Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon BENLİĞİN EGEMENLİK KURUNTUSU ÜZERİNE KONUŞLANAN AYRIŞTIRICI İHTİLÂFLAR-3

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

NaciCepe(Devam) 3. Son Bölüm.

AYRILIĞA DÜŞMEK, GRUPLAŞMAK VE İHTİLÂF ETME KONUSUNA KUR'AN'DAN BİR BAKIŞ

 

DİNİ PARÇALAMAK/GRUPLAŞMAK/İHTİLÂF ETMEK:

 

...Dini parçalamak-gruplara  ayırmak/dinde ihtilafa düşmek.(6/159, 21/ 93, 30/32, 42/13

...Dini doğru tutun(Allah'ın birliğine inanın ve O'nun hükümlerine teslim olun.Hurafeler karıştırıpdinibozmayın)

Ve onda ayrılığa düşmeyin.42/13

...Dinlerini parça parça edip grup grup olanlar var ya, senin onlarla bir ilişkin yoktur(olamaz da)Onların işi Allah'a

kalmıştır.6/159

...Ancak onlar, işlerini/dinlerini kendi aralarında(farklı)kitaplar halinde parçalanıp- bölündüler;her bir grup, kendi

ellerindeki olanla yetinip sevinmektedir.29/53, 30/32

...Kitapta ayrılığa düşmek.(2/176, 213, 3719, 11/110,41/45)

...Kur'an'ı parça parça yaptılar(böldüler)15/91

...Açık ayetlerden sonra ayrılığa düşmeyin/-ayrılığa düştüler.3/105,10/93, 11/110, 97/4

...İçlerinden(bir takım)gruplar ayrılığa düştüler... Bize gelecekleri gün neler işitecekler,neler görecekler!19/37-38

 

TEVHİD'DEN SAPMAK/AYRILMAK,PARÇALANMAYI VE SAPMAYI BERABERİNDE GETİRİR:

 

...Bir de şu:'Benim dosdoğru yolum,hep onu(Tevhid'i) takip edin,başka yollar takip etmeyin ki sizi O'nun

yolundan saptırıp parçalamasınlar..' 6/153 

 

PARÇA PARÇA OLMAK AKILSIZLIK (DÜŞÜNCESİZ)TİR:

 

...Onları birlik ve- beraberlik sanırsın, oysa kalpleri birbirinden ayrıdır.Bu onların akletmeyen (düşünmeyen) bir

topluluk olmalarından ötürüdür.59/14 

 

İSLÂM ÜMMETİNİ PARÇALAMAMAK GEREKİR,İSLÂM ÜMMETİ BİR ÜMMETTİR:

 

...Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir,Ben de sizin Rabbinizim,benden korkun.23/5

...İşte bu sizin ümmetiniz (olan tevhid ve islam milleti)bir tek ümmettir.Rabbiniz de benim.Yalnız bana kullık edin 

21/92

... Ve topluca Allah'ın ipine (Kur'an'a)yapışın, ayrılmayın;Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize

düşman idiniz, (Allah)kalplerinizi uzlaştırdı. O'nun nimetiyle (Kur'an'la) kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir     çukurun kenarında bulunuyordunuz,(Allah) sizi ondan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki yola 

gelesiniz.3/103

 

TOPTAN ALLAH'IN İPİNE (KUR'AN'A) YAPIŞIN, AYRILMAYIN:

...Ve topluca Allah'ın ipine yapışın,ayrılmayın;Allah'ın size olan nimetini hatırlayın:hani siz birbirinize düşman

idiniz ,(Allah) kalplerinizi uzlaştırdı.O'nun nimetiyle kardeşler haline geldiniz. 3/103

...Eğer Rabbin dileseydi,insanları tek bir ümmet yapardı.Oysa,işte ihtilâf edip durmaktadırlar.11/118

...Birbirinizle çekişmeyin,...korkuya kapılırsınız, gücünüz gider.8/46

 

ALLAH VE PEYGAMBERE İTAAT EDİN,BİRBİRİNİZLE ÇEKİŞMEYİN:

 

...Allah ve peygamberine itaat edin, birbirinizle çekişmeyin,yoksa korkuya kapılırsınız,gücünüz gider.Sabredin,

çünküAllah sabredenlerle beraberdir.8/46

 

NEREDE OLSANIZ,ALLAH SİZİ BİR ARAYA GETİRİR(BİRLEŞTİRİR)

 

...Herkesin yöneldiği bir yönü vardır. O halde hayır işlerine koşun;kuşkusuz Allah,her şeyi yapabilir.2/148

 

KİTAPTA(KUR'AN'DA) AYRILIĞA DÜŞMEK:

 

...Kitapta(Kur'an'da) ayrılığa düşenler,derin bir anlaşmazlık içindedirler.2/176

 

KİTAP GELDİKTEN SONRA AYRILIĞA DÜŞTÜLER:

 

...(İsrailoğulları)kendilerine ilim(kitap) gelinceye kadar ayrılığa düşmediler(Kitap geldikten sonra ihtilâfa

düştüler)10/93,11/110,97/4

 

KİTAP, İHTİLÂF'A DÜŞTÜKLERİ ŞEYLERİ AÇIKLAMAK İÇİNDİR:

 

...Kitab'ı (Kur'an'ı) insanların ihtilâfa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için indirdik.16/64

 

...Eğer Allah sana onları (rüyanda)az değil de çok gösterseydi, muvaffak olamazdınız ve savaş içinde birbirinizle çekişirdiniz.8/43

...De ki;”...Ey Allah'ım, ihtilâf'a düştükleri hususlarda kullarının arasında Sen hükmünü vereceksin .”39/46

 

KUR'AN, İSRAİL OĞULLARININ AYRILIĞA DÜŞTÜKLERİ ŞEYLERİ AÇIKLAR(27/76,78)

 

BİRBİRİNİ ÇEKEMEMEZLİKTEN AYRILIĞA DÜŞTÜLER:

 

...Aralarındaki çekememezlik (kıskançlık) yüzünden ayrılığa düştüler.(2/213,3/19,42/14,45/17)

 

HAKSIZLIK VE TECAVÜZDEN AYRILIĞA DÜŞTÜLER: (42/ 14)

 

ALLAH AYRILIĞA DÜŞTÜKLER ŞEY HAKKINDA HÜKMÜNÜ VERECEKTİR:

 

...İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır.O'ndan başka veliler edinerek: “ Biz bunlara, sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz, “ diyenler (e gelince): Şüphesiz ki Allah, onlar arasında, ayrılığa düştükleri şeyde hükmünü verecektir.Allah, yalancı, nankör (inkarcı) insanı doğru yola iletmez. (39 / 3)

 

...( Allah), Ayrılığa düştükleri şey hakkında, kıyamet günü aralarında hüküm verecek/ onlara yaptıklarını haber verecektir.( 2/213, 6/ 124,92, 22/ 56,69,32/25, 39/3)

...” Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a aittir.İşte Rabbim Allah budur.O' na dayandım, O'na yöneldim.” 42/ 10

...Eğer Rabbinden ( cehennemi insanlarla ve cinlerle dolduracağım diye) bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilirdi.(10/19)

...Allah dileseydi, ihtilâf edenler birbirlerini öldürmezlerdi. (2/253)

...Allah ihtilâf'a hükmedecek.(2/213, 3/ 55, 5/48, 16/ 92, 22/ 17, 69, 27/ 78, 29/ 52, 32/ 25, 39/ 3, 46, 42/ 10)

...İhtilâf'a Allah hükmeder( ihtilâfı çözer) ( 42/ 10)

...Aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra senin verdiğin hükme karşı...teslim olmadıkça inanmış olmazlar.( 4/ 65)

 

İHTİLÂF EDİLEN ŞEY HAKKINDA ALLAH'A VE RESÜLÜNE BAŞVURMAK: ( 4/ 59)

FİRAVUN BÜYÜKLENDİ, HALKINI ÇEŞİTLİ GRUPLARA/ SINIFLARA BÖLDÜ.( 28/ 4)

ÖLÜM AYRILMA ZAMANIDIR:

 

...Can köprücük kemiğine dayandığı zaman,” bu hastayı iyileştirecek biri yok mu?” diye sorarlar.Adam ayrılma zamanının geldiğini anlar. Çırpınırken ayakları birbirine dolaşır. O gün Rabbine doğru (bir) yolculuk vardır. ( 76/26-30)

ALLAH, İNANANLARI, HAKKINDA İHTİLÂFA DÜŞTÜKLERİ GERÇEĞİ İLETTİ.( 2/ 213)

 

SONUÇ  YERİNE

 

Müslüman toplumların asırlardan beri içine düştüğü temel handikap;ayrışmacı ihtilâf fitnelerinin içinde süreklilik taşıyacak biçimde var olmasıdır. Ayrıca polarize olmuş benlik bilgi allamelerinin egosantrik şüpheci ucube kuruntular ile parçalanmalara sebebiyet verecek biçimde sürekli muhalif duruşlar göstermiş bulunması ve  aşkın hakikatin, tevhid eksenli toplumsal birlik çağrısına uy/a/mamalarındandır.

 

 

Belki de zamanlara embeded olmuş geleneksel kabullerin birdenbire değiştirememe korkusuyla birlikte tevhidi bütünlük bilincini hasarlı bırakıp, teammüllerin önüne geç/e/meme meylinden olsa gerektir.

 

Çeşitli bahanelerin altında savunmacı ve kendini müdafa eden refleksleri kullanmaya gerek yok.Durum apaçık ortada bulunmaktadır.Hatalı ve statükocu patrimonyal siyasi reflekslere dayanmak ya da çıkarları için din adına ruhbanlıklar yapmaya hiç gerek kalmamıştır.Din,tamamen Rabbimizin kontrolündedir beşerin değil.


Evet! Öz olarak dinin aşkın ikeleri bütünüyle Rabbimizin kontrolünde , yetkisinde ve yönetimindedir. Aşkın kitabın içinde temel olan herşey apaçık beyan olmuş anlaşılır bir biçimde nettir.Aşkın ikelerin kullanma prospektüsünü kimse kendisini yetkili sayıp yorum ve görüş merkezinde kişisel yorumlarını mutlaklaştırmaya kalkmasın.

 

 

Ayrşmaların çoğu zaten bu şekilde hareket edildiği için beşeri merkezlidir. Şu ayette durum çok net ortaya konmuştır.”(İsrailoğulları)kendilerine ilim(kitap) gelinceye kadar ayrılığa düşmediler(Kitap geldikten sonra ihtilâfa düştüler)10/93,11/110,97/4.

 

Dikkat edilirse kitap geldikten sonra ikilemler,çelişkiler ve ayrışmalar başlıyor.

Dikkat edilirse ihtilâfların neredeyse bütünü beşer merkezli benlik kuruntuları üzerinde yaşatılmaktadır.Bu bakımdan beşer temel ilke  bağlamında haddini bilmeli kulağını,kalbini ve gözünü hakikatin aşkın ilkelerinden ayırmamalıdır.

 

İhtilâflar,ne dinin kendinden ne de İslâm'a inanmış ümmetin kendisinden kaynaklı olmadığı çok açık biçimde görülmektedir.İhtilâflar tamamen din adına ortaya çıkan öncü olduğunu iddia eden allamelerin tarafından çıkarılmaktadır.Tamamen siyasi ya da rant üzerinde bulunduklarından veya benlik bencilliklerinden çıkmaktadır.

 

İhtilâf;tevihidi anlamda öznellik yapabilecek nitel bir kapasite olgusuna şamil olamaması hasebiyle, ortaya koyacağı prototip yapı; parçalara ayrılmış ve cemâdat'a dönüşmüş nesnel olgular, asırların kucağında taşıyıp günümüze kadar getirdiği kadim ve kronik bir problem olmuştur.

 

Bilgi bağlamında ise içtihat kapılarının uzunca süre kapalı tutulması, ilmin ilerlemeci yapısına denk düşmeyecek biçimde gelişmesi ve alınacak içtihadi kararların dondurularak işlevsiz kılınması tevhidi bütünlüğe de  maalesef halel/zarar getirebilmiştir.

 

Ben merkezli görüş sahiplerinin parçacı ve birbirine muhallif düşüncelerden arınarak toplumu daha ötelere yapıcı bir bütünsellikle taşıyamamalarının temel nedenlerinden biri sanırım benlik çatışmasıdır.Ya da tek başına herşeye muktedir olma rekabetçilik hastalığından bir başka şey ol/a/mamasıdır.

 

Statükoculuğa temerküz etmiş bütün düşünme biçimlerinin akim kalması maalesef muhallif benliklerin ya hevalarına göre hareket etmeleri ya da içinde bulundukları mevcut iktidarların siyasi söylem sınırları dışına çıkılamamasındandır.

 

Tüm zamanlarda muhalif düşüncelerin sorgulayıcı varlığı bir toplumu zinde tutabilir.Ancak bilgi allamelerinin içinde bulundukları zamanın iktidarına göre  eylem içinde bulunmaları kendi kendileriyle çelişki içinde olma durumlarına taşımalarının yanında çıkarları için statükoya boyun eğmeleri bencil benliklerinin pekala bir intiharı da sayılabilir. Hakikat ilminin geleneğinde zaten böylesine bir saf tutuş da yoktur.

 

Aşkın hakikatin önerdiği metafizik birlikteliğe savaş açacak, tevihidi bütünlüğü neredeyse yok sayabilecek bir iradesizlik, müflis bir körlüğe ram olmak gibi  müslüman aklının zihin kaymasına neden olabilecek bir eylem değilse  nedir?

 

Farkında olmadan ya da farkında olup bile bile tevhid bağlılarına karşı şiddete yönelik eylemlerle bir iradesizlik göstermek, müslüman aklının tercih edebileceği bir şey olmamasına rağmen, güdümlendirilmiş hizbi ayrılıklar (örneğin son yıllarda İran-Irak savaşında bir milyon müslüman kanının akması,Afganistanda üçe bölünmüş müslüman hiziplerin silahlı savaşarak birbirlerini öldürerek kayıplar vermeleri, son günlerde Mısır'da yaşanılanlar gibi v.s) cenderesinin içinde müslümanım diyenlerin ne işi var?.

Güdümleyici iktidar başatları ya da sözde din allameleri şu ayeti hiç mi okumadılar.”Bir mümini kasten öldüren ebedi cehennemliktir.”4/93

 

Siffinde çıkarılan ihtilaf dolu bir fitne yangını, izale olması çok zor bir durum olarak zamanımıza  kadar ayrışmacı parçalanmalara sebebiyet vermiştir.Milyonlarca müslümanın, müslüman kardeşiyle savaşarak kanının halazır akması akıl alabilecek gibi değidir.Böylesine bir söz konusu durumun halihazır sürdürülebilir olması müslüman olarak var olma bilincinin dumura uğramış sağ duyusu ve hissi selimi kalmamış katı vicdanların ihtilaf hezeyanlarından başka neyi olabilir?

 

Aşkın hakikatin temellendirdiği metafizik tevhidi düzeneğe karşı yapılan ayrımcılık eylemlerinden biri olan ihtilaflardan neşmü nema bulunması ,müslüman benliğin  aklı devre dışı bırakmış olması, en temel müesvislik telkin eden zaaflardan biri değil midir?

 

Asırlara mâl olmuş ayrışmalar, parçalanmışlıklar, hizipleşmeler dünyada en çok müslümanların ikamet ettiği coğrafyalar üzerinde olumuştur denilebilir.Bütün bu istenmeyen haller çoğu zaman müslümanların tevhidi yaşama karşı zaaf göstermelerinden ibaret hale gelmiştir.Fakat müslümanlarıın arasında hizbi ayrılıkların olmasını fırsat bilip muhalif düşmanların pek çok zaman işlerine de yaramış olduğu tarihi kayıtlarda yer alabilmiştir.

 

İhtilâflar; tevhidi müslümanların iradi doğasını zaafa uğratıp anlayışlarını parçalayıp toplumsal yapısına zarar veren bir virüs gibidir.Günümüze kadar gelmiş müslüman toplumlarının hizbi klikler içinde  halazır ayrılık içinde yaşamış olmaları kronikleşerek gelişen bir hastalıktan başka bir şey olmamıştır.Bugüne kadar bu hastalığa ne tedavi ne de doğru dürüst bir çözüm yolu da bulunulamamıştır.Hizipçi ihtilâflar; şeytan aleyhillanenin bütün zamanlarda sürekli nüksetmiş bir fitne  salgın hastalığından başka bir şey olmamıştır.

 

Müslüman toplumların birlik harmonisini ve ambiyansını bozan tacizciliğe bir karşı duruş gösterilememesi, cemaat denilen en büyük halka yerine, atomize olmuş halkacıkların çoğalıp herbirinin tek benlikçi grupçuklara düşmesinden ibaret değil midir? Her kafadan çıkan sesler, görüşler bağlamına oturtulmuş param parça halkacıklar bir ayrılık ve ayrımcılık kakafonisini seslendirmekten ibaret değil midir?

 

Müslüman toplumlarda varlık nedeni olan tevhidi mayayı, benlik efsürdeganlıklarıyla bozmaya yeltenenler bir kere değil bin kere daha iyi düşünmeleri gerekir.Aşkın hakikat asla zaaf kabul etmez.. Müslümanlar davalarıyla ilgili ne zaman zaaf içinde olmuşlarsa mutlaka bir olumsuzluk yaşanmıştır.En büyük zaafları da hizipleşerek parça parça olmalarıdır.

 

Geçtiğimiz yıllarda ve bu günlerde yaşanılan kan ve göz yaşı gölüne dönüşmüş ve islam toplumlarının en çok mukim olduğu Ortadoğu coğrafyamız çok büyük fitne yangılarıyla karşı karşıya bulunmaktadır.

 

Dosdoğru yolun yegane göstergesi olan yoldaki işaret levhalarını görmezlikten gelerek birbirlerine kenetlenmiş urvet'ül vuska'ya(en sağlam halka) tutunamazsak yok oluşa gidişimizi kendi ellerimizle terk etmiş olacağız.

 

Gün,ihtilâflarımızdan uzaklaşıp bir an bile geç kalmadan birlik olmak günüdür.

Gün,Müslümanların birbirlerine geç kalmadan ve her şeyden fazla tutunmak günüdür.

 

Bizim müslüman kardeşlerimize tavsiyemiz şudur; batının şekillendirerek bize yaftaladığı “terörist” müsümanlardan olmayalım.Galayana gelip ateşin içine kendimizi atmayalım.Özellikle müslümanlar için hazırlanmış hizipçiliklerden yararlanıp manipilatif provakasyonların içinde bulunmayalım.

 

Hz.Peygamberimizin(A.S)ın Mekke'ye girişini. Giriş biçimini biraz düşünelim.

İslâm'ın insana değer veren sevgisine yüklediği merhametini ve adaletini unutmayalım.

 

Allah ,Müsümanların Tevhidi birliğini hizip dalaletinden ve ihtilâf yangınından korusun.

Dünyamızda bir Müslüman olarak yaşayan insanların”Kur'an Nesli”nden olmak için gayret ve çabalarını arttırsın.
 

Son Güncelleme (Cuma, 16 Mayıs 2014 22:38)

 

Degerli Yazarimiz NACİ CEPE Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazar, 06 Aralık 2009.

Yazarin Diger Yazilari

Yorumlar 

 
+1 #1 TebrikMehmet Ali OĞUZ 2014-05-12 21:25
Bu güzel dualara içtenlikle AMİN diyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün2856
Dün2795
Tüm Zamanlar4207347
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 44 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 2193
İçerik : 1497
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?