirildiği mûcize bir kitaptır.

Bu husus sadece peygamberimiz değil isimleri Kur’ânda bildirilen veya bildirilmeyen tüm peygamberler için geçerlidir. Bütün peygamberler içinde yaşadıkları toplumun ileri gelenlerince dışlanmış, hakaretlere maruz kalmış ve bazıları da öldürülmüşlerdir. Andolsun ki Biz, İsrâîloğulları'nın sözleşmesini aldık ve kendilerine elçiler gönderdik; ne zaman ki onlara elçi, nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdi, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlar.” (Mâide 70)

Rabbimiz tüm peygamberlere olduğu gibi, son peygamberine de bu zor hayat sınavında doğal güçler ve Kur’ân âyetleri ile yardımcı olmuştur. Şüphesiz Allah ve doğadaki güçleri/indirdiği Kur’ân âyetleri Peygamber'i destekliyorlar/yardım ediyorlar/arka çıkıyorlar. Ey iman etmiş kimseler! Siz de Peygamber'e destek olun/O'na yardım edin/arka çıkın ve O'nun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayın! (Ahzâb 56) O’nun tebligatına inananlara da peygambere destek vermelerini istemiştir. Şüphesiz ki bizleri yoktan var eden Allah her şeye kâdirdir. Dileseydi son peygamberini hiç savaş ortamına sokmadan tüm kavminin de inançlı kişiler olmasını sağlayabilirdi. Ancak Rabbimiz, Evrenin fiziksel, kimyasal, biyolojik, toplumsal yasalarında hiçbir değişiklik olmayacağını bildirmiştir. Eğer kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş kimseler, sizinle savaşsalardı kesinlikle Allah'ın öteden beri gelen kanunu/ uygulaması olarak arkalarına dönüp kaçarlardı. –Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.– Sonra bir yol gösteren, koruyan yakın ve yardımcı da bulamazlardı. (Fetih 23)

Rabbimiz; insanları hak veya bâtıldan dilediklerini seçme hususunda özgür bırakmış, ölüm olayının olmadığı âhiret hayatında da herkesin karşılığını alacağını vaad etmiştir.

Peki, Peygamberimiz öldüğüne göre, Peygambere destek verme görevi de sona mı ermiş bulunuyor? Evrensel ve mûcize olan Kur’ân ın tüm insanlara tanıtmak, Peygamberin yüklendiği misyonu, inananlara düşmektedir.

Zamanımızda paramparça olmuş dinimize inandıklarını ifade eden sayısız grupların, sadece kendilerinin doğru yolda oldukları iddiasıyla ortaya çıktıkları, muhatap oldukları insanlara yalın olarak Kur’ânı değil de 1400 yıllık rivayet masalları anlatarak uyuşturdukları ve bu ticaretten de nemalandıklarını görmemek için reşit olmamak gerekir. Reşit olmayanın da zaten sorumluluğu yoktur. Onlara Rabbimizin merhamet etmesini dileriz.

Rabbimiz Hak Dini Peygamberimize vahyetmiş, içine hiçbir insanın katkıda bulunamayacağını bildirmiştir. Ve âyetlerimiz onlara açıkça okunduğunda, Bize kavuşmayı ummayanlar: “Bundan başka bir Kur’ân getir yahut bunu değiştir!” dediler. De ki: “Onu kendimin öngörmesiyle değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, kesinlikle büyük bir günün azabından korkarım.” (Yunus 15)

Din adına ne varsa Kur’ân dadır. Kur’ân da yer almayan inanç ve ameller, Allah’ın saf dini dışında kalan din dışı inanç ve amellerdir. Bugün dininizi sizin için kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım. Size din olarak da İslâm'a razı oldum.(Mâide 3) 

İslâm öncesi saltanatlarına yeniden kavuşmayı kafalarına koyan ikiyüzlüler, Peygamberimizin ölümünden 200 yıl sonra oluşturdukları rivayet masallarını şuurlu bir şekilde toplumun kültürüne nakşetmişler, buna gerekçe olarak da, Kur’ân âyetlerinin açıklanması için gerekli olduğunu ileri sürerek, Allah’ın katışıksız-ana sütü gibi olan dinine insan eliyle katkılarda bulunmuşlardır. Sadece bu gerekçe bile “Allah’ın dinini eksik bıraktığı, Peygamberin bu eksikliği tamamladığı” gibi insanı şirke götüren bir saçmalıktır. Şüphesiz ki Allah’ın koruması altındaki Kur’ân âyetleri bu güne kadar ulaşmıştır. Bu Kur’ân ın mûcize oluşunun açık bir kanıtıdır.

Peygamberimizin, Rabbimizin vahyettiklerini tebliğ ederken hiçbir ücret talep etmediği Kur’ân da açıkça ifade olunmaktadır. Artık sen de onların kılavuzuna/vahye uy. De ki: “Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece âlemlere bir öğüttür. (En’âm 90) Buna, akrabalarının gözetilmesini, sevilmesini istemek de dâhildir. Şûra 23. Âyetinde; İşte bu, Allah'ın, iman eden, düzeltmeye yönelik işler yapan kullarına müjdelediği şeydir. – De ki: “Ben bu tebliğime karşı sizden yakınlıkta sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum.”– Ve her kim bir iyilik-güzellik yaparsa, Biz onun için onda iyiliği-güzelliği artırırız. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, karşılığını verendir.

Bu konuda ilmî bir inceleme yapan Hakkı Yılmaz beyefendinin “Kur’ân Işığında Hâlis Din ve DİNDE ELÇİLERİN YERİ” isimli kitabının 67. sahifesindeki bölümü aşağıya aynen aktarıyorum:

{Peygamberimizin yakınlarına, ehlibeytine sevgi duyulmasını istediği yolunda asılsız iddiaların bulunduğu yüzlerce rivayetin etkisiyle konumuz olan Furkan/57. ayete ve Şûra suresinin 23. ayetine bir istisna ilâvesi yapılmış ve pek çok mealde, Şûra suresinin 23. ayetindeki “yakınlıkta sevgi istiyorum” ifadesi, “yakınlarımı, ehlibeytimi sevmenizi istiyorum” şeklinde yorumlanmıştır. Hâlbuki ayette iyelik belirten herhangi bir sözcük veya bir işaret yoktur. Oradaki ifade de yine “Allah’a giden yolu istemeniz, Allah’a yakınlık için sevgi oluşturmanız” anlamındadır. Aksi durum ise, yani peygamberimizin yakınları için bir talepte bulunması hâli ise mümkün değildir, zira böyle bir istek elçilik ilkelerine aykırı düşmektedir. Zaten ayetlerin siyak ve sibakında hitabın hep kâfirlere olmasından anlaşılacağı gibi, muhatap kâfirlerdir ve onlardan bir karşılık, bir mükâfat beklemek anlamsızdır. Çünkü kâfirler peygamberi kabul etmemekte ve onunla kıran kırana mücadele etmektedirler. Böylesi bir çekişmenin olduğu ortamda taraflardan birinin karşı taraftan, kendi yakınlarının sevilmesini istemesi ise son derece mantıksızdır.}

 

Rabbimizin bildirdiği ana sütü gibi katışıksız, olan Kur’ân tebliğinden ücret almayan Peygamberimize rağmen, halis dine alternatif olarak oluşturulmuş, içine insan eliyle katıştırılmış hükümler bulunan beşerî dini, etrafındaki insanlara ücret karşılığı yayanlar, belki de hoş görülebilir. Ne de olsa emeklerinin karşılığını alıyorlar!...

Şu bir gerçek ki; Kur’ânın mûcize oluşu nedeniyle hâlâ Kur’ânî hakikatlerin bütün engellenmelere rağmen gün ışığına çıkması, Kur’ân erlerinin ücret almaksızın çalışmaları eninde sonunda sonuç verecektir. Allah, bu dini şu anda içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanacaktır diye bir kural koymamıştır. Allah’ın arzı geniştir. Tüm dünya insanları kendilerini “karanlıklardan aydınlığa çıkaracak Kur’ânı” beklemekte.

Yazımızın başındaki açıkgöz kişi gibi olmak isteyenlere bir diyeceğimiz yoktur. Kasalarını biraz daha doldursunlar bakalım.

Bakî olan Allah’a emanet olunuz.
 

Son Güncelleme (Pazar, 20 Nisan 2014 11:37)

 

Degerli Yazarimiz Mehmet Ali OĞUZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Cumartesi, 27 Kasım 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #3 RE: PEYGAMBERLERİN İSTEMEDİĞİ ÜCRETE TALİP OLANLAR! 2014-04-22 12:25
Gerek Karadeniz TV deki sayın Hakkı Yılmaz beyefendi ile programlarınzı ve gerekse Gönül sitesindeki yazılarınızı dikkatle takip ediyorum. Verdiğiniz örnekler etkileyici. Elinize sağlık başarıl çalışmalarınızı n devamını diliyorum
Alıntı
 
 
+1 #2 RE: PEYGAMBERLERİN İSTEMEDİĞİ ÜCRETE TALİP OLANLAR! 2014-04-15 08:45
Sayın Mehmet Ali Oğuz Bey,
Yazınızı şevkle ve severek okudum. İyi bir çalışma olmuş. Tebrik ediyorum sizi.

Saygı ve selamlarımla.
Alıntı
 
 
+1 #1 PEYGAMBERLERİN İSTEMEDİĞİ ÜCRETE TALİP OLANLAR!NACİ CEPE 2014-04-14 23:09
KIYMETLİ M.ALİ AĞABEYİM
ZİHİNSEL AYDINLATMA TEMİZ NİYETİ İLE KALEME ALDIĞINIZ ÇALIŞMANIZDAN İSTİFADE ETTİĞİM İÇİN SİZE MÜTEŞEKKİRİM.VERMEK İSTEDİĞİNİZ MESAJI YAZINIZIN BAŞLIĞINDA BELİRTMİŞSİNİZ ZATEN.AMA MERAMI ANLATMAK İÇİN ARDIŞIK OLARAK AYETLERİ BİR ANLAM DİZGESİYLE EMEK VEREREK YAZMANIZ GÜNCELLEŞTİRMED E OKUYANLARA KOLAYLIK SAĞLAMIŞ OLDUĞUNDAN KELAMINIZA VE KALEMİNİZE ALLAH RAHMET VERSİN.HAYATINIZ GEÇİCİ OLAN MASİVADA VE BAKİ OLAN MAVERADA MEBRUR VE MESRUR OLSUN İNŞALLAH.AEO
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün1110
Dün4918
Tüm Zamanlar3774226
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 236 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 1309
İçerik : 1480
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?