• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon İMANLA TANIŞAN ÇİNLİ'NİN İBRETLİK ÖYKÜSÜ (4)

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

Beyan: Muhammed, tek kelime ile fabrikasını kapattı öyle mi? Acaba Çin’deki kardeşi Muhammed’in bu sözüne uymuş muydu?

Zikrullah Türkistanoğlu:
Telefonu kapattıktan sonra, Muhammed kardeşinin söylediklerini bana anlatıyordu. Kardeşi ona şöyle diyordu “Sen delirdin mi, sana bir şey mi yaptılar. Bizi iflas mı ettireceksin? Fabrikanın anlaşmaları var, çalışanların tazminatları var, alacak verecek, böyle bir anda kapatılır mı? Biz Bu fabrikayı kurana ve şimdiki hâle getirene kadar az mı sıkıntı ve çile çektik. Fabrikanın ürettiği içkinin Çin’in önde gelen markalarından olduğu, yurt içi ve yurt dışında önemli siparişlerin geldiği böyle bir dönemde fabrikayı kapatmak ne demek? Bari birkaç ay mühlet ver de işleri yoluna koyup da kapatacaksak, kapatalım.” Kardeşinin bu sözlerini dinlemiyor, “Şartlar ne olursa olsun, üretim duracak. Çünkü Allah böyle emretmiş, bu emri duyduğumuz andan itibaren uygulamak mecburiyetindeyiz.” diyordu.
Kardeşi ona demiş ki; “Böyle bir karar ile en az 200 bin dolar kaybımız olur.” Muhammed de dedi ki; “Ne olursa olsun fabrika kapanacak.” Sonraki günlerde kardeşini yine aradı, fabrikanın üretimini durdurduğunu söyledi, gerçekten yaptı mı bilinmez, ama Muhammed üretimin durduğundan emindi

Beyan:  İşte iman, işte Müslüman değil mi? Bu derece teslimiyet gösteren Muhammed’de gördüğün başka acayiplikler var mıydı? Çünkü bu derece teslim şuuruna eren bir mü’minde başka olağanüstülükler de olmalıdır?

Zikrullah Türkistanoğlu:
Muhammed’in namazları çok farklıydı. Ağlamadığı namaz yok gibiydi. Her gördüğüm namazda ağlıyordu. Bir de sünnet namazlarını çok uzatıyordu. Kıyamda o kadar kalıyordu ki, neredeyse biz namazı bitiriyorduk ki, o henüz ilk rekâtın kıyamını tamamlamamış oluyordu. Merak ettim, bir tek sûre bilmiyor, kıyamda bu kadar uzun dururken ne okuyordu. Dedim ki:
“Muhammed Bir tek sûreni dahi tam okuyamıyorsun. Kıyamda bu kadar uzun duruyorsun, ne söylüyorsun?” Bana dedi ki “Öyle bir haz alıyorum ki, imkân olsa diğer namaz vaktine kadar kıyamda dururum. Allah diyorum başka bir şey diyemiyorum.”
Birde Muhammed’in ufku çok geniş olan biri idi. İlerde anlatacağım Medine olayından sonra, bir gün Medine’de Mescidi Nebevide kendi aramızda konuşuyorduk. Etrafımızda camiye ziyarete gelen peçeli Müslüman hanımlar geçiyordu. Söz İslam’daki kadın örtüsünden açıldı. Ben: “Müslüman kadının örtünmesindeki ana kuralın Ahzab 59.ayete geçen “Namahremler tarafından tanınmama” prensibi olduğunu,bunu Peygamber efendimizin, “Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır.” mealindeki Ahzab 53.ayet ile hayatına aktardığını, bir keresinde, Peygamber efendimiz: “bir erkek ile bir kadın yalnız bir araya geldiğinde, üçüncüsü şeytandır” dediğinde, Ayşe (Radiyallahu anha): “‘kocanın akrabası hakkında (kayınbirâder gibi) ne dersiniz?’ diye sormuş ve Peygamberimizin: “o zaten ölüm demektir!” cevabını verdiğini, Bu neden ile yüzünü Kaynına dahi göstermeyen Müslüman hanımın Namahremlere, Yabancı erkeklere göstermemesi gereğini söyledim. Aramızdan bir Çinli kardeşimiz: “Sahabelerin Ümmetin annesi olan Peygamber efendimizin hanımları ile dahi perde arkasında konuştuğunu söyledin. Bu Peygamberi örnek kabul eden biz Müslümanların uyması gereken kuraldır. Ama Pasaport, Kimlik gibi şahısın tanınması zorunlu olan alanlarda Kadın durumu ne olacak?” diye sordu. İslam’ın hükümlerini hevesli, hevesli anlatmakta olan ben bu beklenmedik soru karşısında dona kaldım. ” Zorunlu hallerde göstere bilir belki.” diye bildim. Muhammed hemen müdahale etti: “bu sorun Parmak izi uygulaması ile çok rahat aşılabilir. Çünkü hiçbir insanın parmak izi bir birine benzemiyor. Japonya’da k.kart İşlemlerinde ve bazı özel eğitim kurumlarında başkasının yerine sınava girmesinin önlenmesi için Parmak izi kontrol uygulaması vardır. Hatta ben ehliyet alırken böyle bir kontrol uygulanan sınava katıldım. Allah bir kural koymuş ise, muhakkak onun bir yolu vardır. Yeter ki biz Allah’ın koyduğu kurallar çevresinde düşünelim, fikir üretelim.” Muhammed böyle bir kişiliğe sahip biri idi.

Beyan: Muhammed de görünen bu hâller diğerlerinde de görülüyor muydu? Gerek namazlarında gerekse diğer uygulamalarında, diğer Çinli kardeşlerimiz ne yapıyordu?

Zikrullah Türkistanoğlu:
On bir Çinli kardeşim son derece samimi ve ihlâsla ibadet yapıyordu. Namazlarda çoğu ağlıyordu. Ama Muhammed bir başkaydı, o diğerlerinden gerçekten farklıydı. Çok yer dolaştım, çok mü’minle karşılaştım, teslimiyetin bu derece zirvede olduğu bir başkasını görmedim. O kardeşi ile telefon konuşmasını hatırlıyorum, değil bir içki fabrikası, bütün dünya o anda onun olsaydı, Allah’ın emri yerine gelsin diye bütün dünyayı verirdi, o kadar kararlıydı.

 

Degerli Yazarimiz Eyyüp ARAS Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Perşembe, 21 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün271
Dün1136
Tüm Zamanlar4506854
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 26 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 4587
İçerik : 1504
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?