• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon Dünya Müslümanlarını Heyecanlandıran Seçim

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri


mer_naciTürkiye’nin siyasi tarihinde bir ilk yaşanacak ve halk cumhurbaşkanını kendisi seçecek. Kurucu cumhurbaşkanı olması hasebiyle Mustafa Kemal’i istisna tutarsak diğer cumhurbaşkanlarının hangisi halkın oylarıyla seçilebilirdi? CHP’ye olan nefretin zirve yaptığı 1950 seçimlerinden sonra cumhurbaşkanı olan Celal Bayar o günkü konjonktür gereği halk tarafından seçilirdi. Bayar dışındaki isimlerden İsmet İnönü, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay ve Fahri Korutürk halkın seçebilecekleri isimler değildi. Bunların hepsi darbenin ve darbe şartlarının ürünüydüler. 1980 sonrasında Kenan Evren darbenin cumhurbaşkanı oldu. Özal’ı meclis seçti, halka sorulsaydı halk da seçebilirdi. O yıllarda askere olan tepkinin nasıl Özal’ı başbakan seçtiyse aynı tepki cumhurbaşkanı da seçecekti. Bu herkesin bildiği bir şeydi. Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer’e gelince halkın seçeceği isimler değildi. Özal sonrası dönemde Demirel halkta karşılık bulabilirdi. Fakat Ahmet Necdet Sezer’in halkta karşılık bulması mümkün değildi. O tamamen Ecevit, Bahçeli, Mesut Yılmaz ve medyanın birlik olup millete attığı tamamen siyasi bir kazıktır. Son Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, halkın ezici bir çoğunlukla seçebileceği bir isimdir. Abdullah Gül’ün seçimi öncesi yapılan haksızlıklar, askerin durumdan vazife çıkartmaya kalkması, beşli çetenin tahrikleri, medyanın çarpıtmaları, sapıtmaları ve halkın adam yerine konulmaması milletimizin Gül’e olan teveccühünü iyice artırmıştır. Ak Parti’nin 2007 seçimlerindeki başarısının arkasında Gül’e yapılan haksızlıklar yatmaktadır.

Bugün cumhurbaşkanlığı seçimiyle alakalı olarak yapılan spekülasyonları ortadan kaldıracak olan 12. cumhurbaşkanının halkın seçecek olmasıdır. 1960’larda ülke CHP’liler tarafından karıştırılırken, askere gaz verilirken rahmetli Menderes seçimleri öne almayı ve Ağustos ayında seçime gitmeyi düşünüyordu. Nahit Menteşe’nin başkanlığında kendisini ziyarete gelen heyete: “Hazırlıklı olun, Ağustos ayında seçime gideceğiz, bu fitneyi ancak seçim ortadan kaldırır.” diyordu. Erken seçimde de Demokrat Parti’nin sandıktan zaferle çıkacağını anlayan darbeciler ve kışkırtıcıları buna fırsat vermediler.

Ağustos ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi aynı zamanda halkımızın seçkinci elitlerle ilk defa açıkça hesaplaşması olacaktır. Herkese hodri meydan, buyurun girin seçime, görün neticeyi.

Türkiye’de ilk defa halkın katılımıyla yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimini diğerlerinden farklı kılacak önemli diğer bir unsur da sayın Başbakan’ın aday olması ihtimalidir. Seçmenin ekseriyetinin Başbakan’ın adaylığını beklediği muhakkaktır. Fakat bu beklenti sadece Türkiye’de ve dışarıda oy kullanacak olan Türk vatandaşlarıyla sınırlı değildir. İslam Dünyası diye isimlendirdiğimiz ülkelerin Müslüman halkları da en az bizler kadar Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimiyle yakından ilgilenmektedirler. Onlarda bu ilginin oluşmasının sebebi Başbakan'ın aday olma ihtimalidir. Zira bu ihtimal bile dünya Müslümanlarını derinden heyecanlandırmıştır. Sanki Türkiye’ye bir cumhurbaşkanı değil de ümmete bir halife seçilmektedir. Müslümanların sayın Başbakan'a bakışları bu minval üzeredir. Çünkü bu topraklarda II. Abdülhamit’ten sonra dünya Müslümanlarını bu denli heyecanlandıran bir siyesi lider henüz çıkmadı. Dünya Müslümanları işte bunun heyecanı içerisindedirler. En az onlar kadar biz de heyecan içerisinde bekliyoruz. Ömrü olan görecektir, sayın Başbakan’ın aday olması halinde dünyanın çeşitli yerlerindeki Müslümanların Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimine gönülleriyle, dualarıyla katıldıklarına hep birlikte şahit olacağız. Abdülhamit İttihatçı çete tarafından tahtan indirildiğinde nasıl ki dünya Yahudileri sevinç gösterileri ve fener alayları düzenlemişler ise şimdi tam tersi olacak ve dünya Müslümanları 105 yıl aradan sonra yeni bir siyasi lidere kavuşmanın sevincini hep birlikte yaşayacaktır. Zira yaşayan görecektir. 

Son Güncelleme (Perşembe, 24 Nisan 2014 10:08)

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün509
Dün1148
Tüm Zamanlar4529297
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 59 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5235
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?