• İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
  • İnternet Dünyasına Açılan Sevgi Penceresi
Kitap Okuma Anketi
Kitap Okuyor musunuz?
 
Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bütün eserlerin çoğaltılması, izinsiz olarak bestelenmesi yasaktır! Buna uymayanlar hakkında, 5846 ve 411 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 3257 sayılı Sinema ve Muzik Eserleri Kanunu Hükümleri gereğince hukuki işlem yapılacaktır. Sitede yayınlanan şiir, yazı ve hikayelerin telif hakları sahiplerine aittir. Ancak Naci Gümüş imzalı yazı, şiir ve hikâyeler; isim anılması, kaynak gösterilmesi şartıyla alıntılanabilir.
Site İçi Arama

PostHeaderIcon HAYAT HÜSEYİN BOLT GİBİ HIZLI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Yazarlarımız - Makaleleri

mer_naciDünya hayatı çok hızlı geçiyor ve ahiret hayatına doğru yol alıyoruz. Ölümü kendimize yakıştırmadığımız gibi ahireti de yakın olarak görmüyoruz. Hâlbuki ölümün aldığımız nefesi verememek, yenisini alamamak kadar yakın olduğunu hepimiz biliriz.

Ahiretin tarlası olan dünyada oysa ne planlarımız, ne hedeflerimiz ve de ne kadar da çok yapılacak işlerimiz vardı. Kolcu hoca der ki: “Okuyacağım kitapların listesini yaptım; baktım ki ömrüm yetmeyecek, bana iki ömür lazım, bari Kur’an okuyayım.”Tilki der ki: “Hızına yetişemeyeceğimiz bu hayata takılıp kalmayalım, asıl olana bakalım, ona göre yaşayalım.”Hedeflerimiz, hayallerimiz, planlarımız, işlerimiz gerçekleştirilmek için bizleri bekliyor. Fakat ömür sermayemiz bekleyecek mi, yetecek mi, bize fırsat verecek mi? Hiçbir bilgimiz yok.

Hüseyin Bolt’u bilirsiniz. Jamaikalı kısa mesafe koşucusudur. Dünya rekorlarının sahibi bir rekortmendir. En son yaptığı kısa mesafe 100 metre koşusunda 9.58 ile dünya rekorunu kırdı. Rekor kırdıran bu derece bir insan için müthiş bir değerdir. Bir insanın koşabileceği azami bir sürattir. Hüseyin Bolt’u düşünelim: Bir yarışma öncesinde ısınma turları yapıyor. Kim bilir aklından, gönlünden neler geçiyordur? Ailesiyle, çocuklarıyla ve gelecekleriyle alakalı ne planları vardır. Yarışma öncesinde kendisiyle canlı yayında mülakat yapan televizyon muhabirine bu hedeflerinden bahsediyor. Milyonlarca insan Hüseyin Bolt’un hedeflerinden, hayallerinden, planlarından haberdar oluyor. İzleyiciler televizyon başında Hüseyin Bolt’un hedeflerine ulaşması temennisinde bulunuyor. Bolt pistin başına geliyor ve yarışı başlatan tabancanın tetiğinin çekilmesini büyük bir heyecanla bekliyor. Ve yarış başlıyor. Henüz 5. saniyeler ve Hüseyin Bolt o hızla gözle fark edilemeyen kalınca bir cam duvara çarpıyor ve beyin kanaması geçiriyor. Stadyumda yarışmayı izleyen herkes, birlikte yarıştığı rakipleri ve televizyonlarının başındaki seyirciler büyük bir şok yaşıyorlar. Bir müddet sonra Hüseyin Bolt’un çarpışmanın şiddetiyle beyin kanaması geçirdiği ve hayatını kaybettiği bilgisi veriliyor. Ailesi, arkadaşları, rakipleri, seyirciler ve izleyiciler derin bir sessizliğe bürünüyorlar. Üç-beş dakika önce hedeflerinden, hayallerinden, geleceğe dair planlarından bahseden adam artık yok. Rabbine doğru bir yol aldı ve gidiyor.

Hüseyin Bolt üzerinden kurguladığımız bu olayın bizim hayatımızdan uzak olduğunu kim, nasıl söyleyebilir ki? Bizim hedeflerimiz, hayallerimiz, geleceğe dair planlarımız yok mu? Oğlumuz, kızımız, okulları, evlilikleri, evleri… Ya ahiretleri. Buraya dair, gerçek geleceğe ve gerçek mekâna dair hangi hedefimiz, hangi planımız, hangi çalışmalarımız var? Hüseyin Bolt’un karşısına çıkan cam duvarın bir başka versiyonu bizim karşımıza çıkmayacak mı? İşte o an her türlü hedefin, hayalin, planın defteri dürülmüş, yeni bir defter açılmış oluyor. Oyun ve eğlence için gelmediğimiz bu dünyada öyle bir hayat yaşayalım ki yeni açılacak defterimizin mukaddimesi olsun, besmelesi olsun.

Birileri bu dünyaya kahretse de, tasavvufçular sövse de Rabbimiz boşuna yaratmadı, oyun ve eğlence olsun diye hiç yaratmadı. Bizler ahireti bu dünyada kazanacağız. Öyle ise dünyanın ve zamanın kıymetini bilelim. Zaman ahireti kazanma zamanıdır, dünya ise tarlasıdır. Biz harmandaki işimize bakalım. Dünyanın ve dünyalının işi ne zaman bitmiş ki biz bitirelim? Bitmeyecek diye de Ağustos böceği rolünü oynamayalım. Salih amel işlemeye devam edelim. Salih amel işleyenleri Rahman seveceği için ne gam olur, ne keder olar. Rabbimizden gelenlere amenna.

 

Son Güncelleme (Pazartesi, 29 Eylül 2014 11:01)

 

Degerli Yazarimiz ÖMER NACİ YILMAZ Bu tarihten itibaren bizimle beraberdir: Pazartesi, 04 Ocak 2010.

Yazarin Diger Yazilari

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Site Dili / Language
İstediğiniz dile çeviriniz

language you want to turn the

Üye Girişi
Ziyaretçi Sayısı
Bugün298
Dün1148
Tüm Zamanlar4529086
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 19 konuk çevrimiçi
İstatistikler
Üyeler : 5233
İçerik : 1505
Web Bağlantıları : 26
Ziyaretçi Anketi
Gönül Sitesini Dünyanın neresinden İzliyorsunuz?